Velleżîne hum min ‘ażâbi rabbihim muşfikûn(e)
Ve öyle kişilerdir onlar ki Rablerinin azabından korkarlar.
Onlar Rablerinin azabına karşı (daimî) bir korku duymakta (ve ona göre davranmakta)dırlar.
ve Rablerinden gelecek azaptan korkarlar.
Onlar Rablerinin azabından korkarlar.
Rablerinin azabına karşı (daimi) bir korku duymaktadırlar.
Onlar ki, Rablerinin azabından korkarlar;
Onlar ki Rablerinin azabından titrerler.
26,27,28. Ceza gününü tasdik ederler. Rablerinin azabından korkarlar; çünkü Rablerinin azabına karşı emin olunmaz.
27,28. Tanrının azabından emniyette olmadıklarından, bu azaptan korkanlar
Onlar, Rablerinin azabından korkarlar.
26-35. Dîn gününi tasdîk idenler, rabbin ’azâbına dûçâr olmayacağından kimsenin emîn olamayacağını düşünerek Allâh’ın ’azâbından havf iyleyenler, ferclerini muhâfaza idenler ve zevceleri ve cariyelerinden mâ’adâ kimse ile zinâ itmeyenler, kendilerine tevdî’ idilen emânetlere hıyânetde bulunmayanlar, ta’ahhüdâtını îfâ idenler, şehâdetlerinde muhikk ve metîn olanlar, ve erkân ve âdâbıyla ’ibâdet idenler kemâl-i ikrâm ile cennete dâhil olacaklardır. (*)
22,23,24,25,26,27. Ancak namaz kılıp namazlarında devamlı olanlar, mallarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.
Onlar, Rablerinin azabından korkan kimselerdir.
27-28. Rablerinin azabından çekinenler -ki rablerinin azabı karşısında asla güven içinde olunamaz-;
27, 28. Rablerinin azabından korkanlar, ki Rablerinin azabı(na karşı) emin olunamaz;
Rab'lerinin azabından çekinirler;
Rablerinin azabından korkarlar.
Ve onlarki Rablarının azâbından korkarlar
Ve onlar Rablerinin azabından korkarlar.
Onlar, Rabb'lerinin azabından çekinirler.
Bir de (şunlar): Rablerinin azabından korkanlar.
Onlar Rablerinin azabından (dolayı) kaygı içindedirler.
O kimseler ki, onlar, Rablerinin azâbından korkanlardır.
Ve onlar (özellikleri sayılan o erkek ve kadınlar) ki, (gelebilecek) Rablerinin azabından endişe duyanlardır.
O namazlarını kılanlar, Rablerinin azabından da korku içindedirler.
çalaplarının azabından korkanlar,
Ve Rablerinin azabından telâş içinde kalanlar da başka.
Onlar/iffetlerini koruyanlar, Rablerinin azabından sakınırlar [muşfikûn].
Onlar, rablerinin azabına karşı bir korku duymaktadırlar.
Onlar, Rablerinin azâbından korkup kötülüklerden uzak duranlardır.
Onlar ki rabb’lerinin azâbından ürpererek çekinenlerdir.
ceza korkusuyla hop oturup hop kalkanlara,
Allah’ın azabından çekinen kimselerdir.
Onlar Rablerinin azabından korkanlardır.
Zîrâ onlar, Rablerinin azabından gerçekten korkan, kimselerdir.
ve Rablerinin azabına karşı korku ve saygı içinde bulunanlar,
Rabblerinin azabından çekinir, derin bir ürperti duyarlar. 13/21, 24/37, 76/7
ve onlar ki Rablerinin azabından dolayı derin bir ürperti içerisindedirler:
27,28. Rablerinin azabından korkarlar. (Suçlu olmadıkları halde) Kendilerini güvencede hissetmezler. (Topluma daha hayırlı olmak için fırsat kollarlar)
Ve onlar rablerinin azabından bir çekince içindedirler.
Ve onlar ki, Rablerinin azabından korkanlardır.
Onlar Rab'lerinin cezasından korkarlar. [23, 57; 51, 19]
Rablerinin azabından korkarlar.
Rablerinin 'azâbından korkarlar.
Rab'lerinin azabından çekinirler.
Onlar Rablerinin azabından korkarlar.
Bunlar, yalnız Rablerinin azabından ürperirler.
Robbilarining azobidan qo‘rquvchi kimsalardir.
daħı anlar kim anlar çalabı’ları 'azābından ķorķıcılardur.
Daḫı anlar ki Tañrıları ‘aẕābından ḳorḳarlar.
O kəslər ki, Rəbbinin əzabından qorxub tir-tir əsərlər;
And those who are fearful of their Lord's doom
And those who fear(5692) the displeasure of their Lord,-
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |