18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Cum’a Suresi 3. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ve âḣarîne minhum lemmâ yelhakû bihim(t) ve huve-l’azîzu-lhakîm(u)

Ve onlardan başkalarına ki henüz onlara katılmamışlardır ve odur üstün olan hüküm ve hikmet sahibi.

"Onlardan başkaları", Arap olmayanlardır. Bunlar kimlerdir diye sorulunca Hz. Muhammed (s.a.a), elini Selmân-ı Fârisi'nin omuzuna koymuş ve iman, Ülke... Devamı..

Ve (Hz. Muhammed AS) henüz kendilerine (Sahabelere) ulaşıp katılmamış (kıyamete kadar gelecek) olan diğerlerine de (bütün insanlık âlemine de Peygamber gönderilmiştir.) O (Allah), Üstün ve Güçlüdür, Hüküm ve Hikmet sahibidir.

[Not: Bu ayet Hz. Peygamber Efendimizin Nübüvvetinin ve sünnetinin kıyamete kadar geçerli ve gerekli olduğuna delildir.]

Allah bu peygamberi, daha sonra gelecek olan, diğer toplumlara da göndermiştir. Bunlar kıyamete kadar gelecek olan insanların hepsidir yani bu din ve bu peygamber evrensel olup tüm insanlığa gönderilmiştir. Mağlup edilemeyen tek güçlü O'dur, yaptığı herşeyi yerli yerince yapan da yine O'dur.

O peygamberinin tebliğini, eshab ile birlikte aynı çağda yaşamayan, daha sonra gelecek bütün diğer kavimlere, insanlara, mü'minlere ulaştıracak, vicdanlarını temizleyecek, Kur'ân'ı ve sünneti öğretecek mü'minleri görevlendiren, müesseseleri kurdurandır. O kudretlidir, hikmet sahibi ve hükümrandır.

bk. Kur’an-ı Kerim, 3/20; 6/19; 7/158; 17/44; 26/214; 43/44.

Henüz onlara katılmamış olan diğerlerine de. O yücedir, hikmet sahibidir.

Ve henüz kendilerine ulaşıp-katılmamış olan diğerlerine de (peygamber gönderilmiştir); O (Allah), üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

(Allah, hem okuyub yazmak bilmiyen ümmî Arap'lara peygamberini gönderdi, hem de) onlardan başkalarına, (ashabdan sonra kıyamete kadar gelecek olanlara) ki, henüz onlara, (bu ilk Arab'lara) kavuşmamışlardır. O, Azîz'dir= her şeye galibdir, Hakîm'dir= işinde hikmet sahibidir.

(Ve Allah, o elçiyi) henüz o ümmilere yetişmemiş, onlardan başka diğer insanlar için de göndermiştir.(*) O, üstün güç sahibidir. Ve her şeyi yerli yerinde yapandır.

(*) Nitekim Arap olmayan, peygamberliğin başlangıcına henüz yetişmemiş olan diğer bir kısım milletler, Peygamber’in vefatından sonra İslam’a girdiler.... Devamı..

Peygamberi, müminlerden henüz kendilerine ulaşmamış bulunan diğer insanlara da göndermiştir. O'nun her şeye gücü yeter; her işinde hikmet vardır.

Hem onlara, hem de onlara erişmiyen başkalarına dahi yolladı, O emredir, O bilge

(Allah, bu son nebiyi) henüz kendilerine katılamayan başkalarına ve (gelecek nesillere de nebi olarak) göndermiştir. O (Allah), mutlak galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir. 

Bkz. 21/107

Ânların içinde ba’zıları evvelce îmân idenlere iltihâk itmediler. Allâh ’azîz ve hakîmdir.

Onlardan başkalarına da -ki henüz onlara katılmamışlardır- Kitap ve hikmeti öğretmek üzere, Peygamberi gönderen Allah'tır. O, güçlüdür, Hakim'dir.

(Allah, o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.[547]

Bu âyette geçen “başkaları” ifadesinin kapsamına Peygamber Efendimizden sonra gelmiş ve Kıyamete kadar da gelecek bütün insanlar girmektedir. Yani âye... Devamı..

Henüz kendilerine katılmamış bulunan daha başkalarına da (elçi gönderilmiştir). O üstündür, her işi hikmetlidir.

(Peygamberi) müminlerden henüz kendilerine katılmamış bulunan diğer insanlara da göndermiştir. O, azîzdir, hakîmdir.  

 Hz. Peygamber, Arapların dışındaki milletlere de peygamber olarak gönderilmiştir. Çünkü Peygamberimizin nübüvvet ve risaleti evrensel ve süreklidir. ... Devamı..

Ve henüz kendilerine katılmamış bulunan başkalarına da... O Üstündür, Bilgedir.

Henüz onlara katılmamış bulunan diğer insanlara da (o Peygamberi göndermiştir). O, çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ve daha onlardan başkalarına ki henüz onlara lâhık olmadılar, o öyle azîz öyle hakîm

(Allah, resûlü Muhammed’i, sadece Araplara değil,) henüz kendilerine katılmamış (ancak ileride katılacak) olan diğerlerine de (kıyamete kadar gelecek olan bütün cin ve insanlara da peygamber olarak göndermiştir.) O, (Allah) her işinde mutlak galip olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

Onlardan, henüz kendilerine katılmamış olan diğerlerine de.¹ O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

1- Resûl olarak gönderdi.

(Aynı peygamber) onlardan (mü'minlerden) henüz kendilerine katılıb erişememiş bulunan diğerlerine dahi (kitabı ve hikmeti öğretir). O, gaalib-i mutlakdır, yegâne hukûm ve hikmet saahibidir.

Henüz onlara katılmamış olan diğerleri için de (resul olarak gönderilmiştir). O Azîz’dir, Hakîm’dir.

Hem (o peygamber) onlardan (Arablardan) başkalarına (da bütün cin ve insanlara peygamber olarak gönderilmiştir) ki (onlar) henüz kendilerine kavuşmamışlardır. O, Azîz(kudreti dâimâ üstün gelen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.

(Allah, onu sadece Araplara değil,) henüz kendilerine katılmamış diğer toplumlara da (kıyamete kadar gelecek bütün insanlara da elçi olarak) göndermiştir. Ve O, mutlak galiptir, doğru hüküm verendir.*

(*) Yani Hz. Peygamber, Arapların dışındaki bütün milletlere de elçi olarak gönderilmiştir. Çünkü onun nübüvvet ve risaleti evrensel ve süreklidir. O,... Devamı..

Henüz onlara katılmamış başka toplumlara da (o elçiyi) göndermiştir. O çok güçlü ve her şeyin hükmünü verendir.

Onlardan olup da henüz kendilerine katılmamış olanlara da onları öğretti. O, erklidir, doğruyu bildiricidir.

Onlardan olan, onlara yetişemeyen diğer insanlara [³] dahi göndermiştir. O; yegâne galiptir, hâkimdir.

[3] Şeref ve derecede, İslâm'da ileri bulunmada sahabeye yetişemeyenlere, henüz dünyada olmayıp sonradan dünyaya geleceklere de.

(O, elçisini) onlardan henüz kendilerine katılmayan diğer insanlara da göndermiştir.³ Zira O, Azîz’dir, Hakîm’dir.

3 Krş. Enbiyâ, 21/107

(Bu Peygamber,) Onlardan henüz kendilerine ulaşıp katılmamış bulunan diğerlerine de (elçi olarak gönderilmiştir); O (Allah), üstün güç sahibi olandır, hikmet sahibidir.

Ve bu Elçiyi sadece Araplara değil, henüz onlara katılmamış olan fakat kıyâmete kadar iman kervanına katılmayı bekleyen yeryüzündeki her ırktan ve her renkten diğer bütün iman erlerine göndermiştir. Gerçekten O, sonsuz kudret ve hikmet sahibidir. Asla yersiz ve gereksiz hüküm vermez ve hükmüne asla karşı konulamaz.

Onlara henüz katılmamış, sonradan gelenlere de (seçip gönderdi)! O Hakîm Azîz’dir.

Lakin bizim elçimiz, henüz bu toplum saflarına katılmamış kuşaklara da egemen olacaktır. Çünkü Allah, her şeye gücüyle egemendir.

Onlara gönderilen Resul; henüz kendilerine katılmayan ve davetin ulaşmadığı başka toplumlara da gönderilmiştir. Allah azizdir, hâkimdir.

Henüz kendilerine katılmamış bulunan diğerlerine de (sonraki nesillere de bu elçiyi göndermiştir). [*]O güçlüdür, doğru hüküm verendir.

Benzer mesajlar: Nisâ 4:79; En‘âm 6:19; A‘râf 7:158; Enbiyâ 21:107; Sebe’ 34:28; Yâsîn 36:6; Şûrâ 42:7; Cum‘a 62:2-3.

(Elçisini) onlardan henüz kendilerine katılmamış bulunan başka insanlara da¹ (gönderen,) O (Allah)’tır. Çünkü O çok şereflidir, pek merhametlidir.

1 Peygamber (s.a.v)’in Peygamberliği, yalnız Araplara mahsus olmayıp, onlardan başka diğer tüm ümmetlere de geçerlidir. Yani o Rasûl yalnız ümmîlere d... Devamı..

ve başka toplumlarla temasa geçmeleri sonucunda, kendilerinden diğerlerine [bu mesajın yayılmasını sağlamıştır]: ² çünkü yalnız O, güç ve hikmet Sahibidir.

2 Yani, Kur’an mesajının Araplar ve onların dilleri aracılığıyla öteki iklimlerdeki yahut gelecek zamanlardaki insanlara ulaşmasını sağlamıştır: bu if... Devamı..

Üstelik henüz, onlara katılmamış ama ileride katılacak olan diğerlerine de. Çünkü O mutlak üstün ve yüce olan ve her hükmü doğru olandır. 18/26, 42/21

Üstelik onlar arasında henüz onlara katılmamış (ama katılmayı bekleyen) daha başkaları da var:[⁵⁰⁹⁶] Mutlak üstün ve yüce olan,[⁵⁰⁹⁷] her hükmü mutlak doğru olan sadece O’dur.

[5096] Bu, vahyin verdiği gaybî bir ihbardır. Mücahid, “başkaları” ile nebevi davetin muhatabı olan tüm insanlığın kastedildiğini söyler. Bu haberin g... Devamı..

(Allah Teâlâ; Resulünü yalnız Araplara değil, kıyâmete dek gelecek) Henüz onlara katılmamış olan diğer topluluklara da göndermiştir.

Ve henüz onlara katılmamış, onlarla olacak başkaları da. Ve o üstün, hakim olandır.

Ve onlardan başkalarına da göndermiştir ki, henüz onlara erişmemişlerdir. Ve O, azîzdir, hakîmdir.

Bu Peygamber, henüz kendilerine katılmamış bulunan diğer insanlara da gönderilmiştir. O gerçekten azîzdir, hakîmdir (üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibidir). [17, 44; 3, 20; 43, 44; 26, 214; 7, 158; 6, 19]

(O Elçiyi) yine onlardan olup henüz kendilerine katılmamış bulunan başka kimselere de (gönderdi). O azizdir, hakimdir.

Bunlardan sonra gelüb onlara iltihâk idenlere de o rasûli ba's buyurdı. (Kıyâmete kadar gelecek müslümânlara.) Allâh gâlib ve kâdirdir ve sun'unda hakîmdir.

Bunları, henüz onlara katılmamış başkalarına da öğretecektir. Daima üstün ve bütün kararları doğru olan O’dur.

Henüz, onlara katılmamış olan diğerlerine de.. Aziz ve hakim olan O'dur.

Allah o peygamberi, henüz bunlara katılmamış olan daha başkalarına da göndermiştir. Onun kudreti herşeye üstün, hikmeti herşeyi kuşatmıştır.

O resulü, ümmîlerden olup da henüz onlara katılmamış bulunan başka kimselere de gönderdi. O'dur Azîz, O'dur Hakîm.

Alloh Muhammadni yana ulardan boshqalarga – dunyoga keyin kelib ularga yetisha olmagan insonlar uchun ham yubordi. U izzati ulug‘‎ – Aziz va hikmat egasi bo‘‎lgan – Hakim Zotdir.

daħı ayruķlar içine anlardan kim irmediler anlara ya'nį ilergiler. daħı ol 'azįzdür ḥakįmdür.

Ve özge kişiler anlardan ki anlara irişmediler. Daḫı ol Allāh emrine ġālib‐dür, ḥikmetler issidür.

(Allah-təala Muhəmməd əleyhissəlamı) ərəblərdən savayı hələ onlara qoşulmamış başqalarına da (islamı qəbul etməmiş indiki ümmətlərə və qiyamət gününə qədər dünyaya gələcək bütün sonrakı tayfalara da peyğəmbər göndərmişdir) [Və ya: o Peyğəmbər Kitabı və hikməti ərəblərdən əlavə hələ onlara qoşulmamış başqalarına da (başqa ümmətlərə də) öyrədər]. O, yenilməz qüvvət sahibi, hikmət sahibidir!

Along with others of them who have not yet joined them. He is the Mighty, the Wise.

As well as (to confer all these benefits upon) others of them,(5455) who have not already joined them: And He is exalted in Might, Wise.

5455 Others of them: refers to other persons or peoples who may be ignorant, i.e., other than those among whom the Prophet came as a messenger. In oth... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.