×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Neml / 21

لَاُعَذِّبَنَّهُ عَذَاباً شَد۪يداً اَوْ لَا۬اَذْبَحَنَّهُٓ اَوْ لَيَأْتِيَنّ۪ي بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍ

Türkçe Transcript

Leu’ażżibennehu ‘ażâben şedîden ev leeżbehannehu ev leye/tiyennî bisultânin mubîn(in)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ona şiddetli bir surette azap edeceğim, yahut onu kestireceğim, yahut da bana, neden bulunmadığının sebebini açıklayan bir delil gösterir.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Bu itaatsizliği, ihmal ve gafletinden dolayı ise) "Gerçekten şiddetli bir eziyetle onun canını yakıvereceğim, ya da (eğer hıyanet ve isyan etmişse) onu boğazlayıp (keseceğim) veya o (Hüdhüd kuşu), bana (mazeretini ispatlayacak) apaçık olan bir delil getirmelidir."

Abdullah Parlıyan Meali

Eğer böyleyse, karşıma inandırıcı bir mazeretle çıkmadığı takdirde, onu ya şiddetli bir ceza ile cezalandıracağım, ya da boynunu uçuracağım!”

Ahmet Tekin Meali

“Onu ağır bir ceza ile tüylerini yolarak cezalandıracağım veya onu mutlaka keseceğim yahut da hükümranlığımı güçlendirecek çok önemli bir hizmet yaparak yanıma gelmiş olacak.”

Ahmet Varol Meali

Ona ya şiddetle azap edeceğim veya keseceğim ya da bana (gecikme sebebi olarak) apaçık bir delil getirecek."

Ali Bulaç Meali

'Onu gerçekten şiddetli bir azabla azablandıracağım ya da onu boğazlayacağım veya o, bana apaçık olan bir delil getirmelidir.'

Ali Fikri Yavuz Meali

Muhakkak surette ona şiddetli bir azab yapacağım veya boynunu keseceğim, yahud özrünü gösterecek açık bir delil bana getirir.”

Bahaeddin Sağlam Meali

Ben ona şiddetli bir azap vereceğim veya onu boğazlayacağım veya o bana apaçık bir delil getirecektir.” dedi.

Bayraktar Bayraklı Meali

“Ona acımasızca azap edeceğim, belki de onu boğazlayacağım; ya da bana mutlaka açık bir kanıt getirecek.”

Besim Atalay Meali (1965)

Ya ona bir katı azap ederim, ya keserim, ya da açıkçana özür, getire bana»

Cemal Külünkoğlu Meali

“Geçerli bir mazeret ortaya koymadığı takdirde, onu şiddetli bir şekilde cezalandıracağım yahut boynunu keseceğim.”

Cemil Said (1924)

20, 21. Tuyûr ordusunı gözden geçirdi. "Hüdhüd kuşunı (bir nev’i serguçli kuş) niçün görmüyorum, gelmedi mi? Eğer bana ma’kûl bir ma’zeret beyân itmez ise âna şedîd ’azâb ideceğim ve öldüreceğim" didi.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

20,21. Süleyman, kuşları araştırarak: "Hüdhüd'ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplarda mı? Bana apaçık bir delil getirmelidir; yoksa onu ya şiddetli bir azaba uğratırım yahut keserim" dedi.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Bana (mazeretini gösteren) apaçık bir delil getirmedikçe kesinlikle onu ağır bir şekilde cezalandıracağım, ya da kafasını keseceğim.”

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

“Ya bana açık bir gerekçe getirir veya onu şiddetle cezalandırırım ya da onu ¬boğazlarım!”

Diyanet Vakfı Meali

Ya bana (mazeretini gösteren) apaçık bir delil getirecek ya da onun canını iyice yakacağım yahut onu boğazlayacağım!

Edip Yüksel Meali

Bana (özür olarak) açık bir delil getirmezse, onu şiddetli bir cezaya çarpacağım, yahut onu keseceğim.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

"Ya bana (mazeretini gösteren) apaçık bir delil getirecek, ya da onu şiddetli bir azaba uğratacağım, yahut boğazlıyacağım!"

Elmalılı Meali (Orijinal)

Elbette ona şiddetli bir azâb ederim veya boynunu keserim, yâhud da bana her halde açık, kuvvetli bir bürhan getirir

Emrah Demiryent Meali

(Bu itaatsizliğinden dolayı) ona ya şiddetli bir ceza vereceğim veya keseceğim ya da bana (gecikme sebebi olarak) apaçık bir delil getirecek.”

Erhan Aktaş Meali

“Kesinlikle ona şiddetli bir ceza vereceğim. Ya da onu boğazlayacağım. Ya da bana mazereti ile ilgili açık bir belge getirecek.”

Hasan Basri Çantay Meali

«Onu her halde çetin bir azaba uğratacağım. Yahud onu mutlakaa kesdireceğim, yahud bana açık ve kat'î bir bürhan getirir».

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Eğer bana apaçık güçlü bir delil getirmezse onu gerçekten şiddetli bir azapla cezalandıracağım ya da onun boynunu vuracağım."

Hayrat Neşriyat Meali

“Onu elbette şiddetli bir azâb ile cezâlandıracağım veya onu hakikaten keseceğim yâhut kesinlikle bana (ma'zeretini gösteren) apaçık bir delil getirecek!”

İhsan Aktaş Meali

Bana (mazeretini belgeleyen) açık bir delil getirmelidir; yoksa onu ya şiddetle cezalandırırım yahut boğarak (asarak) öldürürüm dedi. *

(*) Bazılar diyorlar ki, eğer Hüdhüd bir kuş olmasaydı, Hz. Süleyman (ذْبَحَنَّهُ لَأَ) ‘’le ezbehennehu’’demezdi! Cevap: Aşağıda da belirtildiği gibi... Devamı..

İlyas Yorulmaz Meali

“Eğer bana sağlam bir mazeret getirmezse, ona şiddetli bir ceza vereceğim ya da onu keseceğim” dedi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onu ya ağır bir azaba uğratacağım, ya da ne olursa olsun öldüreceğim. Bana apaçık bir kanıt getirirse o başka!"

İsmail Hakkı İzmirli

20, 21. Başka bir gün Süleyman kuşları yokladı da dedi ki «— Niye Çavuş kuşunu göremiyorum? Yoksa gaiplere mi karıştı? [³] * Reddolunmayacak derecede bir mazeret beyan edinceye kadar onu işkenceye uğratacağım veya boğazlayacağım».

[3] Yani saklı mı, burada değil mi?

İsmail Yakıt

“Bana apaçık bir delil [sultân]/geçerli bir mazeret getirmedikçe, kesinlikle onu şiddetli bir şekilde cezalandıracağım yahut kafasını keseceğim.”

Kadri Çelik Meali

“Onu ya ağır bir cezaya çarptıracağım, ya keseceğim ya da bana (mazeretini belgeleyen) apaçık olan ispatlayıcı bir delil getirmelidir.”

Mahmut Kısa Meali

Bu konuda bana geçerli bir mâzeret göstermediği takdirde, onu ya şiddetli bir şekilde cezalandıracağım; ya da derhal kafasını koparacağım!”

Mahmut Özdemir Meali

Elbette, ona şiddetli bir azâp ederim veya onu keserim ya da bana açıkça bir sültan / belge / bilgi / haber getirir.

Mehmet Çakır Meali

Eğer bu kuş bana önemli bir haber getiremez ise fena halde canını yakar ya da onu keserim. "

Mehmet Çoban Meali

"Ona çetin bir ceza vereceğim! Yahut onu keseceğim! Benim cezamdan kurtulabilmesi için açık ve kabul edilebilir bir mazeret getirmesi gerekir!" <>dedi.

Mehmet Okuyan Meali

Şüphesiz ki ya onu şiddetli bir şekilde cezalandıracağım veya onu keseceğim [*] ya da bana apaçık bir delil (mazeret) getirecek!” demişti.

Tevbe 9:47’deki [le evda‘û] fiilinde olduğu gibi buradaki [leezbehannehû] ifadesinin başında [lâ] şeklinde yazılan edat da [te’kid] (pekiştirme) edatı... Devamı..

Mehmet Türk Meali

(Ve devamla): “(Karşıma) inandırıcı bir mazeretle çıkmadığı takdirde onu ya şiddetli bir cezâya çarptıracağım ya da onun boynunu vuracağım!”¹ (dedi.)

1 Bu ifâdelerden; devlet adamının emri altındakilere karşı gerektiğinde kararlı, tavizsiz ama adaletli olması gerektiği anlaşılmaktadır.

Muhammed Esed Meali

[Eğer böyleyse,] karşıma inandırıcı bir mazeretle ¹⁸ çıkmadığı takdirde, onu ya şiddetli bir cezayla cezalandıracağım ya da boynunu uçuracağım!”

18 Lafzen, “apaçık bir delil”. Burada hüthütün “ölümle” tehdit edilmesi, hiç şüphesiz, gerçek ya da lafzî anlamıyla değil mecazî anlamıyla kullanılmak... Devamı..

Mustafa Çavdar Meali

Ya karşıma geçerli ve ikna edici bir mazeretle çıkar ya da onu şiddetli bir şekilde cezalandırır ve keserim.

Mustafa İslamoğlu Meali

Ya karşıma geçerli ve ikna edici bir mazeretle çıkar; ya da ona şiddetli bir yaptırım uygularım, daha olmazsa kafasını kopartırım!”

Orhan Kuntman Meali

Eğer o (mazeretini kanıtlayan) kuvvetli bir delil getirmeyecek olursa, ya ona azap ederim, ya da keserim" dedi.

Osman Fırat Meali

Ona mutlaka şiddetli bir ceza vereceğim veya keseceğim; yahut da bana (niçin görünmediğine dair) apaçık bir delil getirmelidir.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

«Herhalde onu şiddetli bir azap ile muazzep kılarım veya onu boğazlarım, yahut bana apaçık bir hüccet getirir.»

Suat Yıldırım Meali

“Kuvvetli ve geçerli bir mazeret ortaya koymadığı takdirde, onu şiddetli bir şekilde cezalandıracağım yahut boynunu keseceğim. ”

Süleyman Ateş Meali

Ona çetin bir azabedeceğim, ya da onu keseceğim. Yahut da bana (mazeretini belirten) açık bir delil getirecek.

Süleyman Tevfik (1927)

Onı şiddetli 'azâb ile 'azâb iderim. Yâhud zebh iylerim veyâhud bana mühim bir haber ve burhân getirir de 'adem-i huzûrı sebebini beyân ider" didi.

Süleymaniye Vakfı Meali

“Ona ağır bir ceza vereceğim veya keseceğim. Ya da bana, haklılığını gösteren açık bir kanıt getirir!”

Şaban Piriş Meali

Ya bana apaçık bir belge getirecek, ya da onu şiddetli bir cezaya çarptıracağım veya keseceğim.

Ümit Şimşek Meali

“Ya bana açık bir mazeret getirir, ya da ben onu yaman bir azaba uğratır yahut keserim.”

Yaşar Nuri Öztürk Meali

"Ona acımasızca azap edeceğim, belki de onu boğazlayacağım; yahut da bana mutlaka açık bir kanıt getirecek."

Sardorxon Jahongir

Albatta, uni qattiq azob bilan azoblayman yo so‘‎yib yuboraman yoki menga uzrini bayon qilib aniq hujjat keltirsin.

Eski Anadolu Türkçesi

“'aźāb eyleyem aña ķatı 'aźāb yā boġazlayam anı yā getüre baña bellü ḥüccet.”

Satıraltı Meal (1534)

Aña ‘aẕāb ideyin men ḳatı ṣarp ‘aẕāb, yā boġazlayın anı, yā baña birulu ḥüccet‐ile gele, didi.

Bunyadov-Memmedeliyev

And olsun ki, ona şiddətli bir əzab verər, ya da tutub kəsərəm (boğazını üzərəm). Yaxud da o (üzrlü səbəbə görə burada olmaması üçün) aşkar bir dəlil gətirsin!”

M. Pickthall (English)

I verily will punish him with hard punishment or I verily will slay him, or he verily shall bring me a plain excuse.

Yusuf Ali (English)

"I will certainly punish him with a severe penalty, or execute him, unless he bring me a clear reason (for absence)."


Designed by ÖFK