Śumme innekum eyyuhâ-ddâllûne-lmukeżżibûn(e)
Sonra da siz ey yalanlayan sapıklar, şüphe yok ki.
Sonra muhakkak siz, ey (Hakk’tan) sapıtmış olarak (Kur’an’ın hükümlerini ve haberlerini) yalanlayıcılar! (Unutmayınız…)
Sonra da siz ey yalanlayan sapıklar! Şüphe yok ki,
Dahası, siz, hak yoldan uzaklaşıp, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ederek başlarına buyruk hayat yaşayanlar, Kur'ân'ı ve peygamberleri yalanlayanlar!
Sonra siz, ey sapıklar, yalanlayıcılar!
Sonra gerçekten siz, ey sapık olan yalanlayıcılar,
Sonra, muhakkak ki siz ey sapkınlar, yalancılar!
Sonra siz ey sapık yalanlayıcılar (kâfirler!)
Sonra, siz ey yalancı sapıklar!
Sonra siz, ey yalanlayan sapkınlar!
Sonra, siz ey yoldan sapmış ve hakikati yalanlamış olanlar!
51,52. Siz dalâlete düşen ve her şeyi tekzîb iden insânlar zakkûm ağacının meyvesini ekl ideceksiniz.
Sonra, siz ey sapıklar, yalanlayanlar!
51,52. Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz.
Sonra siz ey yoldan sapmış inkârcılar!
Sonra siz ey sapıklar, yalancılar!
"Sonra da siz, ey sapıtmışlar, ey yalanlayıcılar,"
Sonra siz, ey sapık yalanlayıcılar!
Sonra siz, ey sapgın münkirler!
51-52. Sonra siz, ey yalancı sapkınlar! (Sizler) kesinlikle (cehennemin dibinde biten) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz.
Sonra siz, ey gerçekten sapkınlıkta olan yalancılar!
Sonra hakıykaten siz, ey sapkınlar ve tekzîbciler,
Sonra siz ey yalanlayıcı sapkınlar!
51,52. Sonra muhakkak ki siz, ey dalâlet içinde olanlar, yalanlayıcılar! (Siz) şübhesiz bir ağaçtan, zakkumdan yiyecek olan kimselersiniz!
51,52,53. Sonra siz ey (sapıklığı ve inkârı tercih edip doğruluktan) sapıp (gerçekleri hep) yalanlayanlar, (o zaman siz de toplanacaksınız). (İşte o gün suçlular) mutlaka bir zakkum ağacından yiyecekler. Onunla karınları(nı) dolduracaklar. *
Sonra siz ey yalancı sapkınlar!
Sonra gerçekten sizler, ey sapkınlar, ey doğruyu eğri sayanlar!
Sonra siz! Ey yalan sayan sapıklar!
Sonra (onlara şöyle denir): “Siz ey yalancı sapıklar!”
Sonra gerçekten siz, ey sapık yalancılar!
“Sonra siz, ey bu Günü yalanlayan yolunu sapıtmış azgınlar!”
Sonra siz, ey Yalanlayan (İnanmayan) Sapkınlar!.
Ey şaşkın inkarcılar! Bundan böyle sizler,
"Yeryüzünde her türlü yalanla dolanla işlerini sürdürenler. Bilin ki hesap günü yalanlarınızın hiçbiri geçmeyecektir. Hesap günü yalan söylemeniz de mümkün değildir."
Sonra siz ey yalancı sapkınlar!
Sonra gerçekten siz ey sapkın yalancılar!
ve o zaman, siz ey yoldan sapmış ve hakikati yalanlamış olanlar,
Sonra siz ey sapkın yalancılar! 77/1...50
Sonra siz ey yanlışta direnenler, ey yalanlayanlar!
Sonra da şüphe yok ki siz ey sapıklar, ey (hak daveti, kıyâmet gününü) yalan sayanlar.
Sonra da siz ey sapık ve yalancılar.
Sonra şüphe yok ki, sizler ey sapıklar, tekzîp ediciler!
Sonra siz ey yoldan sapanlar ve hak dini yalan sayanlar!
Sonra siz de, ey sapık yalanlayıcılar (o zaman toplanacaksınız).
"Sonra siz, ey dalâletde olan tekzîb idiciler!"
Siz, ey yoldan çıkmış yalancılar!
-Sonra siz, ey sapıklar, yalanlayanlar!
Sonra da, ey yalanlayıcı sapıklar!
Ve siz de ey sapık yalanlayıcılar!
So‘ngra siz, ey adashganlar va qayta tirilishni yolg‘onga chiqaruvchilar!
andan bayıķ siz iy azġunlar yalan ŧutıcılar!
Andan ṣoñra siz iy yalancı azġunlar,
Sonra, siz ey (haqq) yoldan azanlar, (haqqı) dananlar!
Then lo! ye, the erring, the deniers,
"Then will ye truly,- O ye that go wrong, and treat (Truth) as Falsehood!-
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |