×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Zuhruf / 50

فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُمُ الْعَذَابَ اِذَا هُمْ يَنْكُثُونَ

Türkçe Transcript

Felemmâ keşefnâ ‘anhumu-l’ażâbe iżâ hum yenkuśûn(e)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Derken onlardan azabı kaldırdık mı sözlerinden döndüler.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Fakat Biz onlardan azabı çekip-giderince hemen, onlar (yine) andlarını bozuyorlar, (sözlerinden cayıyorlardı.)

Abdullah Parlıyan Meali

Derken onlardan azabı kaldırdık mı, sözlerinden dönüverdiler.

Ahmet Tekin Meali

Fakat azâbı, kendilerinden kaldırdığımız zaman, hemen sözlerinden döndüler.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 7/133-135.

Ahmet Varol Meali

Fakat üzerlerinden azabı kaldırdığımızda hemen sözlerinden dönmeye başladılar.

Ali Bulaç Meali

Fakat onlardan azabı çekip-giderince, bir de görürsün ki onlar andlarını bozuyorlar.

Ali Fikri Yavuz Meali

Bunun üzerine kendilerinden azabı kaldırdığımız vakit, (yola geleceğiz, iman edeceğiz sözlerinden) hemen caydılar.

Bahaeddin Sağlam Meali

Biz onlardan azabı kaldırdığımızda, hemen sözlerinden geri dönmeye başladılar.

Bayraktar Bayraklı Meali

Fakat biz onları azaptan kurtarır kurtarmaz, bir de bakarsın ki sözlerinden dönüvermişler.

Besim Atalay Meali (1965)

Biz onların üstünden azabı kaldırınca sözlerinden dönerler !

Cemal Külünkoğlu Meali

Fakat biz onlardan azabı kaldırınca sözlerinden döndüler.

Cemil Said (1924)

Halbuki biz ânları ’azâbdan tahlîs ider itmez sözlerinde halef itdiler.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Ama, azabı üzerlerinden kaldırdığımızda hemen sözlerinden döndüler.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Fakat biz onlardan azabı kaldırınca bir de bakmışsın sözlerinden dönüyorlar.

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

(Dua sebebiyle) onların başından felâketi uzaklaştırınca bir de bakıyorsun sözlerinden dönüveriyorlar.

Diyanet Vakfı Meali

Fakat biz onlardan azabı kaldırınca, sözlerinden dönüverdiler.

Edip Yüksel Meali

Fakat, onlardan felaketi kaldırdığımızda, sözlerinden hemen dönüverdiler.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Fakat azabı kendilerinden kaldırdığımız zaman hemen sözlerinden dönüverdiler.

Elmalılı Meali (Orijinal)

Bunun üzerine kendilerinden azâbı açtığımız vakıt da derhal cayıverdiler

Emrah Demiryent Meali

Fakat Biz onlardan, azabı kaldırır kaldırmaz onlar (yine) sözlerinden dönüyorlardı.

Erhan Aktaş Meali

Fakat onları azaptan kurtarınca da hemen sözlerinden döndüler.

Hasan Basri Çantay Meali

Fakat biz onlardan azâbı giderince bir de ne bakarsın: Onlar verdikleri sözü bozuyorlar bile!

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onlardan azabı kaldırdığımızda ise sözlerinden hemen döndüler.

Hayrat Neşriyat Meali

Fakat kendilerinden azâbı açıver(ip kaldır)ınca, onlar sözlerinden hemen döndüler.

İhsan Aktaş Meali

Ne zaman üzerlerinden o azabı (sıkıntıyı) kaldırdık, onlar da sözlerinden dönüverdiler.

İlyas Yorulmaz Meali

Bundan sora onlardan azabı kaldırdığımızda, hemen antlaşmayı eksilterek bozdular.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz onların üzerinden azabı giderince onlar da hemen sözlerinden caydılar.

İsmail Hakkı İzmirli

Vaktaki üzerlerinden azabı kaldırdık. Derhal ahitlerini bozdular.

İsmail Yakıt

Onlardan azabı kaldırınca sözlerinden hemen dönüverdiler [yenkusûn].

Kadri Çelik Meali

Fakat onlardan azabı çekip giderince, hemen sözlerinden caydılar!

Mahmut Kısa Meali

Fakat Biz o belâyı başlarından kaldırır kaldırmaz, sözlerinden dönüveriyorlardı.

Mahmut Özdemir Meali

Azab’ı onlardan kaldırdığımızda o anda hemen cayıyorlardı.

Mehmet Çakır Meali

Ama kendilerini sıkıntıdan kurtarır kurtarmaz, sözlerinden caydılar.

Mehmet Çoban Meali

Fakat onlardan azabı kaldırınca hemen sözlerinden döndüler.

Mehmet Okuyan Meali

Onlardan azabı her kaldırdığımızda hemen sözlerinden dönmüşlerdi.

Mehmet Türk Meali

Biz onlardan azabı kaldırınca da hemen sözlerinden dönüverdiler.

Muhammed Esed Meali

Ama azaptan kurtarır kurtarmaz, bir bakarsın ki hemen sözlerinden dönüvermişler!

Mustafa Çavdar Meali

Fakat biz onların başından bu azabı kaldırınca da sözlerinden caydılar. 6/63-64, 7/135

Mustafa İslamoğlu Meali

Ama cezayı kaldırır kaldırmaz derhal sözlerinden caydılar.

Orhan Kuntman Meali

Fakat biz onlardan azabı kaldırınca, sözlerinden dönüverdiler.

Osman Fırat Meali

Biz onlardan azabı kaldırınca da sözlerinde (durmayarak) durakaldılar.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Vaktâ ki, onlardan o azabı açıverdik, o zaman onlar sözlerinden geri döner oldular.

Suat Yıldırım Meali

Fakat Biz, onlardan azabı giderince, hemen sözlerinden caydılar. [7, 133-135]

Süleyman Ateş Meali

Fakat biz onlardan azabı kaldırınca sözlerinden dönmeğe başladılar.

Süleyman Tevfik (1927)

Vaktâ ki onlardan 'azâbı keşf ve izâle itdik, hemen 'ahidlerini nakz itdiler ve sözlerinden döndiler.

Süleymaniye Vakfı Meali

Krizlerini giderince, derhal sözlerinden caydılar.

Şaban Piriş Meali

Onlardan azabı kaldırdığımız zaman da hemen sözlerini bozuyorlardı.

Ümit Şimşek Meali

Fakat azaplarını kaldırır kaldırmaz onlar yine sözlerinden dönüyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Fakat kendilerinden azabı kaldırdığımızda hemen yan çizmeye başladılar.

Sardorxon Jahongir

Bas, qachonki, Musoning duosi sharofati bilan ulardan azobni aritsak, birdan ular o‘‎z ahdlarini buza boshlar edilar.

Eski Anadolu Türkçesi

pes ol vaķt kim giderdük anlardan 'aźābı anlar 'ahdı sırlar.

Satıraltı Meal (1534)

Pes ol vaḳt ki giderdük anlar üstinden ‘aẕābı. Anlar andların bozdılar.

Bunyadov-Memmedeliyev

Biz onları əzabdan qurtaran kimi sözlərindən döndülər.

M. Pickthall (English)

But when We eased them of the torment, behold! they broke their word.

Yusuf Ali (English)

But when We removed the Penalty from them, behold, they broke their word.


Designed by ÖFK