×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Şu’arâ / 58

وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَر۪يمٍۙ

Türkçe Transcript

Vekunûzin vemekâmin kerîm(in)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve definelerden ve güzelim yerlerden ettik.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Ayrıca hazinelerden ve soylu makam(lar)dan da (mahrum bıraktık).

Abdullah Parlıyan Meali

hazine ve yüce makamlarından, seferberlik için çıkarıp yollara düşürdük.

Ahmet Tekin Meali

Hazinelerden, şerefli, yüksek makamlardan ayırdık.

Ahmet Varol Meali

Hazinelerden ve üstün makamdan da.

Ali Bulaç Meali

Hazinelerden ve soylu makam(lar)dan da.

Ali Fikri Yavuz Meali

Hazinelerden ve şerefli makamlardan...

Bahaeddin Sağlam Meali

Zenginlikler ve güzel makamdan (iktidardan) çıkardık.

Bayraktar Bayraklı Meali

57,58,59,60. Bunun üzerine Firavun'un adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece onlara İsrâiloğulları'nı mirasçı kıldık. Ancak Firavun'un adamları, güneş doğarken İsrâiloğulları'nın ardına düştüler.

Besim Atalay Meali (1965)

Haznelerden, güzel güzel yerlerden çıkarıp da

Cemal Külünkoğlu Meali

Ve hazinelerden ve güzelim yerlerden ettik.

Cemil Said (1924)

57, 58, 59. Bu vechile Mısırlıları bağçelerinden, çeşmelerinden, hazînelerinden ve güzel kâşânelerinden ayırdık. Ve Benî İsrâîl’i ânlara vâris yapdık.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

57,58,59. Ama biz Firavun ve adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece oralara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

57,58. Biz de Firavun’un kavmini bahçelerden, pınar başlarından, servetlerden ve iyi bir konumdan çıkardık.

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

57-58. Daha sonra onları (Firavun ve topluluğunu) bahçelerden, pınarlardan, hazinelerden ve değerli bir konumdan mahrum ettik.

Diyanet Vakfı Meali

57, 58. Ama (sonunda) biz onları (Firavun ve kavmini), bahçelerden, pınarlardan, hazinelerden ve değerli bir yerden çıkardık.

Edip Yüksel Meali

Hazinelerden, yüksek makamlardan...

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık.

Elmalılı Meali (Orijinal)

Hazinelerden, ve dilrubâ makamlardan çıkardık

Emrah Demiryent Meali

57-58. Böylelikle (Firavun ve avenelerini, İsrâiloğullarının peşine düşürerek) onları bahçelerden, pınarlardan, hazinelerden ve güzel yerlerden çıkardık.

Erhan Aktaş Meali

Ve hazinelerden ve kerim¹ makamlardan.

1- Saygın, ikram edilmiş, şerefli, bolluklu.

Hasan Basri Çantay Meali

57,58. Bu suretle onları bostanlardan, akar sulardan, hazînelerden ve şerefli makam (lar) dan çıkardık.

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Hazinelerden ve değerli makamdan da.

Hayrat Neşriyat Meali

57,58. Böylelikle (İsrâiloğullarının peşine düşürerek) onları bahçelerden, pınarlardan, hazînelerden ve güzel yerlerden çıkardık.

İhsan Aktaş Meali

Hazinelerden (servetlerden), değerli (o yüksek makam ve) mevkilerden de.

İlyas Yorulmaz Meali

“Zenginliklerden ve çok önemli makamlardan etmiştik” dedi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

hazinelerinden, yüksek katlarından ayırdık,

İsmail Hakkı İzmirli

57, 58. Biz de Firavuncuları bahçelerinden, pınarlarından, altın gümüş hâzinelerinden, âlâ yerlerden [³] çıkardık.

[3] Büyüklerin meclislerinden veya minberlerden veya âlâ kâşânelerden.

İsmail Yakıt

Hazinelerinden ve yüce/onurlu [kerîm] makamlarından (ettik).

Kadri Çelik Meali

Hazinelerden ve yüce makamdan da.

Mahmut Kısa Meali

Yani, o göz alıcı zenginliklerden, o saygınlık ve onur makâmından...

Mahmut Özdemir Meali

Kerîm / Cömert makamlardan, hazinelerden!

Mehmet Çakır Meali

57,58. Sonunda onları bağlarından bahçelerinden; onca değerli mal ve mülklerinden ettik.

Mehmet Çoban Meali

Hepsi yollara düşmüş, hazinelerini, şerefli makamlarını geride bırakmışlardı.

Mehmet Okuyan Meali

57,58. Onları (Firavun ve halkını) bahçeler(in)den, (su) kaynaklarından, hazinelerden ve değerli makamlardan çıkarmıştık.

Mehmet Türk Meali

(Onları) hazinelerden ve yüksek makamlardan (uzaklaştırdık).

Muhammed Esed Meali

zenginlikler[in]den, nüfûz ve statülerinden [yoksun bıraktık]!” ³¹ diyerek [onları İsrailoğulları’na karşı harekete geçirdi].

31 Bu ifade, açıktır ki, İsrailoğulları’nın Hz. Yusuf’tan sonraki bir kaç nesil boyunca Mısır’da ulaştıkları itibar ve zenginliği îma etmektedir -ki b... Devamı..

Mustafa Çavdar Meali

Hazinelerinden makam ve mevkilerinden. 10/44- 45

Mustafa İslamoğlu Meali

servetlerinden, bereketli bir yurttan…[³²⁰⁷]

[3207] İlk üçü somut olduğu için, bu dördüncüsü de soyut bir “yüksek konum” olmaktan daha çok somut bir nesne olmalıdır. Bu bağlamda makâmun kerîm, tı... Devamı..

Orhan Kuntman Meali

57,58. Fakat Biz, (Firavun ile ordusunu suya gark ettik) onları güzelim bahçelerden, pınar başlarından hazînelerden ve yüksek makamlardan yoksun bıraktık.

Osman Fırat Meali

Ve (yerin) hazinelerinden ve bereketli yerlerinden de.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

«Ve hazinelerden ve pürnîmet bir makamdan (mahrum bıraktık).»

Suat Yıldırım Meali

57, 58. Ama neticede Biz onları bahçelerinden ve pınarlarından, hazinelerinden, servetlerinden ve kendilerince çok değerli makam ve mevkilerinden çıkardık.

Süleyman Ateş Meali

Hazineler(in)den ve o güzel yer(lerin)den.

Süleyman Tevfik (1927)

57,58. Biz Fir'avn ve kavmini bağçelerinden ve su başlarından, hazînelerinden ve güzel ve mutantan makâmlarından çıkardık.

Süleymaniye Vakfı Meali

Hazinelerden ve değerli ikametgâhlardan da.

Şaban Piriş Meali

Hazinelerden ve şerefli makamlardan...

Ümit Şimşek Meali

Hazinelerinden ve şerefli mevkilerinden.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Hazinelerinden, mutlu-kutlu yerlerinden ettik.

Sardorxon Jahongir

Xazinalar va go‘‎zal maskandan ham ayirdik.

Eski Anadolu Türkçesi

57-58. pes çıķarduķ anları bostanlardan daħı biñarlardan daħı gençlerden daħı ŧuraķ yirden görklü.

Satıraltı Meal (1534)

ve genclerden ve güzel yirlerden.

Bunyadov-Memmedeliyev

Xəzinələrdən və (Nil ətrafındakı) gözəl (bərəkət dolu) yerdən kənar etdik.

M. Pickthall (English)

And treasures and a fair estate.

Yusuf Ali (English)

Treasures, and every kind of honourable position;


Designed by ÖFK