Fenzur keyfe kâne ‘âkibetu mekrihim ennâ demmernâhum vekavmehum ecme’în(e)
Düzenlerinin sonucu ne oldu, bak da gör; şüphe yok ki biz, onları da, topluluklarını da tamamıyla helak ettik.
Artık Sen bak gör ki, bu hile ve hıyanet düzenlerinin (şeytani rejimlerinin ve zulümlerinin) sonu nasıl oldu. (Ki) Biz onları ve kavimlerini toptan mahvettik.
Ve sonra bak onların kurduğu bütün tuzakların sonu ne oldu, onları ve onların peşinden giden toplumun hepsini yerle bir ettik.
İbret nazarıyla bak, incele, sinsice kurdukları planlarının âkıbeti nasıl oldu? Onları da, kavimlerini de nasıl, toptan helâk ettik.
Onların tuzaklarının sonunun nasıl olduğuna bir bak! Biz onları ve kavimlerini topluca yerle bir ettik.
Artık onların kurdukları hileli-düzenin uğradığı sona bir bak; biz, onları ve kavimlerini topluca yerle bir ettik.
Ey Rasûlüm, şimdi bak ki, hilelerinin akıbeti nasıl oldu!... Hem (o imansızların) kendilerini, hem de kavimlerini toptan helâk ettik.
İşte tuzaklarının sonunun nasıl olduğunu gör: Biz onları ve kavimlerinin tümünü yerle bir ettik.
Bak, işte tuzaklarının sonucu nasıl oldu? Onları da kavimlerini de toptan helâk ettik.
Bak ne oldu sonu kurdukları tuzağın, hem onları, hem de uluslarını büsbütün yok ettik
Ve sonra, bak onların kurduğu bütün tuzakların sonu ne oldu? Onları ve kavimlerini topluca yerle bir ettik (adaletimize tecelli ettirdik).
Bak ânların ’âkıbetleri ne oldı ânları da kavimlerini de kâmilen mahv itdik.
Hilelerinin sonunun nasıl olduğuna bir bak! Biz onları ve milletlerini, hepsini, yerle bir ettik.
Bak, onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu: Biz onları ve kavimlerini topyekûn helâk ettik.
Bak işte tuzaklarının sonu ne oldu: Onları da kavimlerini de (nasıl) toptan helâk ettik!
Bak işte, tuzaklarının âkıbeti nice oldu: Onları da, (kendilerine uyan) kavimlerini de (nasıl) toptan helâk ettik!
Planlarının nasıl sonuçlandığına bak; biz onları, halklarıyla birlikte yerle bir ettik.
İşte bak! Tuzaklarının akibeti nice oldu: Onları da, kavimlerini de toptan helak ettik.
Şimdi bak! mekirlerinin akıbeti nasıl oldu? Kendileri ve kavimlerini toptan tedmir ediverdik
(Resûlüm!) Bak! (O kâfirlerin) kurmuş oldukları tuzaklarının akıbeti nasıl oldu? Biz onları ve kavimlerini (azaba müstahak oldukları için) topluca helâk ettik.
Onların planlarının sonucunun nasıl olduğuna bak; onları ve halklarını yerle bir ettik.
İşte bak, O tuzaklarının aakıbeti nice oldu! Çünkü biz onları da, kavmlerini de toptan helak etdik.
Düzenlerinin sonu nasıl oldu bir bak! Onları da kavimlerini de topluca yerle bir ettik.
İşte bak tuzaklarının âkıbeti nasıl oldu; şübhesiz ki biz, onları ve kavimlerini hep berâber helâk ettik!
Ve sonra, bak (düşün) onların kurduğu bütün tuzakların sonu ne oldu: Onları (o zalim ve bozguncu çeteyi) ve onların peşinden giden toplumu, hepsini yerle bir ettik.
Bak bakalım, onların hazırladığı planın sonucu nasıl oldu. Biz o dokuz bozguncuyu ve topluluklarının hepsini yerle bir ettik.
İşte bak, kurdukları tuzağın sonu nice oldu. Çünkü, Biz onları da, uluslarını da hep birden yok ettik.
İşte bak, mekr ve hilelerinin sonu nasıl oldu. Biz o dokuz kişiyi ve bütün kavimlerini yok ettik.
Tuzaklarının sonunun nasıl olduğuna bir bak! Muhakkak ki Biz onları ve kavimlerini toptan yerle bir ettik [demmernâ].
Artık sen, onların kurdukları düzenin uğradığı sona bir bak! Biz, onları ve kavimlerini topluca yerle bir ettik.
Ey insanoğlu! İşte bak, zâlimlerin kurdukları tuzakların sonu nice oldu: Onları da, onları destekleyen topluluklarını da korkunç bir azapla tamamen yok ettik!
Bir bak, onların tuzağının sonu nasıl oldu? Biz, topluca onları ve kavimlerini yerle bir ettik.
Bak, nasıl da kendi oyunlarının kurbanı oldular, nasıl da hepsini top yekûn topa tutup imha ettik.
Bak işte tuzaklarının sonu nasıl oldu? Onların hepsini yok ettik!
Bak tuzaklarının sonu nasıl oldu! Onları da toplumlarını da toptan helak etmiştik!
Tuzaklarının sonunun nasıl olduğuna bir bak! Şüphesiz Biz onları da topluluklarını da tamamen helâk ettik.
Ve sonra, bak onların kurduğu bütün tuzakların sonu ne oldu: onları ve onların peşinden giden toplumu, hepsini yerle bir ettik;
Bak bakalım onların tuzaklarının akıbeti nasıl olmuş! Biz de onları ve toplumlarını toptan yerin dibine geçirdik. 4/81, 10/13
Dön de bir bak bakalım: onların tuzaklarının akıbeti ne olmuş?[³³²⁷] Elbette ki Biz, onları ve toplumlarını topyekûn yerle bir ettik.[³³²⁸]
Onları ve kavimlerini yerle bir ettik, tuzaklarının sonunun ne kadar kötü olduğuna bir bakın!
Ve bak, onların tuzaklarının sonu ne oldu. Gerçekten biz onları ve topluluklarını toptan yerle bir ettik.
Artık bak! Mekrlerinin âkibeti nasıl oldu? Muhakkak ki Biz, onları da kavimlerini de cümleten helâk ettik.
Bak işte onların tuzaklarının âkıbeti nasıl oldu! Biz onları da kendilerine uyan toplumlarını da imha ettik!
Bak, işte tuzaklarının sonucu nasıl oldu, (nasıl) biz onları ve kavimlerini toptan yıktık, yok ettik.
Nazar iyle ki mekrlerinin 'âkıbeti nasıl oldı. Biz onları ve kavimlerini hep birden helâk iyledik.
Bak bakalım oyunları nasıl sonuçlandı. Biz, onları ve toplumlarını tümüyle yok ettik.
Onların planlarının sonu nasıl oldu bir bak! Biz, onları ve toplumlarını toptan kırıp geçirdik.
İşte bak, tuzaklarının sonu ne oldu: Onları da, kavimlerini de toptan helâk ettik.
Bir baksana nasıl oldu tuzaklarının sonu! İşte, onları da topluluklarını da hep birlikte yere geçirdik.
Bas, qilgan makrlarining oqibati qanday bo‘lganiga nazar soling. Biz ularni va qavmlarining barchasini yer bilan yakson qildik.
pes baķ nite oldı yavuz śanmaķlaruñ śoñu! bayıķ biz helāk eyledük anları daħı ķavumlann anlaruñ dükelcügin.
Pes gör yā Muḥammed nice oldı anlaruñ mekri ṣoñı. Biz helāk itdükanları, barça ḳavmlerini daḫı.
(Ya Rəsulum!) Bir gör onların hiylələrinin axırı necə oldu. Biz onların (doqquz kişinin) özlərini də, tayfalarını da büsbütün yox etdik.
Then see the nature of the consequence of their plotting, for lo! We destroyed them and their people, every one.
Then see what was the end of their plot!- this, that We destroyed them and their people, all (of them).
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |