Kul innî ‘alâ beyyinetin min rabbî ve keżżebtum bih(i)(c) mâ ‘indî mâ testa’cilûne bih(i)(c) ini-lhukmu illâ li(A)llâh(i)(s) yekussu-lhakk(a)(s) ve huve ḣayru-lfâsilîn(e)
De ki: Ben, sizin yalan saydığınız apaçık, bellibeyan deliline uydum Rabbimin. Çabucak gelmesini istediğiniz azap da benim elimde değil. Hüküm, ancak Allah'ın, doğruyu haber veren odur ve odur ayırt edenlerin en hayırlısı.
De ki: "Ben, gerçekten Rabbimden kesin bir belge (Kur’an-ı Kerim) üzerindeyim, siz ise onu yalanladınız. Sizin kendisine acele ettiğiniz (azap) yanımda (ve Benim kararımda) değildir. Hüküm yalnızca Allah’ındır. O, sadece Hakk olanı anlatır ve O, (yararlıyı ve zararlıyı) ayırt edenlerin en hayırlısıdır."
De ki: “Bakın, ben Rabbimden gelen gerçekleri ortaya koyan, açık bir belge üzereyim ve siz O'nu yalan saydınız. Çabucak gelmesini istediğiniz azap, benim yanımda değildir. Bütünüyle idare ve hakimiyet, ancak Allah'a mahsustur. O size tüm gerçekleri açıklıyor. Çünkü hak ile batıl arasında, en iyi hüküm veren O'dur.”
“Ben Rabbimden gelen apaçık hak bir delile, şeriata dayanıyorum. Siz ise onu yalanladınız. Küstahça çabucak gelmesini istediğiniz azap, benim elimde değil. Hükümranlık, yargı ve icra yalnızca Allah'a aittir. O hakkı, doğruları, sorumluluk konularını anlatır, gerekçeli, hikmete dayalı, âdil icraat yapar. O, hakkı bâtıldan ayırt edenlerin, doğru hüküm verenlerin, isabetli icraat yapanların en hayırlısıdır." de.
De ki: "Ben Rabbimden gelen açık bir belgeye dayanmaktayım. Sizse onu yalanladınız. Sizin çabucak gelmesini istediğiniz şey, benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah'a aittir. O, doğru haberi bildirir ve (doğruyu yanlıştan) ayıranların en hayırlısıdır."
De ki: 'Ben, gerçekten Rabbimden kesin bir belge üzerindeyim, siz ise onu yalanladınız. Kendisine acele ettiğiniz (azab) yanımda değildir. Hüküm yalnızca Allah'ındır. O, doğru haberi verir ve O, ayırd edenlerin en hayırlısıdır.'
De ki: “- Ben, Rabbimden açık bir hüccet (Kur'ân) üzereyim. Siz ise, onu yalanladınız. Acele istediğiniz azab benim elimde değil. Azabı çabuklaştırmak veya geciktirme hususunda hüküm ancak Allah'ındır. O, hakkı anlatır ve O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.
De ki: “Ben Rabbim’den gelen apaçık bir delil üzereyim. Ve siz onu yalanladınız. Acele gelmesini istediğiniz şey (azap,) benim elimde değildir. Bütün idare ve hüküm ancak Allah’ındır. O, size hakkı (hakikati) açıklıyor. O, her şeyi en iyi şekilde ayırt edendir.”
De ki: “Şüphesiz ben Rabbimden gelen apaçık bir kanıta dayanmaktayım ve siz onu yalanlamış oluyorsunuz. Çabucak gelmesini istediğiniz azap, benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah'ındır. O, hakkı anlatır ve en iyi hüküm veren O'dur.
Diyesin ki: «Ben, bana Tanrım katından gelen hüccet üzreyim, onu yalanladınız, ivdiğiniz nesne, elinde değil, hüküm ancak Allahın, hak olanı hükmeder, hayırlısı odur hükmedenlerin»
(Yine) de ki: “Ben Rabbimden gelen kesin bir delile dayanıyorum, siz ise onu yalanladınız. Bir an önce gerçekleşmesini istediğiniz azap da benim yetkimde değildir. Hüküm, yalnız ve yalnız Allah'a aittir. O hakikati haber verecektir. Zira O. (Hak ile batıl arasında) en iyi hükmü verendir.”
56, 57, 58. Ânlara di ki: "Allâh’dan gayri sizin tapdıklarınıza tapmak bana memnû’dur. Eğer sizin hevânıza ittibâ’ idder isem dalâlete sapar, hidâyetden mahrûm olurum. Rabbimin âyât-ı mübeyyinesini işhâd itdiğim vakit tekzîb idiyorsınız. Âzâbın ta’cîli benim iktidârım dâhilinde değildir. Hüküm Allâh’ındır, hükmü hakdır, en hayırlı hâkim odur. Eğer sizin vukû’ını isti’câl itdiğiniz ’azâb benim yed-i kudretimde olsa idi sizin ile benim beynimizdeki da’vâ hitâm bulurdı. Allâh zâlimleri bilür."
De ki: "Ben Rabbim'den bir belgeye dayanmaktayım, halbuki siz onu yalanladınız; acele istediğiniz de elimde değildir. Hüküm ancak Allah'ındır. O, hükmedenlerin en iyisi olarak gerçeği anlatır."
De ki: “Şüphesiz ben, Rabbimden (gelen) kesin bir belge üzereyim. Siz ise onu yalanladınız. Sizin acele istediğiniz azap benim elimde değil. Hüküm yalnızca Allah’a aittir. O, hakkı anlatır. O, hakkı batıldan ayırt edenlerin en hayırlısıdır.”
De ki: “Şüphesiz ben, rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorum. Siz ise onu yalanladınız. Çabucak gelmesini istediğiniz (azap) benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah’ındır ve Allah hakkı anlatır; O, doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”
De ki: Şüphesiz ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorum. Siz ise onu yalanladınız. Çabucak gelmesini istediğiniz (azap) benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah'ındır. O hakkı anlatır ve O, doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır.
De: "Ben Rabbimden bir delile dayanmaktayım. Siz ise onu yalanladınız. Ona meydan okuyarak istediğiniz şeyi getirmek benim elimde değil. Hüküm, ancak ve ancak ALLAH'ın. Gerçeği anlatıyor. O, en iyi ayırandır.
De ki: "Ben Rabbimden apaçık bir delile dayanmaktayım, siz ise onu yalanladınız. O çabuk gelmesini istediğiniz azab benim elimde değildir, hüküm ancak Allah'a aittir, gerçeği O anlatır ve O, hakkı bâtıldan ayırdedenlerin en hayırlısıdır".
De ki ben rabbımdan bir beyyine üzerindeyim, siz ise onu tekzib ettiniz, acele istediğiniz azâb benim elimde değil, huküm ancak Allahındır, o hakkı anlatır, hem o da'va fasledenlerin en hayırlısıdır
De ki: “Ben Rabbimden gelen kesin bir delile (hakkı bâtıldan ayıran Kur’ân’a/vahye) dayanıyorum, siz ise onu yalanladınız. Bir an önce gerçekleşmesini istediğiniz şey (azap) benim yetkimde değildir. Hüküm vermek yalnızca Allah’a aittir. O hakkı buyurur. O, hakkı bâtıldan ayırt edenlerin en hayırlısıdır.”
De ki: “Ben, Rabb'imden açık bir kanıt üzerindeyim. Siz onu yalanladınız. Acelece istediğiniz şey benim yanımda değil. Hüküm ancak Allah'a aittir. Zira O, hakkı anlatır. Ve O, ayırt edenlerin en hayırlısıdır.”
De ki: «Şübhesiz ben Rabbimden apaçık bir hüccetin (tam) üstündeyim. Siz ise onu yalan saydınız. Sizin çarçabık (gelmesini) istemekde olduğunuz (azâb) benim yanımda değildir. Hüküm de Allahdan başkasının değildir ki doğruyu O haber verir ve O, ayırd edenlerin en hayırlısıdır».
De ki: “Şübhesiz ben, Rabbimden (gelen) apaçık bir delil üzereyim; hâlbuki (siz)onu yalanladınız. Kendisini acele istemekte olduğunuz şey (o azab) yanımda değildir.Hüküm ancak Allah'ındır. (O,) hakkı anlatır ve O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”
De ki: “Şüphesiz, ben Rabbimden gelen açık bir belge üzereyim (Rabbimden gelen bir kanıta dayanmaktayım); siz ise onu yalanladınız! (Bilgisizliğiniz yüzünden) bu kadar şiddetle arzuladığınız şey benim elimde değil. Bütünüyle idare ve hakimiyet ancak Allah’a aittir. O (size) tüm gerçekleri açıklıyor. Ve o (hakkı bâtıldan, iyiyi kötüden, doğruyu eğri ve yanlıştan) ayırt edenlerin (her konuda doğru hüküm verenlerin) en hayırlısıdır.
Deki “Ben, Rabbim den gelen kesin doğru delillerle hareket ettiğim halde, siz bu açık delilleri yalanlıyorsunuz. Sizin benden acil olarak istediğiniz (mucizeler veya azap) benim elimde değil. Bu konuda kesin hükmü veren Allah’dır. Doğru olanı anlatan O dur. Çünkü O, doğru ile yanlışı ayıranların en hayırlısıdır.”
De ki: "Gerçekten ben de çalabımın bildirdiği apaçık bir belge var Siz ise bu belgeyi yalan sayıyorsunuz. Çarçabuk olmasını istediğinizi yapmak benim elimde değil. Ne de olsa yarlıgayacak olan yalnız Allah’tır. Doğruyu bildiren de Odur. Ayırt edicilerin yey olanı da Odur.
(Ey Peygamber!) De ki: “Muhakkak ki Ben Rabbimden gelen açık bir delil üzerindeyim. Siz de onu yalanladınız. Sizin acele isteyip durduğunuz (azap) benim katımda/ yanımda değildir.¹⁹ Hüküm ancak Allah’ındır. Gerçeği O anlatır. O, hükmüyle haklı haksızı ayıranların [fâsılîn] en hayırlısıdır.”
De ki: “Ben Rabbimden apaçık bir delile dayanmaktayım. Hâlbuki siz onu yalanladınız. Çabucak gelmesini istediğiniz (azap ise) benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah'ındır. O gerçeği anlatır ve O (hakkı batıldan) ayırt edenlerin en hayırlısıdır.”
Sözlerine devamla de ki: “Bakın, ey kâfirler! Ben, Rabb’im tarafındangönderilen apaçık bir delile, Kur’an’a dayanmışım. Fakat siz onubile bile inkâr ettiniz. Sizin alay ederek bir an önce gelmesini istediğiniz o ilâhî azâbı getirmek benim elimde değildir. Zira her konuda olduğu gibi, bunda da karar verme ve hükmetme yetkisi, yalnızca Allah’a aittir. Allah ise, en doğru, en âdilâne hükmü verir ve ancak hakîkati dile getirir. Çünkü O, hak ile bâtıl arasında hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”
De ki: -“Ben, rabbimden gelen bir beyyine (açık belge) üzerindeyim. Onu da yalanladınız. Acele istediğiniz şey benim elimde değildir. O Ayıranlar’ın en hayırlısı iken, Hüküm ancak Hakk’ı (Gerçeği) kıssa olarak anlatan Allah’ındır”.
De ki: “Ben, Rabb’imin size göre yalan, bana göre gayet açık ifadelerine dayanıyorum. Sizin ivedilikle istediğiniz şeyler benim elimde değil. Nihaî kararı sadece Allah verir. O şimdi, baş savcı olarak gerçekleri sadece öykünüyor. “
De ki: "Ben Rabbimden apaçık bir delil üzerindeyim. Siz onu yalanladınız. Acele istediğiniz şey benim yanımda değildir. Hüküm vermek yalnız Allah’a aittir. O gerçeği anlatır ve doğruyu yanlışı ayırt edenlerin en hayırlısıdır!"
De ki: “Şüphesiz ki ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanmaktayım; siz ise onu yalanladınız. Acele gelmesini istediğiniz (gün) benim yanımda değildir. Hüküm yalnızca Allah’a aittir. O gerçeği anlatır [*] ve O doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”
(Ve devamla): “Ben Rabbimden (gelen) apaçık bir delile dayanıyorum ama siz, onu yalanlıyorsunuz. Sizin acele gelmesini istediğiniz (azabı) getirmek benim elimde değil. Hüküm vermek sadece Allah’a aittir. Ayırt edici hükmü verenlerin en hayırlısı olarak, hakkın takipçisi sadece O (Allah)’tır.” de.
De ki: “Bakın, ben Rabbimden gelen açık bir kanıta dayanmaktayım; ve [bu şekilde] siz O’nu yalanlamış oluyorsunuz! [Bilgisizliğiniz yüzünden] bu kadar şiddetle arzuladığınız şey benim elimde değil: ⁴⁷ Hüküm ancak Allah’a aittir. O hakikati ilan edecektir, çünkü [hak ile bâtıl arasında] en iyi hüküm veren O’dur”.
Ve yine de ki: “Ben, Rabbimden gelen apaçık belgeye Kuran’a dayanmaktayım. Ve siz de bunu yalanlamış durumdasınız. Sizin acele gelmesini istediğiniz azap benim elimde değil, hüküm yalnızca Allah’a aittir. Gerçek hükmü O verir, zira O hak ile batılın arasını ayıranların en iyisidir.” 11/17-63, 47/14, 21/24, 18/26, 22/56
De ki: “Çünkü ben Rabbimden gelen açık bir delile dayanmaktayım; ve siz bu tavrınızla onu da yalanlamış bulunuyorsunuz; sizin acele gerçekleşmesini istediğiniz şey (de) benim elimde değil. Hüküm yalnızca Allah’a aittir. O, hakikati haber verecektir; zira (hak ile bâtıl arasında) en iyi hükmü O verir.”
De ki: Şüphe yok ki ben, Rabbimden gelen (Allah'ın birliğini ilan eden, hak ile batılı ayırd eden) apaçık bir delilin (Kıır'an hükümlerinin) üzerindeyim, siz ise onu yalan saydınız! (Rabbinize ortak koşmakta devam ettiniz ve sizi azapla uyardığım zaman da "Sen peygambersen gökten başımıza taş yağdır, bize o azabı getir" -Enfal/32- diye alay da ettiniz oysa) Sizin acele gelmesini istediğiniz azap benim elimde değildir, hüküm ancak Allah’ındır. Kuşkusuz O, hakkı (gerçeği, şirk ve küfürde direndiğiniz takdirde azaba uğrayacağınızı) haber verir, (bu haberi ise elbet gerçekleşecektir, fakat onu dilediği zaman indirecektir) O, hakkı batıldan ayıranların (hüküm verenlerin) en hayırlısıdır! (Azabı, hak edenin başına tam zamanında indirir)
De ki: "Rabbimin beyanı üzereyim; siz onu (beyyinatı) yalanladınız; acele olarak istediğiniz (azap) da yanımda değildir. Muhakkak ki hüküm sadece Allah’ındır; (o) hakkı anlatır; o ayırt edenlerin en hayırlısıdır."
De ki: «Ben şüphesiz Rabbimden bir beyyine üzerindeyim. Siz ise O'nu tekzîp ettiniz. Sizin alelacele istediğiniz şey benim yanımda değil, hüküm ise ancak Allah'ındır. Hakkı o beyan eder ve o ayırdedenlerin en hayırlısıdır.»
De ki: “Ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanmaktayım. Siz ise, onu yalan saydınız. Gelmesi için acele ettiğiniz azap da benim elimde değildir. Azabı çabuklaştırmak veya ertelemek hakkındaki hüküm, ancak Allah'ındır. O doğru haber verir. O doğruyu eğriden ayırt edenlerin, hükmedenlerin en hayırlısıdır. ”
De ki: "Ben, Rabbimden (gelen) açık bir delil üzerindeyim. Siz ise onu yalanladınız. Acele istediğiniz (azab) da benim yanımda değildir. Hüküm vermek, yalnız Allah'a aittir. (O) gerçeği anlatır ve O, (davayı çözüp) ayırdedenlerin en iyisidir."
Di ki "Rabbimden âşikâr delîl ve hüccet olan Kur'ân ve vahiy ile rasûlüm. Siz onı (benim risâletimi) tekzîb idersiniz. (Bu hâlinizle 'azâbı isti'câl itmiş olursunuz). İsti'câl iylediğiniz 'azâb benim elimde değildir. Onun 'acele ile vukû'ı ve yâhud geç kalması Allâh'ın hükmüyledir. Hak olarak O hükmeder ve hüküm idenlerin hayırlısı O'dur."
De ki “Ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorum ama siz yalan yanlış şeylere sarılıyorsunuz. Sizin hemen istediğiniz şeyi yapmak benim elimde değildir. Kararı verecek olan sadece Allah'tır. Doğruyu O anlatır, en iyi ayıklamayı da O yapar.
Ve yine de ki:-Ben, Rabbimden gelen apaçık bir belge üzerindeyim. Ama siz onu yalanladınız. Sizin çabucak gelmesini istediğiniz şey benim yanımda değildir. Hüküm yalnız Allah'a aittir. O ayıranların en hayırlısı olarak gerçeği anlatır.
De ki: Ben Rabbimden açık bir delil üzereyim; oysa siz onu yalanladınız. Sizin çabuklaştırılmasını istediğiniz şey benim elimde değildir; hükmü ancak Allah verir. O doğruyu bildirir. Doğru ile eğriyi ayırt edenlerin en hayırlısı da Odur.
De ki: "Ben Rabbimden gelen bir beyyine üzerindeyim. Ama siz onu yalanladınız. Acele istediğiniz şey benim yanımda değil. Hüküm yalnız ve yalnız Allah'ındır. Hakkı O anlatır. Ayırt edip çözüm getirenlerin en hayırlısı O'dur."
Ey Rasulim, ularga qarata: “Men, albatta, Robbimdan kelgan aniq hujjatga egadirman. Sizlar esa uni yolg‘onga chiqardingiz. Sizlar tez bo‘lishni xohlayotgan azobning hukmi menda emas. Hukm faqat Alloh uchun xosdir. U faqat haqiqatni bayon qilib beradi. U haq va botil orasini eng yaxshi ayiruvchidir.
eyit: “bayıķ ben ḥüccet üzereven çalabumdan daħı yalan duttuñuz anı. degül benüm ķatumda ol kim iversiz aña degül hükm illā Tañrı’nuñ hükm eyler ḥaķķı daħı ol hükm eyleyicilerüñ yįġregidür.”
Eyit yā Muḥammed: Taḥḳīḳ ben doġru yol üstine‐men Çalabumdan.Siz yalanladuñuz anı, ya‘nī Ḳur’ānı. Benüm ḳatumda yoḳdur siz tizletgen‘aẕāb. Ḥükm degüldür, illā Tañrınuñ. Ḥükm eyler ḥaḳḳı. Daḫı ol yigregidürḥaḳḳı bāṭıldan ayırıcılaruñ.
De: “Mən Rəbbimdən açıq-aydın bir dəlilə (Qur’ana) istinad edirəm. Siz isə onu yalan hesab etdiniz. Sizin tələm-tələsik istədiyiniz (ilahi əzab) məndə (mənim əlimdə) deyildir. Hökm ancaq Allahındır. Haqqı yalnız O bəyan edər. O (haqla batili) ayırd edənlərin ən yaxşısıdır!”
Say: I am (relying) on clear proof from my Lord, while ye deny Him. I have not that for which ye are impatient. The decision is for Allah only. He telleth the truth and He is the Best of Deciders.
Say: "For me, I (work) on a clear sign from my Lord, but ye reject Him. What ye(877) would see hastened, is not in my power. The command rests with none but Allah. He declares the truth, and He is the best of judges."
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |