27 Temmuz 2026 - 10 Safer 1448 - Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Yûsuf Suresi 107. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Efeeminû en te/tiyehum ġâşiyetun min ‘ażâbi(A)llâhi ev te/tiyehumu-ssâ’atu baġteten vehum lâ yeş’urûn(e)

Yoksa onlar, herkesi gelip kaplayacak Allah azabından, yahut hiç haberleri yokken ansızın gelip çatacak kıyametten emin mi oluyorlar?

(Yoksa) Bunlar, kendilerini çepeçevre kuşatıp (kahrolmalarını sağlayacak) Allah’ın azabından (kapsamlı bir felaketin) gelivermesinden, veya hiç haberleri yokken kıyametin onlara apansız yetişip (kahretmesinden) kendilerini güvende mi hissetmektedirler?

Onlar, Allah'ın azabından herkesi saracak bir belanın, kendilerine gelmeyeceğinden veya hiç farkında değillerken, kıyametin gelmesinden güvende mi görüyorlar kendilerini?

Onların, Allah'ın azâbından kendilerini saracak bir felâketin gelmesinden veya farkında olmadan, ansızın kıyametin kopacağı an ile karşı karşıya kalmalarından bir endişeleri yok mu, bundan emin midirler?

bk. Kur’an-ı Kerim, 7/87; 16/45-47.

Onlar, kendilerine Allah'ın azabından kuşatıcı bir belânın gelmeyeceğinden yahut farkında olmadıkları bir zamanda kıyametin ansızın gelip çatmayacağından güvende midirler?

Şimdi onlar, kendilerine Allah'ın azabından kapsamlı bir bürümenin gelmesinden veya onların hiç haberleri yokken kıyametin onlara apansız gelmesinden kendilerini güvende mi buldular?

Artık onlar, Allah'ın azabından kendilerini, saracak bir musibet gelivermesinden ve yahut haberleri yokken ansızın kıyametin kendilerine gelmesinden emin mi oldular?

Yoksa her şeyi örtecek İlahî bir azabın gelmesinden mi veya onlar farkına varmadan aniden kıyametin kopmasından mı güvem içindedirler?

Allah tarafından kuşatıcı bir felaket gelmesi veya farkında olmadan kıyametin ansızın kopması karşısında kendilerini güvende mi gördüler?

Allah tarafından bir azap gelerek, onları ezmesine, ya da onlar anlamadan kıyametin kopmasına karşı, emniyette midirler?

Yoksa onlar, Allah tarafından kuşatıcı bir felaketin gelmesi ya da farkında olmadıkları bir sırada kıyametin ansızın kopması karşısında kendilerini güvende mi görüyorlar?

Bkz. 7/97-99

Allâh’ın ’azâbı kendilerini bulmıyacağından ve hiç beklemedikleri bir zamânda sa’at hulûl itmeyeceğinden emîn midirler?

Allah tarafından, onları kuşatacak bir azaba uğramalarından veya farkına varmadan, kıyamet saatinin ansızın gelmesinden güvende midirler?

Yoksa Allah tarafından kendilerini kuşatacak bir azabın gelmeyeceğinden veya onlar farkında olmadan kıyametin ansızın gelip çatmayacağından emin mi oldular?

Allah tarafından onlara kuşatıcı bir azabın gelmesi veya onlar farkında olmaksızın kıyametin ansızın kopması karşısında kendilerini güvende mi hissediyorlar?

Allah tarafından kuşatıcı bir felâket gelmesi veya farkında olmadan kıyametin ansızın kopması karşısında kendilerini emîn mi gördüler?

Yoksa bunlar Allah'ın azabından hepsini saracak bir felaket gelmesinden veya farkında değillerken ansızın başlarına kıyametin kopuvermesinden güven içinde midirler?

ya artık Allahın azâbından umumunu saracak bir beliyye gelivermesinden veya şuurları yokken kendilerine ansızın saatin gelivermesinden emandamıdırlar?

(Yoksa) onlar Allah tarafından kendilerini kuşatacak bir azabın gelmeyeceğinden veya farkında olmadan kıyametin ansızın gelip çatmayacağından emin mi oldular?

Yoksa onlar, hiç beklemedikleri bir anda Allah'ın her şeyi kaplayan azabının gelmesinden veya o saatin¹ onlara, farkında olmadan ansızın gelmesinden güvende midirler?

1- Kıyametin.

Onlar (aammeyi) kaplayacak bir azâb-ı ilâhînin kendilerine gelib çatmasına, yahud kendileri farkında olmayarak onlara ansızın kıyamet kopub gelmesine (karşı) kendilerini emîn mi gördüler?

Şimdi bunlar kendilerini Allah’ın azabının sarmasından veya onlar farkında değillerken son saatin ansızın gelmesinden güvende midirler?

[21/40; 22/55]

Ya (onlar,) Allah'ın azâbından kuşatıcı bir musîbetin kendilerine gelmesinden veya onlar farkında değillerken kıyâmetin ansızın kendilerine gelivermesinden emîn mi oldular?

Allah’ın azabının birdenbire kendilerini kaplayıp kuşatacak şekilde geleceğinden veya farkına varmazlarken, o saatin (küçük kıyamet olan ölüm vaktinin) ansızın gelmesinden emin mi oldular? *

(*) Not: Kur’an’da saat ifadesi bazen küçük kıyamet olan ölüm için de kullanılır. Burada ve Enam- 31. ayette olduğu gibi. Ayrıca bu ayetin de içinde b... Devamı..

Onlar, geldiğinde her şeyi kuşatacak olan Allah’ın azabından veya kendilerinin haberi olmadığı bir vakitte kıyamet saatinin gelmesine karşı, güvencelerimi var?

Yoksa onlar Allah’ın azabının kendilerini hiç bir bilgileri yokken birden bire bastıracağından, yada kıyametin birden bire kopacağından korkmuyorlar mı?

Farkına varmaksızın Allah/ın azabı onları kaplamasından veya birdenbire kıyamet kopmasından onlar emin mi oldular?

Onlar Allah’ın her tarafı kaplayan [ğaşiye] bir azabının gelmesinden veya farkında olmadıkları bir anda kıyametin [es-sâ’at] aniden kopmasından güvende midirler?

Allah tarafından, kendilerine kuşatıcı bir azabın gelmesinden veya farkına varmadan ansızın ölümün kendilerine gelmesinden güvende midirler?

Peki bu durumda onlar, Allah’tan bir ceza olarak her şeyi sarıp kucaklayan bir felâketin tepelerine inmeyeceğinden; ya da hiç ummadıkları bir anda ansızın kıyâmetin başlarında kopmayacağından nasıl emîn olabiliyorlar?

Onlara Allah’ın azâbından bir "gâşiye"nin (her şeyi saracak bir felaketin) gelmesinden veya onlara, farkında değillerken Saat’in ansızın gelmesinden güvende mi oldular?

Acaba insan, çeşitli ilahî cezalardan, meselâ bir çökertici gelmesine karşı güvenceli mi? Meselâ durup dururken anî bir sarsıntıya karşı sigortalı mı?

Hiç düşünmüyorlar mı? Kendilerine felaketlerin gelmeyeceğinden eminler mi? Veya kıyametin üzerlerine ansızın kopmayacağını mı sanıyorlar?

Allah tarafından kendilerine kuşatıcı bir azap gelmesinden veya farkında olmadan o (Son) Saat’in kendilerine ansızın [*] gelmesinden güvende midir!

Benzer mesajlar: En‘âm 6:31, 47; A‘râf 7:187; Enbiyâ 21:40; Hacc 22:55; Şu‘arâ 26:202; ‘Ankebût 29:53; Zümer 39:55; Zuhruf 43:66; Muhammed 47:18.... Devamı..

Şimdi bunlar, kendilerine Allah’ın azabından bir kuşatmanın gelmesinden veya hiç haberleri yokken kıyametin ansızın gelivermesinden, güven içerisindeler mi?

Peki, bunlar Allah’ın cezalandırıcı azabı olarak kuşatıcı bir örtünün kendilerini sarmasından ve Son Saat’in onlar [yaklaştığının] farkında değilken ansızın gelip çatmasından büsbütün güvencede mi görüyorlar kendilerini?

Şimdi onlar hiç beklemedikleri bir anda kendilerini çepeçevre kuşatacak Allah’ın azabının gelmeyeceğinden yahut o saatin bu dünyanın bozulmasının ansızın gelip çatmayacağından emin midirler? 7/187, 43/66

Yani şimdi onlar, Allah’ın cezasının kendilerini bularak çepeçevre kuşatmasından, ya da kendileri farkında dahi değilken son saatin ansızın gelip çatıvermesinden yana güvencede olduklarını mı düşünüyorlar?

Yoksa onlar, Allah'ın azabının gelip çatmasından veya kıyametin ansızın kopmasından kendilerini güvence için de mi hissediyorlar?

Onlar, kendilerini Allah’ın azabının sarmasından, ansızın kendileri de farkında olmadan saatin (kıyametin) gelmesinden güvende midirler?

Ya kendilerine Allah'ın azabından hepsini saracak bir felaketin gelmesinden veya kendilerine farkında olmadıkları halde Kıyametin ansızın gelmesinden emin mi oldular?

Acaba onlar, farkında olmadıkları bir sırada, Allah'ın cezasına uğrayıp azabın kendilerini kaplamasından, yahut ansızın kıyametin kopmasından emin midirler? [16, 45-47; 7, 87, 1; 97-99]

Onlar, Allah'ın azabından, sargın bir belanın, kendilerine gelmeyeceğinden veya hiç farkında değillerken ansızın O (Duruşma) sa'atin(in) kendilerine gelmeyeceğinden emin midirler?

Onlar bilmedikleri halde 'azâbu'llâhın onları kaplamasından ve yâhud kıyâmetin bagteten gelmesinden 'acabâ emîn mi oldılar?

Allah’ın azabının kendilerini içine almasına veya beklemedikleri bir anda kıyamet saatinin gelmesine karşı bir güvenceleri mi vardır? Farkına bile varamazlar.

Allah tarafından, onları kuşatacak bir azaba uğramayacaklarından veya farkına varmadan, kıyamet saatinin ansızın gelmeyeceğinden emin midirler?

Yoksa onlar, hiç farkında olmadıkları bir sırada hepsini kuşatacak bir azabın kendilerine gelmeyeceğinden veya kıyametin ansızın başlarında kopmayacağından emin mi oldular?

Peki onlar, Allah'ın azabından bir sarıp sarmalayanın gelmesinden yahut hiç farkında olmadıkları bir sırada kıyametin ansızın tepelerine inmesinden emin mi bulunuyorlar?

Yoki ular Allohning azobidan bir qurshab oluvchi balo kelib qolishidan yo ularga to‘‎satdan o‘‎zlari sezmagan hollarida qiyomat soati kelib qolishidan xotirjam bo‘‎ldilarmi?!

pes imin oldılar mı kim gele anlara örtüci 'aźāb Tañrı 'aźābından yā gele anlara ķıyāmet añsuzda-y-iken anlar bilmezler iken?

Pes imin mi oldı anlar ki geldi özlerine ‘uḳūbet Tañrı ‘aẕābından? Yā geleḳıyāmet añsuzın anlar bilmez iken, ġāfiller iken.

Məgər (müşriklər) Allahın əzabından onlara bir bəla gəlməyəcəyinə və ya qiyamətin, özləri də bilmədən, qəflətən başlarının üstünü almayacağına əmindirlərmi?

Deem they themselves secure from the coming on them of a pall of Allah's punishment, or the coming of the Hour suddenly while they are unaware?

Do they then feel secure from the coming against them of the covering veil(1790) of the wrath of Allah,- or of the coming against them of the (final) Hour all of a sudden(1791) while they perceive not?

1790 Ghashiyah = covering veil, pall; used for the Judgement to come, which will be so dark and appalling as to hide up all other and petty things, an... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.