19 Nisan 2026 - 1 Zi'l-Ka'de 1447 - Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Nebe’ Suresi 13. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ve ce’alnâ sirâcen vehhâcâ(n)

Ve yalımyalım yanan bir kandil yarattık.

(Güneş’i) Parıl parıl yanan (ve sizi aydınlatıp ısıtan) bir lamba kıldık.

Güneşi parıl parıl parlayan bir lamba gibi astık oraya.

Tepenizde aydınlatan, ısıtan güneşi yerleştirdik.

Parıl parıl parıldayan bir kandil varettik.

Parıldadıkça parıldayan bir kandil (güneş) kıldık.

İçlerinde parıl parıl ışıldayan bir kandil (güneş) astık.

Güneşi (o saraya) parlak bir lamba yaptık.

Güneşi ışık ve enerji kaynağı olarak yaratmadık mı?

13,14,15,16. Orada parlayıcı bir de çırağ yandırdık; tane bitsin, ot bitsin, ağaçlı bağlar bitsin için, sıkışan bulutlardan bol bol yağmur indirdik

Ve oraya parlak kandiller yerleştirmedik mi?

Ve parlak bir meş’ale (güneş) vaz’ iyledik.

Parlak ışık veren güneşi varettik;

Alev alev yanan aydınlatıcı ve ısıtıcı bir kandil yarattık.

Orada ısı ve aydınlık saçan bir lamba yarattık.

(Orada) alev alev yanan bir kandil yarattık.

Parlayan bir lamba yerleştirdik.

İçlerine ışık saçan bir kandil astık.

Ve içlerine şa'şaalı parıl parıl bir kandil astık

(Size ısı ve ışık veren) parıl parıl parıldayan bir kandil (güneş) yarattık.

Ve ışık saçan bir kandil¹.

1- Güneş.

(Ona) parıl parıl parıldayan bir kandil asdık.

Bir de ışık saçan kandil var ettik.

Ve (orada) çok parlayan bir kandil (bir güneş) kıldık!

Ve (oraya, semaya) son derece güçlü bir ışık ve ısı kaynağı (güneşi) yerleştirdik.

Sürekli ışık veren (güneşi) bir lamba yaptık.

Parıldayan bir ışıldak da astık.

Orada parlak bir çırağ, güneş yaptık,

Çok aydınlatan ve ısıtan bir kandil yerleştirdik.

Parıldadıkça parıldayan bir kandil (güneş) kıldık.

Ve bu kubbeye, ışıl ışıl parlayan bir lâmba gibi, size ihtiyaç duyduğunuz ölçüde ısı ve ışık gönderen Güneş’i yerleştirdik.

Işık saçan bir lamba da yaptık.

Güneşi, hem ışık hem güç kaynağı yaptık.

Alev alev yanan aydınlatıcı yıldızlar ve ısıtıcı güneş yaptık!

(Orada) aydınlatan bir kandil (güneş) yarattık.

(Güneşi) oraya parıl parıl parlayan bir ışık kaynağı¹ kılmadık mı?

1 “Parıl parıl parlayan bir ışık kaynağı” ifâdesi, “parıl parıl parlayan” karinesiyle anlaşılan bir mecâz-ı mürsel olarak, “güneş” demektir.... Devamı..

ve [oraya güneşi,] parıldayan ışık yüklü lambayı yerleştirdik.

Güneşi de oraya ışık saçan bir kandil olarak asmadık mı? 25/61, 67/5

Ve (oraya) son derece güçlü bir ışık ve ısı kaynağı yerleştirdik.[⁵⁵²⁴]

[5524] el-Vehec, bir kaynaktan neşet eden ışık ve ısı (Râğıb). Burada “güneş”.

(Güneşi de gökte) Pırıl pırıl parıldayan bir kandil (olarak) astık.

Ve göğü sürekli parıldayan ışıklarla donattık.

Ve çok parıldayan kandil kıldık.

Orada pırıl pırıl yanan bir lamba koyduk.

Güneşin yarıçapı 696.000 km. dir. Güneş, akkor halindeki bir gaz küresidir. Merkezindeki sıcaklık 15 milyon K. kadardır. Dünyadan 150 milyon km. uzakt... Devamı..

Ve (orada) parıl parıl parlayan bir lamba yarattık.

Ve parlak sirâc kıldık.

Bir de ısı ve ışık yayan bir kandil[*] oluşturduk.

[*] "Yedi göğün iç kısmında ayı aydınlık, güneşi de bir kandil yaptı." (Nuh 71/16) Öyleyse bize en yakın olan birinci gök, Güneş sisteminden sonra baş... Devamı..

Işık saçan bir de lamba yarattık.

Parıl parıl bir kandil astık.

Bir de parıl parıl parlayan kandil yerleştirdik.

Yana quyoshni harorat taratuvchi chiroq qildik.

daħı ķılduķ çıraķ ya'nį güneş ıldırayıcı.

Daḫı güneşi ḳatı nurlu çerāġ eyledük.

Sizin üçün çox parlaq bir çıxar (günəş) yaratdıq.

And have appointed a dazzling lamp,

And placed (therein) a Light of Splendour?(5894)

5894 That is, the sun. Cf. 25:61; 33:46 (where it is used metaphorically for the Prophet); and 71:16.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.