×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

İsrâ / 93

اَوْ يَكُونَ لَكَ بَيْتٌ مِنْ زُخْرُفٍ اَوْ تَرْقٰى فِي السَّمَٓاءِۜ وَلَنْ نُؤْمِنَ لِرُقِيِّكَ حَتّٰى تُنَزِّلَ عَلَيْنَا كِتَاباً نَقْرَؤُ۬هُۜ قُلْ سُبْحَانَ رَبّ۪ي هَلْ كُنْتُ اِلَّا بَشَراً رَسُولاً۟

Türkçe Transcript

Ev yekûne leke beytun min zuḣrufin ev terkâ fî-ssemâ-i velen nu/mine lirukiyyike hattâ tunezzile ‘aleynâ kitâben nakrauh(u)(k) kul subhâne rabbî hel kuntu illâ beşeran rasûlâ(n)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Yahut altından yapılma bir evin olmadıkça, yahut da gökyüzüne gözümüzün önünde çıkmadıkça ve bunu yapsan bile herbirimize gökten yazılı bir kitap indirmedikçe ve biz, onu okumadıkça gene gerçeklemeyiz, seni, gene inanmayız sana. De ki: Rabbimi tenzih ederim, ben neyim, ancak insan bir peygamber.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

“Yahut (tamamı) altından yapılmış (saray gibi) bir evin olmalı, veya (gözümüzün önünde) gökyüzüne yükselip çıkmalısın. Ayrıca üzerimize, (gökten meleklerle getirilen ve) bizim okuyabileceğimiz bir kitap indirip (önümüze koymalısın). Aksi halde Senin oraya (göklere) yükselmene (Miraç hadisene) asla inanmayacağız!” (Ey Nebim, onlara) De ki: “Rabbimi (tesbih ve tenzih edip) yüceltirim; Ben, elçi olan bir beşerden başkası mıyım (ki bu dediklerinizi yapayım)?”

Abdullah Parlıyan Meali

Yahut altından yapılma bir evin olmadıkça veya gözümüzün önünde, göklere yükselmedikçe sana asla inanmayacağız ki, bize okuyabileceğimiz bir kitap, yazılı olarak gökten inmedikçe, senin göğe çıktığına da inanmayız.” De ki: “Bu gibi hayalleri teklif etmekten Rabbimi tenzih ederim. Hâşâ ben O'na böyle şeyler yapmasını teklif edemem. Ben sadece, elçi olarak gönderilen bir insan değil miyim?”

Ahmet Tekin Meali

“- Veya tezyinatlı, altın işlemeli bir evin olmalı veya göğe çıkmalısın. Bize, sorumluluklarımızı tevdi eden, seni tasdik eden, sana uymamızı emreden okuyacağımız bir kitap indirtmediğin sürece göğe çıktığına da asla inanmayacağız, itimat etmeyeceğiz.” dediler. “- Rabbimi tenzih ederim. Ben peygamberlik görevi verilen insan neslinden farklı biri miyim?” de.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 17/59; 25/7-11; 26/187.

Ahmet Varol Meali

Yahut altından bir evin olmalı veya göğe yükselmelisin. Üzerimize okuyacağımız bir kitap indirmediğin sürece yükselmene de inanmayacağız." De ki: "Rabbimi tenzih ederim! Ben peygamber olan bir insandan başka bir şey miyim?"

Ali Bulaç Meali

'Yahut altından bir evin olmalı veya gökyüzüne yükselmelisin. Üzerimize bizim okuyabileceğimiz bir kitap indirinceye kadar senin yükselişine de inanmayız.' De ki: 'Rabbimi yüceltirim; ben, elçi olan bir beşerden başkası mıyım?'

Ali Fikri Yavuz Meali

Yahud altından bir evin olsun, yahud semaya çıkasın; ona çıktığına da asla inanmayız, tâ ki bize, okuyacağımız bir kitap indiresin (böylece Peygamber olduğunu orada okumuş olalım). De ki: “-Rabbimi tenzîh ederim. Ben, ancak diğer insanlar gibi bir insanım, diğer peygamberler gibi de bir Peygamberim.”

Bahaeddin Sağlam Meali

Veya altın ve mücevherattan bir evin olmadıkça veya sen göğe yükselmedikçe, biz sana inanmayız. Ki bize okuyabileceğimiz bir kitap (yazılı olarak) gökten inmedikçe, senin göğe çıktığına da inanmayız.” De ki: “Rabbimi (böyle davranacağından) tenzih ederim. Ben insan olan bir peygamberden başka bir şey değilim. (Allah değilim ki, sizin bu dediklerinizi yapayım. Allah ortak edinmekten çok yücedir.)”

Bayraktar Bayraklı Meali

“Ya da altından bir evin olmalı veya göğe çıkmalısın. Bize, okuyacağımız bir kitap indirmediğin sürece göğe çıktığına da asla inanmayız.” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben, sadece beşer bir peygamberim.”

Besim Atalay Meali (1965)

Ya altundan bir evin bulunmadıkça, ya da göğe çıkarak, okumakçin bizlere bir kitap indirmedikçe, sana hiç inanmayız !»; de ki: «Tanrım kutsaldır, ben peygamber olan bir insandan başka bir şey değilim !»

Cemal Külünkoğlu Meali

“Yahut altından bir köşkün olmalı veya göğe çıkmalısın. Ancak (gökten) okuyacağımız bir kitabı bize indirmedikçe senin göğe çıktığına asla inanmayız!” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben, sadece Resul olan bir beşerden başka ne olabilirim ki?” 

Bkz. 25/7-8, 26/187 

Cemil Said (1924)

Veyâ altundan bir hânen olmalı yâhud bir merdivanle semâya çıkmalısın bizim hepimizin okuyabileceği bir kitâbı gökden indirtmedikce semâya çıkdığına da inanmayız" diyorlar. Ânlara cevâb vir ki: "Allâh’a hamd olsun ben bir insân ve rasûlden başka bir şey değilim."

Diyanet İşleri Meali (Eski)

"Veya altın bir evin olmalı, yahut göğe yükselmelisin ama oradan okuyacağımız bir kitap indirmezsen yine o yükselmene inanmayacağız." De ki: "Fesubhanallah! Ben peygamber olan bir insandan başka bir şey miyim? "*

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

90,91,92,93. Dediler ki: “Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah’ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz.” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resûl olarak gönderilen bir beşerim.”

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

“Veya altından bir evin olmalı; ya da göğe çıkmalısın. Bize okuyacağımız bir kitap indirmediğin sürece oraya çıktığına da asla inanmayacağız.” De ki: “Rabbimi tenzih ederim! Ben sadece bir beşer-peygamberim.”

Diyanet Vakfı Meali

«Yahut da altından bir evin olmalı, ya da göğe çıkmalısın. Bize, okuyacağımız bir kitap indirmediğin sürece (göğe) çıktığına da asla inanmayız.» De ki: Rabbimi tenzih ederim. Ben, sadece beşer bir elçiyim.

Edip Yüksel Meali

"Ya da altın bir evin olmalı, veya göğe yükselmelisin. Yükselsen bile okuyacağımız bir kitabı üzerimize indirmedikçe ona inanmayız." De ki: "Rabbim yücedir. Ben elçi olan bir insandan başka bir şey miyim ki."

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

"Yahut altından bir evin olsun, ya da göğe çıkmalısın. Ona çıktığına da asla inanmayız. Ta ki bize, okuyacağımız bir kitap indiresin." De ki: "Rabbimi tenzih ederim. Nihayet ben de, peygamber olan bir insandan başka bir şey değilim."

Elmalılı Meali (Orijinal)

Yâhud senin altından bir evin olsun, Yâhud Semaya çıkasın, ona çıktığına da aslâ inanmayız tâ ki üzerimize okuyacağımız bir mektub indiresin, de ki: sübhanallah ben ancak beşer bir Resulüm

Emrah Demiryent Meali

Yahut da altından bir evin olmalı, ya da (gözlerimizin önünde) göğe çıkmalısın, ayrıca (gözlerimizin önünden çıktığın o gökten) bize okuyacağımız bir kitap indirmediğin sürece senin göğe çıkmana da inanmayız!” (Resûlüm, hadlerini aşarak, isteklerde bulunan o kâfirlere) de ki: “Bütün noksan sıfatlardan Rabbimi tenzih ederim, Rabbimin şanı yücedir. Ben, peygamber olarak gönderilmiş bir insandan başka bir şey miyim (ki bu dediklerinizi yapayım)!”

Erhan Aktaş Meali

Veya altından bir evin olmalı, ya da göğe yükselmelisin. Çıksan dahi, bize oradan okuyacağımız bir kitap indirmedikçe senin yükselişine asla inanmayız. De ki: “Benim Rabb'im noksanlıklardan arıdır. Ben, bir beşer ve resûlden başka bir şey miyim ki?”

Hasan Basri Çantay Meali

«Yahud altından bir evin olsun, yahud semâya çıkasın. Ona çıkdığına da asla inanmayız a! Tâki üstümüze okuyacağımız bir kitab indiresin»! (Şöyle) de: «Rabbimin şaanı yücedir. Ben (Allahın) resûl (ü) bir beşerden başkası mıyım ki»?

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Yahut altından bir evin olmalı veya gökyüzüne yükselmelisin. Bize okuyabileceğimiz bir kitap indirinceye kadar senin yükselişine de inanmayız.” De ki: “Rabbimi yüceltirim. Ben ancak resul olan bir beşerim.”

[6/111; 25/7-8; 17/59]

Hayrat Neşriyat Meali

“Yâhut, altından bir evin olmalı veya göğe çıkmalısın! Fakat bize okuyacağımız bir kitab indirmedikçe, göğe çıkmana da aslâ inanmayacağız!” De ki: “Rabbimi tenzîh ederim;(ben) sâdece peygamber olan bir insan değil miyim?”(2)

(2)İnsanları kabûle mecbur bırakacak nev‘den mu‘cize gösterilmeyişinin hikmeti hakkında bakınız; (sahîfe 127, hâşiye 2)

İhsan Aktaş Meali

“Yahut senin altından (yapılmış) bir evin olmalı veya göğe (uzaya) yükselmelisin. (Oradan) bize okuyabileceğimiz bir kitap indirmedikçe, senin göğe (uzaya) yükselişine de asla inanmayacağız.” dediler. (Resulüm!) Sen (onlara) de ki: Rabbim her türlü noksandan uzaktır. Ben de (sizin gibi) ancak beşer olan bir elçiyim.*

(*) Müşrikler, âyetlerde beyân edilen bu ve buna benzer mûcizeleri her vesileyle Peygamberimiz (a.s.)’dan talep ediyorlar; fakat bu isteklerini hep in... Devamı..

İlyas Yorulmaz Meali

“Veya senin altından bir evin olsun veyahut sen göğe çıkmalısın. Ancak, senin göğe çıktığına inanabilmemiz için, gökten bir kitap indirip, o kitabı biz alıp okumadıkça, sana inanacak değiliz” dediler. Deki “Allah bütün noksan sıfatlardan uzaktır. Ben bir insan elçiden başka bir şey değilim ki.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

ya senin altından bir evin olsun yada gökyüzüne çıkasın. Çıksan da inanmayız bize okuyacak bir kitap getirmedikçe." De ki: "Çalabım uludur. Ben Allah’ın gönderdiği Ademoğlu elçiden başka neyim ki?

İsmail Hakkı İzmirli

«— Yahut senin altından bir evin olsun, yahut göğe çıkasın. Bununla beraber bize okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da kaabil değil inanamayız». Onlara de ki aman Yâ Rabbi! Ben peygamberliğe nâil olmuş beşerden başka bir şey miyim?

İsmail Yakıt

Veya senin altından bir köşkün [beyt] olmadıkça ya da göğe çıkmadıkça ve bize oradan okuyacağımız bir kitap indirmedikçe⁴⁵ senin göğe çıkmana da asla inanmayız.”⁴⁶ (Ey Peygamber!) de ki: “Rabbimi noksanlıktan tenzih ederim/Kudret ve yüceliğine sınır olmayan ancak Rabbimdir. Ben ancak elçi olarak gönderilen bir beşerim.”

45 Krş. Nisâ, 4/153; En’âm, 6/7. İsrailoğulları da Hz. Musa’dan da aynı şekilde kitap istemişlerdi. 46 Görüldüğü gibi müşrik Arap zihniyeti, inanma... Devamı..

Kadri Çelik Meali

“Yahut altından bir evin olmalı veya gökyüzüne yükselmelisin. Üzerimize bizim okuyabileceğimiz bir kitap indirinceye kadar senin yükselişine de inanmayız.” De ki: “Rabbim münezzehtir; ben, elçi olan bir beşerden başkası mıyım?”

Mahmut Kısa Meali

“Yâhut altından yapılmış bir sarayın olmadıkça veya gözlerimizin önünde bir kuş gibi uçup göğe yükselmediğin sürece sana asla inanmayacağız! Gerçi göğe yükselmiş olsan bile, bize oradan, okuyacağımız ve doğrudan bize hitaben yazılmış bir kitap indirmedikçe, sırf göğe çıktın diye öyle hemencecik inanmayız sana! Onlara cevaben de ki: “Bu dediklerinizi yapabilecek, mükemmel niteliklere sahip olan, yalnızca Rabb’imdir. Oysa ben, hiçbir zaman Rab olduğumu iddia etmedim! Ben nihâyet, elçi olarak gönderilmiş fâni bir insandan başka neyim ki? Ben size, Allah tarafından olağanüstü yeteneklerle donatılmış olduğumu söylemedim ki! Neden benden böyle şeyler istiyorsunuz? Ben sadece, Allah’tan size bir mesaj getirdiğimi söylüyorum. Eğer benim iddiamın doğruluğunu denetlemek istiyorsanız, işte Kur’an, bir mûcize olarak karşınızda duruyor!

Mahmut Özdemir Meali

Yahut senin için altın süslemeli bir ev olur! Yahut Gök’te yükselirsin; -kaldı ki senin yükselmene de asla inanmayacağız- tâ ki bize okuyacağımız bir kitap indirirsin!. De ki: -"Rabbim sübhandır ki bir rasûl beşer’den başkası mıyım?". ***

Mehmet Çakır Meali

sırça sarayların olmalı, göğe yükselebilmelisin " diyenler oldu. " gökten, bir okuma kitabı indirmedikçe göğe yükselişine de inanmayız " diyenler de oldu. Resulüm de ki: " Benim Rabb'im havsalaya sığmaz. Ben sadece görevli bir beşerim. "

Mehmet Çoban Meali

"Altından bir evin olmalı ya da göğe çıkmalısın! Okuyacağımız bir kitap getirmedikçe göğe çıkmana da sana da inanmayız!" De ki: "Rabbimin şanı çok yücedir. Ben sadece beşer ve elçiden başka bir şey değilim!"

Mehmet Okuyan Meali

Veya altından bir evin (köşkün) oluncaya ya da göğe yükselinceye kadar (sana inanmayacağız)! Bize, okuyacağımız bir kitap indirinceye kadar (göğe) yükselmene de [*] asla inanmayacağız!” [*] De ki: “Rabbim yücedir. Ben insan bir elçiden başka neyim ki!”

Benzer mesajlar: En‘âm 6:7-8; Yûnus 10:15-16, 20; Hûd 11:12; Ra‘d 13:27; Hicr 15:7, 14-15; İsrâ 17:59, 90-93; Enbiyâ 21:5; Furkân 25:4-5, 7, 21; ‘Anke... Devamı..

Mehmet Türk Meali

“Yahut senin altından bir evin olmalı veya göğe yükselmelisin. (Oradan) bize okuyabileceğimiz bir kitap indirmedikçe, senin göğe yükselişine de asla inanmayacağız.” dediler. (Sen de onlara): “Rabbimi tenzih ederim, (size göre yoksa) ben, beşer olan bir elçiden başka bir şey miyim?” de.

Muhammed Esed Meali

yahut altından [yapılmış] bir evin olmadıkça; yahut göğe yükselmedikçe -kaldı ki göğe yükselmene dahî, bize (oradan, kendi gözlerimizle) okuyabileceğimiz bir kitap getirmedikçe inanmayız ya!” ¹⁰⁹ [Ey peygamber] de ki: “Kudret ve yüceliğinde sınırsız olan Rabbimdir! ¹¹⁰ Ben ölümlü bir elçiden başka biri miyim ki?”

109 İnanmayanların bu talebine, Suyûtî’ye göre, bu sureden kısa bir süre sonra vahyedilen En‘âm suresinin 7. ayetinde de bir karşılık bulunmaktadır. F... Devamı..

Mustafa Çavdar Meali

“Veya altından bir köşkün olmalı ya da göğe çıkmalısın. Fakat oradan bize okuyacağımız somut bir kitap getirmedikçe göğe çıktığına asla inanmayacağız.” De ki: “Hâşâ, kudreti sonsuz olan sadece Rabbimdir. Ben ise gücü sınırlı bir beşer elçiden başka neyim ki?” 4/153, 6/7, 74/52

Mustafa İslamoğlu Meali

Veyahut da senin altından bir köşkün olmalı ya da semaya çıkmalısın; fakat semaya çıkman durumunda (dahi) oradan bize okuyacağımız bir kitap indirmedikçe yine de sana inanmayacağız.” De ki: “Kudret ve yüceliğinde sınır bulunmayan sadece Rabbimdir; ben, fânî bir elçiden başka neyim ki?”

Orhan Kuntman Meali

"Yahut da altından bir evin olsun, ya da göğe çıkasın, bize okuyacağımız bir kitap indirmediğin takdirde, -göğe çıktım desen de- sana asla inanmayız" dediler. (Ey Muhammed, onlara) De ki: Ben Rabbimi tenzih ederim. (O'nun kudretlerine nasıl ortak olabilirim ki?) Ben ancak beşerden bir peygamberim (melek değilim ki kendi kendime semaya yükseleyim)

Osman Fırat Meali

Veya yaldızlı bir evin olmalı ya da göğe çıkmalısın ve bizim okuyacağımız bir kitap getirene kadar da senin göğe çıkmana da inanmayacağız; de ki: “Rabbim bütün eksikliklerden beridir; ancak ben sadece bir beşer ve resul değil miyim?”

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

«Veyahut senin için altın- dan bir hane olmalı veya göğe derece derece yükselesin ve senin yükselmene de asla inanmayız, tâ ki, üzerimize kendisini okuyacağımız bir kitap indiresin.» De ki: «Rabbimi tenzih ederim, ben bir beşer olan resûlden başka değilim.»

Suat Yıldırım Meali

Yok, yok! Bu da yetmez, senin altundan bir evin olmalı yahut göğe çıkmalısın. (Ama unutma! ) Sen bize oradan dönerken okuyacağımız bir kitap indirmedikçe yine de senin oraya çıktığına inanmayız ha! ”De ki: “Fe Sübhanallah! Ben sadece elçi olan bir insandan başka ne olabilirim ki? . ” [17, 59; 25, 7-11; 26, 187]

Mûcize isteyen kâfirlerin dikkatleri, daha önemli, çünkü devamlı olan ilmî mûcizeye çeviriliyor. Kur’ân’ı anlamak istemeyenlerin, tuhaf bir psikoloji ... Devamı..

Süleyman Ateş Meali

Yahut altundan bir evin olmalı, ya da göğe çıkmalısın. Ama, sen üzerimize, okuyacağımız bir Kitap indirmedikçe senin sadece göğe çıkmana da inanmayız! De ki: "Rabbimin şanı yücedir. (Böyle şeyleri yapmak benim işim değildir). Ben, sadece elçi ol(arak gönderil)en bir insan değil miyim?"

Süleyman Tevfik (1927)

92,93- "yâhud zu'm iylediğin vecihle semâyı üzerimize parça parça düşürmedikce, yâhud Allâh ve melekleri kendine şâhid getirmedikce, yâhud altundan hânen olmadıkca yâhud semâya çıkmadıkca -çıksan bile bize oradan okuyacağımız bir kitâb getirmedikce çıkdığına da inanmayız- sana îmân itmeyiz" didiler. Di ki: "Rabbim her 'ayıb ve kusurdan münezzeh ve mukaddesdir. Ben beşer bir rasûlden başka bir şey miyim?

Süleymaniye Vakfı Meali

Altından yapılmış bir evin olsa yahut gökyüzüne çıksan? Bize okuyacağımız bir kitap indirmedikçe çıktığına da inanacak değiliz ya.” De ki “Rabbime boyun eğerim; ben elçi olan bir beşerden başka neyim ki?

Şaban Piriş Meali

-Veya altından bir evin olmalı ya da göğe yükselmelisin oradan bize okuyacağımız bir kitap getirmedikçe yine de sana inanmayacağız. De ki:-Rabbimi tenzih ederim, ben elçi olan bir insandan başka bir şey miyim?

Ümit Şimşek Meali

“Yahut altından bir evin olsun. Yahut göğe çık. Gerçi göğe çıktığına da inanacak değiliz—meğer ki bize gözümüzle görüp okuyacağımız bir kitap indiresin.” Sen de ki: Rabbim her türlü noksandan uzaktır. Ben ise ancak beşerden bir elçiyim.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

"Yahut altından bir evin olmalı, yahut göğe yükselmelisin. Ancak senin göğe çıktığına, okuyacağımız bir kitabı bize indireceğin zamana kadar, asla inanmayız!" De ki: "Rabbimin şanı yücedir. Ben, insan bir resulden başka neyim ki?"

Sardorxon Jahongir

Yoxud sening oltindan bir uying bo‘‎lmaguncha yoki ko‘‎z o‘‎ngimizda osmonga ko‘‎tarilib ketmaguningcha, hargiz senga iymon keltirmaymiz. Bizlarga o‘‎qiydigan biron kitob tushirmas ekansan, hatto bu osmonga ko‘‎tarilishingga ham aslo ishonmaymiz. Ey Rasulim, ularga: “Yo pok Parvardigorim, men faqat payg‘‎ambar bo‘‎lgan bir odam edim-ku!” – deb ayting.

Eski Anadolu Türkçesi

“tā ola senüñ ev altundan yā aġasın göge. daħı hergiz inanmayavuz aġmaġuña tā getüresüñ bizüm üzere kitāb tā oķıyavuz anı.” eyit arulıġı çalabumuñ. oldum mı ben illā ādemį yalavaç?”

Satıraltı Meal (1534)

Yā olmayınca bir ev altundan yā göge ‘urūc eylemeyince biz görürken daḫıbiz inanmazuz sen göge çıḳduġuña, ḥattā bize bir kitāb indürmeyince oḳuya‐vuz anı. Eyit yā Muḥammed: Münezzehdür Allāhum, ḳudretine şerīk olmaḳdan. Men degül‐men illā ben ādem oġlı özgeler gibi. Peyġamber‐men özge peyġamberler gibi.

Bunyadov-Memmedeliyev

Və ya qızıldan bir evin olmayınca, yaxud sən göyə qalxmayınca (biz sənə iman gətirməyəcəyik). Əgər bizə (səmadan) oxuyacağımız bir kitab endirməsən, göyə qalxmağına da əsla inanmayacağıq!” (Ya Rəsulum!) De: “Rəbbim pakdır, müqəddəsdir! (Allah gedib-gəlmək, enib-qalxmaq kimi məxluqata aid olan xüsusiyyətlərdən uzaqdır!) Mən isə yalnız peyğəmbər olan bir insanam!” (Allahın izni olmayınca, heç bir peyğəmbər sizin dediklərinizi yerinə yetirməyə qadir deyildir!)

M. Pickthall (English)

Thou have a house of gold; or thou ascend up into heaven, and even then we will put no faith in thine ascension till thou bring down for us a book that we can read. Say (O Muhammad): My Lord be glorified! Am I naught save a mortal messenger?

Yusuf Ali (English)

"Or thou have a house adorned with gold, or thou mount a ladder right into the skies.(2296) No, we shall not even believe in thy mounting until thou send down to us a book that we can read."(2297) Say: "Glory to my Lord! Am I aught but a man,- a messenger?"(2298)

2296 Cf. 6:35 about the ladder in the skies. 2297 Cf. 6:7 for the foolish idea of materialistic sceptics that a spiritual revelation could come down f... Devamı..


Designed by ÖFK