İżi-nbe’aśe eşkâhâ
O zaman ki en bahtsızları atılmıştı da.
Onların en ’azgın eşkıyaları’ (zorbalık ve küstahlıkla) ayaklanıp ortaya atılmıştı.
İçlerinden en yozlaşmış azgınları deveyi öldürmek üzere ayaklandığında,
En azgınları, çete reisi ortaya atılıp çıktığı zaman Sâlih:
“Dokunmayın.”dedi.
En bahtsızları ortaya atılınca.
En 'zorlu bedbahtları' ayaklandığında,
O vakit (Semûd kavminin) en azılısı, (bir mucize olarak kayadan çıkarılan Allah'ın devesini öldürmek için) fırlayınca;
En şakileri ortaya atıldıklarında,
12,13. En azgınları ileri atıldığında, Allah'ın peygamberi onlara, “Allah'ın devesini bırakınız, onun su içmesine engel olmaktan sakınınız” demişti.
Hani, yollamıştı en kötüsünü
Onların en azgın olanı (deveyi boğazlayarak fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.
En ileri gelen eşkiyâsı nâkayı (dişi deveyi) öldürmeğe koşdılar.
11,12. Semud milleti, içlerinden en azgını ileri atılınca, azgınlığı yüzünden peygamberleri yalanladı.
Hani onların en bedbaht olanı (fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.
En azılısı cüretle ileri atıldığında;
11, 12, 13, 14, 15. Semûd kavmi azgınlığı yüzünden (Allah'ın elçisini) yalanladı. Onların en bedbahtı (deveyi kesmek için) atıldığında, Allah'ın Resûlü onlara: «Allah'ın devesine ve onun su hakkına dokunmayın!» dedi. Ama onlar, onu yalanladılar ve deveyi kestiler. Bunun üzerine Rableri günahları sebebiyle onlara büyük bir felâket gönderdi de hepsini helâk etti. (Allah, bu şekilde azap etmenin) âkıbetinden korkacak değil ya!
En azgınları ayaklanmıştı.
En azgınları ileri atılınca,
O en yaramazları fırladığı zaman
Onların en bedbahtı (deveyi kesmek için) ileri atılmıştı da,
Onların en azgını ayaklandığı zaman,
(O kavmin) en şakıysi ayaklandığı zaman.
En azılıları ileri atılınca;
12,13. Hani onların en bedbahtı (deveyi kesmek için) ileri atılmıştı da Allah'ın peygamberi (Sâlih) onlara: “Allah'ın devesi(ni kesmekten) ve onun su içmesi(ni engellemekten sakının)!” demişti.
12,13. En azgınları (deveyi öldürmek için) ileri atıldığında, Allah’ın elçisi onlara, “Allah’ın devesini bırakınız, onun su içmesine engel olmaktan sakınınız” demişti.*
Onların kural tanımaz eşkıyaları (Elçinin getirdiği mesajlara karşı) ayaklandıkları zaman.
Onların en sapkını ileri atılınca,
Hani en bedbahtı kalkıp deveyi öldürmeye kalkmıştı.
İçinden en azgını ayaklandığında.
Hani içlerinden en azgınları, ileri atılarak Sâlih Peygamberin karşısına dikilmişti.
Hani, o vakit en eşkıyası / en bedbaht olanı ileri atıldı.
Halkın belâlısı ortaya atılınca,
Onların elebaşları azdıkça azdı. Halkı yalanlarıyla tehditleriyle kandırarak Allah’a karşı gelmeye zorladılar. Allah’ın ilkelerine, Allah’ın yasalarına karşı halkı kışkırttılar.
Onların en azgını (deveyi kesmek için) ileri atılmıştı.
içlerinden en onulmaz azgınları, [zulüm yapmak için] ileri atılırken,
Onların en azgınları ileri atılmıştı. 11/62, 17/59
Onların içinden en azgını (Sâlih a.s.'ın gösterdiği mucizeyi ortadan kaldırmak için) ayaklandı;
Onların eşkiyaları/kötüleri içlerinden ortaya çıktığı zaman,
Onların en şâkisi ayaklandığı zaman.
Bir ara onların en azılı olanları öne atıldığında, bu yalanlamaları iyice şiddetlendi.
En haydutları ayaklandığı zaman,
En şakîleri o zamân kalkub deveyi öldürdiler
Bir gün onların en hayırsızı ileri atıldı.
En azgınları ileri atılmıştı.
Hani onların en bedbahtı baş kaldırmıştı.
En haydutları ortaya fırladığı zaman,
Qaysiki, ularning eng badbaxti tuyani so‘yish uchun shoshilib turdi.
ol vaķt kim ķoptı yirinden bed baħŧıraġı.
Ol vaḳt ki durdı deveyi öldürmeg‐içün ol ḳavmüñ bedbaḫtraġı.
Onların ən rəzili (Allahın bir mö’cüzəsi olaraq qayanın içindən çıxartdığı dəvəni öldürməyə) qalxdığı zaman
When the basest of them broke forth
Behold, the most wicked man among them was deputed (for impiety).(6155)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |