İllâ ‘ibâdeke minhumu-lmuḣlasîn(e)
Ancak ihlasa sahip edilmiş kulların müstesna.
“Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesnadır. (İbadet ve hizmetleriyle sadece Allah’ın rızasını arayan ve ahiret hazırlığını öne alan kullarına etkili olamayacağım.)”
Yalnızca senin ihlaslı ve samimi yani gösterişten uzak, katıksız bir samimiyetle, Allah rızasını gözeterek, amel etme şuurunu sunduğun kulların müstesna…”
Ancak onlardan ihlasa erdirilmiş kulların müstesna."
'Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna.'
Ancak içlerinden ihlâsa sahip müminler müstesna...”
Yalnız Sen’in halis kulların müstesna…” dedi.
İblis dedi: «Tanrım! Beni azdırdığınçin yeryüzünde, kötülüğü hoş göstererek; özden olan kullarından başkasını hep ayartırım !
Ancak içlerinden (sana yürekten bağlanan) kulların hariç.
"Yalnız senin hâlis ’ibâdın müstesnâdır."
39,40. "Rabbim! Beni saptırdığın için, and olsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim; halis kıldığın kulların bir yana, onların hepsini saptıracağım" dedi.
39,40. İblis, “Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlâsa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım” dedi.
39-40. İblîs, “Rabbim! Benim sapmama imkân verdiğin için yemin olsun ki ben de yeryüzünde onlara (günahları) şirin göstereceğim ve -aralarından senin samimi kulların hariç- onların topunu kesinlikle yoldan çıkaracağım.”
Ancak onlardan ihlâslı kulların müstesna.
"Kendilerini sadece sana adayanlar hariç."
"Ancak içlerinden ihlaslı kulların müstesnâdır."
Ancak içlerinden ıhlâs verilen kulların müstesnâ
Ancak onlardan ihlâslı kulların müstesnadır. (Zira benim, onları saptırmaya gücüm yetmez.)”
«Ancak onlardan ihlâsa erdirilmiş kulların müstesna».
Ancak onlardan ihlâslı kılınan kulların hariç.”
“Ancak onlardan ihlâsa erdirilmiş olan kulların müstesnâ.”
39 - 40. (İblis) dedi ki: "Rabbim! (Âdem’i hafife alıp secde etmediğim için) beni (bulunduğum) konumdan çıkarmana (aleyhime hüküm verip rahmetinden uzaklaştırmana) karşılık ben de yeryüzünde onlara (insanlara kötülükleri) süsleyeceğim ve onlardan samimi kulların hariç onların tümünü yoldan çıkaracağım.’’*
“Yalnızca onlardan, senin halis kulların (senin emirlerinin dışında başka bir emir tanımayanlar) hariç” dedi.
Yalnız, içlerinde özü arı olanları değil."
Meğer ki içlerinden pâk ve halis kıldığın kulların olsun.
“Ancak içlerinde kendini Sana adayan/saf ve temiz kıldığın [muhlesîn] kulların hariç.”
“Ancak onlardan ihlâsa erdirilen kulların müstesna.”
“Ancak içlerinden, Sana yürekten bağlanan samîmî kulların hariç! Çünkü onları saptırmama imkân yok!”
Ancak onlardan senin İhlâslı (Samimi arı-duru) kulların başka!.
özverili kulların hariç tabiki. "
"Ancak sana kesinlikle inanan, imanlarında samimi olanlar hariç! Sana inanan, senin yasalarına göre yaşayanları azdıramam!"
39,40. (İblis) şöyle demişti: “Rabbim! Beni azdırmana karşılık [*] ben de yeryüzünde onlara (günahları) süsleyeceğim ve içlerinden samimi kulların hariç hepsini mutlaka azdıracağım!” [*]
Yalnızca Senin gerçek kulların ³⁰ bunun dışında [kalacak]!”
“Ancak, içlerinden dini sana has kılan kulların hariç.” 15/42, 16/98...100, 38/83
Bunun tek istisnası, onlar arasındaki imanını saf ve temiz tutma çabasını desteklediğin kulların olacak!”[²⁰⁵³]
"Ancak içlerinden ihlaslı kulların hariç" dedi.
Ancak hâlis kulların hariç.
«Onlardan muhlisler olan kulların müstesna.»
39, 40. İblis dedi ki: “Ya Rabbî! Beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki ben de dünyada onlara günahları süsleyeceğim ve senin ihlasa erdirdiğin kulların müstesna, onların hepsini azdıracağım” [17, 62; 38, 82-83]
Ancak içlerinden kendilerine ihlas verilen kulların hariç. (Benim azdırmam, onları etkilemez.)
"Ancak sana muhlis olan kullarını iğvâ idüb aldamam" didi.
Sana yürekten bağlı olanları değil.”
Ancak, içlerinde ihlas sahibi kulların hariç.
“Ancak ihlâsa erdirdiğin kulların müstesna.”
"İçlerinden riyaya sapmamış, samimi kulların müstesna."
Ularning orasidan ixlosli bandalaring bundan mustasnodir.
39-40. eyitti “iy çalabum! andan ötürü kim azdurduñ benį bezeyem anlara yirde daħı azduram anları dükelcügin illā ķullaruñ anlardan aru olınmışlar.”
Lākin senüñ ol ḳullaruñ ki anlardan iḫlāṣ‐ıla ‘ibādet iderler.
Yalnız Sənin sadiq bəndələrindən başqa!”
Save such of them as are Thy perfectly devoted slaves.
"Except Thy servants among them, sincere and purified (by Thy Grace)."
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |