Ve keżżebû bi-âyâtinâ kiżżâbâ(n)
Ve delillerimizi boyuna yalanlarlardı.
Bizim ayetlerimizi (kısmen veya tamamen) yalanlayabildikleri kadar (pervasızca) yalanlıyorlardı.
Bizim ayetlerimizi alabildiklerine yalan sayıyorlardı.
Olanca imkânlarıyla âyetlerimizi, Kurân'ımızı, ilkelerimizi yalanlıyorlardı.
Ayetlerimizi de yalanlayabildikçe yalanladılar.
Bizim ayetlerimizi yalanlayabildikleri kadar yalanlıyorlardı.
Âyetlerimizi de alabildiklerine yalanlamışlardı.
Bütün ayet ve mucizelerimizi yalanladılar.
24,25,26,27,28. Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak orada ne bir serinlik, ne de bir soğuk içecek bulacaklar. Ancak kaynar su ve irin içecekler. Çünkü onlar, hesap gününü hiç beklemiyorlardı. Âyetlerimizi şiddetle yalanlamışlardı.
Bizim âyetlerimizi katı yalan saydılar
Âyetlerimizi de alabildiğine yalanlamış (ve kendi kafalarına göre yaşamış)lardı.
Âyâtımızı tekzîb itdiler,
Ayetlerimizi hep yalan sayıp dururlardı.
Âyetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.
Âyetlerimizi yalanladıkça yalanlıyorlardı.
Bizim âyetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.
Ve ayetlerimizi, mucizelerimizi yalanladılar.
Âyetlerimizi yalanlaya yalanlaya tam bir yalancı olmuşlardı.
Âyetlerimizi tekzîb ede ede kesilmişlerdi kezzab
Âyetlerimizi (ısrarla inkâr ederek) yalanladıkça yalanlıyorlardı.
Ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar.
bizim âyetlerimizi alabildiklerine yalan sayıyorlardı.
Ayetlerimizi yalanladıkça yalanlıyorlardı.
Âyetlerimizi de yalanladıkça yalanlamışlardı.
Ve bizim ayetlerimizi (mesajlarımızı da) yalanladıkça yalanlamışlardı.
Ayetlerimizi yalanladıkça yalanlıyorlardı.
belgelerimizi yalan saydıkça sayıyorlardı.
Âyetlerimizi ne kadar yalan saymak lâzımsa o kadar yalan saymışlardı.
Ayetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.
Bizim ayetlerimizi de yalanlayabildikleri kadar yalanlıyorlardı.
Ve böylece, ayetlerimizi yalanladıkça yalanlıyorlardı.
Âyetlerimizi yalanladıkça yalanlıyorlardı.
27,28. Hiç sorgulama olmayacak sanıyorlardı. Habire ayetlerimizi inkar ediyorlardı.
Ayetlerimizi yalanlıyorlar, yasalarımıza uymuyorlardı.
Ayetlerimizi de yalanladıkça yalanlamışlardı.
Ve âyetlerimizi, sürekli yalanlıyorlardı.
mesajlarımızı tek-tek ve tümüyle yalanladıkları halde;
Ayetlerimize olanca güçleriyle saldırıyorlardı. 7/51, 39/71
üstelik âyetlerimizi de açık bir dille yalanlamışlardı;
Ayetlerimizi yalan sayıp dururlardı.
Ve ayetlerimizi bir yalanlama ile yalanladılar.
Ve âyetlerimizi yalan saymakla yalan sayar olmuşlardı.
İşleri güçleri ayetlerimizi yalan saymaktı.
Ayetlerimizi de tamamen yalanlamışlardı.
Ve bizim âyetlerimizi tekzîb iderlerdi.
ayetlerimiz karşısında hep yalan söylüyorlardı.
Ayetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.
Âyetlerimizi yalanladıkça yalanlıyorlardı.
Ayetlerimizi pervasızca yalanlamışlardı.
Oyatlarimizni butunlay yolg‘onga chiqargan edilar.
daħı yalan duttılar āyetlerümüzi yalan dutmaķ.
Ve yalanladılar bizüm āyetlerümüzi yalanlamaḳ.
Ayələrimizi də elə hey təkzib edirdilər.
They called Our revelations false with strong denial.
But they (impudently) treated Our Signs as false.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |