فَلَمَّا جَنَّ عَلَيْهِ الَّيْلُ رَاٰ كَوْكَباًۚ قَالَ هٰذَا رَبّ۪يۚ فَلَمَّٓا اَفَلَ قَالَ لَٓا اُحِبُّ الْاٰفِل۪ينَ
Türkçe Transcript
Felemmâ cenne ‘aleyhi-lleylu raâ kevkebâ(en)(s) kâle hâżâ rabbî(s) felemmâ efele kâle lâ uhibbu-l-âfilîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Gece olup karanlık basınca bir yıldız görmüş de budur Rabbim demişti. Fakat yıldız battı mı demişti ki: Ben batanları sevmem.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Derken, gece (karanlığı dünyanın) üstünü örtüp bürüyünce (Hz. İbrahim parlak) bir yıldız görmüş ve şöyle demişti: (Belki de) “Benim Rabbim budur.” Fakat (yıldız batıp) kayboluverince de: “Ben batıp bitenleri (kaybolup-gidenleri) sevmem (fani olan şeylere gönül vermem ve ibadete değer görmem)” diye (eklemişti).
Abdullah Parlıyan Meali
Nitekim gecenin karanlığı bastırdığı zaman, gökte bir yıldız gördü ve haykırdı: “Söyleyin, bu mu benim Rabbim?” Ama yıldız kaybolunca “Ben kaybolup, batıp giden şeyleri sevmem” dedi.
Ahmet Tekin Meali
Gecenin karanlığı ortalığı kaplayınca, bir yıldız gördü, “Bu mudur benim Rabbim?" dedi. Yıldız batınca: “Bende kulluk ve ibadet edilecek bir Rab sevgisi oluşturmayan, batan-kaybolan varlıkları Rab olarak istemem" dedi.
Ahmet Varol Meali
Üzerine gece bastırınca bir yıldız gördü. "İşte bu benim Rabbimdir" dedi. Ancak o batınca: "Ben öyle batıp gidenleri sevmem" dedi.
Ali Bulaç Meali
Gece, üstünü örtüp bürüyünce bir yıldız görmüş ve demişti ki: 'Bu benim rabbimdir.' Fakat (yıldız) kayboluverince: 'Ben kaybolup-gidenleri sevmem' demişti.
Ali Fikri Yavuz Meali
Vakta ki İbrahim'in üzerini gece bürüdü, bir yıldız gördü: “- Bu mu benim Rabbim?!” dedi. Derken yıldız batıverince: “- Ben öyle batanları sevmem” dedi.
Bahaeddin Sağlam Meali
İşte gece onun üzerine karardığı zaman bir yıldız gördü. ‘Bu, benim Rabbimdir’ dedi. Yıldız kaybolunca ‘ben batıp kaybolanları sevmem’ dedi.
Bayraktar Bayraklı Meali
Üzerine gece basınca İbrâhim bir yıldız gördü: “Budur rabbim” dedi. Yıldız batınca, “Batanları sevmem” dedi.
Besim Atalay Meali (1965)
Gece karanlığı çöktüğü zaman, İbrahim bir yıldız görüp dedi ki: «İşte Tanrım bu», imdi yıldız inince, dedi ki: «Ben sevmem inenleri!»
Cemal Külünkoğlu Meali
(İbrahîm) gecenin karanlığı üzerine çökünce bir yıldız gördü. (Babasının ve kavminin putlara, yıldızlara, aya ve güneşe tapmaları karşısında) “bu (mudur) benim Rabbim?” dedi. Sonra yıldız batıp gidince, “ben batıp gidenleri sevmem (ilah edinmem)” dedi.
Cemil Said (1924)
Gice karanlığı etrâfını aldığı vakit bir yıldız gördi "İşte rabbim" didi, yıldız gâib oldı "Ufûl idenleri sevmem" didi.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Gece basınca bir yıldız gördü, "işte bu benim Rabbim!" dedi; yıldız batınca, "batanları sevmem" dedi.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Üzerine gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. “İşte Rabbim!” dedi. Yıldız batınca da, “Ben öyle batanları sevmem” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Gecenin karanlığı onu kaplayınca bir yıldız gördü. “Rabbim budur” dedi. Yıldız batınca da “Batanları sevmem” dedi.
Diyanet Vakfı Meali
Gecenin karanlığı onu kaplayınca bir yıldız gördü, Rabbim budur, dedi. Yıldız batınca, batanları sevmem, dedi.
Edip Yüksel Meali
Üzerine gece basınca bir gezegen gördü, "Budur benim Rabbim!," dedi. Batınca, "Ben batanları sevmem," dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Üzerine gece bastırınca, bir yıldız gördü:"Rabb'im budur" dedi. Yıldız batınca da:" Ben batanları sevmem" dedi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
vakta ki üzerini gece kapladı bir yıldız gördü «bu imiş rabbım» dedi, derken batıverince «ben öyle batanları sevmem» dedi
Emrah Demiryent Meali
Gecenin karanlığı üzerine çökünce (İbrâhîm) bir yıldız gördü. (Kavmine hitaben, “Sizin inancınıza/iddiânıza göre) bu (mu) dur benim Rabbim?” dedi. Sonra yıldız batıp gidince, “Ben batıp gidenleri sevmem!” dedi.
Erhan Aktaş Meali
Gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. Rabb'im budur dedi. O, batınca da “Ben batanları sevmem!” dedi.
Hasan Basri Çantay Meali
İşte o, üstüne gece bürüyüb örtünce bir yıldız görmüş, «Bu mu benim Rabbim?!» demiş, o sönüb gidince ise şöyle demişdi: «Ben böyle sönüb batanları (Tanrı diye) sevmem».
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Gece bastırınca bir yıldız gördü: “Rabbim budur.” dedi. Yıldız batınca da: “Ben batanları sevmem.” dedi.
Hayrat Neşriyat Meali
Derken (İbrâhîm,) üzerini gece (karanlığı) kaplayınca bir yıldız gördü (ve kavmine): “Bu rabbimdir (öyle mi?)” dedi. Fakat (bir süre sonra o yıldız) batınca: “Ben batanları sevmem!” dedi.(1)
İhsan Aktaş Meali
Üzerine gece bastırınca, (yıldızlara tapanlarla tartışma hâlinde bulunan İbrahim, uzayda yıldız gibi parlayan) bir gezegen görmüş; (ona işaret ederek bakın ey insanlar!) ’’Bu mu benim Rabbim?» demiş. Ama ne zaman o gezegen (gecenin sonuna doğru gözden) kaybolunca, (Bu defa İbrahim, bilin ki,)’’ Ben (gözden) kaybolup gidenleri sevmem (ilah olduğuna inanmam ve ilah edinmem)” dedi.*
İlyas Yorulmaz Meali
Gece karanlığı (İbrahim’in) üzerine çöktüğünde bir yıldız gördü ve “Bu benim Rabbim” dedi. Yıldız kaybolduğunda, “Ben kaybolanları sevmem” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Gecenin karanlığı üzerine çökünce İbrahim bir yıldız gördü. Dedi: "işte benim çalabım." Yıldız batınca da dedi: "Ben batan şeyleri sevmem."
İsmail Hakkı İzmirli
Ona gece karanlığı basınca [³] o, bir yıldız [⁴] gördü, «— İşte Rabbim budur» dedi [⁵], fakat yıldız batınca «— Ben batan şeyleri sevmem» dedi.
İsmail Yakıt
Üzerine gece basınca bir yıldız gördü, “İşte bu benim Rabbim”²⁴ dedi. O da batınca, “Batanları sevmem” dedi.
Kadri Çelik Meali
(İbrahim peygamber seçilmeden önce Rabbini ararken) Gece üstünü örtüp bürüdüğünde (gökte) bir yıldız gördü, “İşte bu benim Rabbim” dedi. Yıldız batınca, “Batanları sevmem” dedi.
Mahmut Kısa Meali
Halkına sürekli öğüt veren İbrahim, gecenin karanlığı üzerine çökünce, apaçık yıldız gördü ve “Bakın ey insanlar, bu mudur benim Rabb’im?” dedi. Sonra yıldız batınca, “Ben batanları sevmem, ” dedi. Böyle batıp yok olanlar ilah olamaz!
Mahmut Özdemir Meali
Üzerine Gece bastırdığında bir yıldız gördü: -"Bu benim rabbimdir" dedi. Sönüp battığında: -"Batanlar’ı sevmem" dedi.
Mehmet Çakır Meali
Nitekim, karanlık basınca, bir yıldız gördü. "benim Sahib’im bu olmalı " diye düşündü. Az sonra yıldız battı. Bu sefer: "yoo dedi batanlar hoşuma gitmiyor."
Mehmet Çoban Meali
Gecenin karanlığı onu kaplayınca bir yıldız gördü: "Rabbim budur." dedi. Yıldız batınca, "Batanları sevmem!" dedi.
Mehmet Okuyan Meali
Gece(nin karanlığı) onu kaplayınca bir gezegen (gök cismi) görmüş, “Bu (muymuş) benim rabbim!” demişti. (Gezegen) batınca da “Batanları sevmem.” demişti.
Mehmet Türk Meali
Üzerine gecenin karanlığı çökünce bir yıldız gördü ve (toplumuna): “Bu mu benim Rabb’im?”¹ dedi. Yıldız batınca da: “Ben batanları sevmem!” dedi.
Muhammed Esed Meali
Sonra, gecenin karanlığı bastırdığı zaman [gökte] bir yıldız gördü [ve] haykırdı: “İşte bu (mu) benim Rabbim!” Ama yıldız kaybolunca, “Ben batan şeyleri sevmem!” diye söylendi.
Mustafa Çavdar Meali
Gecenin karanlığı üzerine bastırınca bir yıldız görmüş ve: “İşte benim Rabbim budur.” demişti. Fakat yıldız batınca: “Ben, batanları sevmem.” dedi.
Mustafa İslamoğlu Meali
Ve gece karardığında bir yıldız gördü ve haykırdı: “Benim Rabbim bu!”[¹⁰⁷⁵] Fakat yıldız batınca dedi ki: “Ben batanları sevmem”.[¹⁰⁷⁶]
Orhan Kuntman Meali
(Nitekim) Vaktâ ki üzerine gecenin karanlığı çöktü; (göğe bakınca parlak) bir yıldız gördü, (etrafındakileri uyarmak kasdıyle) "Bu mu benim Rabbim" dedi, (fakat o yıldız sönüp) batınca, "Ben batanları sevmem" dedi.
Osman Fırat Meali
Ne zaman ki gece üzerini kaplayınca bir yıldız gördü, dedi ki: "Bu benim Rabbimdir." (Yıldız) batınca dedi ki: "Ben batanları sevmem."
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Vaktâ ki, üzerine yine gece bastı, bir yıldızı gördü, «Bu benim Rabbim,» dedi. Batınca da, «Ben öyle batanları sevmem,» deyiverdi.
Suat Yıldırım Meali
Gece bastırınca İbrâhim bir yıldız gördü, “(İddianıza göre) Rabbim budur! ” dedi. Yıldız sönünce de “Ben öyle sönüp batanları Tanrı diye sevmem! ” dedi.
Süleyman Ateş Meali
Üzerine gece basınca (İbrahim) bir yıldız gördü; "Budur Rabbim" dedi. Yıldız batınca: "Batanları sevmem", dedi.
Süleyman Tevfik (1927)
Vaktâ ki gice onı örtdi (gice olub etrâfı zulmet kapladı) bir yıldız görüb "Bu benim rabbimdir" didi. O yıldız batub gâib olunca: "Ben batub gâib olanı sevmem" didi.
Süleymaniye Vakfı Meali
Gecenin karanlığı üzerine çökünce bir yıldız gördü, "Bu benim rabbimdir (beni yöneten bu olmalıdır)" dedi. Işığı kaybolunca, "Ben ışığı kaybolanları sevmem." dedi.
Şaban Piriş Meali
Üzerine gece bastırınca, bir yıldız görmüş ve: -Bu, Rabbimdir, demişti. Fakat yıldız batınca: -Ben, batanları sevmem, demişti.
Ümit Şimşek Meali
Gece bastırınca, İbrahim bir yıldız gördü, “İşte rabbim” dedi. Batınca da, “Ben batıp gidenleri sevmem” dedi.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Gece onun üstünü örtünce bir yıldız gördü de "İşte Rabbim bu!" dedi. Yıldız battığında ise "Batıp gidenleri sevmem!" diye konuştu.
Sardorxon Jahongir
Vaqtiki tun uni qoplaganda bir yulduzni ko‘rib: “Balki, mana shu mening Robbimdir”, – dedi. Yulduz botib ketgach, u: “Men botib ketuvchilarni sevmayman”, – dedi.
Eski Anadolu Türkçesi
pes ol vaķt kim örtti ķarañulıġ-ıla gice gördi bir ılduz eyitdi “uşbudur çalabum.” pes ol vaķt kim ŧolındı eyitti “sevmezin ŧulunıcıları.”
Satıraltı Meal (1534)
Pes ḳaçan giçe ḳarañuluḳ ola İbrāhīm üstine, bir ulu yılduz gördi, eyitdi:Beni yaradan Tañrı bu ola. Pes ḳaçan kim ol yılduz batdı, eyitdi: Ben sevmezinġāyib olanları.
Bunyadov-Memmedeliyev
Gecə qaranlığı (onu) bürüdükdə o, bir ulduz görüb: “Bu mənim Rəbbimdir!” dedi. (Ulduz) batdıqda isə: “Mən batanları sevmirəm”, söylədi.
M. Pickthall (English)
When the night grew dark upon him he beheld a star. He said: This is my Lord. But when it set, he said: I love not things that set
Yusuf Ali (English)
When the night covered him over, He saw a star: He said: "This is my Lord." But when it set, He said: "I love not those that set."(898)
Designed by ÖFK