13 Mayıs 2026 - 25 Zi'l-Ka'de 1447 - Çarşamba

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Yûsuf Suresi 3. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Nahnu nakussu ‘aleyke ahsene-lkasasi bimâ evhaynâ ileyke hâżâ-lkur-âne ve-in kunte min kablihi lemine-lġâfilîn(e)

Sana bu Kur'an'ı vahyederek kıssaların en güzelini hikaye edeceğiz ve bundan önce sen elbette onu bilmeyenlerdendin.

Biz bu Kur’an’ı vahyetmekle Sana kıssaların (ibretli ve hikmetli tarihi olayların) en güzelini aktarıyoruz; oysa daha önce Sen bundan haberdar değildin.

Ey Muhammed! Biz sana bu Kur'ân'ı vahyetmekle her türlü haberleri, sana en güzel ifade biçimiyle anlatıyoruz. Gerçek şu ki, sen bundan önce bu haberleri bilmeyenlerden idin.

Sana, bu Kur'ân'ı vahyetmekle, geçmiş milletlerin kıssalarını, kıssaların en güzelini biz anlatmış oluyoruz. Daha önce bunlardan senin haberin yoktu.

Biz, bu Kur'an'ı sana vahyetmekle kıssaların en güzelini sana anlatıyoruz. Oysa daha önce (bunlardan) haberi olmayanlardandın.

3.İbnu Cerir`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre insanlar Resulullah (a.s.)`tan kendilerine geçmiş peygamberlerin kıssalarını anlat... Devamı..

Biz bu Kur'an'ı sana vahyetmemizle, en güzel kıssaları gerçek bir haber (kıssa) olarak sana aktarıyoruz, oysa sen, daha önce, bundan haberi olmayanlardandın.

Sana bu sûreyi vahyetmemizle, en güzel kıssayı sana anlatacağız. Halbuki sen, daha önce bundan asla haberdar değildin.

Biz bu Kur’anı sana vahyetmekle, bu kıssayı en güzel şekilde senin hayatına uygulatıyoruz. Şüphesiz bundan önce sen, (bu kıssadan) habersizlerden idin..

Biz, bu Kur'ân'ı sana vahyetmekle, geçmiş milletlerin haberlerini en güzel bir şekilde anlatıyoruz. Gerçek şu ki, sen bundan önce bu haberleri bilmeyenlerdendin.

Biz, sana vahiy etmekle işbu Kur'anı, haberlerin en güzelini sana anlatıyoruz, her ne kadar önce bilmezdinse de

(Ey Resul!) Biz sana bu Kur’an’ı vahyetmekle, (aynı zamanda) geçmiş kavimlere ait haberlerin en güzelini anlatıyoruz. Hâlbuki daha önce bunlardan haberin yoktu.

Bu ayetten itibaren Kur’an’da anlatılan en kapsamlı ve ibret yönü en güçlü kıssalardan biri olan Hz. Yusuf’un hayat hikâyesi başlamaktadır. Hz. Yusuf,... Devamı..

Bu sûrede sana vahy iylediğimiz hikâyelerin en güzelini anlatacağız bu hikâyeden şimdiye kadar gâfil idin.

Biz bu Kuran'ı vahyederek, sana en güzel kıssaları anlatıyoruz.. Oysa daha önce sen bunlardan habersizdin.

Sana bu Kur’an’ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Hâlbuki daha önce sen bunlardan habersiz idin.

Biz bu Kur’an’ı sana vahyetmekle (başka konular yanında) en güzel kıssayı da anlatıyoruz. Gerçek şu ki, sen daha önce bunları bilmiyordun.

(Ey Muhammed!) Biz, sana bu Kur'an'ı vahyetmekle geçmiş milletlerin haberlerini sana en güzel bir şekilde anlatıyoruz. Gerçek şu ki, sen bundan önce (bu haberleri) elbette bilmeyenlerden idin.

Sana bu Kuran'ı vahyederek, sana en güzel bir anlatımla tarihi aktarıyoruz. Sen daha önce bundan habersizdin.

Sana bu Kur'ân'ı vahyetmekle biz, sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Gerçek şu ki, daha önce senin bundan hiç haberin yoktu.

Sana bu Kur'anı vahyetmemizle biz bir kıssa anlatıyoruz ki ahsenülkassas senin ise doğrusu bundan evvel hiç hâberin yoktu

Biz, bu Kur’ân’ı vahyetmekle, sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Oysa sen daha önce, ondan (bu kıssadan) habersizdin.

Biz, Sana bu kuranı¹ iletmekle, daha önce hakkında bilgi sahibi olmadığın kıssaları en doğru şekilde bildirmiş oluyoruz.

1- Beyanı. Beyan, bir şeyin kanıtlarıyla ortaya konması, ilan edilmesi demektir. Günümüzde Kur\an sözcüğüne, yaygın olarak Allah\tan gelen vahin kitap... Devamı..

Biz sana bu Kur'ânı (bu sûreyi) vahyetmek suretiyle en güzel beyânı kıssa olarak anlatacağız. Halbuki sen daha evvel bundan elbet haberdâr olmayanlardandın.

Biz bu Kur’ân’ı sana vahyetmekle kıssaların en güzelini aktarıyoruz. Oysa sen daha önce bunlardan habersizdin.

[11/120; 12/111; 12/102]

Biz, bu Kur'ân'ı sana vahyetmekle, sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Elbette(sen) ondan önce (bunlardan) habersiz olanlardan idin.

(Ey Resul!) Biz sana bu Kur’an’ı vahyetmekle, kıssaların (geçmiş kavimlere ait haberlerin) en güzelini anlatıyoruz. Hâlbuki sen bundan önce (bunlardan) haberi olmayanlardan idin.

Bu Kur’an da sana vahyederek, kıssaların en güzelini anlatacağız ve sen bu güzel kıssayı daha önce bilmiyordun.

Biz bu Kur’an’ı senin gönlüne bildirmekle sana olaycaların en güzellerini anlatmış oluyoruz. Oysaki sen bundan önce bunlardan büsbütün bilgisiz bulunuyordun.

Biz bu Kur/an/ı [⁴] sana vahiy etmekle en güzel kıssayı [⁵] sana hikâye ediyoruz, gerçi sen evvelce ondan gafil isen de.

[4] Bu sûreyi.[5] Diğer sûrelerde bulunmayan ibretler, nükteler, hükümler, acip şeyler bulunmakla. Veya bu kıssayı hüsn-ü beyan ile beyan ederiz.... Devamı..

Biz bu Kur’an’ı vahyetmekle sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Oysa sen daha önce bunlardan habersizdin.

Biz bu Kur'an'ı vahyederek, sana en güzel kıssayı anlatıyoruz. Oysa daha önce sen bundan habersizdin.

Dinle, ey Muhammed! Sana gönderdiğimiz bu Kur’an ayetleri sayesinde, insanlık tarihinde yaşanmış öykülerin en güzelini anlatacağız. Yoksa sen, bundan önce geçmiş Peygamberlerin kıssaları hakkında hiçbir bilgiye sahip değildin. İşte, İbrahim oğlu İshak oğlu Yakup oğlu Yûsuf’un ibretlerle dolu hayat hikayesi:

Biz, sana bu Kur’ân’ı vahyetmekle, bundan önce Gâfiller’den olduğun Kıssalar’ın en güzelini anlatıyoruz.

Biz bir taraftan sana Kuran’ı vahyederken bir yandan da öykülerin en güzelini anlatacağız. Çünkü daha önce sen, bunları bilmiyordun.

Okuduğunuz kitapta önceki hayatların gerçeklerini anlatıyoruz. Vahyimiz gelmeden önce anlatılan gerçeklerden haberdar değildin!

Biz sana bu Kur’an’ı vahyetmekle (eskilere dair) haberleri sana en güzel şekilde anlatıyoruz. [*] Elbette sen bundan önce habersizlerdendin.

Burada Hz. Yusuf kıssasının “kıssaların en güzeli” olmasına işaret edilmesinin yanında, anlatılan bütün kıssaların en güzel şekilde sunulduğuna dikkat... Devamı..

Biz, bu Kur’an’ı sana vahyederek¹ daha önce hakkında hiçbir şey bilmediğin en güzel kıssayı,² anlatıyoruz.

1 Bu sûrenin indiriliş sebebi: a- Yahûdî âlimlerinin Mekkeli müşriklerin reislerine “Muhammed’e İsrâil oğullarının Mısır’a gidiş sebebini sorun bakalı... Devamı..

Biz bu Kur’an’ı sana vahyettikçe, ⁴ [ey Peygamber,] bundan önce senin de [vahyin ne olduğundan] habersiz kimselerden olduğunu bilerek ⁵ onu sana mümkün olan en iyi, en güzel üslupla ⁶ açıklıyoruz.

4 Yahut: “Bu Kur’an’ı sana vahyederken/vahyetmekle”.5 Bu noktada Râzî, tefsirinde okuyucunun dikkatini 42:52’ye çekiyor: “Sen kitap nedir, iman nedir,... Devamı..

Biz bu Kuran’ı sana vahyederek, kıssaların en güzelini sana aktarıyoruz. Hâlbuki sen, bu vahiyden önce bunlardan habersizdin. 11/120, 14/9, 28/3

Bu Kur’an’ı sana vahyetmekle[¹⁸²²] Biz, sana naklettiklerimizi en güzel, en açık seçik bir biçimde nakletmiş oluyoruz:[¹⁸²³] oysa sen, bu hitabtan önce (kitap ve imandan) habersizdin.[¹⁸²⁴]

[1822] Bu şekildeki çevirimiz, bi-mâ evhaynâ ibaresine, Ferrâ tarafından bi-vahyinâ anlamı verilmesine dayanmaktadır. [1823] “Adım adım izledi, izi... Devamı..

(Ey Muhammed) Biz sana bu Kur'an'ı (Kur'an'ın bu suresini) indirmekle, en güzel kıssayı anlatacağız, oysa sen bundan önce elbette (bu kıssadan) habersizdin!

(Bu kıssayı vahiy yolu ile -en ufak ayrıntılarına kadar- anlatman muhakkak ki senin hak peygamber olduğunun kuvvetli bir delilidir.)

En güzel kıssayı, sana vahyettiğimiz bu Kur’ân ile anlatıyoruz. Ve sen daha önce bundan habersizdin.

Biz sana bu Kur'an'ı vahyetmemizle sana en güzel kıssayı naklediyoruz. Halbuki, sen ondan evvel elbette bundan habersizdin.

Biz, bu Kur'ân'ı sana vahyetmekle, geçmiş ümmetlerin birtakım haberlerini en güzel şekilde beyan ediyoruz. Şu bir gerçek ki daha önce senin bundan hiç haberin yoktu.

Biz, bu Kur'an'ı vahyetmekle sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Sen ondan önce (bunları) bilmeyenlerden idin.

Biz, bu sûrede, Kur'ân'da sana vahy iylediğimiz kıssaların en güzelini nakl ideceğiz. Sen bu kıssayı evvelden bilmezlerden idin.

Şimdi, vahyettiğimiz bu âyet kümeleriyle sana hikâyelerin en güzelini anlatacağız.Oysaki daha önce sen bundan tamamen habersizdin.

Biz, sana bu Kur'an'ı vahyederek daha önce haberdar olmadığın en güzel olayı hikaye edeceğiz.

Sana vahyettiğimiz bu Kur'ân ile, Biz kıssaların en güzelini sana anlatıyoruz. Daha önce ise sen bunlardan habersizdin.

Biz bu Kur'an'ı sana vahyederek, hikâyelerin en güzelini anlatıyoruz. Oysaki sen, bundan önce bunlardan tamamen habersiz olanlardandın.

Ey Muhammad, Biz sizga ushbu Qur’on surasini vahiy qilishimiz bilan birga eng chiroyli qissani aytib beramiz. Holbuki, siz uning vahiy bo‘‎lishidan oldin bexabar kishilardan biri edingiz.

biz ḥikāyet eylerük saña ḥikāyet eylemek görklüregin anuñ-ile kim vaḥy eyledük saña uşbu ķur’ān’ı daħı bayıķ oldun andan ilerü ġāfillerden.

Biz ḥikāyet iderüz saña yā Muḥammed ḥikāyetlerüñ yaḫşısı[nı], biz saña vaḥyeyledügümüzle bu Ḳur’ānı. Egerçi sen Ḳur’ān indüginden burun sañaġāfil idüñ‐ise daḫı.

(Ya Rəsulum!) Biz bu Qur’anı sənə vəhy etməklə sənin üçün ən gözəl hekayəti (qissəni) danışırıq. Hərçənd ki, sən əvəlcə (ondan) əsla xəbərdar deyildin.

We narrate unto thee (Muhammad) the best of narratives in that We have inspired in thee this Qur’an, though aforetime thou wast of the heedless.

We do relate unto thee the most beautiful of stories,(1631) in that We reveal to thee this (portion of the) Qur´an: before this, thou too was among those who knew it not.

1631 Most beautiful of stories: see Introduction to this Surah. Eloquence consists in conveying by a word or hint many meanings for those who can unde... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.