وَاَزْلَفْنَا ثَمَّ الْاٰخَر۪ينَۚ
Türkçe Transcript
Ve ezlefnâ śemme-l-âḣarîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Öbürlerini buraya yaklaştırdık.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Arkadan gelen) Ötekileri (Firavun ve askerlerini) de buraya yaklaştırdık (ve mü’minlerin peşlerinden açılan denizdeki boşluğa-yarığa daldırdık).
Abdullah Parlıyan Meali
Firavun ve ordularını da, bu açılan yola sokarak, İsrailoğullarına yaklaştırdık.
Ahmet Tekin Meali
Ötekileri, Firavun'un ordusunu da oraya yaklaştırdık.
Ahmet Varol Meali
Ötekileri buraya yaklaştırdık.
Ali Bulaç Meali
Ötekileri de buraya yaklaştırdık.
Ali Fikri Yavuz Meali
Ötekileri, (Firavuncuları) da buraya yanaştırdık.
Bahaeddin Sağlam Meali
Diğerlerini de oraya topladık.
Bayraktar Bayraklı Meali
Ötekilerini de oraya yaklaştırdık.
Besim Atalay Meali (1965)
Hemen deniz yarılıp, her parçası ulu bir dağ olmuştu !
Cemal Külünkoğlu Meali
Ötekileri de oraya yaklaştırdık (onlar da yarılan denize girdiler).
Cemil Said (1924)
Sonra Mısırlıları bahre yaklaşdırdık.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
İşte oraya, geridekileri de yaklaştırdık.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Ötekileri de oraya yaklaştırdık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Ötekilerini de oraya getirdik.
Diyanet Vakfı Meali
Ötekilerini de oraya yaklaştırdık.
Edip Yüksel Meali
Sonra, diğerlerini yaklaştırdık.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Ötekilerini de buraya yanaştırıvermiştik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
Ötekileri de buraya yanaştırmıştık
Emrah Demiryent Meali
Ötekileri (Firavun ve askerlerini) de oraya yaklaştırdık (onlar da denizde açılan yola girdiler).
Hasan Basri Çantay Meali
Ötekileri de buraya yanaşdırdık.
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Ötekileri de buraya yaklaştırdık.
Hayrat Neşriyat Meali
Ötekileri (Fir'avun ve askerlerini) de buraya yaklaştırdık.
İhsan Aktaş Meali
Ötekileri (Firavun ve onunla birlikte olanları) da oraya yaklaştırdık.
İlyas Yorulmaz Meali
Diğerlerinin (İsrailoğullarının) arkasına, onları (Firavunun ordusunu) yaklaştırdık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Öbürlerini oraya yaklaştırdık.
İsmail Yakıt
Diğerlerini de oraya yaklaştırdık.
Kadri Çelik Meali
Ötekileri de buraya yaklaştırdık.
Mahmut Kısa Meali
Derken, diğerlerini helâk etmek üzere buraya yaklaştırdık.
Mahmut Özdemir Meali
Arkadan İzleyenler’i oraya yanaştırdık.
Mehmet Çakır Meali
Önden onları, ardından Fıravunları sürdük.
Mehmet Çoban Meali
Bir de ne görsün? Musa halkıyla birlikte açılan yollardan geçiyordu. Alelacele peşlerine düştü. Zaten Musa’nın istediği de buydu. Firavun’un düşünmesini engellemek istiyordu. Firavun Musa’nın onlara tuzak kuracağını düşünmemişti. İşte bu onlar için hazırlanan en büyük tuzaktı. İnsanları küçümsemek, onların yapabilecekleri şeyleri düşünmemek en büyük hataydı. Firavun Musa’yı ve halkını küçümsemişti. Hâlbuki Musa Mısır’da ordu komutanlığı yapmıştı. Mısır’da kölelik yapan İsrail halkı her türlü yapıları inşa eden bilgilere sahipti. Belki Musa’nın Firavun gibi süslü orduları yoktu ama bilgileri becerileri vardı. Bilgili becerili halkı vardı.
Mehmet Okuyan Meali
Diğerlerini oraya yaklaştırmıştık.
Mehmet Türk Meali
Ötekilerini de oraya yaklaştırdık.¹
Mustafa Çavdar Meali
Geriden gelenleri oraya yaklaştırdık. 20/72...78
Mustafa İslamoğlu Meali
Ötekileri de oraya yaklaştırdık.
Orhan Kuntman Meali
Sonra diğerlerini (Firavun ile ordusunu) oraya yaklaştırdık.
Osman Fırat Meali
Yaklaştırdık ve sonra ötekilerini de.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ötekilerini de buraya yaklaştırmıştık.
Suat Yıldırım Meali
64, 65, 66. Ötekileri (Firavun'un ordusunu da) oraya yaklaştırdık. Mûsâ'yı ve beraberinde olan herkesi kurtardık. Öbürlerini ise suda boğduk.
Süleyman Ateş Meali
Ötekileri de buraya yaklaştırdık (Musa ve adamlarının ardından, düşmanları da bu denizde açılan yollara girdiler).
Süleyman Tevfik (1927)
Onları ve diğerlerini (Fir'avn ve ittibâ'ını) bahre girdirdik.
Süleymaniye Vakfı Meali
Öbürlerini o yerde onlara yaklaştırdık.
Şaban Piriş Meali
Oraya ötekilerini de yaklaştırdık.
Ümit Şimşek Meali
Diğerlerini de oraya yaklaştırdık.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Ötekileri de oraya yaklaştırdık.
Sardorxon Jahongir
Ortda qolgan fir’avn va uning askarlarini ham o‘sha yerga yaqinlashtirdik.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı yaķın getürdük anda ayruķları.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı yaḳın getürdük anda ayruḳları ki Fir‘avn‐ıla ḳavmidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
O biriləri (Fir’on əhlini) də ora yaxınlaşdırdıq (dəniz sahilinə topladıq).
M. Pickthall (English)
Then brought We near the others to that place.
Designed by ÖFK