لَا تَعْتَذِرُوا قَدْ كَفَرْتُمْ بَعْدَ ا۪يمَانِكُمْۜ اِنْ نَعْفُ عَنْ طَٓائِفَةٍ مِنْكُمْ نُعَذِّبْ طَٓائِفَةً بِاَنَّهُمْ كَانُوا مُجْرِم۪ينَ۟
Türkçe Transcript
Lâ ta’teżirû kad kefertum ba’de îmânikum(c) in na’fu ‘an tâ-ifetin minkum nu’ażżib tâ-ifeten bi-ennehum kânû mucrimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Özür dilemeye kalkışmayın, siz kafir oldunuz sözde iman ettikten sonra. Sizin bir bölüğünüzü affetsek bile suçlu olduklarından dolayı bir bölüğünüzü azaplandıracağız.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Ey münafıklar, boşuna) Özür belirtip durmayınız. (Çünkü) Siz, imanınızdan sonra (bazı konularda) kesinlikle inkâra saptınız. (Hakk davadan ve hayırlı topluluktan ayrıldınız.) Sizden (pişman olup Hakka dönen) bir kesimi bağışlasak da, bir kısmınızı ise gerçekten suçlu-günahkâr olmaları nedeniyle azaplandıracağız.
Abdullah Parlıyan Meali
Boşuna anlamsız mazeret ileri sürmeyin. Böylece sizler iman ettiğinizi açıkladıktan sonra, düpedüz gerçekleri inkâr etmiş oldunuz. Bu olayla ilgi derecesine göre, içinizden bir kısmınızın günahını bağışlasak bile, günahlara gömülüp gitmelerinden dolayı, diğerlerini azaba uğratacağız.
Ahmet Tekin Meali
Boşuna özür dilemeyin. Açıkça imanınızı ifade ettikten sonra, küfrünüzü de açığa vurdunuz. İçinizden bir kısmını affetsek bile, bir kısmını, güç ve iktidarlarına dayanıp, İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işledikleri, âsi, günahkâr, suçlu olmakta ısrar ettikleri için azâbımıza dûçar edeceğiz.
Ahmet Varol Meali
Hiç özür dilemeyin. Siz imanınızden sonra inkar ettiniz. Sizden bir topluluğu bağışlasak bile suçlu olmalarından dolayı bir topluluğu da azaplandıracağız.
Ali Bulaç Meali
Özür belirtmeyiniz. Siz, imanınızdan sonra inkâra saptınız. Sizden bir topluluğu bağışlasak da, bir topluluğunuzu gerçekten suçlu-günahkar olmaları nedeniyle azablandıracağız.
Ali Fikri Yavuz Meali
Boşuna özür dilemeyin. Siz iman ettiğinizi söyledikten sonra, içinizdeki küfrü açığa vurdunuz. İçinizden bir kısmını bağışlasak bile, diğer bir kısmını, suçlarında ısrar ettiklerinden azabımıza uğratacağız.
Bahaeddin Sağlam Meali
Özür beyan etmeyin, kesinlikle, inandıktan sonra kâfir oldunuz. Eğer bir grubunuzu affetsek de bir grubunuzu da suçlu, azgın oldukları için cezalandıracağız.
Bayraktar Bayraklı Meali
Özür dilemeyiniz! Şüphesiz, inandıktan sonra inkâr ettiniz. İçinizden bir grubu affetsek bile, bir gruba da suç işlemekte olduklarından dolayı azap ederiz.
Besim Atalay Meali (1965)
Sizler özür dilemeyin, inandıktan sonra, içinizden bir takımını bağışlasak da, günah ettiklerinden bir bölüğe azap ederiz
Cemal Külünkoğlu Meali
(O halde ey münafıklar! Boşuna) özür dilemeye kalkmayın. Çünkü siz inandığınızı (açıkladıktan) sonra (bile bile yeniden) küfre saptınız. İçinizden (bilinçsizce bu konuşmalara katılan) bir grubu (tevbeleri sebebiyle) affetsek bile, (diğer) bir topluluğu (ısrarla) suç işlemeye devam ettikleri için (kesinlikle) cezalandıracağız.
Cemil Said (1924)
İ’tizâra kalkışmayınız, siz îmân itdikden sonra küfr itdiniz. İçinizden ba’zısını tevbe üzerine ’afv ider isek de diğerlerine ’azâb ideceğiz, çünki küfürde ısrâr ile mücrimdirler.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Özür beyan etmeyin, inandıktan sonra inkar ettiniz. İçinizden bir topluluğu affetsek bile, suçlarından ötürü bir topluluğa da azab ederiz.*
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Boşuna özür dilemeyin! Çünkü siz, (sözde) iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz. İçinizden (tövbe eden) bir zümreyi affetsek bile, suçlarında ısrar etmeleri sebebiyle, diğer bir zümreye azap edeceğiz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Mazeret ileri sürmeye kalkmayın. İman ettiğinizi söyledikten sonra inkârcılığınızı açığa vurdunuz. İçinizden bir kısmını affetsek de, diğer bir kısmını günahta ısrarcı davranmış oldukları için azaba uğratacağız.
Diyanet Vakfı Meali
(Boşuna) özür dilemeyin; çünkü siz iman ettikten sonra tekrar kâfir oldunuz. Sizden (tevbe eden) bir gurubu bağışlasak bile, bir guruba da suçlu olduklarından dolayı azap edeceğiz.
Edip Yüksel Meali
Özür dilemeyiniz. Siz inandıktan sonra inkar ettiniz. Sizden bir kısmını affetsek bile, suç işlemiş oldukları için bir kısmını cezalandıracağız.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Boşuna özür dilemeyin, iman ettik dedikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz. İçinizden bir kısmını affetsek bile bir kısmını suçlarında ısrar ettikleri için azabımıza uğratacağız.
Elmalılı Meali (Orijinal)
Biyhude i'tizar etmeyin, iyman ettiğinizi söyledikten sonra küfürünüzü açığa vurdunuz, içinizden bir kısmını afvedersek bir kısmını cürümlerinde ısrar ettiklerinden dolayı azabımıza uğratacağız
Emrah Demiryent Meali
(Ey munâfıklar! Hiç boşuna) özür dilemeyin! Çünkü siz, (sözde) îmân ettikten sonra (bu alaycı tavrınızla, kalbinizdeki) küfrünüzü açığa vurmuş oldunuz. İçinizden bir kısmını (tövbelerine binâen) affetsek bile, diğer bir kısmına suçlu olduklarından (tövbe etmeyip, küfürde ısrar etmelerinden) dolayı azap edeceğiz.
Erhan Aktaş Meali
Hiç özür dilemeyin! Ant olsun siz inandıktan sonra gerçeği yalanlayarak nankörlük ettiniz. Sizden bir kısmınızı affetsek bile, suç işlemelerinden dolayı bir kısmınıza da azap edeceğiz.
Hasan Basri Çantay Meali
(Bîhude) özür dilemiye kalkmayın. Siz îman (etdiğinizi ikrar)dan sonra küfretdiniz. içinizden bir zümreyi afvetsek bile (diğer) bir güruhunu — onlar mücrim (cürümlerinde musir) kimseler oldukları için — azâblandıracağız.
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Özür belirtmeyin. Siz imanınızdan sonra inkâra saptınız. Sizden bir kısmınızı affetsek de diğer bir kısmınızı mücrimler olmaları nedeniyle azaplandıracağız.
Hayrat Neşriyat Meali
(Boşuna) özür dilemeyin; îmân etmenizden sonra gerçekten kâfir(liğinizi açığa vurmuş) oldunuz! İçinizden bir kısmını (samîmî tevbelerine binâen) affetsek bile, bir kısmına da gerçekten onlar günahkâr kimseler olduklarından dolayı azâb edeceğiz!
İhsan Aktaş Meali
(Boşuna) özür dilemeyin. Doğrusu siz inkâr ettiniz (sözde) iman ettikten sonra. Eğer sizden (bilinçsizce bu konuşmalara katılan) bir topluluğu (tövbeleri sebebiyle) affetsek bile, (tövbe etmeyen) diğer bir topluluğa da (ısrarla) suç işlemeye devam ettiklerinden dolayı (ahirette) azap ederiz.
İlyas Yorulmaz Meali
Siz şimdi, Allah kalplerinizdekini açığa vurdu diye kendinizi temize mi çıkarıyorsunuz? (Bunun için) Özür beyan etmeyin, siz açıkça imanınızdan sonra inkâr ettiniz. Eğer sizden bir kısmınızı bağışlasak da, işledikleri günahlardan dolayı yine de bir kısmını azaba uğratırız ki, çünkü onlar günahkarlardan olmuşlardı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Bağış dilemiye kalkışmayın. Çünkü siz inanç getirdikten sonra tanımaz oldunuz. İçinizden bir kısmını bağışlasak bile, bir kısmını yine de azaba uğratacağız. Çünkü onlar suç işlediler.
İsmail Hakkı İzmirli
İtizar etmeyin, siz imanınızdan sonra muhakkak kâfir oldunuz [¹]. Sizin bir güruhunuzu affetsek bile [²] yine diğer bir güruhu günahkâr olduğundan dolayı azaba duçar edeceğiz.
İsmail Yakıt
Hiç özür dilemeyiniz! Siz inandıktan sonra inkâr ettiniz. Sizden bir kısmını [tâ’ife] affetsek bile, suçlu olmalarından dolayı bir kısmına azap edeceğiz.
Kadri Çelik Meali
Mazeret beyan etmeyin, siz inandıktan sonra küfre saptınız. İçinizden bir topluluğu affetsek bile, suçlu olduklarından dolayı bir topluluğa da azap ederiz.
Mahmut Kısa Meali
O hâlde, ey münâfıklar! Boşuna mâzeretler sıralayıp özür dilemeye kalkmayın; çünkü siz, iman ettikten sonra, bile bile yeniden kâfir oldunuz! İçinizden bilinçsizce bu konuşmalara katılan veya hatâsını anlayıp hemen tövbe eden bir grubu bağışlasak bile, ısrarla suç işlemeye devam ettikleri için, diğerlerini kesinlikle cezalandıracağız.
Bu münâfıkları daha iyi tanıyabilmeniz için, onları iyice deşifre ediyoruz:
Mahmut Özdemir Meali
Boşuna özür dilemeyin! İmanınızdan sonra inkâr ettiniz. Sizden bir tâifeyi affetsek bile, suçlu oldukları için bir taifeye azâp edeceğiz. ***
Mehmet Çakır Meali
Boşuna özür dilemeyin. Önce inandık dediniz sonra da bal gibi inkar ettiniz. Sizden bir kısmınızı affetsek bile bir kısmınıza ceza vermek zorundayız. Çünkü, suçludurlar...
Mehmet Çoban Meali
Boşuna özür dilemeyin! Çünkü siz sözde iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz. İçinizden bir kısmı pişmanlık duyup tövbe ettikten sonra; onları af etsek bile, suçlarında ısrar edenleri mutlaka cezalandıracağız.
Mehmet Okuyan Meali
(Boşuna) özür dilemeyin! (Çünkü) siz iman ettikten sonra elbette kâfir oldunuz. Sizden (tevbe eden) bir grubu bağışlasak bile suçlu olduklarından dolayı bir gruba da azap edeceğiz. [*]
Mehmet Türk Meali
“Siz îman ettikten sonra tekrar kâfir olduğunuz için¹ boşu boşuna özür dileyip durmayın. Her ne kadar içinizden bir kısmını affetsek bile suçlarında ısrar eden günâhkârlara, mutlaka azap edeceğiz.²
Muhammed Esed Meali
[Boşuna anlamsız] mazeretler ileri sürmeyin! Böylece sizler düpedüz hakkı inkar etmiş oldunuz, ⁹² hem de [ondan yana] inancınız[ı açıkladık]dan sonra!” (Bu olayla ilgi derecesine göre) içinizden bir kısmınızın günahını bağışlasak bile, suça gömülüp gitmelerinden ötürü, ötekileri azaba uğratacağız. ⁹³
Mustafa Çavdar Meali
Boşuna mazeret üretmeyin çünkü siz inandığınızı (açıkladıktan) sonra (bu alaycı tavrınızla) kâfirliğinizi açığa vurmuş oldunuz, biz sizden bazınızı bağışlasak bile diğerlerini günahta ısrar etmelerinden dolayı mutlaka cezalandıracağız. 3/86- 106, 9/94, 16/88- 89, 32/12, 75/12…15
Mustafa İslamoğlu Meali
Bahane üretmeyin! Doğrusu siz, inan(dığınızı açıkla)dıktan sonra da küfre saptınız.[¹⁴⁷⁷] Bir kısmınızı bu suçtan dolayı affetsek bile, bir kısmınızı suçu savunmalarından dolayı[¹⁴⁷⁸] cezalandıracağız.”
Orhan Kuntman Meali
(Boşuna) özür dilemeye kalkışmayın, muhakkak ki siz, imanınızdan (mümin olduğunuzu söyleyerek -zâhirde- iman ettikten) sonra kafir oldunuz! (Küfrünüzü kalbinizde gizleyeceğinizi; Rabbinizin Resulüne, -sizin aranızdaki fısıltıları - haber veremeyeceğini sandınız da, günah üstüne günah işlemekte bir sakınca görmediniz. Hiç olmazsa, bu uyarıdan ibret alın. Tevbe ve bağışlanma dileyerek imana gelin, biliniz ki) İçinizden (tevbe eden) bir kısmını affetsek bile, bir kısmım (bağışlamayız) suçlarında ısrar ettikleri için elbette azaplandıracağız.(Ey Muhammed ümmeti, biliniz ki "Nifak" sadece sizin toplumunuza has değildir. Tarih boyunca gelip geçen her ümmetin yüz karasıdır, her toplumda bulunan)
Osman Fırat Meali
(Ey münafıklar!) Özür dilemeyin, kesinlikle imanınızdan sonra inkâr ettiniz. Sizden bir grubu affetsek de bir gruba azap edeceğiz, çünkü onlar gerçekten suçlu oldular.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
İtizarda bulunmayınız, muhakkak ki, siz imânınızdan sonra kâfir oldunuz. Eğer sizden bir zümreyi (tevbe edeceklerinden dolayı) affedersek, bir gürûhu onlar mücrim kimseler oldukları için azaba uğratacağızdır.
Suat Yıldırım Meali
“Ey münafıklar! Hiç boşuna özür dilemeyin. Gerçek şu ki: Siz iman ettiğinizi açıkladıktan sonra, içinizdeki inkârı açığa vurdunuz. Sizden bir kısmınızı, (tövbeleri veya alay etmemeleri sebebiyle) affetsek de, bir kısmını suçlarında ısrar etmelerinden dolayı cezalandıracağız. ”
Süleyman Ateş Meali
Hiç özür dilemeyin, siz inandıktan sonra inkar ettiniz. Sizden bir kısmını affetsek bile suç işlediklerinden dolayı bir kısmına da azab edeceğiz.
Süleyman Tevfik (1927)
İ'tizâra kalkışmayınız. Siz îmândan sonra küfür itdiniz. Sizden bir tâifeyi 'afv ider isek, mücrim oldukları sebebiyle bir tâifeyi de dûçâr-ı 'azâb iyleriz. [²]
Süleymaniye Vakfı Meali
Sakın bahane üretmeyin; siz inanıp güvendikten sonra kâfir oldunuz. İçinizden bir kesimini bağışlasak bile, bir kesimini cezalandıracağız. Çünkü onlar suçludurlar.
Şaban Piriş Meali
Özür beyan etmeyin. İnandıktan sonra inkar ettiniz. İçinizden bir kısmınızı bağışlasak bile; suçlu oldukları için bir kısmınızı cezalandıracağız.
Ümit Şimşek Meali
Hiç özür beyan etmeyin. Siz imanınızdan sonra tekrar kâfir oldunuz. Sizin bir kısmınızı affetsek de, diğer bir kısmınızı, suçlarında ısrar etmeleri yüzünden azaplandırırız.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Özür beyan etmeyin; imanınızdan sonra küfre saptınız. İçinizden bir grubu affetsek bile diğer bir grubu, günaha batmış kişiler oldukları için azaba uğratacağız.
Sardorxon Jahongir
Uzr aytmanglar, darhaqiqat, sizlar iymon keltirganingizdan keyin yana kufr keltirdingiz. Agar sizlardan bir toifani ko‘ngildan tavba qilganlari uchun afv qilsak ham, boshqa bir toifani jinoyatchi bo‘lganlari uchun azoblaymiz.
Eski Anadolu Türkçesi
'uzr dilemeñ bayıķ kāfir olduñuz įmānuñuzdan śoñra eger 'afv olına bir bölükden sizden ya'nį tevbeyile 'aźāb olına bir bölük andan ötürü kim bayıķ anlar oldılar yazuķlular.
Satıraltı Meal (1534)
‘Öẕr dilemeñüz, taḥḳīḳ kāfir olduñuz īmānuñuzdan ṣoñra. Eger ‘afvolsa bir ṭāyifeden, ‘aẕāb olur bir ṭāyifeye. Anuñ‐çun kim anlar yaman kim‐seler‐idi.
Bunyadov-Memmedeliyev
(Əbəs yerə) üzr istəməyin. Siz iman gətirdikdən sonra (daxilinizdəki ikiüzlülüyü biruzə verməklə, Allahın əmrlərini unutmaqla) artıq kafir oldunuz. Aranızda bir qismini (tövbə edəcəyinə görə) bağışlasaq da, digər qismini günahkar olduğu üçün əzaba düçar edəcəyik!
M. Pickthall (English)
Make no excuse. Ye have disbelieved after your (confession of) belief. If We forgive a party of you, a party of you We shall punish because they have been guilty.
Yusuf Ali (English)
Make ye no excuses: ye have rejected Faith after ye had accepted it. If We pardon some of you, We will punish others amongst you, for that they are in sin.(1323)
Designed by ÖFK