×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Bakara / 3

اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ

Türkçe Transcript

Elleżîne yu/minûne bilġaybi veyukîmûne-ssalâte vemimmâ razeknâhum yunfikûn(e)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Onlar, gaybe inanırlar, namaz kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerin bir kısmını yoksullara harcarlar.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Onlar; (o müttakiler ki kesinlikle ve içtenlikle) gaybe (yani görmedikleri, ama varlıklarından asla şüphe de etmedikleri gerçeklere) iman edenlerdir, namazı dosdoğru (şuurlu ve huzurlu şekilde kılıp) ikame edenlerdir, ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak edenlerdir. (Helâl ve meşru kazançlarından, Allah rızası için, gerekli yerlere ve ihtiyaç giderici ölçüde verenlerdir. Farklı Din ve kavimden herkesin insanca yaşayacağı Adil bir Düzeni ve devlet disiplinli infak sistemini kurma gayreti güdenlerdir.)

[Not: Ğayb; olmayan ve aslı bulunmayan şey değildir, çünkü olmayana iman, akla muhaliftir. Oysa Ğayb; zahiren görünmeyen, ama mevcudiyeti ve etkileri;... Devamı..

Abdullah Parlıyan Meali

Onlar ki, akıl ve duyularla değil ancak vahiyle, bilinen gerçeklerin varlığına inanırlar ve hayatlarını düzenleyen namazlarına dikkatli ve devamlıdırlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah rızasını kazanmak için başkalarına harcarlar.

Ahmet Tekin Meali

Kur'an esaslarını benimseyerek korunanlar, gayb âlemine, fizik ve bilgi alanı ötesindeki varlıklara ve gerçeklere iman edenlerdir. Namazları, erkanına, şartlarına, vaktine riâyet ederek âşikâre kılanlardır. Kendilerine verdiğimiz rızık ve servetten, kesinlikle Allah yolunda, karşılık beklemeden, gönüllü harcayanlar, insanların ihtiyaçlarını görenlerdir.

“Salât-namaz” insanı Allah’ın yanan ateşinden uzaklaştıran ibadettir.”

Ahmet Varol Meali

Onlar ki, gaybe inanırlar, [2] namazı kılarlar ve bizim kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcarlar.

Ali Bulaç Meali

Onlar, gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler.

Ali Fikri Yavuz Meali

O kimseler (takvâ sahipleri) ki, onlar gaybe (Cenâb-ı Allah'a, meleklere, kıyamete, kaza ve kadere, görmeksizin) inanırlar; ve beş vakit namazı gereği üzre kılarlar, onlara verdiğimiz rızıklardan (ailelerine, yakınlarına, komşularına ve diğer hak sahiblerine) harcarlar, yedirirler.

Bahaeddin Sağlam Meali

Öyle muttakiler ki; gayba (görünmeyen Allah’a) inanırlar (veya tek başlarına kaldıklarında da inanırlar.) Düzgünce namaz(larını) kılarlar. Ve Bizim onlara verdiğimiz rızıktan nafaka verirler. (İnsan, özünü Allah’a yöneltip kişisel hayatını dua ve namazla, toplumsal hayatını zekât ve yardımla koruyunca muttaki olmuş olur.)

Bayraktar Bayraklı Meali

Onlar, gayba inanırlar, namazı kılarlar, kendilerine verdiklerimizden Allah yolunda harcarlar.[9]

[9] İnfâk konusunda geniş açıklama için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, I, 179-188; III, 382-383.

Besim Atalay Meali (1965)

Görünmeze inanırlar, namazların kılarlar, verdiğimiz azıklardan yedirirler

Cemal Külünkoğlu Meali

Onlar ki gayba inanırlar ve namazlarını ikame ederler. Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler. 

Bkz. 8/3 Gayb kavramı, insan aklının ve duyularının doğrudan erişemediği; gözlem, deney ve ölçüm yoluyla doğrulanamayan bir varlık ve bilgi alanını ... Devamı..

Cemil Said (1924)

3,4. Gâibe inananların, ’ibâdet idenlerin ve kendilerine ihsân itdiğimiz ni’metleri fukarâya tevzî’ idenlerin ve sana ve senden evvelki peygamberlere inzâl itdiğimiz vahiylere inananların ve hayât-ı müstakbele inananların kitâbıdır.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Onlar, gaybe inanırlar, namazı kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan yerli yerince sarfederler.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar gaybe[9] inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

Gayb, sözlükte görme duyusuyla algılanamayan şey demektir. Kelime (gayb), “duyuların kapsamına girmeyen gizli her şey” anlamında kullanılır. Bir şeyin... Devamı..

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

(Onlar) gayba iman ederler, namazı kılarlar, kendilerine verdiklerimizden hayra harcarlar;

Diyanet Vakfı Meali

Onlar gayba inanırlar, namaz kılarlar, kendilerine verdiğimiz mallardan Allah yolunda harcarlar.

Edip Yüksel Meali

Onlar ki duyularıyla algılayamadıkları gerçeklere de inanırlar,* namazı (salat) gözetirler,** kendilerine verdiğimiz rızıktan muhtaçlara verirler

* Öğrenme yöntemi Kuran'in 17:36 ayetinde deneysel ve rasyonel olarak belirlenir. 41:53 ayeti de objektif realiteye ek olarak subjektif deneyimden söz... Devamı..

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar.

Elmalılı Meali (Orijinal)

onlar ki gaybe iyman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine merzuk kıldığımız şeylerden infak ederler

Emrah Demiryent Meali

Onlar ki, (Kur’ân’da yazılı bulunan ve peygamberlerinin bildirdiği) gayba, (hiç şüphe etmeden, kalben) îmân ederler. Namazı dosdoğru kılarlar, onlara rızık olarak verdiklerimizden de (Allah rızası için) infak ederler.

Erhan Aktaş Meali

Onlar; gayba¹ inanırlar, salâtı ikame ederler² ve verdiğimiz rızıktan infak³ ederler.

1-Ebedi hayata dair verilen bilgilere. Gizli, görünmeyen, bilinemeyen, algılanamayan, gelecekte olacak şeyler. 2-Şirkten arınmış bir bilinçle Allah\... Devamı..

Hasan Basri Çantay Meali

(O takvaa saahibleri ki) onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızk olarak verdiğimizden de (Allah yolunda) harcarlar.

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onlar gayba inanırlar, salâtı yerine getirirler ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan infak ederler.

[36/11; 6/162; 14/31]

Hayrat Neşriyat Meali

Onlar ki, gayba inanırlar, namazı hakkıyla edâ ederler(3) ve kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden (Allah yolunda) sarf ederler.(4)

(3)“*يُصَلُّونَ [Namaz kılarlar] kelimesine bedel, ıtnablı (daha uzun olan) يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ*[Namazı hakkıyla edâ ederler]’in zikrinde ne hikmet ... Devamı..

İhsan Aktaş Meali

Onlar (o muttakiler) ki, (vahiy ile bildirilen) gayba (duyu organlarıyla algılanmayana) da inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine verdiğimiz mallardan (fakir, yoksul, işsiz ve toplumun muhtaç kesimine)de infak ederler. (*)

(*) Namazın sağlık yönünden sağladığı faydalarından bazıları şunlardır: 1- Namazda yapılan hareketler yavaş olduğundan kalbi yormaz ve günün muhtelif ... Devamı..

İlyas Yorulmaz Meali

Allah’ın (azabından) korunan o kimseler ki, gaybe inanırlar, namazlarını kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden de ihtiyacı olanlara verirler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O sakınanlar ki görünmeyene inanırları, namaza dururlar, kendilerine verdiğimiz azıktan başkalarını da geçindirirler.

İsmail Hakkı İzmirli

3, 4. O müttekiler ki gaybe [⁵] inanırlar, namazı dosdoğru kılar, kendilerine verdiğimiz rızıktan harcederler [⁶], sana inzal olunan (kitaba da), senden evvel inzal olunan (kitaplara da) inanırlar, âhireti yakînen bilirler (ve inanırlar).

[5] Allah'ı bilmek, âhireti bilmek, ahkâm ve şerâyii bilmek gibi tefekkür ve istidlâl hakkında delil ikame olunan şeyler maksuttur.[6] Âyet-i Celîle'd... Devamı..

İsmail Yakıt

Onlar, duyularla algılanamayan gerçeğe [ğayb]⁴ inanırlar ve namazlarını gereği gibi kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan da (Allah yoluna harcamak için) ayırırlar [infâk].

4 Gayb: “Görünmeyen, gözden ırak olan, görülemeyen, bilinemeyen, algılanamayan” demektir. Bu anlamda “şehadet”in zıddıdır. Daha genel bir anlamda gayb... Devamı..

Kadri Çelik Meali

Onlar ki gaybe iman ederler, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler.

Mahmut Kısa Meali

Onlar, Allah, cennet, cehennem, melek, kıyâmet, âhiret gibi duyu organlarıyla algılanamayan; ancak ilâhî vahiy sayesinde kavranabilecek gerçeklikler âlemi olan gayba inanırlar, hakîka­tin sadece gözle görülenlerden ibaret olmadığını bilir, mutlak Hâkim olan Ya­ratı­cıyı imanları sayesinde hissedebilir, kavrayabilirler. Ayrıca, Müslümanlığın vazgeçilmez şartı olan namazı gereken dikkat ve özeni göstererek, dosdoğru ve aksatmadan kılar, Yaratıcıyla aralarındaki gönül ve kulluk bağını —günde en az beş kere huzurunda durarak— sürekli canlı tutarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan, yani o güzel nîmetlerden bir kısmını toplum yararına fedâ­kârca paylaşarak, Allah için yoksullara harcarlar.

Mahmut Özdemir Meali

Gayb’a inanan; Namaz’ı kılan; Kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden infâk eden / harcayan;

Mehmet Çakır Meali

Sağlamcılar, görülmeyene inanır, namazı kılar, verdiklerimizden bir kısmını infak eder,

Mehmet Çoban Meali

Allah’a karşı gelmekten sakınanlar; beş duyularıyla ulaşamayacakları, bilgisi sadece Allah’ın katında olan gaybe inanırlar. Allah her yarattığı varlıklara bir özellik vermiştir. Gören gözlerimizin, duyan kulaklarımızın, dokunan elimizin, tadan dilimizin, koklayan burnumuzun, çalışan aklımızın, düşünen beynimizin sınırları vardır. Bizim bilgilerimiz bize verilen özelliklerle sınırlandırılmıştır. Allah’ın bilgisi ise sınırsızdır. Bizler sınırlı özelliklerimizle sınırsız olan bilgiye ulaşamayız. Allah sınırsız bilgisinden bazı gerçekleri vahiy yoluyla bize bildirmektedir. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar vahiy yoluyla bildirilen bilgilere kesin olarak inanırlar. Onlar Salât-ı İkame ederek Allah’ın gönderdiği bilgilerle kendilerini güçlendirirler. Bilinçlerini artırırlar. Her gün Allah’ın huzuruna durarak günlük hayatlarını gözden geçirirler. Fark ettikleri yanlışlardan bir daha yapmamak üzere tövbe ederek dönerler. Bilmedikleri yanlışlarından da tövbe ederek Allah’ın kendilerini korumasını isterler. Sahip oldukları varlıklardan Allah yolunda harcarlar. Bilirler ki; sahip oldukları her şey zaten Allah’ındır. Onlar sadece geçici bir zaman için emanet almışlardır. Geçici olarak emanet aldıkları şeyleri hayırlı ve güzel işlerde harcayarak insanlarla paylaşırlar. Böylece Allah adına yaptıkları bu eylemler hayat kitaplarına yazılır.

Mehmet Okuyan Meali

Onlar [gayb]a (bilinemeyenlere) inanır; namaz kılar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden [infak] ederler (verirler).

Mehmet Türk Meali

Onlar ğayba¹ inanır,² namazı dosdoğru ve devamlı kılar³ ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden⁴ Allah yolunda harcarlar.

1 Ğayb: Hakkında vahiy bilgisi olmadan, asla bilinemeyecek bilgilerdir. Ğaybı ancak Allah bilir, (Yûnus: 20, Hud: 123, Ra’d: 9, Sebe’: 3, Cin: 26-27) ... Devamı..

Muhammed Esed Meali

onlar ki, insan idrakini aşa[n olguların varlığı]na ³ inanırlar ve namazlarında dikkatli ve devamlıdırlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan ⁴ başkaları için harcarlar;

3 Ğayb (genellikle ve hatalı olarak “görünmeyen” şeklinde çevrilir), Kur’an’da insanın kavrayış alanının ötesinde bulunan, onu aşan hakikatin tüm safh... Devamı..

Mustafa Çavdar Meali

O korunmak isteyenler ki; gayba/Kuran’da bildirilenlere inanır, namazı kılar ve verdiğimiz rızıktan harcarlar. 4/103, 51/19, 81/24

Mustafa İslamoğlu Meali

Onlar ki; gayba iman ederler,[¹⁵] namazı istikamet üzre kılarlar,[¹⁶] kendilerine sürekli lutfettiğimiz şeylerden (ihtiyaç sahiplerine) harcarlar.[¹⁷]

[15] Gayba imanın üç muhtemel anlamı vardır: 1) Musa ümmeti gibi “ilâhî kudret delili” olan fiili bir ayet görmeden iman etmek. 2) Allah’ın zâtı ve âh... Devamı..

Orhan Kuntman Meali

Ki onlar gayba inanırlar, namazı kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızktan (Allah yolunda) harcarlar.

Osman Fırat Meali

O kimseler ki gaybe iman ederler, namazı ikame ederler ve kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

O müttakîler ki, gaybe inanırlar, namazı da doğruca kılarlar ve kendilerini merzûk ettiğimiz şeylerden de infakta bulunurlar.

Suat Yıldırım Meali

O müttakiler ki görünmeyen âleme inanırlar. Namazlarını tam dikkatle ifa ederler. Kendilerine ihsan ettiğimiz nimetlerden hayır yolunda harcarlar.

Gayb sözlükte: “Görünmeyen, gözden gizli kalan şey” demektir. Terim olarak “Duyulardan ve insanın ilminden gizli kalan” şeye denilmiştir. Bir şeyin ga... Devamı..

Süleyman Ateş Meali

Onlar ki gaybde(gizlide, içtenlikle) inanıp namazlarını kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah rızası için) harcarlar.

(ellezîne yu'minûne bi'l-ğeybi) iki anlama gelebilir: 1) Korunanlar gaybe inanırlar, 2) Korunanlar, kimsenin görmediği yerde, içtenlikle inanırlar, Ya... Devamı..

Süleyman Tevfik (1927)

Onlar ki gayba (gözleriyle görmedikleri halde rasûlün haber virdiklerine) îmân ider ve namazlarını âdâb ve erkânıyla kılar ve kendilerine rızık iylediğimiz şeylerden (Allah) yolunda muhtâclara infâk iderler (virirler).

Süleymaniye Vakfı Meali

Allah’a içten[1] inanan,[2] namazı düzgün ve sürekli kılan [3] ve verdiğimiz rızıkları yerli yerince harcayanlar,

[*] "İçten" diye anlam verdiğimiz kelime (الغيب) El-ğayb'dır. Ondaki el (ال) takısı, muzafun ileyhten ıvazdır; بغيبهم /biğaybihim = gayblarıyla demekt... Devamı..

Şaban Piriş Meali

2,3. Hiç kuşkusuz bu kitap, kendilerini günahlardan korumaya çalışan, görmediği halde inanan, namazı kılan ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcayanlar için yol göstericidir.

Ümit Şimşek Meali

O takvâ sahipleri ki, gayba inanırlar,(3) namazlarını dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden(4) bağışta bulunurlar.

(3) Görünmeyen âlemlere dair Allah ve Resulü tarafından verilmiş olan haberlere de inanırlar; Allah’a ve bildirdiklerine de, görmedikleri halde, görmü... Devamı..

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Ki onlar, gayba inananlar, namazı/duayı yerine getirenlerdir. Ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, başkalarına pay çıkaranlardır.

Sardorxon Jahongir

U taqvodor kimsalar g‘‎oyibdan kelgan xabarlarga iymon keltiradigan va barcha namozlarni to‘‎liq ado etadigan hamda Biz ularga rizq qilib bergan narsalarimizdan muhtoj odamlarga nafaqa, ehson va sadaqa qiladigan kimsalardir.

Izoh: G‘‎oyib, ya’ni bizlar ko‘‎rmagan, ammo borligiga shubha qilinmaydigan haq xabarlardir. Misol tariqasida, jannat, do‘‎zax, farishtalar, sirot ko‘... Devamı..

Eski Anadolu Türkçesi

anlar kim inanurlar görünmez nesneye ya'nį Tañrı’ya yā uçmaġa yā ķıyāmete yā ķur’ān’a daħı durudurlar namāzı ya'nį dāyim ķılurlar. dahı andan kim rūzį virdük anlara anlardur nafaķa virürler.

Satıraltı Meal (1534)

Onlar ki ġayba īmān idüp emre mutāva‘at iderler, namāzı dürüst ḳılarlar vekendilerini merzūḳ ḳıldıġımız şeyden infāk iderler.

Bunyadov-Memmedeliyev

O kəslərki, qeybə (Allaha, mələklərə, qiyamətə, qəza və qədərə) inanır, (lazımınca) namaz qılır və onlara verdiyimiz ruzidən (ailələrinə, qohum-qonşularına və digər haqq sahiblərinə) sərf edirlər.

M. Pickthall (English)

Who believe in the unseen, and establish worship, and spend of that We have bestowed upon them;

Yusuf Ali (English)

Who believe in the Unseen, are steadfast in prayer, and spend out of what We have provided for them(27);

27 All bounties proceed from Allah. They may be physical gifts, e.g. food, clothing, houses, gardens, wealth, etc. or intangible gifts, e.g., influenc... Devamı..


Designed by ÖFK