×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

Şu’arâ Suresi 189. ayet
◄ Sonraki  |  Önceki ►

فَكَذَّبُوهُ

fe-keżżebûhu

fakat onu yalanladılar

But they denied him

حرف استئنافية + فعل + ضمير + ضمير

Fi'l-i Mazi

İsti'nafiye Edatı + Fiil + Zamir + Zamir

Cem\i Müzekker Gaib

Tef'îl Bâbı

ك ذ ب

search speaker_notes

فَاَخَذَهُمْ

fe-eḣażehum

nihayet onları yakaladı

so seized them

حرف استئنافية + فعل + ضمير

Fi'l-i Mazi

İsti'nafiye Edatı + Fiil + Zamir

Müfred Müzekker Gaib

أ خ ذ

search speaker_notes

عَذَابُ

‘ażâbu

azabı

(the) punishment

اسم

İsim

ع ذ ب

search speaker_notes

يَوْمِ

yevmi

gününün

(of the) day

اسم

İsim

ي و م

search speaker_notes

الظُّلَّةِۜ

zzulle(ti)

gölge

(of) theshadow

اسم

İsim

ظ ل ل

search speaker_notes

اِنَّهُ

innehu

gerçekten o

Indeed, it

حرف نصب + ضمير

Harf-i Nasb + Zamir

إِنَّ

search speaker_notes

كَانَ

kâne

idi

was

فعل

Fi'l-i Mazi

Fiil

Müfred Müzekker Gaib

ك و ن

search speaker_notes

عَذَابَ

‘ażâbe

azabı

(the) punishment

اسم

İsim

ع ذ ب

search speaker_notes

يَوْمٍ

yevmin

bir günün

(of) a Day

اسم

İsim

ي و م

search speaker_notes

عَظ۪يمٍ

‘azîm(in)

büyük

Great

صفة

Sıfat

ع ظ م

search speaker_notes
189. Onu yalanladılar, nihayet o gölge gününün azabı, kendilerini yakaladı. Gerçekten o, büyük bir günün azabı idi.
   
NOT : Arapça kelimelerin karşılıkları tarafımızdan yazılmamış, Süleyman Ateş Meali karşılık olarak verilmiştir. Zorunlu olmadıkça onun dışına çıkılmamıştır.