16 Ocak 2026 - 27 Receb 1447 Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Tevbe Suresi 103. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ḣuż min emvâlihim sadekaten tutahhiruhum vetuzekkîhim bihâ vesalli ‘aleyhim(s) inne salâteke sekenun lehum(k) va(A)llâhu semî’un ‘alîm(un)

Mallarından sadaka al da temizle, arıt onları o sadakayla ve dua et onlara. Şüphe yok ki senin duan, onlara bir sükun, bir huzur verir ve Allah, her şeyi duyar, bilir.

Onların (Müslümanların) mallarından sadaka (zekât vergisi) al ki, bununla onları (cimrilik ve bencillikten) temizlemiş, kötülüklerden arındırıvermiş (ve kazançlarını bereketlendirmiş olursun. Hem) Onlara dua et. Doğrusu Senin duan, onlar için ’bir sükûnet ve huzur (vesilesidir).’ Allah (her şeyi ve hakkıyla) İşitendir, Bilendir.

Bunun içindir ki, ey Peygamber! Bundan sonra artık onların mallarından zekat al ki, bununla onları günahlarından temizleyesin, onların sevaplarını artırıp, yüceltesin ve onlar için dua et; çünkü senin duan onlar için bir huzur vesilesi olacaktır; ve bütün bunların da üstünde bil ki; Allah herşeyin ve herkesin özünü bilen, mutlak bilgi sahibi olarak olupbiten herşeyi işitmektedir.

Onlardan, imanda sadakatlerinin ve kemallerinin ifadesi olan zekât, vergi, ceza, keffaret, sadaka olarak mallarının epeyce bir kısmını (üçte birini) al ki, aldığın mallar onları temizlesin. Bu vesile ile vicdanlarını da arındırsınlar. Onlara hayır duada, mallarının bereketlenmesi duasında bulun. Cenaze namazlarını kıl. Senin duan huzura, güvene, rahmete, dostluğa, berekete vesiledir. Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir.

bk. Kur’an-ı Kerim, 2/43; 9/84; el-Câmi’, li-Ahkâmi’l-Kur’an, 8/250; Tefsîru Ebüssuûd, 4/99. Bu âyete dayanarak peygamber s.a. tevbeleri kabul edilenl... Devamı..

Onların mallarından sadaka al ki onunla kendilerini temizleyesin ve arındırasın. Onlara dua et. Senin duan onlar için huzur vesilesidir. Allah duyandır, bilendir.

Onların mallarından sadaka al, bununla onları temizlemiş, arındırmış olursun. Onlara dua et. Doğrusu, senin duan, onlar için 'bir sükûnet ve huzurdur.' Allah işitendir, bilendir.

Onların mallarından bir zekât al ki, onunla kendilerini temize çıkarmış (günahlarından kurtarmış), mallarına bereket vermiş olasın. Bir de onlara dua et; çünkü senin duan onlar için bir rahatlık ve huzurdur. Allah onların itiraflarını (senin de duanı) işitici, kalblerindeki pişmanlığı bilicidir.

Onların mallarından, kendisiyle onları temizleyeceğin, paklayacağın bir sadaka (zekât ) al, onlara dua et. Çünkü senin duaların, onlara huzur ve sükûnet verir. Şüphesiz Allah, işiten ve bilendir.

Onların mallarından sadaka al; bununla onları günahlardan temizlersin, onları arındırıp yüceltirsin. Onlar için dua et! Çünkü senin duan onlar için sükûnettir, onları yatıştırır. Allah her şeyi işitendir; bilendir.[181]

[181] Sadaka ve zekât kavramları hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VIII, 329-332; I, 579-583.

Onları temizleyip arındırmakçin, mallarından zekât al, onlara dua et, senin duan, onlar için huzurdur, Allah işitici, Allah bilici

Onların mallarından sadaka al, bununla onları temizlemiş, arındırmış olursun. Onları destekle çünkü senin desteğin onlar için bir huzur ve gönül ferahlığı olacaktır. Allah (her şeyi) hakkıyla işiten, (her şeyi) hakkıyla bilendir.

Onların mallarından sadaka alınması sadakatlarının bir göstergesidir. Çünkü “sadaka” “sıdk” kökünden türetilmiş bir kelime olup temelinde sadakat vard... Devamı..

Mallarından sadaka-i zekât al, böylece günâhlarından kurtulsunlar, ânlar içün namâz kıl zîrâ salât ânlara itmi’nândır. Allâh her şeyi işidir, her şeyi bilür.

Mallarının bir kısmını, kendilerini temizleyip arıtacak sadaka olarak al, onlara dua et; senin duan onlar için bir güvendir. Allah işitir ve bilir.

Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekât) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için sükûnettir (Onların kalplerini yatıştırır.) Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Onları arındırmak ve temize çıkarmak üzere mallarından sadaka al! Bir de onlar için dua et; çünkü senin duan onlara huzur verir. Allah her şeyi çok iyi işitmekte ve bilmektedir.

Onların mallarından sadaka al; bununla onları (günahlardan) temizlersin, onları arıtıp yüceltirsin. Ve onlar için dua et. Çünkü senin duan onlar için sükûnettir (onları yatıştırır). Allah işitendir, bilendir.

Onları temizlemek ve yüceltmek için paralarından bir sadaka al ve onları özendir/destekle, zira senin desteğin onları memnun eder. ALLAH İşitendir, Bilendir.

Onların mallarından sadaka al ki, onunla kendilerini temizlersin, tertemiz edersin. Bir de haklarında hayır dua et. Çünkü senin duan kalblerini yatıştırır. Allah işitendir, bilendir.

Bunların mallarından bir sadaka al ki onunla kendilerini hem tathir edersin hem tezkiye, bir de haklarında dua ediver, çünkü senin duan onların kalblerini yatıştırır, Allah semîdir alîmdir

(Habibim!) Onların (ihmallerinden dolayı Tebûk seferine katılamayan o müslümanların, gönül hoşnutluğu ile bağışlamış oldukları) mallarını (n bir kısmını) sadaka olarak al (ve o sadakaları ihtiyaç sahiplerine dağıt) ki bu sayede (manen) temizlenip, (manevi) dereceleri yükselsin ve (ayrıca) onlar için dua et. Zira senin duan onlar için sekîne (ye vesile) dir. Allah, her şeyi hakkıyla işitendir, her şeyi hakkıyla bilendir.

Onların mallarından sadaka al; bununla onları temizleyip arındırırsın. Ve onlara salli¹ ol, kuşkusuz senin salatın² onlara dinginlik verir. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

1,2 - Destek.

Onların mallarından sadaka al ki bununla kendilerini (günâhlarından) temizlemiş, bununla onları (n hasenatını) bereketlendirmiş, (kendilerini muhlisler mertebesine yükseltmiş) olasın. Onlara düâ et. Çünkü senin düân onlar için (onların yürekleri için medâr-ı) sükûnetdir. Allah (onların itiraflarını) hakkıyle işiden, (peşîmanlıklarını) çok iyi bilendir.

Onların mallarından sadaka al, bununla onları temizler ve arındırmış olursun. Onlara salât (:destek-dua) et. Senin salâtın onlar için bir sükûnettir. Allah işitendir, bilendir.

[92/5, 18; 47/19; 4/64]

Onların mallarından bir sadaka al ki, onunla kendilerini (günahlardan)temizleyesin ve onları arındırasın. Hem onlar için duâ et! Çünki senin duân onlar için(kalblerini) bir yatıştırmadır. Allah ise, Semî' (herşeyi işiten)dir, Alîm (hakkıyla bilen)dir.

Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin sadaka (zekâtı) al ve onlara salât et (onlar için dua et, hayır ve bereket dileğinde bulun)! Şüphe yok ki senin salâtın (yaptığın duanın) onlar için bir sükünet (huzur ve gönül ferahlığı) olacaktır. Ve Allah (hakkıyla) işitendir, (hakkıyla) bilendir. *

(*) Burada sadaka öncelikle, her Müslümana farz olan ve malın belli bir kısmının verilmesini öngören zekât’ı (“arındırıcı yükümlülükler”i) ifade etmek... Devamı..

Onların mallarından sadakalarını al ki, bunlarla (sadakalarla) onları temizlemiş ve arındırmış olursun. Onlara dua et, zira senin onlar için dua etmen onları rahatlatır. Allah her şeyi işiten ve her şeyi bilendir.

Onların mallarından sadaka ayır ki mallarını arılamış, aklamış olasın. Onlar için yalvar. Çünkü senin yalvarman onları dölendirir. Allah işiticidir, bilicidir.

Onların mallarından sadaka al ki kendilerini temizleyesin, o mal ile onları pâklayasın [⁶], Onlara dua et. Çünkü senin duan onlar hakkında sükûnete bâdidir. Allah semi/dir, hâkkıyle âlimdir.

[6] Günahtan temizleyesin, mallarına bereket veresin.

(Ey Peygamber!) Onların mallarından, kendilerini temizleyeceğin, arındıracağın bir sadaka al²³ ve onlara dua et! Muhakkak ki senin duan onlara huzur ve güven [sekenun] verir. Zira Allah Semî’dir, Alîm’dir.

23 Kendilerinden alacağın sadaka onları temizleyecek ve arındıracaktır.

Onların mallarından sadaka al, bununla onları temizlemiş, arındırmış olursun. Onlara dua et. Doğrusu, senin duan, onlar için bir sükûnet ve huzurdur. Allah şüphesiz işitendir, bilendir.

Onların tövbelerinin kabul edildiğini resmen göstermek üzere, Allah yolunda bağışladıkları mallarından uygun bir miktarı, devlet reisi sıfatıylazekât veya sadaka olarak al ve Allah yolunda harca ki, böylece onları günahlarından arındırıp tertemiz kılasın. Ve onların bağışlanmaları için Allah’a duâ et. Çünkü senin duân, onlar için huzurve teselli kaynağıdır. Bununla birlikte, hangilerinin affedilmeye lâyık olduğuna karar verecek olan, Allah’tır. Zira Allah, her şeyi işitendir, bilendir. Hâl böyleyken, günahlarından vazgeçip Allah’a dönmek için daha ne bekliyorlar?

Onları temizlemek ve onları bunlarla arındırmak üzere mallarından sadaka al! Onlar için salât et / dua et! Senin salâtın / duan, onlar için bir sekînettir / yatıştırıcıdır. Allah bilen işitendir.

Resulüm! Onların mallarından yüklü bir vergi al, çünkü pisliklerini ancak temizleyip paklar. Onları hayırla yad et. Çünkü senin onları hatırlayıp sorman kendilerini rahatlatır. Allah her şeyi duyup görmektedir...

Arındırarak temizlemek için onların mallarından bir miktar yardım al! Onların iyiliği için hayırlarına dua et ki, seni yanlarında hissetsinler! Çünkü senin duan onların yalnızlaşan kalplerini yatıştırır. Senden güç alarak Rabbine daha çok yaklaşırlar. Ancak sakın onlarla Rabbin arasına girme! Unutma ki, Allah hakkıyla işiten, hakkıyla bilendir.

Onların mallarından [*] [sadaka] al; bununla onları temizlersin, onları arındırırsın. Onlara [salât] et (destek ol)! Şüphesiz ki senin [salât]ın (desteğin) onlar için huzur ve güven (kaynağı)dır. [*] Allah duyandır, bilendir.

Bu cümle infakın, sadakaların ve zekâtın edilen “kâr”dan değil, sahip olunan “mal”dan verilmesi gerektiğinin apaçık delilidir. Benzer mesajlar: En‘âm ... Devamı..

Onların mallarından kendilerini temizleyeceğin ve yücelteceğin bir sadaka al¹ ve onlara duâ et.² Çünkü senin duân, onlara huzur verir. Şüphesiz Allah, (söylediklerinizi) hakkıyla işitendir, (her şeyi) tam bilendir.

1 Bu âyetten; ticaret mallarıyla, hayvan ve ziraat mallarından zekât alma yetkisinin, Müslümanların devlet başkanına ait olduğu ve mükellefin onu, ken... Devamı..

Bunun içindir ki, [ey Peygamber, bundan sonra artık] onların mallarından Allah için sundukları şeyleri kabul et, ¹³⁷ ki belki bunu yapmakla onların salah bulmalarına, arınmalarına önayak olursun. Ve onlar için dua et; çünkü senin duan onlar için bir huzur [vesilesi] olacaktır. (Ve bütün bunların da üstünde bil ki,) Allah her şeyin-herkesin özünü bilen mutlak bilgi sahibi olarak olup-biten her şeyi işitmektedir.

137 Lafzen, “Onların mallarından Allah için sunulanı (sadaka) al”. Bu terimin anlamı için bkz. yukarıda 81. not. Burada sadaka öncelikle, her Müslüman... Devamı..

Onların mallarından bir kısmını kendilerini arındırmak için sadaka olarak al ve onlar için dua ile destek ol! Zira senin dua ve desteğin onlar için bir iç huzurudur. Allah her şeyi işitendir, her şeyi bilendir. 2/271, 9/99, 11/114

Onların (Allah’a sadâkatlerini ifade için) mallarından bir miktar sadaka al; bu sayede, onların temizlenmelerine ve inkişafına yol açmış olursun.[¹⁵²⁷] Ve onları dua ile destekle; çünkü senin duan, onlar için bir gönül ferahlığıdır:[¹⁵²⁸] Hem Allah tüm (duaları) işitir, her şeyi(n içyüzünü) bilir.

[1527] Sadaka, etimolojik anlamı “özünde güçlü ve sağlam olmak” olan sıdk kökünden türetilmiştir. Yalanın zıddıdır (Krş: Mekâyîs). Kişinin, bağlılığın... Devamı..

(Ey Muhammed) Onların mallarından sadaka al! (Hz. Peygamber’in sadaka alması kendi adına değil, Allah adına sadaka almasıdır, nitekim Hadis-i Şerif'te "Fakirlerinize verilmek üzere zenginlerinizden sadaka almakla emrolundum" buyurmuştur.) Ki onları; onunla, (sadaka almakla, kendilerini küfür ve nifaka sürükleyen kalplerinde yer etmiş bulunan dünya malına hırs ve tamahtan ve işledikleri günahlardan) arındırmış ve onları bereketlendirmiş (salih ameller yapmaya teşvik ederek ihlas sahibi kullardan yapmış) olasın! Sen onlar için dua et, şüphe yok ki senin duan onlar için bir huzura kavuşmadır! (Tevbelerinin Rableri katında kabul buyurulacağının bir güvencesi, bir müjdesidir) Allah, herşeyi hakkıyle işitendir, herşeyi hakkıyle bilendir. (Onların içinde sadaka vermeye yanaşmayan -küfür ve nifakta direnen- kimseler de vardır)

Onların mallarından, onları onunla arındırıp temizlemen için sadaka al ve onlara dua et. Gerçekten senin duan, onlar için bir sükûnettir (huzurdur). Allah işitendir, bilendir.

Onların mallarından bir sadaka al, onunla kendilerini temizlemiş, tezkiye etmiş olursun. Ve onlara dua et, şüphe yok ki, senin duan onlar için bir sükûnettir ve Allah Teâlâ kemaliyle işiticidir, bilicidir.

Onların mallarından zekât al ki, bununla onları temizleyesin ve arındırasın. Onlar için dua da et. Çünkü senin onlar lehine duan, onlar için büyük bir huzur ve tatmin kaynağıdır. Allah her şeyi hakkıyla işitir, bilir. [2, 43] {KM, Kohale 3, 30; Lukan 11, 41}

Onların mallarından, kendilerini temizleyeceğin, yücelteceğin bir sadaka al ve onlara du'a et; çünkü senin du'an, onlara huzur verir. Allah işitendir,bilendir.

Onların mallarından zekât al. Onunla o malı tathîr ider ve temizlersin. Onlar içün du'â ve istiğfâr it. Senin du'ân onların kalblerine sükûnet virir. Allâh işidici ve bilicidir.

Mallarından sadaka al; böylece onları arındırmış ve geliştirmiş olursun. Onlara sürekli destek ol[*], senin desteğin onları rahatlatır. Her şeyi dinleyen ve bilen Allah’tır.

[*] Âyetin bu bölümüne genellikle şöyle meal verilir: "onlara dua et; senin duan onlar için bir güvendir" Bu meal uygun değildir. Âyetin öncesinde ve ... Devamı..

Mallarının bir kısmını kendilerini temizleyip, arındıracak sadaka olarak al, ve onlar için dua et. Senin duan, onlar için bir huzurdur. Allah işitendir, bilendir.

Onları temizleyip arındırmak için mallarından bir miktar sadaka al ve onlar için dua et. Senin duan onlar için bir tesellîdir. Allah ise herşeyi işitir, herşeyi bilir.

Bunların mallarından bir sadaka al ki, onunla kendilerini iyice temizleyip arıtasın. Onlar için dua et/onlara destek ol; çünkü senin duan/desteğin onlar için bir sükûnettir. Allah Semî'dir, Alîm'dir.

Ey Rasulim, ularning mollaridan sadaqa ol. Bu bilan ularni poklaysan va tozalaysan. Ularning haqiga duo qil. Chunki albatta, duongiz ularning qalbiga taskin va tasallidir. Zero, Alloh hamma narsani eshitib turuvchi – Sami’ va bilib turuvchi – A’lim Zotdir.

al mallarından śadaķa arıdasın anları daħı arıdasıñ anları anuñ-ile. daħı du'ā eyle anlara bayıķ du'āñ dölenmekdür anlara daħı Tañrı işidicidür bilicidür.

Al yā Muḥammed anlaruñ māllarından ṣadaḳa, anları arıtmaġ‐ıçun anuñ bile. Daḫı du‘ā eyle anlara, taḥḳīḳ senüñ du‘āñ anlaruñ yüreklerini sākin eyler.Daḫı Tañrı Ta‘ālā her nesneyi işidicidür, bilicidür.

(Ya Rəsulum!) Onların mallarından sədəqə (zəkat) al. Bununla onları (günahlarından) təmizləmiş, pak etmiş (mallarına bərəkət vermiş, əməllərinin savabını artırmış) olarsan. Onlardan ötrü dua et, çünki sənin duan onlar üçün bir arxayınçılıqdır (rahatlıqdır). Allah (hər şeyi) eşidəndir, biləndir.

Take alms of their wealth, wherewith thou mayst purify them and mayst make them grow, and pray for them. Lo! thy prayer is an assuagement for them. Allah is Nearer, Knower.

Of their goods, take alms, that so thou mightest purify and sanctify them; and pray on their behalf. Verily thy prayers are a source of security for them: And Allah is One Who heareth and knoweth.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.