×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

Tâ-Hâ Suresi 110. ayet
◄ Sonraki  |  Önceki ►

يَعْلَمُ

ya’lemu

O bilir

He knows

فعل

Fi'l-i Muzari

Fiil

Müfred Müzekker Gaib

ع ل م

search speaker_notes

مَا

olanı

what

اسم موصول

İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)

مَا

search speaker_notes

بَيْنَ

beyne

arasında (önlerinde)

(is) before them

ظرف مكان

Mekan Zarfı

ب ي ن

search speaker_notes

اَيْد۪يهِمْ

eydîhim

ellerinin (önlerinde)

(is) before them

اسم + ضمير

İsim + Zamir

ي د ي

search speaker_notes

وَمَا

ve mâ

ve olanı

and what

حرف عطف + اسم موصول

Bağlaç + İsm-i Mevsul

مَا

search speaker_notes

خَلْفَهُمْ

ḣalfehum

arkalarında

(is) behind them

ظرف مكان + ضمير

Mekan Zarfı + Zamir

خ ل ف

search speaker_notes

وَلَا

velâ

ve

while not

حرف حال + حرف نفي

Hâliye Edatı + Harf-i Nefi

 لَا

search

يُح۪يطُونَ

yuhîtûne

onlar ise kavrayamazlar

they encompass

فعل + ضمير

Fi'l-i Muzari

Fiil + Zamir

Cem\i Müzekker Gaib

İf'âl Bâbı

ح و ط

search speaker_notes

بِه۪

bihi

O'nu

in, with, about (it, Him, of)

حرف جر + ضمير

Harf-i Cer + Zamir

بِه۪

search

عِلْمًا

‘ilmâ(n)

bilgice

(in) knowledge

اسم

İsim

ع ل م

search speaker_notes
110. O, onların önlerindekini ve arkalarındakini (geçmişlerini ve geleceklerini) bilir; onlar ise bilgice O'nu kavrayamazlar.
   
NOT : Arapça kelimelerin karşılıkları tarafımızdan yazılmamış, Süleyman Ateş Meali karşılık olarak verilmiştir. Zorunlu olmadıkça onun dışına çıkılmamıştır.