وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا عِنْدَنَا خَزَٓائِنُهُۘ وَمَا نُنَزِّلُـهُٓ اِلَّا بِقَدَرٍ مَعْلُومٍ
Türkçe Transcript
Ve-in min şey-in illâ ‘indenâ ḣazâ-inuhu vemâ nunezziluhu illâ bikaderin ma’lûm(in)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Hiçbir şey yoktur ki hazineleri, katımızda olmasın ve biz onu ancak malum bir miktarda indiririz.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Canlı-cansız, atom zerrelerinden galaksilere) Hiçbir şey yoktur ki, hazineleri (temel malzemesi ve projesi) Bizim katımızda olmasın; ancak onu (her varlığa) belirlenmiş bir miktar (çok hassas ölçüler ve bileşimler) olarak indiririz.
Abdullah Parlıyan Meali
Çünkü hiç birşey yoktur ki, hazinesi bizim katımızda olmasın ve biz hiçbir şey indirmeyiz ki, kusursuzca belirlenmiş bir ölçüye ve bir uyuma dayanmasın.
Ahmet Tekin Meali
Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Biz, o hazinelerden, ancak bir hesap, bir plan dahilinde, belli ölçülerde, düzenli olarak veririz, indiririz.
Ahmet Varol Meali
Hiçbir şey yoktur ki hazineleri bizim katımızda olmasın. Onu ancak belirli bir ölçüye göre indiririz.
Ali Bulaç Meali
Hiç bir şey yoktur ki, hazineleri katımızda olmasın; ancak onu belirlenmiş bir miktar olarak indiririz.
Ali Fikri Yavuz Meali
Kulların faydalandığı hiç bir şey yoktur ki, onu meydana getiren hazinelerin anahtarları katımızda olmasın, (muhakkak her şey bizim kudretimizle meydana gelir). Fakat biz, onu, ancak ihtiyaca göre, malum bir miktarda veririz.
Bahaeddin Sağlam Meali
Hiçbir şey yoktur ki O’nun hazineleri (kaynakları) yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçü ve miktar ile indiririz.
Bayraktar Bayraklı Meali
Katımızda hazineleri olmayan hiçbir şey yoktur. Biz onu ancak bilinen bir ölçüye göre indiririz.
Besim Atalay Meali (1965)
Katımızda, hazneleri olmayan hiçbir nesne yoktur , ancak, belli bir ölçüde veririz onu
Cemal Külünkoğlu Meali
Evrende kaynağı kudretimizde olmayan hiçbir şey yoktur. Ve biz her şeyi belirli bir ölçüye göre indiririz.
Cemil Said (1924)
Hiç bir şey yokdur ki nezdimizde hazînesi olmasun ânları ancak ma’lûm bir mikdârda inzâl idiyoruz.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Hazinesi Bizim katımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Biz onu ancak belli bir ölçüye göre indiririz.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Her şeyin hazineleri sadece bizim katımızdadır ve biz oradan indirdiğimizi belirli bir ölçüye göre indiririz.
Diyanet Vakfı Meali
Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.
Edip Yüksel Meali
Hiç bir şey yoktur ki onun hazineleri bizim yanımızda olmasın, ancak biz onu belirlenmiş bir ölçüyle indiririz.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Fakat biz, onu ancak ihtiyaca göre, belli ölçülerde veririz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
Hiç bir şey yoktur ki bizim yanımızda hazineleri olmasın, fakat biz, onu ancak ma'lüm bir mıkdar ile indiririz
Emrah Demiryent Meali
*Hiçbir şey yoktur ki, onun hazinesi, bizim nezdimizde olmasın. Ancak biz onu (dilediğimiz zaman, takdir ettiğimiz) belirli bir ölçü ile göndeririz.
Erhan Aktaş Meali
Hazineleri Bizim yanımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Ve Biz, bilinen bir kaderi olmaksızın¹ onu indirmeyiz.
Hasan Basri Çantay Meali
Hiçbir şey (haaric) olmamak üzere (hepsinin) hazîneleri bizim nezdimizdedir.. Biz on (lar) ı ma'lûm bir mıkdar dışında indirmeyiz.
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hiçbir şey yoktur ki hazineleri bizim katımızda olmasın. Onu ancak belirlenmiş bir kaderle (:ölçüyle) indiririz.
Hayrat Neşriyat Meali
Hiçbir şey de yoktur ki, onun hazîneleri yanımızda olmasın; artık onu ancak belli bir mikdarda indiririz.(2)
İhsan Aktaş Meali
Ve (canlı-cansız, atomlardan galaksilere kadar) hiçbir şey yoktur ki, (hayatı ve bekası için gerekli her şeyin) hazinesi (kaynağı, temel malzemesi ve projesi) bizim katımızda olmasın. Ve biz onu (her şeyi) ancak belirli bir ölçü ile indiririz.
İlyas Yorulmaz Meali
Hiçbir şey yoktur ki, onların yaşam kaynakları bizim yanımızda olmasın. Biz belli bir ölçü ile kaynakları yeryüzüne indiririz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Hiç bir nesne yoktur ki onun hazineleri Bizim yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle göndeririz.
İsmail Hakkı İzmirli
Hiçbir şey yoktur ki onun hâzineleri yanımızda bulunmasın. Biz onu ancak maslahata göre muayyen bir ölçü dairesinde göndeririz.
İsmail Yakıt
Hiçbir şey yoktur ki hazineleri Biz’im katımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüye/miktara [bikaderin] göre indiririz.
Kadri Çelik Meali
Hazineleri bizim katımızda olmayan hiç bir şey yoktur; ancak biz onu belirlenmiş bir miktar olarak indiririz.
Mahmut Kısa Meali
Göklerde ve yerde, nimet ve lütuf nâmına hiçbir şey yoktur ki, ana kaynağı ve hazinesi Bizim katımızda olmasın fakat Biz onu öyle gelişigüzel değil, ancak belirli bir hikmet ve ölçü ile göndermekteyiz.
Mahmut Özdemir Meali
Hiçbir şey yoktur ki hazineleri (hazneleri / depoları / kaynakları) bizim yanımızda olmasın! Onu ancak belirli bir kadr / miktar / ölçü ile indiriyoruz.
Mehmet Çakır Meali
Her maddenin ana ambarı bizdedir. Bu maddeleri belli bir ölçü dahilinde bırakırız.
Mehmet Çoban Meali
Her şeyin hazineleri bizim yanımızdadır. Biz onu bilinen ölçünün dışında indirmeyiz.
Mehmet Okuyan Meali
Hiçbir şey yoktur ki onun hazineleri bizim katımızda olmasın. [*] Biz onu ancak belirli bir ölçüyle indiririz.
Mehmet Türk Meali
Kesinlikle her şeyin hazineleri Bizim katımızdadır ve onun miktarını belirleyerek, sadece Biz indiririz.
Muhammed Esed Meali
Çünkü hiçbir şey yoktur ki, kaynağı Bizim katımızda olmasın; ¹⁹ ve Biz hiçbir şey indirmeyiz ki, kusursuzca belirlenmiş bir ölçüye, bir uyuma dayanmasın. ²⁰
Mustafa Çavdar Meali
Çünkü varlıkların tüm ihtiyacı olan kaynak bizim katımızdadır, fakat biz onu belirli bir kadere/ölçüye göre indiririz. 41/10, 42/27
Mustafa İslamoğlu Meali
Hiçbir şey yoktur ki, onun kaynağı[²⁰³⁸] Bizim katımızda olmamış olsun; fakat Biz her bir şeyi tesbit ve tayin edilmiş bir ölçüye göre indiririz.[²⁰³⁹]
Orhan Kuntman Meali
(Bilmeniz gerekir ki) Her şeyin hazineleri bizim katımızdadır, ancak biz onları belirli bir ölçüde indiririz.
Osman Fırat Meali
Eğer bir şey varsa onun hazinesi/membâı kesinlikle yanımızdadır. Ve onu ancak bilinen bir miktarla indiririz.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve hiçbir şey yoktur ki illâ onun hazineleri Bizim nezdimizdedir. Ve onu indirmeyiz. Ancak malum bir miktar ile (indiririz).
Suat Yıldırım Meali
Hiçbir şey yoktur ki onu meydana getiren hazinelerin anahtarları elimizde olmasın. Biz onu ancak belirli bir ölçü ile indiririz.
Süleyman Ateş Meali
Hiçbir şey yoktur ki onun hazineleri, bizim yanımızda olmasın, ama biz onu, bilinen bir miktar ile indiririz.
Süleyman Tevfik (1927)
Hiç bir şey yokdur ki onun hazîneleri 'indimizde olmasun. O hazînelerden ma'lûm ve mu'ayyen mikdârını inzâl iyleriz.
Süleymaniye Vakfı Meali
Hiç bir şey yoktur ki kaynakları bizim katımızda olmasın. Onu ancak belli bir ölçüye göre göndeririz.
Şaban Piriş Meali
Kaynağı yanımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Ancak biz onu belli bir ölçüye göre indiririz.
Ümit Şimşek Meali
Hiçbir şey yoktur ki, hazineleri Bizim katımızda olmasın. Biz onu ancak belirli bir miktar ile indiririz.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Hiçbir şey yoktur ki, hazineleri bizim yanımızda olmasın. Ama biz onu ancak belirli bir ölçüde/bir kaderle indiririz.
Sardorxon Jahongir
Yeru osmonda mavjud bo‘lgan har bir narsaning xazinalari Bizning huzurimizdadir. Biz sizlarga ularni ma’lum o‘lchov bilan tushiramiz.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı yoķdur hįç nesene illā kim ķatumuzdadur ħazineleri. daħı indürmezüz anı illā endāze-y-ile bilinmiş.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı hīç bir nesne yoḳdur, illā bizüm ḳatumuzda anuñ ḫazīneleri vardur.Daḫı anı indürmezüz, illā bilinmiş miḳdār bile.
Bunyadov-Memmedeliyev
(Yerdə və göydə) elə bir şey yoxdur ki, onun xəzinələri Bizdə olmasın. Lakin Biz ondan ancaq müəyyən (lazım olduğu) qədər endiririk. (Onun nə qədər lazım olması isə yalnız Bizə mə’lumdur).
M. Pickthall (English)
And there is not a thing but with Us are the stores thereof. And We send it not down save in appointed measure.
Yusuf Ali (English)
And there is not a thing but its (sources and) treasures(1958) (inexhaustible) are with Us; but We only send down thereof in due and ascertainable measures.(1959)
Designed by ÖFK