وَنَضَعُ الْمَوَاز۪ينَ الْقِسْطَ لِيَوْمِ الْقِيٰمَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـٔاًۜ وَاِنْ كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ اَتَيْنَا بِهَاۜ وَكَفٰى بِنَا حَاسِب۪ينَ
Türkçe Transcript
Venada’u-lmevâzîne-lkista liyevmi-lkiyâmeti felâ tuzlemu nefsun şey-â(en)(s) ve-in kâne miśkâle habbetin min ḣardelin eteynâ bihâ(k) vekefâ binâ hâsibîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Kıyamet günü, adalet terazilerini kuracağız, hiçbir kimse hiçbir şeyde haksızlığa uğramıyacak, hatta hardal tanesi ağırlığında bir işin bile karşılığını vereceğiz, bizim hesap görüşümüz yeter.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Biz ise, kıyamet gününe ait (çok hassas ve sağlam duyarlı) adalet terazileri ortaya koyacağız da, artık hiçbir nefis hiçbir şeyle (ve hiçbir şekilde) haksızlığa uğratılmayacaktır. (Küçücük) Bir hardal tanesi bile olsa onu (teraziye) getirip (tartacağız). Hesap görücüler olarak Biz yeteriz.
Abdullah Parlıyan Meali
Ve kıyamet günü öyle doğru, öyle hassas teraziler kurarız ki, kimse en küçük bir haksızlığa uğratılmaz, bir hardal tanesi kadar bile olsa, herşeyi tartıya sokarız. Hesap görücü olarak, kimse bizden ileriye geçemez.
Ahmet Tekin Meali
Biz, Kıyamet gününün gerçekleşmesi dolayısıyla herkesin amellerine, haklarına, mükâfatlarına ve cezalarına göre ebedî hayattaki mevkilerini belirleyecek adâlet terazileri kurarız. Artık kimseye hiçbir şekilde haksızlık edilmez. Yapılan iş, bir hardal tanesi kadar da olsa, onu adâlet terazisine getiririz. Hesap görenler olarak biz herkese yeteriz.
Ahmet Varol Meali
Kıyamet günü için adalet terazilerini koyarız. Hiç kimseye bir haksızlık edilmez. Bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa onu getiririz. Hesap görücü olarak biz yeteriz.
Ali Bulaç Meali
Biz ise, kıyamet gününe ait duyarlı teraziler koyarız da artık, hiç bir nefis hiç bir şeyle haksızlığa uğramaz. Bir hardal tanesi bile olsa ona (teraziye) getiririz. Hesap görücüler olarak biz yeteriz.
Ali Fikri Yavuz Meali
Biz, kıyamet günü için, (insanların amel defterlerini tartmak üzere) adalet terazileri koyacağız. Artık hiç kimse, en ufak bir zulme uğramıyacaktır. Yapılan amel, bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirir tartıya koyarız. Hesap görenler olarak da, (şanı yüce olan) biz kâfiyiz.
Bahaeddin Sağlam Meali
Kıyamet günü için Biz, çok adil teraziler koyarız. Kimseye hiçbir haksızlık edilmez. Hardal tanesi ağırlığı kadar dahi olsa, onu getiririz. Hesap görücü olarak Biz yeteriz.
Bayraktar Bayraklı Meali
Biz, kıyamet günü için adâlet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. Yapılan iş, bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa onu getiririz. Hesap gören olarak biz yeteriz.
Besim Atalay Meali (1965)
Adalet terazisin kıyamet gününde kuracağız biz, kimseye zulm olunmaz, bir hardal tanesi ağırlığında olsa dahi sayarız, hesapça biz yeteriz
Cemal Külünkoğlu Meali
Kıyamet günü (öyle) doğru, (öyle hassas) teraziler kuracağız ki, kimse en küçük bir haksızlığa uğratılmayacak. Bir hardal tanesi kadar bile olsa her şeyi tartıya sokacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.
Cemil Said (1924)
Kıyâmet güninde ’adâlet mîzânını te’sîs ideceğiz. Hiç bir kimse ’amelinden hardal dânesi kadar bile haksızlığa dûçâr olmıyacakdır, ’adâlet tecellî idecekdir.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Kıyamet günü doğru teraziler kurarız; hiçbir kimse hiçbir haksızlığa uğratılmaz. Hardal tanesi kadar olsa bile yapılanı ortaya koyarız. Hesap gören olarak Biz yeteriz.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip ortaya koyacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Biz, kıyamet günü için adalet terazileri kurarız; artık kimseye hiçbir şekilde haksızlık edilmez. Yapılan, bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu getirir ortaya koyarız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.
Diyanet Vakfı Meali
Biz, kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. (Yapılan iş,) bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu (adalet terazisine) getiririz. Hesap gören olarak biz (herkese) yeteriz.
Edip Yüksel Meali
Diriliş günü için adalet terazileri kurarız. Kimseye hiç bir haksızlık edilmez. Hardal tanesi kadar bir ağırlığı bile hesaba katacağız. Biz, hesapçı olarak yeteriz.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Biz kıyamet günü için doğru teraziler kurarız; hiçbir kimse hiçbir haksızlığa uğratılmaz. Yapılan amel, bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirir (tartıya koyarız.). Hesap görenler olarak da biz kâfiyiz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
Biz ise Kıyamet günü için mizanlara adâleti koruz da hiç bir nefis, zerrece zulm edilmez, bir hardel tanesi ağırlığınca da olsa onu getirir koruz, hisabcı da biz yeteriz
Emrah Demiryent Meali
Biz, hesap günü (amellerin tartılması) için adalet terazileri kurarız. Artık hiç kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. (Yapılan iş,) bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu (mizana) getiririz. Hesap görücü olarak biz yeteriz.
Erhan Aktaş Meali
Kıyamet Günü hak edileni eksiksiz belirleyen tartıları kurarız. Hiç kimse, hiçbir biçimde haksızlığa uğratılmaz. Hardal tanesi kadar da olsa her şeyi hesaba katarız. Hesap gören olarak Biz yeteriz.
Hasan Basri Çantay Meali
Biz kıyamet gününe mahsus adalet terazileri koyacağız. Artık hiçbir kimse hiçbir şeyle haksızlığa uğratılmayacakdır. (O şey) bir hardal dânesi kadar bile olsa onu getiririz (mîzâna koyarız). Hesabcılar olarak da biz yeteriz.
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Hiç kimse zulme uğratılmaz. Bir hardal tanesi bile olsa onu getiririz. Hesap görücü olarak biz yeteriz.
Hayrat Neşriyat Meali
Kıyâmet günü (amellerin tartılması için) adâlet terâzilerini kurarız; artık kimse bir şeyle haksızlığa uğratılmaz. Hardal dânesi ağırlığında (bir amel) bile olsa, onu getiririz. Hesab görücüler olarak da biz yeteriz.
İhsan Aktaş Meali
Kıyamet (diriliş) günü için (hak ve) adalet terazileri kurarız. Artık hiçbir nefse zulüm (haksızlık) edilmez. Eğer (yapılmış olanlar) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getiririz (ortaya koyarız). Ve hesap görenler olarak, biz yeteriz!
İlyas Yorulmaz Meali
Kıyamet günü adalet terazilerini kurarız sonra hiçbir nefse haksızlık yapılmaz, Eğer en küçük hardal tanesi kadar bir şey de olsa, onu getiririz ve. Biz hesap görücüler olarak yeteriz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Biz kalkış günü için öyle doğruluk terazisi koyacağız ki hiç kimse hiç bir türlü haksızlığa uğramıyacaktır. Bir iş hardal tanesi ağırlığında bile olsa getirip onu da tartacağız. Bizim hesap görmemiz yeter.
İsmail Hakkı İzmirli
Kıyamet günü için hakkaniyet terazilerini kuracağız. Hiçbir kimse hiçbir şeyde haksızlığa uğramayacaktır. Hardal tanesi ağırlığında olsa da yine biz onu hesaba katacağız. Bizim hesap görmekliğimiz [¹] elverir.
İsmail Yakıt
Kıyamet günü için adalet terazilerini kurarız. Hiç kimse haksızlığa uğramaz. (Yapılan iş) hardal tanesi ağırlığınca bile olsa, Biz onu ortaya koyarız. Hesap görücü olarak Biz yeteriz.¹⁶
Kadri Çelik Meali
Biz kıyamet günü için adalet terazileri kurarız da artık, hiç bir nefis hiç bir şeyle haksızlığa uğramaz. Bir hardal tanesi bile olsa ona (teraziye) getiririz. Hesap görücüler olarak biz yeteriz.
Mahmut Kısa Meali
Hesap Gününde, adâlet terazilerini kuracağız ve hiç kimseye en ufak bir haksızlık yapılmayacak. Öyle ki, yapılan her iyilik veya kötülük incir çekirdeği kadar küçük bile olsa, onu dahî hesaba katacağız.
Hesap görmek için, Biz elbette yeteriz. İşte bunun için, kitap ve elçi göndererek insanlığı her devirde uyarmışızdır:
Mahmut Özdemir Meali
Kıyâmet günü için "Tam Ayarlı" Teraziler koyarız; hiçbir kimse haksızlığa uğratılmaz. Bir hardal tanesi ağırlığı bile olsa onu getirdik. Hesap görücüler olarak biz yeteriz.
Mehmet Çakır Meali
Resulüm! kıyamet gününde biz, en hassas tartı cihazlarını ortaya koyarız. Kimseye zerrece haksızlık yapılmaz. Yapılan amel, hardal tanesi kadar da olsa onu teraziye koyarız. Hesap görmede bizim üstümüze yoktur...
Mehmet Çoban Meali
Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki; hiç kimseye zerre kadar haksızlık edilmeyecek! Yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip ortaya koyacağız. Her ne olursa olsun insanları hesaba çekmeye gücümüz yeter.
Mehmet Okuyan Meali
Biz kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. [*] Kimseye hiçbir şekilde haksızlık edilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi kadar bile olsa, onu (teraziye) getirmiş (olacağ)ız. Hesap görenler olarak biz yeteriz.
Mehmet Türk Meali
Biz ise kıyamet gününde adaletin ta kendisi olan (hassas) teraziler kurarız da hiç bir insan, hiç bir şekilde haksızlığa uğratılmaz. (Hatta dünyada yaptıkları şeyler) bir hardal tanesi kadar bile olsa onu o (teraziye mutlaka) koyarız. (Zira) hesabı Bizden daha iyi gören yoktur ki!
Muhammed Esed Meali
Ve Kıyamet Günü (öyle) doğru, (öyle hassas) teraziler kurarız ki, kimse en küçük bir haksızlığa uğratılmaz; bir hardal tanesi kadar bile olsa, [iyi ya da kötü] her şeyi tartıya sokarız; hesap görücü olarak kimse Bizden ileri geçemez!
Mustafa Çavdar Meali
Ve biz kıyamet günü hassas adalet terazileri kurarız. Hiç kimse en küçük bir haksızlığa uğratılmaz. Hatta hardal tanesi ağırlığınca bir şey olsa onu da değerlendiririz. Zira hesap görücü olarak biz yeteriz. 2/272- 281, 3/185, 4/40, 7/8- 9, 18/49
Mustafa İslamoğlu Meali
Ve Biz, Kıyamet Günü dosdoğru tartan teraziler kurarız da, hiçbir kişi en küçük bir haksızlığa uğratılmaz; hatta hardal tanesi ağırlığında bir şey olsa, onu dahi gündeme getiririz:[²⁷²⁷] Biz, hesap görücü olarak yeter de artarız bile…[²⁷²⁸]
Orhan Kuntman Meali
Biz, kıyamet günü adalet terazilerini kurarız. Hiç kimse herhangi bir surette haksızlığa uğratılmaz. (Yapılan amel hayır ve şer) Hardal tanesi kadar olsa da ortaya koyarız. Hesap görenler olarak da Biz yeteriz! (Cenab-ı Hak bütün kullarının hesabını bir anda görür ve mükafat veya cezaya uğratır.)
Osman Fırat Meali
Dirilme günü ’kıstlı (en düzgün ölçülü) terazileriʼ kurarız; kimseye hiçbir şekilde zulmedilmez. Bir hardal tanesi ağırlığınca bile olsa onu (meydana çıkararak) getiririz. Hesap gören olarak Biz yeteriz.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve Biz Kıyamet gününde adâlet terazilerini koruz da artık hiçbir nefis bir şey ile zulmedilmez. Velev ki (bir amel) bir hardal tanesi ağırlığınca olsun, onu da getiririz. Muhasipler olmak üzere Biz kifâyet ederiz.
Suat Yıldırım Meali
Biz kıyamet gününe mahsus, öyle doğru ve hassas teraziler koyacağız ki, hiçbir kimseye zerre kadar haksızlık edilmez. Hardal tanesi ağırlığınca da olsa, yapılan iyi veya kötü işi oraya getirip tartarız. Hesap görücü olarak Biz fazlasıyla yeteriz. [18, 49; 4, 40; 31, 16]
Süleyman Ateş Meali
Kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Hiç kimseye bir haksızlık edilmez (insanın yaptığı iş), bir hardal danesi ağırlığınca da olsa onu getiririz. Hesab gören olarak biz yeteriz.
Süleyman Tevfik (1927)
Yevm-i kıyâmetde biz 'adâlet terâzîlerini kurarız. O günde bir kimse bir şeyle zulüm olunmaz. Bir hardal dânesi kadar olsa bile onı meydâna çıkarırız. Hesâba biz kafiyiz. (Başka muhâsebe ihtiyâcımız yokdur.)
Süleymaniye Vakfı Meali
(Mezardan) kalkış günü tam doğru teraziler kurarız; kimse bir haksızlığa uğratılmaz. Bir hardal danesi ağırlığında bile olsa terazilere koyarız. Biz hesap görmeye yeteriz.
Şaban Piriş Meali
Kıyamet günü adalet terazileri kurarız. Hiç kimse bir haksızlığa uğramaz. Bir hardal tanesi ağırlığınca bile olsa onu getiririz. Hesap gören olarak biz yeteriz.
Ümit Şimşek Meali
Kıyamet gününde Biz adalet terazilerini kurarız. Hiç kimseye en küçük bir haksızlık edilmez. Hardal tanesi kadar birşey bile olsa, onu ortaya koyarız. Hesap görücü olarak Biz kâfiyiz.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Kıyamet günü için adalet terazilerini kuracağız/adaleti terazilere koyacağız. Hiç kimseye zerre kadar zulüm edilmeyecek. Hardal tanesi kadar bir şey olsa onu ortaya getiririz. Hesapçılar olarak biz yeteriz!
Sardorxon Jahongir
Biz qiyomat kuni uchun adolatli tarozilar qo‘yamiz, bas, biror jonga zarracha zulm qilinmaydi. Agar amallar xardal o‘simligi donasining og‘irligicha bo‘lsa ham, o‘shani keltiramiz! Hisob ko‘ruvchi sifatida O‘zimiz kifoya qilamiz.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ķoyavuz terāzūları ŧoġru ķıyāmet güni içün pes žulm olınmaya kimse nesene. eger olur-ise dāne ķadar isbetenden getürevüz anı. daħı ŧap olduķ biz ḥisāb eyleyiciler.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı ḳoyavuz terāzūları ‘adl ile ḳıyāmet güni‐çün. Hīç āḫire hergiz ẓulmolunmaya ve eger ‘amel ḫayrdan ve şerden ḫardal dāne‐ since olsa, anı ge‐türüp ḥāżır eyler‐biz. Daḫı biz ne yaḫşı ḥisāb idiciler‐biz.
Bunyadov-Memmedeliyev
Biz qiyamət günü üçün ədalət tərəzisi qurarıq. Heç kəsə əsla haqsızlıq edilməz. Bir xardal dənəsi ağırlığında olsa belə onu (hər hansı bir əməli tərəziyə) gətirərik. Haqq-hesab çəkməyə Biz kifayətik.
M. Pickthall (English)
And We set a just balance for the Day of Resurrection so that no soul is wronged in aught. Though it be of the weight of a grain of mustard seed, We bring it. And We suffice for reckoners.
Yusuf Ali (English)
We shall set up scales of justice for the Day of Judgment, so that not a soul will be dealt with unjustly in the least, and if there be (no more than) the weight of a mustard seed,(2707) We will bring it (to account): and enough are We to take account.(2708)
Designed by ÖFK