×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Sâd / 36

فَسَخَّرْنَا لَهُ الرّ۪يحَ تَجْر۪ي بِاَمْرِه۪ رُخَٓاءً حَيْثُ اَصَابَۙ

Türkçe Transcript

Feseḣḣarnâ lehu-rrîha tecrî bi-emrihi ruḣâen hayśu esâb(e)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve ona rüzgarı ram etmiştik de emriyle dilediği yere hafif hafif esip giderdi.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Böylece Biz, onun emriyle istediği yere (havada) kolayca ve yumuşakça akıp giden rüzgârı (özel olarak yaptığı hava gemisi benzeri araçlarını taşımak, Hz. Süleyman’ı ve yakın adamlarını kısa zamanda hedeflerine ulaştırmak üzere) onun buyruğu altına verdik. (Hava gücünü ve akımını ona tâbi kıldık.)

Abdullah Parlıyan Meali

Bunun üzerine rüzgarı O'nun emrine verdik ki, O'nun emriyle istediği yöne doğru, tatlı tatlı eserdi.

Ahmet Tekin Meali

Bunun üzerine, biz rüzgârı onun faydalanması için koyduğumuz kurala boyun eğdirdik. Onun yaptığı plan dahilinde, ulaşması gereken hedefe doğru kolayca akar giderdi.

Ahmet Varol Meali

Böylece biz de rüzgârı onun buyruğuna verdik. Onun emriyle dilediği tarafa yumuşak bir şekilde akıp gidiyordu.

Ali Bulaç Meali

Böylece rüzgarı emrine verdik. Onun emriyle dilediği yöne yumuşakça eserdi.

Ali Fikri Yavuz Meali

Bunun üzerine rüzgârı onun emrine bağlı kıldık; emriyle istediği yere rahatça akar giderdi.

Bahaeddin Sağlam Meali

Bunun üzerine ona rüzgârı musahhar kıldık. Nereye gitmek istese, onun emriyle rüzgâr o tarafa eserdi.

Bayraktar Bayraklı Meali

Bunun üzerine biz, rüzgârı onun emrine verdik. Onun emriyle istediği yöne doğru tatlı tatlı esiyordu.

Besim Atalay Meali (1965)

Yeli, buyrumuna verdik, istediği yerde onun dilemesiyle, yumuşak eserdi !

Cemal Külünkoğlu Meali

Biz de (duasını kabul ettik ve) rüzgârı hizmetine sunduk. Rüzgâr, O’nun emri altında ve dilediği yere tatlı tatlı eserdi.

Cemil Said (1924)

Biz rüzgârı ânın emrine tâbi’ kıldık rüzgârlar ânın emriyle istediği tarafa gidiyordı.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

36,37,38. Bunun üzerine Biz de, istediği yere onun buyruğu ile kolayca giden rüzgarı, bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları, demir halkalarla bağlı diğerlerini onun buyruğu altına verdik.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz de rüzgârı onun buyruğuna verdik. Rüzgâr, onun emriyle dilediği yere hafif hafif eserdi.

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

35-38. “Rabbim” dedi, “Beni bağışla; benden sonra hiç kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık ver bana. Lutfu sınırsız olan yalnız sensin.” Bunun üzerine, emriyle dilediği yöne doğru tatlı tatlı esen rüzgârı, bina kuran ve dalgıçlık yapan bütün şeytanları ve zincirlerle bağlanmış diğer yaratıkları onun buyruğuna verdik.

Diyanet Vakfı Meali

36, 37, 38. Bunun üzerine biz de, istediği yere onun emriyle kolayca giden rüzgârı, bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları, demir halkalarla bağlı diğer yaratıkları onun emrine verdik.

Edip Yüksel Meali

Bunun üzerine komutuyla hareket eden rüzgarı onun emrine verdik. Dilediği yere yağmur yağdırırdı.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Bunun üzerine biz rüzgarı onun emrine verdik. Onun emriyle istediği yere yumuşacık akardı.

Elmalılı Meali (Orijinal)

Bunun üzerine ona rüzgârı müsahhar ettik, emriyle istediği yere yumuşacık cereyan ederdi

Emrah Demiryent Meali

Biz, (Süleymân’ın duasına icabet ettik de) rüzgârı ona boyun eğdirdik. Onun emri ile onun istediği yere, tatlı tatlı eserdi.

Erhan Aktaş Meali

Bunun üzerine rüzgârı onun emrine verdik. Onun emri ile dilediği yere yumuşak bir esinti ile akıp gidiyordu.

Hasan Basri Çantay Meali

Bunun üzerine biz de ona rüzgârı müsahhar etdik ki bu, onun emriyle, onun dilediği yere yumuşacık akar giderdi.

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Böylece rüzgârı onun hizmetine sunduk. Onun isteğiyle dilediği yöne yumuşakça eserdi,

[34/12]

Hayrat Neşriyat Meali

Bunun üzerine rüzgârı ona boyun eğdirdik; onun emriyle istediği yere yumuşak olarak akıp giderdi.

İhsan Aktaş Meali

36, 37, 38. Biz de (duasını kabul ettik ve) rüzgârı onun istifadesine verdik; onun emriyle (denizde rüzgâr gücü ve enerjisiyle çalışan yelkenli yolcu ve ticari gemileri) istediği yöne doğru (rahatlıkla yüzdürebilmesi için emrimiz gereği) tatlı tatlı eserdi. Ve her (türlü) yapı ustası ve dalgıç olan şeytanları (insanları saptırmaya çalışan, hakka ve akla aykırı hareket eden, azgın, asi, kötü ve kibirli kişileri) de ve (zarar vermemeleri için) zincirlere vurulmuş (kontrol altına alınmış) diğerlerini de. *

(*) Hz. Süleyman’a rüzgârın musahhar kılınmasının anlamı hakkında doğru açıklama aşağıdaki ‘’ et-tahrir vet-tenvir ile Kitabul müteşabih minel kur’an’... Devamı..

İlyas Yorulmaz Meali

Uğradığı yerlerin uzaklığı bir ay olan rüzgârı,

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bunun üzerine Biz de yele onun için boyun eğdirdik. Yel de onun buyruğu ile onun dilediği yere tatlı tatlı eserdi.

İsmail Hakkı İzmirli

Biz de ona rüzgârı müsahhar kıldık, onun emriyle lâtif bir hava ile istediği yere giderdi.

İsmail Yakıt

Bunun üzerine Biz de rüzgârı onun emrine verdik¹⁴ ki dilediği yere kolayca eserdi.

14 Krş. Enbiyâ, 21/81; Sebe’, 34/12

Kadri Çelik Meali

Böylece biz, rüzgârı onun buyruğu altına verdik. Onun emriyle dilediği yöne yumuşakça eserdi.

Mahmut Kısa Meali

Biz de buna karşılık, emrettiği yöne doğru yumuşacık eserek dilediği yere bolluk ve bereket götüren rüzgarları onun hizmetine verdik.

Mahmut Özdemir Meali

Derken onun emriyle esen Rüzgâr’ı onun için hizmete verdik / kullanıma sunduk. İstediği yerde / arzu ettiği zaman onun emri ile yumuşacık eserdi.

Mehmet Çakır Meali

Biz de karşılık olarak, rüzgârı hizmetine verdik. Artık istediği yöne yelken açabiliyordu.

Mehmet Çoban Meali

Biz de ona çok büyük hükümranlık verdik! Devleti büyüdükçe büyüdü. Öyle ki, rüzgârlar hükmettiği topraklarda başlar, hükmettiği topraklarda biterdi. Rüzgârların başladığı bittiği yerler Süleyman’ın hâkimiyeti altındaydı. Ülkesinde rüzgârlar tatlı tatlı hafifçe eserdi. Ona rüzgârlardan yararlanmayı öğrettik! Rüzgârlardan yararlanarak çok güzel işler yapardı. Onun devrinde sanki hiçbir rüzgâr boşuna esmezdi. Değirmenler, yelkenler, gemiler, çok değişik araçlar, binalarının, evlerinin soğuması, ısınması, Süleyman’ın rüzgârları kullanma bilgisiyle mükemmel bir seviyeye ulaştı.

Mehmet Okuyan Meali

Bunun üzerine O’nun (Allah’ın) emriyle istediği yere yumuşakça akan rüzgârı hizmetine vermiştik.

Mehmet Türk Meali

36,37,38. Bunun üzerine Biz, emriyle dilediği yöne tatlı tatlı esen rüzgârı, yapı ustası ve dalgıçlık yapan şeytanları ve diğerlerini, (ihanet etmemeleri için) demir halkalarla bağlı olarak onun emrine verdik.

Muhammed Esed Meali

Bunun üzerine ³⁴ rüzgarı o’nun emrine verdik ki o’nun direktifi ile istediği yöne doğru kolayca essin; ³⁵

34 Yani, o’nun tevazuunun ve “günahlarımı bağışla” duasının işaret ettiği dünyevî ihtiraslardan uzaklaşma azminin bir ödülü olarak.35 Karş. 21:81 ve i... Devamı..

Mustafa Çavdar Meali

Bunun üzerine rüzgârı onun istifadesine sunduk böylece rüzgârlar emriyle onun istediği yere kolayca esip giderdi. 34/12

Mustafa İslamoğlu Meali

Bunun ardından rüzgârı ona âmâde kıldık ki, onun emriyle (çalışan gemileri) istediği yöne doğru kolayca yüzdürebilsin;[⁴⁰⁷⁷]

[4077] Bkz: 21:81, not 83.

Orhan Kuntman Meali

Bunun üzerine biz de rüzgarı onun emrine verdik, rüzgara emreder, dilediği yere kolayca giderdi.

Osman Fırat Meali

Ve ona rüzgârı boyun eğdirdik; (rüzgâr) onun emriyle (onu istediği yere) kolayca ulaştırırdı.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Artık onun için rüzgarı musahhar kıldık, O'nun emriyle dilediği yere mülâyemetle akar giderdi.

Suat Yıldırım Meali

Biz rüzgârı onun emrine verdik. Rüzgâr, onun emriyle istediği yere tatlı tatlı eserdi. [21, 81]

Süleyman Ateş Meali

Biz, rüzgarı ona boyun eğdirdik. Onun buyruğuyla, onun istediği yere tatlı tatlı eserdi.

Süleyman Tevfik (1927)

Biz Süleymân'a rüzgârı müsahhar kıldık, onun emriyle istediği yere mülâyim ve zararsız olarak eserdi.

Süleymaniye Vakfı Meali

Bunun üzerine rüzgarı emrine verdik; onun belirlediği tarafa tatlı tatlı eserdi.

Şaban Piriş Meali

Rüzgarı ona boyun eğdirmiştik. Emri ile dilediği yere yumuşak bir şekilde eserdi.

Ümit Şimşek Meali

Biz de rüzgârı ona boyun eğdirdik ki, onun emriyle istediği yöne doğru tatlı tatlı eserdi.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Bunun üzerine, rüzgârı onun emrine verdik; onun emriyle onun istediği yere uysal uysal/tatlı tatlı akıp giderdi.

Sardorxon Jahongir

Bas, unga uning buyrug‘‎i bilan u istagan tomonga mayin esaveradigan shamolni bo‘‎ysundirib qo‘‎ydik.

Eski Anadolu Türkçesi

pes musaḥḥar eyledük aña yili yürirdi buyruġı-y-ıla yumşaķ ķanda kim ķaśd eyledi.

Satıraltı Meal (1534)

Pes musaḫḫar eyledük aña yili, yumşaḳ eserdi anuñ buyruġı‐y‐la her ḳanda dilese.

Bunyadov-Memmedeliyev

Biz küləyi ona ram etdik. Külək onun əmri ilə istədiyi yerə rahatca gedirdi.

M. Pickthall (English)

So We made the wind subservient unto him, setting fair by his command whithersoever he intended.

Yusuf Ali (English)

Then We subjected the Wind(4193) to his power, to flow gently to his order, Whithersoever he willed,-

4193 Cf. 21:81. and n. 2736.


Designed by ÖFK