10 Ocak 2026 - 21 Receb 1447 Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Tevbe Suresi 32. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Yurîdûne en yutfi-û nûra(A)llâhi bi-efvâhihim veye/ba(A)llâhu illâ en yutimme nûrahu velev kerihe-lkâfirûn(e)

İsterler ki Allah'ın nurunu nefesleriyle söndürsünler, halbuki Allah, kafirler istemese de, onlara zor gelse de nurunu yüceltip itmam etmekten başka hiçbir şeye razı değildir.

(Zavallılar) Allah’ın nurunu, ağızlarıyla söndürmek istiyorlar, (ama Allah buna asla fırsat vermeyecektir.Ahmaklar, üfürmekle Güneş’i karartmaya çalışıyorlar;) halbuki kâfirler hoşlanmasa da, Allah mutlaka nurunu tamamlayıverecektir. (Çünkü Allah, dinini ve düzenini hâkim kılmayı murad etmiştir ve takdiri kesinleşmiştir. Bundan asla vazgeçmeyecek, Kur’an’ın hidayeti ve İslam’ın hakikatleri kıyamete kadar devam edecektir.)

Allah'ın yol gösterici nurunu, ağızlarındaki laf kalabalığıyla, batıl söylentilerle söndürmek istiyorlar. Fakat Allah, bunun gerçekleşmesine izin vermeyecektir. Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler hoşlanmasalar da, Allah nurunu tamamlamayı diliyor.

Onlar laf ebeliği ile, birkaç üfürüklük nefesle Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler hoşlanmasalar da, Allah nurunu tamamlamaktan, İslâm'ı hakim kılmaktan asla vazgeçmez.

bk. Kur’an-ı Kerim, 8/8; Papazların, piskoposların, hahamların, altın ve gümüş biriktirme alışkanlıklarına ve hâlâ bu işi yapmaya devam ettiklerine iş... Devamı..

Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Ama kâfirler istemese de Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktır.

Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler istemese de Allah, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor.

Onlar, Allah'ın nurunu (Şeriatını) ağızlarıyla (sözleriyle) söndürmek istiyorlar. Fakat kâfirler hoşlanmasalar bile, Allah, muhakkak nurunu tamamlamak diliyor.

Onlar, ağızları ile Allah’ın nurunu söndürmek isterler. Hâlbuki kâfirler istemese de, Allah nurunu tamamlamaktan başka bir şeye razı değildir.

Allah'ın nûrunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Allah ise kâfirler hoşlanmasa da nûrunu tamamlamaktan asla vazgeçmez.

Allahın nurunu ağızlariyle üflemekle, söyündürmek isterler, kâfirler hoş görmemiş olsalar da, Allah kendi nurunu, tümlemekten başka bir şey istemez

(İnkârcı gruplar) ağızlarıyla (boş ve mesnetsiz söylemleriyle) Allah'ın nurunu (Kur'an'la gönderilen hakikatin aydınlığını karanlıkla) söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler hoşlanmasa da Allah, nurunu tamamlamaktan asla vazgeçmez.

Allâh’ın vahdâniyetini ağızları ile söndürmek istiyorlar halbuki tevhîd ve nübüvvet nûrını kâfirler kerîh dahî görirse itmâm ider.

Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek isterler. Kafirler istemese de Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktır.

Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler hoşlanmasalar da Allah, nurunu tamamlamaktan başka bir şeye razı olmaz.

İsterler ki Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürüversinler; ama inkârcılar hoşlanmasalar da Allah nurunu muhakkak tamamlamayı istiyor.

Allah'ın nûrunu ağızlarıyla (üfleyip) söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler hoşlanmasalar da Allah nûrunu tamamlamaktan asla vazgeçmez.  

 Tefsircilerin çoğunluğuna göre âyette geçen «Allah’ın nûru»ndan maksat Kur’an-ı Kerim veya İslâm dinidir.

ALLAH'ın ışığını ağızlarıyla söndürmek isterler. Kafirler istemese de ALLAH ışığını tamamlayacaktır.

Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar, Allah da razı olmuyor. Fakat kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlamayı diliyor.

İstiyorlar ki Allahın nurunu ağızlariyle söndürsünler, Allah da razı olmuyor, ancak nurunu itmam eylemek dileyor, kâfirler isterlerse hoşlanmasınlar

(Kâfirler) ağızlarıyla (türlü yalan ve iftiralarla, şirk ve inkâr sözleriyle) Allah’ın, (İslâm dininin) nurunu söndürmek (İslâm’ı yeryüzünde geçersiz kılmak) istiyorlar. Hâlbuki Allah, nurunu tamamlamaktan (Âdem’den kıyamete kadar tek hak din olan İslâm’ı, yeryüzüne hâkim kılmaktan ve yüceltmekten) başka bir şeye razı olmaz. Velev ki kâfirler hoşlanmasınlar.

Allah'ın nurunu¹ ağızlarıyla söndürmek² istiyorlar. Ancak, gerçeği yalanlayan nankörler hoşlanmasalar da Allah kesinlikle nurunu tamamlamaktan başka bir şey istemez.

1- Aydınlığını. İnsanları karanlıklardan aydınlığa çıkaran ışığını. 2- Kur\an hakkında yalan yanlış bilgilerle, onu etkisiz hale getirmek.... Devamı..

Dilerler ki Allahın nuurunu ağızlariyle (püf deyib) söndürsünler. Halbuki Allah kendi nuurunu kendisi tamamlamakdan (ilâ etmekden) başkasına raazî olmaz. İsterse kâfirler hoş görmesin.

Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler hoşlanmasa da Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktır.

[24/35; 61/8]

Allah'ın nûrunu ağızlarıyla (güyâ) söndürmek istiyorlar; hâlbuki kâfirler hoşlanmasa da Allah, mutlaka nûrunu tamamlamak ister.(1)

(1)“Her kıştan sonra bir bahar, her geceden sonra bir sabah olduğu gibi, nev‘-i beşerin (bütün insanlığın) dahi bir sabahı, bir baharı olacak inşâalla... Devamı..

Onlar (inkârcılar) Allah’ın (yol gösterici) nurunu (Kur’an’la gönderilen hakikatin aydınlığını, İslam dinini) ağızlarıyla (boş ve mesnetsiz söylemleriyle, uydurdukları yalan, iftira ve propagandalarla zihinleri bulandırıp) söndürmek istiyorlar. Hâlbuki inkârcılar hoşlanmasa da Allah, mutlaka nûrunu (insanlığın ufkunu aydınlatan, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkaran tevhid dinini) tamamlamak ister.

Allah’ın nuru olarak, indirdiği kitabın yol gösterici özelliğini, dilleriyle uydurdukları yalanlarla, insanlar üzerindeki etkisini kaldırmaya çalışıyorlar. Ama doğruları kabul etmeyenler istemeseler de Allah, yol gösteren ve insanları aydınlatıcı nuru olan kitabın indirilmesini tamamlayacaktır.

Onlar isterler ki Allah’ın ışığını ağızlarıyla üfleyip söndürsünler. Allah da ister ki yalnız kendi ışığı parlasın, tanımazlar bundan tiksinseler bile.

Onlar Tanrının ışığını ağızlarıyle söndürmek istiyorlar. Tanrı ise ancak kendi ışığını tamamlar, velevki kâfirler istemesinler.

Onlar Allah’ın nurunu/ışığını ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Kâfirler hoşlanmasa da Allah nurunu tamamlamaktan asla vazgeçmez.

Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek isterler. Kâfirler istemese de Allah nurunu tamamlamaktan kesin vazgeçmez.

İnkârcılar, ağızlarıyla uydurdukları yalan, iftira ve propagandalarla zihinleri bulandırıp Allah’ın nurunu söndürmek ve böylece lâf kalabalığına getirip hakîkati karanlıkta boğmak istiyorlar. Oysa Allah, tertemiz gönülleri iman ve hakîkat nurlarıyla aydınlatmak ve tüm Peygamberlerin getirdikleri İslâmnurunu bütün cihana yayarak dinini tamamlamak istiyor, kâfirlerin hoşuna gitmese de!

Ağızlarıyla Allah’ın nûrunu söndürmek istiyorlar. Kâfirler hoşlanmasa da Allah kendi nûrunu tamamlamak istiyor.

Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar ama Allah, inkarcıların hoşuna gitmese de nurunu tamamlayacaktır.

Allah’ın insanları aydınlatmak için ayetleriyle yaktığı ateşi yalanlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa inkâr edenler hoşlanmasalar da Allah yeryüzünde aydınlığını tamamlayarak insanları cahiliyetin karanlığından kurtaracaktır.

Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. (Oysa) kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlamaktan asla vazgeçmez. [*]

Benzeri Saff 61:8’de geçen bu ayette Yüce Allah hahamların ve rahiplerin çoğunun, Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmeye çalıştıklarını bildirmektedir... Devamı..

Onlar Allah’ın nurunu ağızlar(ından çıkan yalanlar)ıyla söndürmek istiyorlar. Allah ise kâfirler istemese de nurunu mutlaka tamamlamak istiyor.

Allah’ın [yol gösterici] ışığını, laf kalabalığıyla ⁴⁸ söndürmek istiyorlar: Fakat Allah [bunun gerçekleşmesine] izin vermeyecektir, çünkü O, ışığının olanca aydınlığıyla yayılmasını irade etmiştir, hakkı inkar edenler bundan hoşlanmasa da! ⁴⁹

48 Lafzen, “ağızlarıyla” -30. ayette sözü geçen “söylenti”lere (yani, bâtıl inançlara) ilişkin bir atıf.49 Lafzen, “Allah illâ ki nurunu tamamlayacakt... Devamı..

Onlar Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar, hâlbuki kâfirler istemese de Allah nurunu/tevhid dinini tamamlayacaktır. 4/174- 175, 5/16, 6/122, 14/1, 42/52, 64/8

Onlar Allah’ın (hidayet) nurunu küçücük ağızlarıyla[¹⁴³⁷] söndürmek istiyorlar; Allah ise, nurunu tamamlamak dışındaki bir seçeneğe asla izin vermeyecektir; nitekim inkâr edenler istemese de…

[1437] Zımnen: “üfürükleriyle” (Krş: 61:8). Mecazen “asılsız söz, kuru sıkı atış” anlamını da içerisinde taşıyan “üfürük” karşılığını, bi-efvahihim ib... Devamı..

Onlar Allah’ın nurunu (İslam'ı) ağızlarıyla söndürmek istiyorlar! (Allah kelâmını, inkar ve yalan propaganda ile ortadan kaldırmak, tevhid dininin yayılmasına mani olmak, Resulullah’ın risâletini iptal etmek, Allah'ın kullarını laf ile, ağız kalabalığı ile kendilerine kul etmek, kendi haksızlıklarına alet edip karanlığa boğmak istiyorlar) Allah ise (o mukaddes) nurunu (İslam’ı) -kafirler hoşlanmasa da- tamamlamaktan başka bir şeye asla razı olmaz! (çünkü)

Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar; kafirler hoşlanmasa da Allah, nurunu tamamlamaktan çekinmez.

Onlar Allah Teâlâ'nın nûrunu ağızlarıyla söndürmek isterler. Allah Teâlâ ise nûrunu tamamlamaktan başka birşeye razı olmaz. Velev ki kâfirler hoşlanmasınlar.

Onlar Allah'ın nûrunu ağızlarıyla üfleyip söndürmek isterler. Allah ise, nûrunu tam parlatmaktan başka bir şeye razı olmaz. Kâfirler isterse hoşlanmasınlar! [8, 8]

Allah’ın nûrundan maksat, İslâm veya Kur’ân-ı Kerimdir.

Allah'ın nurunu ağızlariyle söndürmek istiyorlar. Halbuki, kafirler hoşlanmasa da Allah, mutlaka nurunu tamamlamak ister, (bundan başka bir şeye razı olmaz).

Allâh'ın nûrunı ağızlarıyla (üfleyerek) söndürmek isterler. Allâh ise kendi nûrunı, kâfirler bundan ikrâh itseler bile, itmâm ider.

Bunlar, Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek isterler. Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler) hoşlanmasa da Allah nurunu tamamlamaktan başka bir şeye razı değildir[*]

[*] Maide 5/3

Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek isterler. Kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.

Onlar Allah'ın nurunu üfleyerek söndürmek istiyorlar. Allah ise nurunu tamamlamayı murad eder—kâfirler isterse hoşlanmasınlar.

Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Allah ise kâfirler hoşlanmasa da nurunu tamamlamaktan başka bir şey istemiyor.

Mushriklar Allohning nuri bo‘‎lgan Islomni behuda gaplar aytib, og‘‎izlari bilan so‘‎ndirmoqchi bo‘‎ladilar. Alloh esa, garchi kofirlar xushlamasalar ham, O‘‎z nurini batamom har tarafga yoymasdan qo‘‎ymaydi.

dilerler kim söyündüreler Tañrı nūrını ya'nį ķur’ān’ı aġızları-y-ıla. daħı onamadı Tañrı illā kim tamām eyleye nūrını eger düşħār gördiler ise daħı kāfirler.

Söyündürmek isterler Tañrı Ta‘ālā nūrını ki Muḥammed risāletidür aġızla‐rı bile. Daḫı rāżī olmaz Tañrı Ta‘ālā, illā tamām eylemek bile nūrını, kāfir‐ler güç görseler daḫı.

Onlar Allahın nurunu (dəlillərini, islam dinini, Qur’anı) ağızları (batil sözləri) ilə söndürmək istəyirlər. Allah isə kafirlərin xoşuna gəlməsə də, ancaq öz nurunu (dinini) tamamlamaq istər.

Fain would they put out the light of Allah with their mouths, but Allah disdaineth (aught) save that He shall perfect His light, however much the disbelievers are averse.

Fain would they extinguish Allah.s light with their mouths,(1289) but Allah will not allow but that His light should be perfected, even though the Unbelievers may detest (it).

1289 With their mouths: there is a twofold meaning: (1) the old-fashioned open oil lamps were extinguished by blowing with the mouth: the Unbelievers ... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.