24 Mayıs 2026 - 6 Zi'l-Hicce 1447 - Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Ahkâf Suresi 11. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ve kâle-lleżîne keferû lilleżîne âmenû lev kâne ḣayran mâ sebekûnâ ileyh(i)(c) ve-iż lem yehtedû bihi feseyekûlûne hâżâ ifkun kadîm(un)

Kafir olanlar, inananlara dediler ki: Eğer bir hayır olsaydı onlar, bizi geçemezlerdi ve Kur'an'la doğru yolu bulmadıkları için de diyecekler ki bu, çok eski bir yalan.

İnkâr edenler, iman edenler için diyorlar ki: "Eğer O (Kur’an veya iman) hayırlı bir şey olsaydı, Ona bizden önce (bu sıradan insanlar) koşup-ulaşamazlardı." Oysa onlar, Onunla hidayete eremediklerinden: "Bu eski bir yalandır" deyip durmaktadırlar.

Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler inananlar için; “Muhammed'in getirdiği mesaj ve din iyi birşey olsaydı, biz daha önce müslüman olurduk, onu kabul etmekte onlar bizi geçemezlerdi” derler. Fakat inanmayanlar Kur'ân ile doğru yolu bulmayı reddettikleri ve hedeflerine erişemedikleri için, “Bu çok eski bir yalan ve uydurmadır” diyecekler.

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, iman edenlere:
“Eğer İslâm'da bir hayır, bir menfaat olsaydı, onlar, İslâm'ı kabulde bizi geçemezlerdi.” derler. Onlar, böyle derken, doğru yola girmeye istekli olmadıkları için:
“Bu eski bir yalandır.” da diyecekler.

İnkar edenler iman edenler için dediler ki: "Eğer (İslam) hayırlı bir şey olsaydı ona ulaşmada bizi geçemezlerdi." Onunla doğru yola erişemeyince: "Bu eski bir uydurmadır" diyecekler.

11.Taberani`nin Katade`den rivayet ettiğine göre müşrikler kendilerinin üstün kimseler olduklarını ileri sürerek: "Eğer bu din hayırlı bir şey olsaydı... Devamı..

İnkâr edenler, iman edenler için dediler ki: 'Eğer O (Kur'an veya iman) hayırlı bir şey olsaydı, ona bizden önce koşup-yetişemezlerdi.' Oysa onunla hidayete ermediklerinden: 'Bu, eski bir yalandır' diyecekler.

Bir de kâfirler, iman edenler hakkında şöyle dediler: “- Eğer o (Peygamberin dini) hayır olsaydı, bizden evvel (fakirler ve biçareler) ona koşmazlardı.” Böyle demekle, maksadlarına erişemeyince de; (Ku'an'ı inkâr etmek için) şöyle diyecekler: “- bu Kur'an eski bir yalandır.”

O kâfirler, inananlar için: “Eğer bu Kur’an, hayırlı bir şey olsaydı, (bu aşağılar) ona varmak için, bizi geçemezlerdi” dediler. Onlar, bu Kur’anın gösterdiği doğru yola erişemedikleri için: “Bu, eski bir uydurmadır” diyecekler.

İnkâr edenler, inananlar hakkında şöyle dediler: “Eğer Muhammed'in getirdiği iyi olsaydı, biz onlardan önce inanırdık.” Bununla amaçlarına ulaşamayınca da, “Bu, eski bir uydurmadır” dediler.

İnanmış olanlara, küfredenler dediler ki: «Bunda hayır olsaydı, onlar bizi geçmezlerdi»; bununla onlar, doğru yolu bulmayınca: «Bu eski bir yalandır!» diyeceklerdir

İnkâr edenler, inananlara şöyle dedi: “Eğer o (Kur’an) iyi bir şey olsaydı, (şu ayak takımı sefil insanlar) onu kabulde bizi geçemezlerdi.” Bu söylemle amaçlarına ulaşamayınca da ister istemez şöyle diyecekler: “Bu eski bir masaldır.”

Kâfirler mü’minlere "Bu kitâb iyi bir şey ola idi kabâilin fukarâsı âna ittibâ’ itmekde bize tekaddüm itmez idi" diyu ittibâ’ itmiyorlar. (*)

(*) Âyetin son kısmı olan " وَاِذْ لَمْ يَهْتَدُوا بِه۪ فَسَيَقُولُونَ هٰذَٓا اِفْكٌ قَد۪يمٌ / Bununla doğru yola girmedikleri için de, "Bu, eski bir ... Devamı..

İnkar edenler, inananlar için: "Eğer İslamiyet'te bir hayır olsaydı, bu hususta bizden öne geçemezlerdi" derler. Bununla doğru yola girmedikleri için de, "Bu, eski bir uydurmadır" derler.

İnkâr edenler, inananlar için, “Eğer o Kur’an iyi bir şey olsaydı, onlar onu kabulde, bizi geçemezlerdi” dediler. Onunla doğru yolu bulamadıkları için; “Bu eski bir uydurmadır” diyecekler.

İnkâr edenler inananlara şöyle dediler: “Eğer bu iyi bir şey olsaydı bizi bırakıp da onlara gelmezdi!” Onunla doğru yolu bulamadıkları için, “Bu eski bir yalandır” demeye devam edeceklerdir.

İnkâr edenler, iman edenler hakkında dediler ki: «Bu iş bir hayır olsaydı, onlar bizi geçemezlerdi.» Fakat onlar bununla doğru yola girmek arzusunda olmadıkları için «Bu eski bir yalandır» diyecekler.  

 İlk önce köleler ve fakirler müslüman olunca, Kureyş ileri gelenleri, iman ve İslâm’ın hayır getirmediğini, bunun, bu dine ilk girenlerin seviyelerin... Devamı..

İnkar edenler, inananlara, "O iyi bir şey olsaydı onlar (İsrail oğulları) bizden öne geçemezlerdi" derler ve ona yol bulamadıkları için, "Bu bir efsanedir" diyeceklerdir.

Diyanet işleri eski başkanı ve birkaç dinadamından oluşan bir heyet de 19 mucizesine karşı olarak yayımladıkları kitaba "19 Efsanesi" adını verdiler. ... Devamı..

İnkâr edenler, iman ednler için: "Eğer İslâm'da bir hayır olsaydı onlar, onu kabulde bizi geçemezlerdi." derler. Bununla muvaffak olamayınca da: "Bu eski bir yalandır." diyeceklerdir.

Bir de küfredenler, iyman edenler hakkında dediler ki: eğer o bir hayr olsa idi bizden evvel ona koşmazlardı, bununla muvaffak olamayınca da şöyle diyecekler: bu eski bir yalan

(Hakkı) inkâr edenler, îmân edenler hakkında, “Eğer o (Muhammed’in insanları davet ettiği), hayırlı (bir şey) olsaydı, (şu fakir insanlar) onu kabulde/ona îmân etmekte bizi geçemezlerdi. (Kesinlikle herkesten önce onu biz kabul ederdik)” dediler. Fakat onunla (Kur’ân’la) doğru yola girmek arzusunda olmadıkları için (Kur’ân hakkında), “Bu eski bir uydurma (masal) dır” diyeceklerdir.

Gerçeği yalanlayan nankörler, inananlar için: “Eğer Kur'an'da bir “hayır”¹ olsaydı, onlar², bizden önce onu kabul etmiş olmazlardı.”³ dediler. Kur'an'la doğru yolu bulmayı kendilerine yediremediklerinden, “Bu eski bir uydurmadır.” diyeceklerdir.

1- İyi, yararlı bir şey. 2- Bizim ayak takımımız, kölelerimiz, basit halk tabakası, garibanlar. 3- Biz onlardan önce kabul ederdik.

O kâfirler, îman edenler hakkında dedi (ler) ki: «Eğer (îman) bir hayır olsaydı bizden evvel ona koşmazlardı». (Bunu söyleyenler) onunla hidâyeti kabul etmedikleri de «Bu, eski bir yalandır» diyeceklerdir.

İnkâr edenler, iman edenler için dediler ki: “Eğer (Kur’ân) hayırlı bir şey olsaydı onlar onu kabulde bizi geçemezlerdi.” Oysa onlar, onunla hidayete ulaşmadıklarından: “Bu, eski bir uydurmadır.” diyeceklerdir.

[83/11-16]

Buna rağmen inkâr edenler, îmân edenler için dedi ki: “Eğer (Muhammed'in getirdiği dinde) bir hayır olsaydı, (etrâfındaki şu fakir insanlar) ona (ulaşmakta) bizi geçemezlerdi!” Ve (o inkâr edenler), onunla (Kur'ân'la) hidâyete eremediklerinden, artık: “O, eski bir yalandır!” diyeceklerdir.

İnkâr etmiş olanlar da, iman etmiş olanlar için dediler ki: “Eğer o (Kur’an) iyi (doğru) bir şey olsaydı, (şu ayak takımı sefil insanlar, fakir ve köleler) ona inanmada bizi geçemezlerdi!” Ve (o inkâr etmiş olanlar) onunla (Kur’an’la) doğru yola ulaşmak (azminde) olmadıklarından, bu çok eski bir yalandır (uydurmadır)” diyeceklerdir. *

(*) Lafzen, “ona yönelik olarak”. Hemen hemen bütün klasik müfessirler, bunun, çoğunluğu Mekke toplumunun en yoksul, en aşağı tabakalarından gelmiş o... Devamı..

Doğruları inkâr edenler iman edenlere “Eğer bu Kur’an hayırlı bir şey olsaydı, onu kabul etmekte bizi hiçbir kimse geçemezdi. Onlar o kitabı doğruluk rehberi kabul etmeyince “Bu kitap, eskilerden kalma bir uydurma (masal)” diyeceklerdir.

O kimseler ki tanımazlar, inanan kimseler için şunu derler: "Eğer bu din iyi bir din olsaydı bu iş de onlardan önce davranırdık." Onlar bu doğru yola gelmedikleri için "Bu eski bir yalandır" diyeceklerdir.

Kâfirler, mü/minler hakkında «— Eğer din iyi bir şey olsaydı onlar bizi geçemezlerdi [⁴]» dediler. Onlar Kur/an ile hidayet bulamayınca «İşte bu, eski bir yalan ve uydurmadır» diyecekler.

[4] Yâni «Riyaset ve şöhret bizde olmakla biz onlardan evvel iman ederdik». Za'ımlarınca büyük, yüksek işlere avam güruhu nâil olamazlardı, âhiretteki... Devamı..

İnkâr edenler inananlara, “Eğer o (Kur’an’da) bir hayır olsaydı, onlar onu kabulde bizi geçemezlerdi” demektedirler. Ancak onunla doğru yola ulaşmak (azminde) olmadıklarından, “Bu çok eski bir yalandır/uydurmadır” derler.

Küfre sapanlar, iman edenler için dedi ki: “Eğer O (Kur'an) hayırlı bir şey olsaydı, ona bizden önce koşup yetişemezlerdi.” Oysa onlar, onunla hidayete ermediklerinden, “Bu, eski bir yalandır” derler.

Fakat hakîkati inkâr edenler, inananlar hakkında, “Eğer bu Kur’an iyi bir şey olsaydı, bu ayak takımı insanlar, ona inanmakta bizden öne geçemezlerdi!” derler. Böylece, onun ışığından faydalanamadıkları için “Bu, dilden dile gelen eski bir efsanedir!” diyeceklerdir.

İnkâr etmiş olanlar, inanmış olanlar için dedi ki: -"Eğer bir hayır olsaydı, ona doğru bizi geçemezlerdi".
Ona erişemediklerinde: -"Bu eski bir uydurma!" diyeceklerdir.

İnkarcılar, inananlardan söz ederken : " Eğer bu Kuran iyi bir şey olsaydı, bu zavallılardan önce, biz ona koşardık " diyorlardı. Şimdi ise ona ulaşamadıkları için: " canım köhne bir masal! " deyip geçeceklerdir...

İnkâr edenler inananlar için: "Eğer okunan ayetler iyi bir şey olsaydı, biz onlardan önce kabul ederdik. Biz iyi şeyleri biliriz. Biz okunanların iyi bir şey olmadığına kanaat getirdik!" dediler. Okunan ayetlerle doğru yolu bulamadılar. İnkârlarına bir söz daha ekleyerek: "Bu okunanlar eskilerin uydurduğu masallardır!" derler.

Kâfir olanlar, iman edenler için şöyle demişlerdi: “Bu iş bir iyilik olsaydı, onlar bizi geçemezlerdi.” Onlar (kâfirler) bununla doğru yola ulaşmayı istemedikleri için “Bu, eski bir iftiradır!” diyeceklerdir.

Kâfirler, îman edenlere: “Eğer o (Kur’an) hayırlı bir şey olsaydı, (bu insanlar) ona inanmada bizi geçemezlerdi.”¹ derler. Bir de onlar onunla hakka eremedikleri için, “Bu eski(lerin uydurduğu) bir yalandır” diyecekler.

1 Yani; “onlardan önce biz inanırdık.” dediler. Burada kastedilenler Bilal, Ammar, Suheyb ve Ebû Zer (r.a) gibi ilk Müslümanlardır.

Fakat hakikati inkara şartlanmış olanlar, iman edenlere şöyle derler: “Eğer bu [mesaj]da bir hayır olsaydı, bu [insanlar] onu kabul etmekte ¹³ bizim önümüze geçmezlerdi!” Ve onlar, bu [mesaj] sayesinde hidayete ulaşmayı reddettiklerinden, her zaman, “Bu ¹⁴ [yalnızca] eski bir yalandır!” diyecekler.

13 Lafzen, “ona yönelik olarak”. Hemen hemen bütün klasik müfessirler, bunun, çoğunluğu Mekke toplumunun en yoksul, en aşağı tabakalarından gelmiş ola... Devamı..

Bir de gerçekleri örtbas eden kâfirler, iman edenler için: – Eğer bu Kuran’da bir hayır olsaydı, önce ona biz inanırdık, dediler. Onlar bu Kuran’la doğru yolu bulma niyetinde olmadıkları için “Bu eskilerin uydurması” derler. 16/24, 23/82-83

Bir de, inkârda direnenler imanda sebat edenler için şöyle derler: “Eğer o (mesajda) bir hayır olsaydı, şunlar[⁴⁵¹²] ona bizden önce koşmazlardı.” Bu söylemle amaçlarına ulaşamayınca da,[⁴⁵¹³] ister istemez şöyle diyecekler: “Bu kadim bir sahtekârlık türüdür.”[⁴⁵¹⁴]

[4512] Yani: Soylulara mensup olmayan sıradan insanlar. [4513] Veya: “Onunla hidayete ulaşamayınca da”. [4514] Âyetin verdiği ders açıktır: Bir ... Devamı..

İnkâr edenler, (başlangıçta fakir kimselerin davete katıldıklarını gördüklerinde) iman edenler için: "Eğer İslam'da bir hayır olsaydı onlar, onu kabulde bizi geçemezlerdi, (bizden evvel o şerefe nail olamazlardı) dediler. (Müslümanları küçümsemek suretiyle İslam'ı baltalamak olan maksatlarına erişemeyince de, Kur’an’a saldıracak ve) "Bu, eski bir masaldır - uydurulmuş bir yalandır" diyeceklerdir.

O inkâr edenler, iman edenlere: “Eğer (Kur’an) bir hayır olsaydı, ona varmak için olan yarışta bizi geçmezlerdi.” dediler. Onunla (gittikleri yolla) doğruyu bulamayınca da diyecekler ki: “Bu eski bir uydurmadır.”

Ve kâfir olanlar, imân edenler için dedi ki: «Eğer bir hayır olsa idi bu hususta bizden öne bizi geçemezlerdi.» Ve onlar bununla (Kur'an ile) hidâyete eremedikleri vakit de hemen diyeceklerdir ki: «İşte bu, eski bir iftiradır.»

İnkâr edenler bir de, müminler hakkında şöyle derler: “Bu İslâm dini eğer önemli ve değerli bir şey olsaydı, bu Müslümanlar akıllarını kullanıp onu anlamakta bizi geçemezlerdi. ” Kendileri bunu başaramayınca “Bu, zaten eski, modası geçmiş bir yalan! ” deyip geçiştirmek isterler.

Mütekebbir, mağrur müşriklerin gözleri, dar dünya çıkarlarından başka bir şey görmediğinden, enaniyetleri akıl ve görüşlerini daralttığından, kendiler... Devamı..

İnkar edenler, inananlar için "(Muhammed'in getirdiği) iyi bir şey olsaydı (şu zavallı kişiler) ona inanmada bizi geçemezlerdi, (biz onlardan önce inanırdık) dediler. Onlar, onun gösterdiği doğru yola eremediklerinden: "Bu eski bir yalandır," diyeceklerdir.

Kâfirler mü'minlere: "Eğer Muhammed'in dîni hayırlı bir şey olsa idi onda bize kimse sebkat itmezdi. (Biz derhâl tasdîk iderdik.)" didiler. Onlar Kur'ân ve dîn ile ihtidâ itmediklerinden: "Bu kadîm bir yalandır" dirler.

Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler), bu kitaba inananlarla ilgili olarak şöyle derler: “İyi bir şey olsaydı onlardan önce ona biz inanırdık!” Onunla (kitapla) yola gelmeyi istemediklerinden “Bu eski bir yalan!” diyeceklerdir.

İnkar edenler, iman edenler için:-Eğer bir hayır olsaydı, ona bizden önce ulaşmazlardı. Onunla doğru yolu görmedikleri için: -Bu, eski bir yalandır.

İnkâr edenler iman edenler için dediler ki: “Eğer bu işte bir hayır olsaydı, ona uymakta bunlar bizi geçemezdi.” Sonra da, Kur'ân ile doğru yolu bulmayı reddettikleri için, “Bu eski bir uydurma” deyip çıkacaklar.

İnkâr edenler, inananlara şöyle derler: "Eğer bu, hayırlı bir şey olsaydı, bunlar ona inanmakta bizi geçemezlerdi." Bununla umduklarını bulamayınca şöyle diyecekler: "Bu, eski bir uydurmadır."

Kufr keltirgan kimsalar iymon keltirganlarga: “Agar bu Qur’on yaxshi bo‘‎lganida anavi quyi tabaqalar unga bizlardan oldin bormagan bo‘‎lar edilar”, – dedilar. Mana bu Qur’on bilan hidoyat topa olishmagach: “Bu qadimgi uydirmadir”, – deydilar.

Izoh: Ma’lumki, risolatning ilk davrlarida Islom dinini Ammor, Bilol, Suhayb va Habbob kabi kambag‘‎al va bechoralar qabul qilgan edilar. Shuning uchu... Devamı..

daħı eyitti anlar kim kāfir oldılar anlara kim įmān getürdiler “eger ola-dı ħayr öñürtmeyelerdi bizden andın yaña.” daħı ol vaķt kim ŧoġru yol dutmadılar tįz eyideler “uşbu, yalandur hemįşe.”

Daḫı eyitdi kāfirler mü’minlere: Eger ḫayr olsa‐y‐ıdı aña, bizden ilerü var‐mazlardı. Anuñla hidāyet bulmadılar. Eydürler ki bu eski yalanlardur, dir‐ler.

Kafir olanlar iman gətirənlər barəsində deyirlər: “Əgər (Qur’an, islam dini) yaxşı bir şey olsaydı, (mö’minlər) bu işdə bizdən qabağa düşə bilməzdilər (biz onlardan daha əvvəl) iman gətirərdik. Onlar (Qur’anla) doğru yola gəlmədikləri üçün: “Bu, köhnə yalandır!” – deyəcəklər.

And those who disbelieve say of those who believe: If it had been (any) good, they would not have been before us in attaining it. And since they will not be guided by it, they say: This is an ancient lie;

The Unbelievers say of those who believe: "If (this Message) were(4785) a good thing, (such men) would not have gone to it first, before us!" And seeing that they guide not themselves thereby, they will say, "this is an (old,) falsehood!"

4785 A great many of the early Muslims were in humble positions, and were despised by the Quraysh leaders. 'If such men could see any good in Islam,' ... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.