×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

A’râf / 23

قَالَا رَبَّـنَا ظَلَمْنَٓا اَنْفُسَنَا وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ

Türkçe Transcript

Kâlâ rabbenâ zalemnâ enfusenâ ve-in lem taġfir lenâ veterhamnâ lenekûnenne mine-lḣâsirîn(e)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Her ikisi de Rabbimiz dedi, kendimize zulmettik biz, bizi yarlıgamazsan, bize acımazsan ziyankarlardan oluruz.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Hz. Adem:) “Rabbimiz, biz ikimiz kendi nefislerimize zulmettik. Eğer bizi, mağfiret edip bağışlamazsan ve bize acıyıp merhamet buyurmazsan mutlaka hüsrana (en büyük zarara) uğrayanlardan oluruz” diyerek (hatalarını kabul edip bağışlanma dilemişlerdi).

Abdullah Parlıyan Meali

O ikisi: “Ey Rabbimiz! Biz kendimize yazık ettik, yaratılış gayemize aykırı hareket ettik; bizi bağışlamaz, bize merhamet etmezsen, büyük zarara uğrayanlardan olacağız” dediler.

Ahmet Tekin Meali

Âdem ile eşi: “Ey Rabbimiz, biz söz dinlememek ve şeytana uymakla kendimize, birbirimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamazsan, bize merhametinle muamele yapmazsan kesinlikle hüsrana, ziyana uğrayanlardan oluruz." dediler.

Bu âyet insanın hür yaratıldığının, hür, mükellef ve sorumlu olduğunun delilidir. Ayrıca bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/37; 7/172.

Ahmet Varol Meali

"Ey Rabbimiz! Biz kendimize haksızlık ettik. Sen bizi bağışlamaz ve bize rahmet etmezsen muhakkak ki zarar edenlerden oluruz" dediler.

Ali Bulaç Meali

Dediler ki: 'Rabbimiz, biz nefislerimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan ve esirgemezsen, gerçekten hüsrana uğrayanlardan olacağız.'

Ali Fikri Yavuz Meali

Âdem ve Havva: “- Ey Rabbimiz, kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, muhakkak ziyan edenlerden oluruz.” dediler.

Bahaeddin Sağlam Meali

Dediler ki: “Ey Rabbimiz! Kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, şüphesiz zarar edenlerden oluruz.”

Bayraktar Bayraklı Meali

Âdem ile eşi dediler ki: “Ey Rabbimiz! Biz kendimize haksızlık ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, elbette ziyan edenlerden oluruz.”

Besim Atalay Meali (1965)

Dediler ki: «Ey Tanrımız! Kendimize zulmettik, bizi bağışlayıp, yarlıgamazsan, ziyan eden kimselerden oluruz!»

Cemal Külünkoğlu Meali

(İkisi de:) “Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik; bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, hiç şüphesiz kaybedenlerden oluruz!” dediler. 

Bkz. 2/37

Cemil Said (1924)

Ânlar da "Ey rabbimiz, biz kabahatliyiz eğer bizi ’afv itmiyecek bize merhamet iylemiyecek olur isen biz mahv oluruz" didiler.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Her ikisi, "Rabbimiz! Kendimize yazık ettik; bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen biz kaybedenlerden oluruz" dediler.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Dediler ki: “Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.”

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Dediler ki: “Ey rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz, bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz!”

Diyanet Vakfı Meali

(Âdem ile eşi) dediler ki: Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.

Edip Yüksel Meali

Her ikisi: "Rabbimiz, kendimize zulmettik. Bizi bağışlamaz ve bize acımazsan kaybedenlerden oluruz," dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Dediler ki: "Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize rahmetinle muamele etmezsen muhakkak ziyana uğrayacaklardan oluruz!"

Elmalılı Meali (Orijinal)

Rabbena, dediler, nefsilerimize zulmettik, eğer sen bize mağfiret etmez, merhamet buyurmazsan şüphe yok ki husrâna düşenlerden oluruz

Emrah Demiryent Meali

(Âdem ve Havvâ,) “Ey Rabbimiz, biz kendi (nefsi) mize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, muhakkak biz ziyan edenlerden oluruz” dediler.

Erhan Aktaş Meali

“Ey Rabb'imiz! Biz, kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve merhamet etmezsen hüsrana uğrayanlardan oluruz.” dediler.

Hasan Basri Çantay Meali

Dediler: «Ey Rabbimiz, kendimize yazık etdik. Eğer bizi bağışlamaz, bizi esirgemezsen her halde (maddî ve ma'nevî en büyük) zarara uğrayanlardan olacağız».

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Dediler ki: “Rabbimiz! Kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve merhamet etmezsen hüsrana uğrayanlardan olacağız.”

[3/135]

Hayrat Neşriyat Meali

(Âdem ile Havvâ) dediler ki: “Rabbimiz! (Biz) kendimize zulmettik; artık bize mağfiret etmez ve bize merhamet etmezsen, mutlaka hüsrâna uğrayanlardan oluruz.” (1)

(1)Bağışlanmadığı takdirde sağîre (küçük günahlar) üzerine de azap terettüp edeceğine, bu âyet delâlet etmektedir. Zîra Âdem (as) ile Havva (ra)’nın h... Devamı..

İhsan Aktaş Meali

Her ikisi de: "Ey Rabbimiz! Biz (hata işlemekle) kendimize yazık ettik; bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, hiç şüphesiz, kaybedenlerden olacağız!" dediler.

İlyas Yorulmaz Meali

İkisi de “Rabbimiz kendimize haksızlık ettik, eğer bizi bağışlamazsan ve merhamet etmezsen, hüsrana uğrayanlardan olacağız” dediler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar dediler: "Ey çalabımız! Biz ne ettikse kendimize ettik. Eğer Sen biz yarlıgamazsan, bize acımazsan, bize yazık olacaktır."

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar «— Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Sen bizi yarlıgamaz, esirgemezsen * biz herhalde ziyankârlardan oluruz» dediler.

İsmail Yakıt

İkisi de, “Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan, gerçekten de biz zarara uğrayanlardan oluruz” dediler.

Kadri Çelik Meali

Her ikisi, “Rabbimiz! Kendimize zulmettik; bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen biz hüsrana uğrayanlardan oluruz” dediler.

Mahmut Kısa Meali

İkisi de, “Ey yüce Rabb’imiz!” dediler, “Biz kendimize yazık ettik; şâyet bizi bağışlamaz ve bize merhamet buyurmazsan, elbette ki kaybedenlerden olacağız!”
Bunun üzerine, Allah ikisini de bağışladı ve işledikleri günahın cezasını çekmeleri için değil asıl yaratılış gayeleri olan halîfelik görevini yerine getirmeleri için cennetten çıkarıp yeryüzüne gönderdi. Çünkü zaten tövbeleri kabul edilmiş, suçları da bağışlanmıştı:

Mahmut Özdemir Meali

-"Rabbimiz! Kendimize zulmettik. Bizi bağışlamadığında ve bize acımadığında, elbette Hüsrana Düşenler’den oluruz" dediler.

Mehmet Çakır Meali

Adem ve Havva: — " Aman Allah'ım! Biz ettik suç bizim, eğer bizi bağışlamazsan, eğer bize merhamet etmez isen, mahvolduk demektir. "

Mehmet Çoban Meali

Dediler ki: "Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik! Eğer bizi bağışlamaz, bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz."

Mehmet Okuyan Meali

(Âdem ve eşi) şöyle dua etmişlerdi: “Rabbimiz! Biz kendimize haksızlık ettik. Bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen elbette kaybedenlerden olacağız.” [*]

Bu cümle Bakara 2:37’in açılımıdır.

Mehmet Türk Meali

(O ikisi birden): “Ey Rabbimiz! Biz ikimiz de kendimize yazık ettik. Eğer Sen, bizi bağışlamaz ve bize rahmet etmezsen, işte o zaman biz kesinlikle perişan oluruz.” dediler.¹

1 Âdem (a.s) aslında nasıl tevbe edileceğini de bilmiyordu. (Bakara: 37.) âyette onun tevbe etmeyi de Allah’tan öğrendiğini görüyoruz. Yani tüm bilgil... Devamı..

Muhammed Esed Meali

O ikisi: “Ey Rabbimiz! Biz kendimize yazık ettik; bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, hiç şüphesiz, kaybedenlerden olacağız!” dediler.

Mustafa Çavdar Meali

Ve her ikisi de şöyle yalvardılar: ‘Rabbimiz biz kendimize zalimlik ederek yazık ettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen kesinlikle hüsrana uğrayanlardan oluruz.’ 7/151, 11/47

Mustafa İslamoğlu Meali

Her ikisi de dediler ki: “Rabbimiz! Biz kendi kendimize zulmetmişiz; eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan, kesinlikle kaybedenler arasına gireriz!”

Orhan Kuntman Meali

(Adem ile eşi ise) "Ey Rabbimiz kendimize yazık ettik, eğer bizi bağışlamazsan bize merhamet etmezsen muhakkak ki biz, hüsrana uğrayanlardan olacağız" dediler, (hatalarını kabul edip, bağışlanma dilediler, Rablerinin rahmetine sığındılar)

(Rableri onların tevbesini kabul buyurdu, nitekim Bakara suresinin 37. ayetinde: "Adem Rabbinden bir takım kelimeler aldı (tevbe etti) bunun üzerine (... Devamı..

Osman Fırat Meali

Dediler ki: “Rabbimiz! Kendimize zulmettik. Şayet bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, kesinlikle ziyana uğrayanlardan oluruz.”

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Dediler ki: «Ey Rabbimiz! Biz kendi nefislerimize zulmettik, ve eğer bizi yarlığamaz isen ve merhamet buyurmaz isen elbette biz hüsrâna uğmışlardan oluruz.»

Suat Yıldırım Meali

“Ey bizim Rabbimiz, kendimize yazık ettik. Şayet Sen kusurumuzu örtüp, bize merhamet buyurmazsan, en büyük kayba uğrayanlardan oluruz! ” diye yalvarıp yakardılar. [2, 37]

Süleyman Ateş Meali

Dediler: "Rabbimiz, biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan, muhakkak ziyana uğrayanlardan oluruz!"

Süleyman Tevfik (1927)

Onlar: "Yâ Rabbî! Nefislerimize zulm itdik. Eğer bizi mağfiret idüb üzerimize rahmetin olmazsa ziyân idicilerden oluruz" didiler.

Süleymaniye Vakfı Meali

Dediler ki “Rabbimiz! Biz ne ettikse kendimize ettik. Bizi bağışlamaz (durumumuzu düzeltmez) ve bize acımazsan, kaybedenlere karışır gideriz.”

Şaban Piriş Meali

-Rabbimiz, kendimize zulmettik, bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen elbette hüsrana uğrayanlardan oluruz, dediler.

Ümit Şimşek Meali

Onlar “Rabbimiz, biz kendimize yazık ettik,” dediler. “Eğer Sen bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, biz hüsrana düşenlerden oluruz.”

Yaşar Nuri Öztürk Meali

"Ey Rabbimiz, dediler, öz benliklerimize zulmettik. Eğer bizi affetmez, bize acımazsan elbette ki hüsrana uğrayanlardan olacağız."

Sardorxon Jahongir

Odam va Havvo: “Ey Robbimiz, o‘‎zimizga jabr qildik. Agarda bizlarni kechirmasang va bizga rahm qilmasang, shubhasiz, biz ziyon ko‘‎ruvchilardan bo‘‎lib qolamiz”, – dedilar.

Eski Anadolu Türkçesi

eyitti: ol iki “iy çalabumuz! žulm eyledük gendüzümüze daħı eger yarlıġamazsañ bizi daħı raḥmet ķılmazsañ bizi oluruz ziyānlulardan.”

Satıraltı Meal (1534)

Eyitdi ikisi: İy bizüm Çalabumuz, ẓulm eyledük kendümüze. Eger sen biziyarlıġamazsañ, yā raḥmet itmezseñ bize, taḥḳīḳ oluruz dünyā ve āḫiret ziyān‐lusından.

Bunyadov-Memmedeliyev

(Adəm və Həvva) “Ey Rəbbimiz! Biz özümüzə zülm etdik. Əgər bizi bağışlamasan, rəhm etməsən, biz, şübhəsiz ki, ziyana uğrayanlardan olarıq!” – dedilər.

M. Pickthall (English)

They said : Our Lord! We have wronged ourselves. If Thou forgive us not and have not mercy on us, surely we are of the lost!

Yusuf Ali (English)

They said: "Our Lord! We have wronged our own souls: If thou forgive us not and bestow not upon us Thy Mercy, we shall certainly be lost."


Designed by ÖFK