17 Nisan 2026 - 28 Şevval 1447 - Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Ahkâf Suresi 14. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ulâ-ike ashâbu-lcenneti ḣâlidîne fîhâ cezâen bimâ kânû ya’melûn(e)

Onlardır cennet ehli, ebedi kalırlar orada, yaptıklarına karşılık.

İşte onlar, cennet halkıdır; yaptıklarına karşılık olmak üzere, içinde ebedi olarak kalacaklardır.

Onlar cennetliklerdir, işlediklerinin karşılığı olarak, orada ebedi kalırlar.

İşte onlar Cennet ehlidirler. İşlemeye devam ettikleri devamlı, amaçla örtüşen niyete dayalı bilinçli amellerinin mükâfatı olarak orada ebedî yaşarlar.

İşte onlar cennetliktirler. Yaptıklarına karşılık orada sonsuza kadar kalacaklardır.

İşte onlar, cennet halkıdır; yaptıklarına karşılık olmak üzere, içinde ebedi olarak kalacaklardır.

Onlar cennet'liktirler. İşledikleri amellere mükâfat olarak orada ebedi kalacaklardır.

İşte onlar, Cennet ehlidirler. Daha önce yaptıklarına karşılık, orada ebedî olarak kalacaklardır. [İşte onların yaptıklarından bir örnek:]

İşte onlar cennetliklerdir; yaptıklarının karşılığı olarak cennette süreli kalacaklardır.

İşte bunlar cennetliktir, yaptıkları yüzünden, orda sonsuz kalırlar

İşte onlar, cennet halkıdır, yaptıklarına karşılık olmak üzere, hep orada kalacaklardır.

Ânlar ashâb-ı cennetden olacaklar, orada ilelebed kalacaklar ve ’amellerinin mükâfâtını göreceklerdir.

İşte onlar, cennetliklerdir; işlediklerine karşılık olarak, içinde temelli kalacaklardır.

Onlar cennetliklerdir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.

İşte bunlar, yaptıklarının karşılığı olarak içinde devamlı kalmak üzere -cennetliklerdir.

Onlar cennet ehlidirler. Yapmakta olduklarına karşılık orada ebedî kalacaklardır.

Onlar cennet halkıdır; yapmış olduklarına karşılık olarak orada ebedi kalacaklardır.

İşte onlar cennetlikdirler, yaptıklarına karşılık orada ebedi olarak kalacaklardır.

Onlar Eshabı Cennettir, işledikleri amellere mükâfâten orada ebedî kalacaklardır

İşte onlar, cennet ehlidirler. (Dünyada) yaptıklarına karşılık, orada ebedî olarak kalacaklardır.

İşte onlar Cennetliktirler. Yaptıklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.

Onlar cennetin yaranıdırlar. İşlemekde oldukları (iyi amel ve hareketleri) ne mükâfat olmak üzere orada ebedî kalıcıdırlar onlar.

İşte onlar cennetliklerdir, yaptıklarına karşılık olmak üzere orada sürekli kalacaklardır.

[79/40-41]

İşte onlar, Cennet ehlidirler; yapmakta olduklarına (Allah'ın lütfundan) bir karşılık olarak, orada ebediyen kalıcıdırlar.

İşte onlar (dürüst ve dosdoğru yaşayanlar) cennet ehlidirler. Yapmakta olduklarına karşılık orada kalacaklardır.

Onlar, yaptıklarının karşılığı olarak, sürekli kalmak üzere cennete girecek olanlardır.

İşte bunlar cennetlik kimselerdir. İşlediklerinin karşılığı olarak hep orada kalacaklardır.

İşte bunlar cennetliktir, onlar burada daim kalacaklar, işledikleri amele karşılık mükâfat kazanacaklar.

İşte onlar cennet ehlidirler, yaptıklarına karşılık orada sürekli kalacaklardır.

İşte onlar cennet ehlidir; yapmakta olduklarına karşılık olarak içinde temelli kalıcılardır.

İşte onlar cennet halkıdır ve yaptıkları iyiliklerin mükâfâtı olarak, sonsuza dek orada kalacaklardır.
İşte, sizi cennete götürecek güzel bir davranış:

İşte onlar Cennet arkadaşlarıdır. İşliyor oldukları şeylere karşılık orada sürekli kalacaklardır.

Bunlar cennet yaranı olup, yaptıklarına bir karşılık olmak üzere sonsuza kadar orada kalacaklardır...

Dünyada Allah’ın uyulmasını istediği kurallara göre hareket ettiklerinden dolayı sürekli yaşayacakları cennete konulacaklardır.

Onlar cennet halkıdır. (Dünyada) yapmış olduklarına karşılık orada [ebedî] kalacaklardır.

İşte onlar cennetliklerdir ve yaptıklarına karşılık orada ebedî olarak kalacaklardır.

onlar yaptıkları her şeyin bir ödülü olarak hep orada kalacak cennetliklerdir.

İşte cennetlikler bunlardır, onlar yaptıkları güzel işlerin karşılığı olarak orada kalıcıdırlar. 2/82, 4/124, 16/97

işte onlar yaptıklarının bir ödülü olarak cennetliktirler, orada daimi kalıcıdırlar.

İşte onlar cennet ehlidirler, yaptıkları sâlih amellere karşılık orada sonsuza dek kalacaklardır.

İşte bunlar, cennet yaranıdırlar; orada devamlı kalıcıdırlar. Bu, yaptıklarına bir karşılık olarak (verilmiştir).

İşte onlar cennet sahipleridir. İşler olmuş oldukları şeylere bir mükâfaat olmak üzere orada ebedîyyen kalıcılardır.

Onlar cennetlik olup, yaptıkları güzel işlere karşılık olarak ebedî kalmak üzere o cennetlere girerler. yamet gününden yüz çevirirler.

Onlar cennet halkıdır, yaptıklarına karşılık orada ebedi kalacaklardır.

Onlar, 'amellerinin mükâfâtı olarak, orada muhalled kalmak üzere ashâb-ı cennetden olurlar.

İşte Cennet ahalisi onlardır; yaptıkları işlere karşılık olarak orada ölümsüzleşeceklerdir.

Onlar, cennet halkı olup, yaptıklarının karşılığı olarak orada ebedi kalacaklardır.

Onlar Cennet ehlidirler; yaptıklarına karşılık ebediyen orada kalacaklardır.

Cennet halkıdır onlar. Yapıp ettiklerine karşılık olarak sürekli kalacaklardır orada.

Aynan o‘‎shalar jannat ahli bo‘‎lib, u joyda mangu qoladilar. Bu ular qilib o‘‎tgan amallarining mukofotidir.

şunlar uçmaķ isleridür ebed ķalıcılarken anuñ içinde yanud virmek aña kim oldılar işlerler.

Anlar cennet ehlidür, ebedī ḳalurlar anda. Cezāsıdur anlaruñ ‘amellerinüñ.

Belələri cənnətlikdirlər, onlar (dünyada) etdikləri (yaxşı) əməllərin əvəzi olaraq orada əbədi qalacaqlar!

Such are rightful owners of the Garden, immortal thereafter as a reward for what they used to do.

Such shall be Companions of the Gardens, dwelling therein (for aye): a recompense for their (good) deeds.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.