فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَۜ
Türkçe Transcript
Femâ aġnâ ‘anhum mâ kânû yeksibûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Kazandıkları mal ve servet, azabı defedemedi onlardan.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Buna rağmen kazandıkları şeyler, (ve barındıkları kaya oyması evler uğrayacakları acı sondan kurtulmak için) onlara yetmemiş (ve belayı defedememiş)ti.
Abdullah Parlıyan Meali
Kazandıkları mal ve servet, başlarına gelen azaptan onları kurtaramadı.
Ahmet Tekin Meali
Kayalardan oyarak elde ettikleri evler, dağlardaki kaleler, kazanmaya devam ettikleri servetler, itibarları, onların başına gelenleri engelleyemedi.
Ahmet Varol Meali
Kazandıkları kendilerinden bir şeyi savamadı.
Ali Bulaç Meali
Buna rağmen kazandıkları şeyler, (uğrayacakları sondan kurtulmak için) onlara yetmedi.
Ali Fikri Yavuz Meali
Böylece elde ettikleri muhkem evlerin, mal ve evlâdların kendilerine hiç faydası olmadı.
Bahaeddin Sağlam Meali
Kazandıkları şeyler, onlara hiçbir fayda vermedi.
Bayraktar Bayraklı Meali
Kazandıkları kendilerine hiçbir yarar sağlamadı.
Besim Atalay Meali (1965)
Yaptıkları hiçbir fayda vermedi !
Cemal Külünkoğlu Meali
Yaptıkları şeylerin (oydukları köşklerin) onlara hiçbir faydası olmadı.
Cemil Said (1924)
Yapdıkları inşâat hiç bir işe yaramadı.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Yaptıkları kendilerine bir fayda sağlamadı.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kazanmakta oldukları şeyler kendilerine bir fayda vermedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Aldıkları tedbirin kendilerine hiçbir faydası olmadı.
Diyanet Vakfı Meali
Kazanmakta oldukları şeyler onlardan hiçbir zararı savmadı.
Edip Yüksel Meali
Kazandıklarının hiç biri onları kurtaramadı.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Kazanmakta oldukları şeyler, onlardan hiçbir zararı savmadı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
De o kesb ede geldikleri şeylerin kendilerine hiç faidesi olmadı
Emrah Demiryent Meali
(Dağlardan sağlam evler yapmak ve çokça mal yığmak gibi) kazanmakta oldukları şeyler kendilerinden hiçbir zararı (azabı) savamadı.
Erhan Aktaş Meali
Sahip oldukları şeylerin, kendilerine hiçbir yararı olmadı.
Hasan Basri Çantay Meali
Binâen'aleyh kazanageldikleri (irtikâb etdikleri) o şeyler kendilerinden (hiç bir azabı) defi edemedi.
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Kazandıkları şeyler onlara yarar sağlamadı.
Hayrat Neşriyat Meali
Artık kazanmakta oldukları şeylerin, onlara hiçbir faydası olmadı.
İhsan Aktaş Meali
Böylece elde ettikleri (muhkem evlerin, mal ve evlatların) kendilerine hiç faydası olmadı.
İlyas Yorulmaz Meali
Ama yaptıkları o güvenli evlerin onlara hiçbir faydası olmadı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Böylece bütün o elde ettikleri nesneler kendilerini kurtaramadı.
İsmail Hakkı İzmirli
Kazandıkları evler, mallar kendilerini kurtaramadı.
İsmail Yakıt
Kazandıkları, kendilerinden hiçbir şeyi savamadı.
Kadri Çelik Meali
Böylece kazandıkları şeyler, onları (Allah'tan) müstağni kılmadı.
Mahmut Kısa Meali
Ve âhireti kaybetme uğruna kazandıkları ne varsa, hiçbiri onları Allah’ın azâbından kurtaramadı. Çünkü zâlimler, —zaman zaman geçici bir üstünlük elde etmiş görünseler de— eninde sonunda yok olmaya mahkûmdurlar. Öyle ya:
Mahmut Özdemir Meali
Kazanıyor oldukları şeyler onlara yarar sağlamadı.
Mehmet Çakır Meali
Yaptıkları sağlam yapıları da kâr etmedi...
Mehmet Çoban Meali
İşledikleri günahlardan dolayı cezalandırıldılar. Kazandıkları mallar, mülkler, mevkiler, makamlar, çocuklar, ordular onları cezamızdan kurtaramadı.
Mehmet Okuyan Meali
Kazandıkları şeyler onlardan hiçbir şeyi savmamıştı.
Mehmet Türk Meali
(Buna rağmen) kazandıkları şeyler, onlara hiçbir fayda vermedi.
Muhammed Esed Meali
ellerine geçirdikleri [güç] kendilerine bir yarar sağlamadı.
Mustafa Çavdar Meali
Yaptıkları sağlam evler onlara bir fayda sağlamadı. 91/11...15
Mustafa İslamoğlu Meali
ve elde ettiklerinden hiçbir şey onların başından belâyı savamadı.
Orhan Kuntman Meali
Kazandıkları şeyler (güvenli sandıkları kayalarda oydukları mağaralar) de, kendilerine bir yarar sağlamadı. (Onları helakten kurtaramadı)
Osman Fırat Meali
O kazandıkları onlardan hiçbir şeyi savamadı.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Artık o kazanageldikleri şeyleri kendilerini kurtaramadı.
Suat Yıldırım Meali
Kazanıp ele geçirdikleri mal ve imkânlar hiçbir fayda vermedi kendilerine.
Süleyman Ateş Meali
Kazandıkları, kendilerinden hiçbir şeyi savamadı.
Süleyman Tevfik (1927)
Malları kendilerini 'azâbdan kurtaramadı.
Süleymaniye Vakfı Meali
Kazandıkları şeyler hiçbir işlerine yaramamıştı.
Şaban Piriş Meali
Kazandıkları onlara bir fayda sağlamadı.
Ümit Şimşek Meali
Kazandıkları şeylerin onlara hiçbir yararı olmadı.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Kazanıp durdukları şeylerin kendilerine hiçbir yararı olmadı.
Sardorxon Jahongir
Kasb qilgan narsalari ularga hech qanday foyda bermadi.
Eski Anadolu Türkçesi
pes aśśı eylemedi anlara ol kim oldılar ķazanurlar.
Satıraltı Meal (1534)
Pes aṣṣı itmedi anlara ḳazduḳları evler.
Bunyadov-Memmedeliyev
Gördükləri tədbirlər (möhkəm evlər, qalalar tikmək; var-dövlət yığmaq) onlara heç bir fayda vermədi (Allahın əzabını onlardan dəf edə bilmədi).
M. Pickthall (English)
And that which they were wont to count as gain availed them not.
Yusuf Ali (English)
And of no avail to them was all that they did (with such art and care)!
Designed by ÖFK