Ve-iżâ mâ unzilet sûratun nazara ba’duhum ilâ ba’din hel yerâkum min ehadin śümme-nsarafû(c) sarafa(A)llâhu kulûbehum bi-ennehum kavmun lâ yefkahûn(e)
Bir sure indiği zaman birbirlerine bakarlar, sizi bir gören var mı derler de sonra dönüp giderler. Allah gönüllerini döndürmüştür onların, çünkü onlar, anlamaz bir topluluktur.
(Münafıklar, kendi kötü niyetlerini ve rezilliklerini haber veren) Bir sure indirildiğinde, (veya Kur’an ayetleri ve meali okunan yerde; hıyanet ve hakaret nazarıyla) bazısı bazısına bakarak (ve göz kırparak): "Sizi bir kimse görüyor mu?" diyerek (oradan kaçmak için bir bahane uyduruverirler.) Sonra da arkalarını dönüp giderler. Gerçekten onlar, (Kur’an’ı ve kulluk sorumluluklarını) kavramayan bir topluluk olmaları dolayısıyla, Allah onların kalplerini (imandan ve iyilik duygularından) çevirmiştir.
Öyle ki, ne zaman bir sûre indirilse, “Kalplerinizde olanı bilebilecek veya sizi görecek biri mi var?” der gibi birbirlerine bakıyor, sonra da sıvışıp gidiyorlar. Gerçekleri kavrayamayacak bir topluluk olmalarından dolayı Allah, onların kalplerini haktan ve imandan çevirmiştir.
Bir sûre indirildiği zaman, göz kırpıp alay ederek, birbirlerine bakarlar.
“Çevreden sizi birisi görüyor mu?” diye sorarlar, sıvışıp giderler. Anlayışı kıt bir toplum olmaları sebebiyle Allah, onların kalplerini, akıllarını düşüncelerini hidayetten, imandan, iyilikten ve aydınlık yoldan uzak tutar.
Bir sure indirildiğinde birbirlerine bakarak: "Sizi birisi görüyor mu?" (diye işaretleşirler) sonra da sıvışıp giderler. Anlamayan bir topluluk olmaları sebebiyle Allah onların kalplerini çevirmiştir.
Bir sûre indirildiğinde, bazısı bazısına bakar (ve): 'Sizi bir kimse görüyor mu?' (der.) Sonra sırt çevirir giderler. Gerçekten onlar, kavramayan bir topluluk olmaları dolayısıyla, Allah onların kalblerini çevirmiştir.
Münafıkların kabahatını anlatan bir Sûre indirildiği zaman, birbirlerine bakıp: “-Müminlerden sizi gören oluyor mu? “diye işaretleşirler. (Gören yoksa) hemen sıvışır giderler. Allah, onların kalblerini, imanı kabulden çevirmiştir: Çünkü onlar, gerçeği anlamayan kimselerdir.
Bir sure indiği zaman, birbirlerine bakarlar; “kimse sizi görüyor mu?” (derler) sonra dağılırlar. Allah, onların kalplerini dağıtsın. Çünkü onlar, idrak etmeyen bir toplumdurlar.
Bir sûre indirildiği zaman birbirlerine bakar, “Sizi birisi görüyor mu?” diye sorarlar, sonra da giderler. Anlamayan bir kavim oldukları için Allah onların kalplerini imandan çevirmiştir.
Bir sûre indiğinde, birbirine bakarak: «Kimse görmedi mi?» demektedirler, sonra da, çekilirler giderler, anlamayan bir ulus olmaları yüzünden, Allah gönüllerin döndürmüştür onların
Yeni bir sûre nâzil oldığı zamân biri birilerine bakıyorlar ve: "Kimse bizi görmüyor mı?" diyerek arkalarını dönüb gidiyorlar. Allâh ânların kalblerini çevirir çünki hakkı anlamıyorlar.
Bir sure inince, "Sizi bir kimse görüyor mu?" diye birbirlerine bakarlar, sonra dönüp giderler. Anlamaz bir güruh olmalarına karşılık Allah onların kalblerini imandan döndürmüştür.
Bir sûre indirildi mi, “Sizi bir kimse görüyor mu?” diye birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışıp giderler. Anlamayan bir toplum olmalarından dolayı, Allah onların kalplerini çevirmiştir.
Ne zaman bir sûre indirilse, “Sizi biri görüyor mu?” diyerek birbirlerine bakarlar, sonra sıvışıp giderler. Anlamamakta direndikleri için Allah da onların kalplerini haktan çevirmiştir.
Bir sûre indirildiği zaman, (göz kırpıp alay ederek) birbirlerine bakar (ve): (Çevreden) sizi birisi görüyor mu? diye sorarlar, sonra da (sıvışıp) giderler. Anlamayan bir kavim oldukları için Allah onların kalplerini (imandan) çevirmiştir.
Aleyhlerinde bir sûre indirilince, "Sizi birisi görüyor mu?" diye birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışır giderler. Allah onların kalblerini (imandan) çevirmiştir. Bu yüzden onlar anlayışsız bir kavimdirler.
Bir Sûre indirildimi sizi birisi görüyormu? «diye birbirlerine göz ederler, sonra» sivişir giderler, Allah kalblerini burkmuştur, çünkü bunlar Fıkhı istemez kimselerdir
(Munâfıkların durumunu bildiren) bir sûre geldiği zaman (rezil olmak korkusuyla) birbirlerine bakarak: “Sizi birisi görüyor mu?” (diye işaretleşirler ve) sonra da (Peygamberin huzurundan) sıvışıp giderler. (Hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmedikleri ve ısrarla hakkı inkâr ettikleri için) Allah onların kalplerini (cüz’î irâdeleri ile kendilerinin tercih etmiş olduğu) sapkınlık üzere bırakmıştır. Onlar (hakikati) anlamayan bir topluluktur.
Bir sûre indirildiği zaman: “Sizi gören var mı?” diye birbirlerine bakar, sonra da dönüp giderler. Allah, onların kalplerini çevirmiştir. Çünkü onlar, düşünmeyen bir halktır.
(Aleyhlerinde) bir sûre indirilince birbirine bakarlar da «Sizi bir kimse görmüyor mu?» (diye de endîşe ederler) ve sonra (rüsvay olmakdan korkarak sıvışıb) giderler. Allah onların gönüllerini ters çevirmiş. Çünkü onlar öyle bir kavimdir ki iyice anlamazlar.
Hâlbuki (haklarında) bir sûre indirildiği zaman, birbirlerine (göz kırparak)bakıp: “Sizi birisi görüyor mu?” (derler), sonra da savuşurlar. Gerçekten onlar (hakkı birtürlü) anlamayan bir kavim oldukları için Allah onların kalblerini (küfürleri sebebiyleîmandan) çevirmiştir.
Ve bir sûre indirildiği zaman, (göz kırpıp alay ederek) birbirlerine bakar, (çevreden) sizi birisi görüyor mu? (diye sorarlar,) sonra da (o meclisten sıvışıp) giderler. (İşte bunlar Hakkı) anlamak istemeyen bir toplum olmalarından dolayı, Allah da onların kalblerini (gönül, duygu ve düşüncelerini inanıp hidayete erenlere has kıldığı lütfu kereminden) çevirir. *
Ne vakit bir sure indirilse birbirlerine bakıyorlar. “Sizi herhangi birisi görüyor mu?” diyerek çekip giderler. Allah onların kalplerini, bu inen sureleri anlamaktan uzaklaştırıyor, çünkü onlar anlamak istemeyen bir topluluk.
Bir sure bildirilince de biribirine de bakıp derler: "Sizi gören var mı?" sonra da savuşup giderler. Allah onların yüreklerini burkmuştur. Çünkü onlar kavramıyanlar takımıdır.
Ayıplarını bildiren bir sûre inzal olundu mu onlar birbirlerine bakarlar [³]. Acaba sizi müminlerden biri görüyor mu derler [⁴]. Sonra dönüp giderler. Allah onların kalplerini doğrudan dönüştürmüştür. Çünkü onlar onlar bir kavim değillerdir.
Bir sûre indirildiği zaman onlar birbirlerine bakarlar: “Sizi biri görüyor mu?” der sonra da çekip giderler. Şüphesiz onlar, anlamayan bir toplum [kavm] olmaları sebebiyle Allah onların kalplerini çevirmiştir.
Bir sure indirilince (korkularından), “Sizi bir kimse görüyor mu?” diye birbirlerine bakarlar da (görmediklerinden emin olduktan hemen) sonra sıvışıp dönerler. Anlamaz bir topluluk oldukları sebebiyle, Allah onların kalplerini (imandan) döndürmüştür.
Ne zamanbir sûre indirilse, birbirlerine göz ucuyla bakarlar, sonra da “Sizi bir gören var mı? diyerek, güya kimseye hissettirmeden oradan uzaklaşırlar. Bunun üzerine; Allah da onların kalplerini imandan uzaklaştırır; çünkü onlar, hakîkati anlamaya niyeti olmayan kimselerdir.
Bir sûre indirildiği zaman birbirine baktılar: -"Sizi hiçbir kimse görüyor mu?" (dediler).
Sonra dönüp gittiler.
Allah, anlamaz bir kavim olmaları sebebiyle onların kalblerini çevirip döndürdü.
Evet bir sûre indirildi mi birbirlerine bakıp " Sizi gören oldu mu ?" diye soruyor, sonra da çekip gidiyorlar. Allah, görüş mesafelerini daralttığı için algılayamıyorlar.
Bir sure gönderildiği zaman: "Sizi bir kimse görüyor mu?" diye birbirlerine kaş göz ederler. Sonra sıvışıp giderler. Böylece Allah’ın sure göndermediğini, görünmeyen bir Allah’ın olmadığını vurgulamak isterler. Anlamayan bir toplum olmalarından dolayı, Allah onların kalplerini hidayetten çevirmiştir.
Bir sure indirildiği zaman “(Çevreden) sizi birisi görüyor mu?” diye (sorar gibi) birbirlerine bakar, sonra da (sıvışıp) giderler. Anlamayan bir topluluk oldukları için Allah da onların kalplerini (gerçeklerden) uzaklaştırmıştır. [*]
Aleyhlerinde bir sûre indirilince de birbirlerine (alay ederek) bakar ve: “Sizi birisi, görüyor mu?” diye sorarak¹ sıvışır giderler. Allah onların kalplerini, anlayışsız bir topluluk olmalarından dolayı (îmandan) uzaklaştırmıştır.
(Öyle ki,) ne zaman bir sure indirilse, “Kalplerinizde olanı bilebilecek biri mi var?” ¹⁶⁸ [der gibi] birbirlerine bakıyor, sonra da dönüp gidiyorlar. (Oysa) Allah döndürmüştür onların kalplerini [haktan], çünkü onu kavrayamayacak bir topluluktur onlar. ¹⁶⁹
Ne zaman bir sure indirilse, birbirlerine bakarak ‘Sizi bir gören oluyor mu?’ deyip sıvışıp gidiyorlar. Onlar hakkı anlamaya yanaşmayan bir topluluk oldukları için Allah’ın emirlerine kalplerini kapatmışlardır. 5/49, 6/35, 10/101
Bir de, ne zaman bir sûre indirilse; “Sizi görecek biri mi var ki?!”[¹⁵⁵⁹] (der gibi) birbirlerine bakıyorlar, peşinden de dönüp gidiyorlar. Allah onların kalplerini (haktan) döndürmüştür; çünkü onlar anlayışsız bir topluluktur.
Aleyhlerinde (yaptıkları kötülükleri ortaya çıkaran) bir sure indirildiği zaman, birbirlerine bakıverirler de "Çevreden sizi kimse görüyor mu?" derler, kuşkuya kapılırlar (müminlerden kendilerini gören yoksa, aleyhlerindeki beyanları dinlememek için) oradan sıvışıp giderler. Allah, (küfür ve nifakta direndikleri için) onların kalplerini (imandan küfre) çevirmiştir, bu yüzden gerçekleri dinleyip gereken ibreti alma şuurundan yoksun kalan bir kavim olmuşlardır.
Bir sûre indirildiği zaman bazısı bazısına bakar: “Sizi biri görüyor mu?” derler. Ve sonra da sıvışıp giderler. Allah, onların kalplerini anlamaz bir topluluk olmaları sebebiyle çevirmiştir.
Ve her ne zaman bir sûre indirilince bazıları bazılarına bakıverirler, sizi bir kimse görüyor mu diye endişede bulunurlar. Sonra da savuşup giderler. Allah Teâlâ onların kalplerini çevirmiştir. Çünkü onlar öyle bir kavimdirler ki, güzelce anlayamazlar.
Aleyhlerinde bir sûre indirilince göz kırpıp alay ederek birbirlerine bakar, sonra “Acaba bizi gören biri var mı? ” diye endişe ile bakınır, gören biri yoksa hemen sıvışır giderler. Anlamaz bir topluluk olduklarından, (onlar nasıl iman ve Kur'ân meclisinden uzaklaşıp gidiyorlarsa), Allah da onların kalplerini imandan uzaklaştırır. [74, 49 - 51; 70, 36-37; 61, 5]
Bir sure indirildiği zaman: "Sizi birisi görüyor mu?" diye birbirine bakar, sonra sıvışırlar. Anlamaz bir topluluk oldukları için Allah onların kalblerini çevirmiştir.
Bir sûre nâzil oldukda (Bunda kendi mu'âyebelerinden bir şey olmasından korku ile) kendilerini kimse görmüyor mı diye birbirlerine bakarlar, sonra da sıvışub giderler. Allâh Te'âlâ onların kalblerini doğrıdan çevirmişdir. Onlar fehm ve idrâkden mahrûm bir kavimdirler.
Bir sure indirilince biri diğerine bakar “Gören biri var mı?” der, sonra da dönüp giderler. Allah da onların kalplerini döndürür. Çünkü onlar, anlayışsız bir topluluktur.
Bir sûre inince, -Sizi bir kimse görüyor mu? diye birbirlerine bakarlar. sonra dönüp giderler. Allah, anlayışsız bir topluluk oldukları için Allah onların kalplerini (imandan) uzaklaştırmıştır.
Bir sûre indirildiğinde, “Bizi gören var mı?” diye birbirlerine bakar, sonra da sıvışırlar. Onlar öylesine bir anlayışsızlar güruhudur; onun için de Allah onların kalplerini haktan uzaklaştırmıştır.
Bir sure indirildi mi "Sizi birisi görüyor mu?" diye birbirlerine bakar, sonra da sıvışıp giderler. Allah, kalplerini yamultmuştur. Çünkü gereğince anlamayan bir topluluktur bunlar.
Biror bir sura nozil qilinsa, ular: “Sizlarni birov ko‘rmayaptimi?” – deb bir-birlariga qarab qo‘yadilar. Keyin bildirmasdan ortlariga qaytib ketadilar. Hech narsani fahmlamaydigan qavm bo‘lganlari uchun Alloh ularning qalblarini haqdan burib qo‘ygan.
daħı ķaçan kim indürinildi bir sūret baķdı bir niceleri bir niceye. “görür mi sizi men āḥad andan döndiler döndürdi Tañrı göñüllerini andan ötürü kim bayıķ anlar añlamazlar.
Daḫı ḳaçan bir sūre inse biri birine baḳar, masḫaralıḳ eylemek bile eydürler:Sizi kimse görür mi gitseñüz? dirler. Andan durup giderler. Ṣarf eyledi TañrıTa‘ālā yüreklerini īmāndan. Anuñ‐çun ki anlar bir ḳavmdür ki.
(Münafiqlərin yaramaz işlərindən, qəbahətlərindən xəbər verən) bir surə nazil edildiyi zaman bir-birinə baxıb: “(Müsəlmanlardan) sizi görən varmı?” – deyə soruşur, (görən yoxdursa) dönüb aradan çıxırlar. Onlar (haqqı) anlamaz bir tayfa olduqları üçün Allah da ürəklərini (imandan, xeyirdən) döndərmişdir!
And whenever a surah is revealed, they look one at another (as who should say) : Doth anybody see you? Then they turn away. Allah turneth away their hearts because they are a folk who understand not.
Whenever there cometh down a Sura, they look at each other, (saying), "Doth anyone see you?" Then they turn aside: Allah hath turned their hearts(1378) (from the light); for they are a people that understand not.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |