Kâle rabbi innî zalemtu nefsî faġfir lî feġafera leh(u)(c) innehu huve-lġafûru-rrahîm(u)
Rabbim dedi, ben kendime zulmettim, sen yarlıga beni ve mabudu, onu yarlıgadı; şüphe yok ki o, suçları örter, rahimdir.
(Bunun üzerine Musa:) “Rabbim, gerçekten, ben kendi nefsime zulmettim (istemeyerek ve ölmesini kastetmeyerek, ama hızla ve kontrolsüz heyecanla vurup iteklediğim kişinin ölümüne sebebiyet verdim), artık beni bağışla” demişti. Böylece (Allah) onu bağışlayıvermişti. Şüphesiz O, Bağışlayandır, Esirgeyendir.
Ve “Ey Rabbim!” diye dua etti. “Ben kendime yazık ettim! Beni bağışla.” Ve Allah da O'nu bağışladı. Çünkü O çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır.
Mûsâ:
“Rabbim, bir insan öldürmekle kendime zulmettim, kendime haksızlık ettim. Beni bağışla” dedi. Allah Mûsâ'yı bağışladı, affetti. O çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.
"Rabbim! Ben kendime haksızlık ettim, beni bağışla!" dedi. (Allah) da onu bağışladı. Şüphesiz O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Dedi ki: 'Rabbim, gerçekten, kendi nefsime zulmettim, artık beni bağışla.' Böylece (Allah) onu bağışladı. Şüphesiz. O, bağışlayandır, esirgeyendir.
(Mûsa yaptığına pişman olarak Allah'dan afv diledi ve şöyle) dedi: “- Ey Rabbim! Doğrusu ben nefsime (onu öldürmekle) yazık ettim. Artık günahımı bağışla.” Bunun üzerine Allah da onu bağışladı. Çünkü O, Gafûr'dur= çok bağışlayıcıdır, Rahîm'dir= çok merhametlidir.
“Ey Rabbim! Şüphesiz ben kendime zulmettim. Sen beni bağışla!” dedi. O’nun terbiyecisi ve sahibi olan Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayan ve çok acıyandır.
Mûsâ, “Ey Rabbim! Kendime haksızlık ettim, beni bağışla!” dedi. Allah da onu bağışladı. Çünkü Allah, bağışlayandır; çok merhamet edendir.
Yine Musa, dedi ki: «Tanrım ! Ben kendime zulmettim, beni bağışla», Allah onu bağışladı, odur bağışlayıcı, odur yarlıgayıcı
(Musa:) “Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet!” diye dua etti. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Sonra: "Yâ rabbî ben nefsime karşu zulm itdim. Beni ’afv it" didi Allâh da ânı ’afv itdi çünki gafûr ve rahîmdir.
Musa: "Rabbim! Doğrusu kendime yazık ettim, beni bağışla" dedi. Allah da onu bağışladı. O, şüphesiz bağışlayandır, merhamet edendir.
Mûsâ, “Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet” dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim; beni bağışla!” Allah da onu bağışladı. Çünkü O, gerçekten çok bağışlayıcı ve çok esirgeyicidir.
Musa: Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım). Beni bağışla dedi, Allah da onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olan ancak O'dur.
"Rabbim," dedi, "ben kendime haksızlık ettim, beni bağışla." O da onu bağışladı. Çünkü O Bağışlayandır, Rahimdir.
Musa, "Rabbim! Doğrusu kendimi ziyana uğrattım. Beni bağışla!" dedi; Allah da, onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok merhamet edici olan ancak O'dur.
Ya rabb dedi: doğrusu ben nefsime yazık ettim, artık mağrifetinle benim suçumu ört: o da mağrifet buyurdu, hakıkat o, öyle ğafur öyle rahîmdir
(Mûsâ, oldukça üzgün bir şekilde,) “Rabbim! (Kazaen bile olmuş olsa, birinin ölümüne sebep olmakla) şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet!” diye dua etti. Allah da onu (n zellesini) affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
“Rabb'im! Doğrusu ben kendime haksızlık yaptım. Artık beni bağışla.” dedi. Böylece onu bağışladı. Gerçekten O; Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Dedi: «Rabbim, ben cidden kendime yazık etdim. Artık beni yarlığa». Bunun üzerine (Allah) onu yarlığadı. Çünkü O, çok yarlığayıcı, çok esirgeyici olanın ta kendisidir.
(Musa): “Rabbim! Kendime zulmettim, beni bağışla.” dedi. (Allah) onu bağışladı. O Gafûr’dur, Rahîm’dir.
(Mûsâ:) “Rabbim! Doğrusu ben nefsime zulmettim; artık beni bağışla!” dedi. Bunun üzerine (Allah da) onu bağışladı. Çünki Gafûr (çok bağışlayan), Rahîm (çok merhamet eden) ancak O'dur.(1)
(Ardından) Rabbim! Doğrusu kendime (çok) yazık ettim. Beni bağışla dedi, Allah da (Musa’nın bilerek onun ölümüne sebep olmadığı için, yaptığı duayı kabul ederek) onu bağışladı. Şüphesiz, çok bağışlayıcı, çok merhamet edici olan ancak O’dur.
“Rabbim kendime zulmettim beni bağışla” diye dua etti. Rabbi onu bağışladı. Çünkü O bağışlayan ve merhamet edendir.
Musa dedi: "Çalabım! İşte ben kendi kendime kıydım. Artık sen beni yarlıga." Bunun üzerine Allah da kendisini yarlıgadı. Çünkü O yarlıgayıcı, esirgeyici olandır.
Musa: «— Yâ Rab! Ben Kıpti/yi öldürmekle öz nefsime zulüm ettim. Artık beni yarlığa» dedi. Tanrı onu yarlıgadı. Çünkü O, yarlıgayan, bağışlayandır.
Musa, “Rabbim! Muhakkak ki ben nefsime zulmettim. Beni bağışla!” dedi. Allah da onu bağışladı. Muhakkak ki O, Gafûr’dur, Rahîm’dir.
Dedi ki: “Rabbim! Şüphesiz ben kendi nefsime zulmettim, artık beni bağışla.” Böylece (Allah) onu bağışladı. Hiç şüphe yok O, bağışlayandır, esirgeyendir.
Ve “Ey Rabb’im!” diye yalvardı, “Doğrusu ben, bu suçu işlemekle kendime gerçekten yazık ettim fakat senin merhametinden asla ümit kesilmez, o hâlde beni bağışla Allah’ım!” İçtenlikle yaptığı bu tövbeden dolayı, Allah da onu bağışladı; çünkü O çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
-"Rabbim! Ben, kendi nefsime zulmettim. Beni bağışla!" dedi. Onu bağışladı. O, gerçekten Rahîm Gafûr’dur.
bir yandan da: " Aman Tanrım! Ben n'aptım. Allah'ım bağışla beni! " diye yalvarıyordu. Allah da onu bağışladı. Zaten, sadece Allah hoş görüp bağışlayabilirdi.
Sonra: "Rabbim nefsime zulmettim! Beni bağışla!" diyeRabbine duaylayaklaştı.Biz de onu bağışladık! Çünkü Rabbin çok esirgeyen çok bağışlayandır.
(Musa) “Rabbim! Doğrusu kendime haksızlık ettim; beni bağışla!” demiş, (Allah) da onu bağışlamıştı. Şüphesiz ki O çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Mûsa: “Ey Rabbim! Doğrusu ben, kendime zulmettim. Beni bağışla” dedi. Allah da onu bağışladı. Çünkü çok bağışlayıcı, gerçekten merhametli olan ancak O (Allah)’tır.
[Ve] “Ey Rabbim!” diye dua etti, “Ben kendime yazık ettim! Beni ba-ğışla.” Ve [Allah] da o’nu bağışladı. Çünkü O çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır.
Musa: “Rabbim, ben gerçekten kendime zulmedip yazık ettim, beni bağışla” dedi. Allah da onu bağışladı. Çünkü O, eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet kaynağıdır. 7/23
(Ardından) “Rabbim!” dedi, “Ben kendime kötülük ettim! Ne olur beni affet!”[³³⁸⁴] Bunun üzerine Allah onu affetti: çünkü O, evet O’dur mutlak bağış sahibi, sonsuz merhametin kaynağı da O’dur.[³³⁸⁵]
Ve "Ey Rabbim, doğrusu ben kendime yazık ettim, suçumu bağışla" diyerek niyazda bulundu. Biz de onu bağışladık. Şüphe yok ki Allah çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır!
Ve dedi ki: "Rabbim, gerçekten kendime zulmettim; beni bağışla." Ve (Allah) onu bağışladı; muhakkak ki O, bağışlayandır ve merhametlidir.
Dedi ki: «Yarabbi! Ben şüphe yok ki, nefsime zulmettim, artık bana mağfiret buyur.» Bunun üzerine ona mağfiret buyurdu. Muhakkak ki, çok bağışlayan, çok merhamet buyuran O'dur, O.
“Ya Rabbî, ben kendime yazık ettim, affeyle beni? ” dedi. Allah da onu bağışladı. Çünkü O gafurdur, rahîmdir.
Rabbim, ben nefsime zulmettim, beni bağışla! dedi. (Allah) onu bağışladı. Çünkü O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Mûsâ: "Yâ Rabbî! Ben nefsime zulm itdim. Beni mağfiret it" didi. Cenâb-ı Hak onı mağfiret idüb bağışladı, çünki Allâh gafûr rahîmdir.
“Rabbim! Ben kendimi kötü duruma soktum; suçumu ört, beni bağışla” dedi. Allah da onu bağışladı. Çünkü onun bağışlaması çok, ikramı boldur.
Rabbim, ben kendime zulmettim, Beni bağışla dedi. Allah da onu bağışladı. Nitekim O, bağışlayan ve merhamet edendir.
Musa “Rabbim, ben kendime yazık ettim; Sen beni bağışla” dedi ve Rabbi onu bağışladı. Çünkü O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
"Rabbim, öz benliğime zulmettim, beni affet" diye yakardı da Allah onu affetti. Gafûr O'dur, Rahîm O'dur.
Keyin Allohga duo qilib: “Ey Robbim, haqiqatan, men o‘zimga zulm qilib qo‘ydim. Bas, meni mag‘firat qil”, – dedi. Alloh uni mag‘firat qildi. Shubhasiz, Alloh gunohlarni kechiruvchi – G‘ofur va marhamati keng bo‘lgan – Rahim Zotdir.
eyitti “iy çalabum! bayıķ ben žulm eyledüm gendüzüme pes yarlıġa beni.” pes yarlıġadı anı bayıķ ol oldur yarlıġayıcı raḥmet ķılıcı.
Eyitdi: İy benüm Tañrım, taḥḳīḳ ben ẓulm eyledüm öz nefsüme. Pes benümyazuġum baġışla, didi. Özine yazuġın baġışladı. Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā ‘afv idi‐cidür, raḥmet idicidür.
(Musa) dedi: “Ey Rəbbim! Şübhəsiz ki, mən (bu qibtini vurub öldürməklə) özüm-özümə zülm etdim. Buna görə məni bağışla!” (Allah Musanı) bağışladı. Həqiqətən, O, (bəndələrini) bağışlayandır, rəhm edəndir!
He said: My Lord! Lo! I have wronged my soul, so forgive me. Then He forgave him. Lo! He is the Forgiving, the Merciful.
He prayed: "O my Lord! I have indeed wronged my soul! Do Thou then forgive me!" So ((Allah)) forgave him: for He is the Oft-Forgiving, Most Merciful.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |