Ve-iż eḣażnâ mine-nnebiyyîne mîśâkahum veminke vemin nûhin ve-ibrâhîme vemûsâ ve’îsâ-bni meryem(e)(s) veeḣażnâ minhum mîśâkan ġalîzâ(n)
An o zamanı ki biz, peygamberlerden kesin söz almıştık ve senden ve Nuh'tan ve İbrahim'den ve Musa'dan ve Meryemoğlu İsa'dan da ve biz, onlardan pek sağlam ve kesin söz almıştık.
Hani o vakit Biz peygamberlerden (tebliğ görevini yapmak üzere misak ahitlerini) kesin sözlerini almıştık; (ki özellikle) Senden, Nuh’tan, İbrahim’den, Musa’dan ve Meryem oğlu İsa’dan; (evet) Biz onların (hepsinden) sapasağlam bir söz almıştık.
Ve bir zaman biz peygamberlerden, verdiğimiz elçilik görevini yapmak ve hak dine davet hususunda, kesin söz almıştık. Senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan, evet onlardan sapasağlam söz almıştık.
Bizim peygamberlerden, menfaat beklemeden, korkusuzca, vahyedilen kitabı ve dini tebliğ edeceklerine dair kesin sözler taahhütler aldığımızı insanlara hatırlat; senden, Nuh'tan, İbrâhim'den, Mûsâ'dan, Meryem'in oğlu Îsâ'dan. Evet, biz onlardan pek ağır sorumluluk gerektiren sözler aldık.
Hani biz peygamberlerden kesin söz almıştık; senden de, Nuh'tan da, İbrahim'den de, Musa'dan da, Meryem oğlu İsa'dan da. Onlardan sağlam bir söz almıştık.
Hani biz peygamberlerden kesin sözlerini almıştık; senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan. Biz onlardan sapasağlam bir söz almıştık.
(Ey Rasûlüm), hatırla ki bir vakit peygamberlerden (elçiliklerini tebliğe ve hak dine davet edeceklerine dair) söz almıştık; senden de, Nûh'dan da, İbrahîm'den de, Mûsa'dan da, Meryem oğlu İsa'dan da... Onlardan sağlam, (yeminli) bir söz aldık.
Hatırla ki; Biz, bütün peygamberler(in ümmetlerin)den: Senin, Nuh’un, İbrahim, Musa ve Meryemoğlu İsa’nın (ümmetinden) söz aldık. Evet, onlardan çok ağır bir söz aldık.
Bütün peygamberlerden, senden, Nûh'tan, İbrâhim'den, Mûsâ'dan, Meryem oğlu İsâ'dan söz aldığımızı hatırla! Biz onların hepsinden sağlam bir söz aldık.
Hani peygamberlerden, senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan, Meryem oğlu İsa'dan sağlam söz almıştık
7-8. Hani Biz (verdiğimiz elçilik görevini yapmak hususunda) bir zamanlar nebilerden söz almıştık. Senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan. Evet, biz, onlardan sapa sağlam bir söz aldık ki vakti gelince (Allah), hepsine bu görevlerini sadakatle yerine getirip getirmediklerini sorsun! Gerçekleri örtbas eden inkârcılara ise korkunç bir azap hazırlanmıştır.
Hâtırına gelsün ki biz enbiyâ ile ve seninle mîsâk ’akd itdik. Nûh, İbrâhîm, Mûsâ ve Meryem’in oğlı ’Îsâ ile kuvvetli bir ittihâd teşkîl iyledik.
Peygamberlerden söz almıştık. Senden, Nuh'dan, İbrahim'den, Musa'dan, Meryem oğlu İsa'dan sağlam bir söz almışızdır.
Hani biz peygamberlerden sağlam söz almıştık. Senden, Nûh’tan, İbrahim, Mûsâ ve Meryem oğlu İsa’dan da. Evet biz, onlardan sapa sağlam bir söz almıştık.
Hani bütün peygamberlerden; senden, Nûh’tan, İbrâhim’den, Mûsâ’dan, Meryem oğlu Îsâ’dan sadâkat sözü almıştık, onlardan ağır sorumluluk taşıyan bir söz ¬almıştık.
Hani biz peygamberlerden söz almıştık; senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan da. (Evet) biz onlardan pek sağlam bir söz aldık.
Unutma o peygamberlerden mîsaklarını (kesin sözlerini) aldığımız vakti! Hele senden, Nuh, İbrahim, Musa ve Meryemoğlu İsa'dan ki onlardan ağır bir mîsak (sağlam bir söz) aldık.
Ve unutma o Peygamberlerden mîsaklarını aldığımız vakti: hele senden ve Nûh ve İbrahim ve Musâ ve Isâ ibni Meryemden ki onlardan ağır bir mîsak aldık
Biz, (tebliğ vazifelerini yerine getireceklerine dair) peygamberlerden söz aldık. Senden, Nûh’tan, İbrâhîm’den, Mûsâ’dan ve Meryem oğlu Îsâ’dan. Evet, hepsinden sapasağlam bir söz almıştık.
Hani Biz, nebilerden kesin söz almıştık. Ve senden, Nûh'tan, İbrâhîm'den, Mûsâ'dan ve Meryem oğlu Îsâ'dan, hepsinden sağlam söz aldık.
Hatırla o zamanı ki biz peygamberlerden mîsaklarını almışdık. Senden de, Nuuhdan da, İbrâhîmden de, Musa ile Meryemin oğlu İsâdan da. (Evet) biz onlardan (öyle) sapasağlam bir mîsaak aldık.
Hani (tebliğ vazîfelerini yerine getirmeleri için) o peygamberlerden de sağlam sözlerini almıştık; senden de ve Nûh, İbrâhîm, Mûsâ ve Meryemoğlu Îsâ'dan da. Ve onlardan pek sağlam bir söz aldık.(1)
Ve biz vaktiyle peygamberlerden (hem tebliğ vazîfelerini yerine getirmeleri hem de birbirlerini tasdik etmeleri için) misak (söz) almıştık. Senden de ve Nuh, İbrahim, Musa ve Meryem oğlu İsa’dan da. (Evet) onların hepsinden sağlam bir söz almıştık.*
Biz peygamberlerden sözleşmelerini almıştık. Senden, Nuh’dan, İbrahim den, Musa’dan ve Meryem’in oğlu İsa’dan, onlardan daha güçlü söz almışdık ki,
gün Biz peygamberlerden söz almıştık, senden, Nuh’tan, İbrahim’den, Musa’dan, Meryem oğlu İsa’dan da. Hem de bunlardan sapasağlam bir söz almıştık.
Hani Biz bir zamanlar peygamberlerden teminat [mîsâk] almıştık; Senden, Nûh’tan, İbrahim, Musa ve Meryem oğlu İsa’dan da. Evet, Biz onlardan sağlam/ağır [ğalîz] bir teminat almıştık.
Hani biz peygamberlerden kesin sözlerini almıştık; senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan. Biz onlardan sapasağlam bir söz almıştık.
Nitekim Biz, buyruklarımıza harfiyen uyacaklarına dâir senden önceki Peygamberlerden söz aldığımız gibi, senden de aynı sözü aldık. Tıpkı Nûh’tan, İbrahim’den, Mûsâ’dan ve Meryem oğlu İsa’dan sapasağlam söz aldığımız gibi.
Hani, Nebiyyler’den mîsâkını (açık ve kesin bağlılık sözlerini) aldık. Senden, Nûh’tan, İbrahim’den, Musa’dan ve Meryem’in oğlu İsa’dan; evet, onlardan sıkı bir mîsâk (açık ve kesin söz) aldık.
Biz tüm Tanrı elçilerinden ezelde söz aldık. Senden de aldık. Nûh, İbrahim, Musa ve Meryemoğlu İsa'dan da. Hem de çok sağlam sözler aldık.
Nebilerden sağlam söz aldık! Senden, Nuh’tan, İbrahim, Musa ve Meryem oğlu İsa’dan da söz aldık! Bizim aldığımız sözün geri dönüşü yoktur.
Hani biz, peygamberlerden söz almıştık; senden de, Nuh’tan, İbrahim’den, Musa’dan ve Meryem oğlu İsa’dan da. Onlardan sağlam bir söz almıştık. [*]
7,8. Biz bir zamanlar senden, Nûh’tan, İbrahim’den, Mûsa’dan, Meryem’in oğlu İsa’dan ve tüm Peygamberlerden kesin sözlerini almıştık.¹ İşte Biz (Peygamberlerden) o çok ağır sözü, doğrulardan doğruluklarını sormak² ve kâfirlere de acıklı bir azap hazırlamak için aldık.
VE BİR ZAMAN Biz bütün peygamberlerden sağlam taahhütler almıştık: ¹¹ Senden, [ey Muhammed,] ve Nûh’dan, İbrahim’den, Musa’dan ve Meryem oğlu İsa’dan: Onların [hepsinden] güçlü, sağlam bir taahhüt aldık,
Hatırla ki biz bütün nebilerden mesajları eksiksiz ileteceklerine dair misak/kesin söz almıştık; tıpkı senden aldığımız gibi. Nuh’tan, İbrahim’den, Musa’dan ve Meryem oğlu İsa’dan; evet biz hepsinden bu hususta sağlam bir misak/kesin söz almıştık. 3/81- 82
Bir vakit biz, peygamberlerden (ayetlerimizi ümmetlerine bildirip, onları uyaracaklarına dair) söz almıştık. (Ey Muhammed) Senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve İsa'dan da sağlam bir söz almıştık.
Ve o peygamberlerden söz almıştık; senden de, Nuh’tan, İbrahim’den, Musa’dan ve Meryem oğlu İsa’dan da (söz aldık). Ve onlardan sağlam bir söz almıştık.
Ve yâd et ki, Biz peygamberlerden misâklarını almıştık ve senden ve Nûh'tan ve İbrahim'den ve Mûsa ile Meryem'in oğlu İsâ'dan da (misâk almıştık) ve onlardan pek mühim bir misâk (ahd ü peyman) almış olduk.
7, 8. Bir vakit, Biz peygamberlerden, kuvvetli bir söz almıştık: Senden, Nuh'tan, İbrâhim'den, Mûsâ'dan ve Meryem'in oğlu Îsa'dan. Evet onlardan pek sağlam söz almıştık ki vakti gelince O, sadıklara sözlerine bağlılıklarını sorsun. Kâfirlere ise gayet acı bir azap hazırladı. [3, 81; 42, 13; 5, 109; 7, 6]
Biz peygamberlerden, (verdiğimiz elçilik görevini yapmak ve hak dine da'vet etmek hususunda) kuvvetle ahidlerini almıştık, senden, Nuh'dan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu Îsa'dan, (evet) onlardan sapasağlam söz almıştık.
Zikr it şunı ki biz, enbiyâdan (teblîğ-i risâlet hakkında) mîsâk aldık. (Yâ Muhammed) Senden, Nûh'dan ve İbrâhîm'den ve Mûsâ'dan ve 'Îsâ ibni Meryem'den de mîsâk aldık ve onlardan kuvvetli ve müekked ahz-u 'ahd itdik.
Unutma ki, bütün nebilerden söz aldık. Senden, Nuh'dan, İbrahim'den, Musa'dan, Meryem oğlu İsa'dan... Her bir nebiden sağlam söz aldık.
Peygamberlerden söz almıştık. Senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryemoğlu İsa'dan.. Onlardan büyük bir söz almıştık.
Biz vaktiyle peygamberlerden söz almıştık—senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan, Meryem oğlu İsa'dan. Onların hepsinden sağlam bir söz aldık.
Biz, peygamberlerden mîsaklarını almıştık. Senden de mîsak aldık. Nûh'tan, İbrahim'den, Mûsa'dan, Meryem oğlu İsa'dan, bunların hepsinden kuvvetli bir sözleşmeyle mîsak aldık;
Ey Muhammad, Biz payg‘ambarlardan hamda sizdan, Nuhdan, Ibrohim, Muso va Iso ibn Maryamdan ham ahd olganimizni eslang. Biz ulardan qat’iy ahd olganmiz.
daħı ol vaķt kim alduķ [223a] peyġamberlerden 'ahdlarını daħı senden daħı nūḥ’dan daħı ibrāhįm’den daħı mūsā’dan daħı įsa'dan meryem oġlı daħı alduķ anlardan ķatı 'ahd.
Ẕikr eyle yā Muḥammed ol vaḳtı ki biz alduḳ nebīlerden ‘ahdlerini, sendendaḫı, Nūḥdan daḫı, İbrāhīmden daḫı, Mūsādan daḫı, Meryem oġlı ‘Īsādandaḫı. Daḫı alduḳ anlardan ulu ‘ahd and‐ıla.
(Ya Rəsulum!) Xatırla ki, Biz bir zaman peyğəmbərlərdən əhd almışdıq: səndən də, Nuhdan da, İbrahimdən də, Musadan da, Məryəm oğlu İsadan da! Biz onlardan möhkəm bir əhd almışdıq ki,
And when We exacted a covenant from the Prophets, and from thee (O Muhammad) and from Noah and Abraham and Moses and Jesus son of Mary. We took from them a solemn covenant;
And remember We took from the prophets their Covenant:(3677) As (We did) from thee: from Noah, Abraham, Moses, and Jesus the son of Mary: We took from them a solemn covenant:
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |