×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Sâd / 20

وَشَدَدْنَا مُلْكَهُ وَاٰتَيْنَاهُ الْحِكْمَةَ وَفَصْلَ الْخِطَابِ

Türkçe Transcript

Ve şedednâ mulkehu ve âteynâhu-lhikmete vefasle-lḣitâb(i)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve onun saltanatını kuvvetlendirdik ve ona peygamberlik ve gerçekle batılı ayırt ediş bilgisini verdik.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Hz. Davud’un) Onun mülkünü (ve hükmetme gücünüartırmış ve) sağlam kılmıştık. (Ayrıca ona) Hikmet (varlıkların ve olayların iç yüzünü öğreti)vermiş, “fasl-ı hitap” (ihtilafları ve sorunları adil ve kesin çözümlere kavuşturma, hüküm ve içtihat yapma ve) çok açık ve etkili konuşma yeteneği (bağışlamıştık.)

Abdullah Parlıyan Meali

Biz de buna karşılık O'nun saltanat ve otoritesini güçlendirdik ve kendisine peygamberlik, yüksek bilgi, hakkı batıldan ayırma, davaları çözme, açık ve güzel konuşma kabiliyeti vermiştik.

Ahmet Tekin Meali

Biz onun ülkesini, devletini ve hükümranlığını güçlendirdik. Kendisine peygamberlik, ilim, hikmet, sağlıklı ve ahlâklı yaşama bilgisi, isabetli ifade, çözüm ve hakkı bâtıldan ayırt etme kabiliyeti verdik.

Ahmet Varol Meali

Onun hükümranlığını güçlendirmiştik. Ona hikmet ve açık, kesin hüküm verme kabiliyeti vermiştik.

Ali Bulaç Meali

Onun mülkünü güçlendirmiştik. Ona hikmet ve anlatım çarpıcılığını vermiştik.

Ali Fikri Yavuz Meali

Biz onun mülkünü kuvvetlendirmiştik. Kendisine de peygamberlik ile kaza-hüküm ilmini verdik.

Bahaeddin Sağlam Meali

Onun iktidarını sağlamlaştırdık. Ona ilim, hikmet ve açık bir hitabet verdik.

Bayraktar Bayraklı Meali

Onun mülkünü güçlendirdik. Kendisine hikmet ve güzel konuşma vermiştik.

Besim Atalay Meali (1965)

Berkitmiştik mülkünü; ona biz, hem doğru sözü ayırt etmek, hem dahi hikmet verdik

Cemal Külünkoğlu Meali

Onun hükümranlığını kuvvetlendirmiş, ona hikmet ve güzel konuşma yeteneği vermiştik.

Cemil Said (1924)

Ânın mülküni tahkîm itdik, âna hikmet ve hitâbet ihsân itdik.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Onun hükümranlığını kuvvetlendirmiştik. Ona hikmet ve kesin hüküm selahiyeti vermiştik.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz Davud’un mülkünü güçlendirdik, ona hikmet ve hakla batılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği verdik.

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Onun hükümdarlığını güçlendirmiş, kendisine hikmet (peygamberlik) ve anlaşmazlıkları halletme yeteneği vermiştik.

Diyanet Vakfı Meali

Onun hükümranlığını kuvvetlendirmiş, ona hikmet ve güzel konuşma vermiştik.  

 Hz. Davud, heybetli olmak, Allah tarafından yardıma uğramak ve kendisine birçok muhafız verilmek, büyük ordulara kumanda etmek gibi pâyelerle güçlend... Devamı..

Edip Yüksel Meali

Yönetimini güçlendirdik; ona bilgelik ve çok iyi bir yargılama gücü verdik.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Biz onun mülkünü kuvvetlendirmiş ve kendisine hikmet ve hakkı batıldan ayırt etme kabiliyeti vermiştik.

Elmalılı Meali (Orijinal)

Hem mülkünü kuvvetlendirmiştik, hem de kendisine hıkmet ve faslı hıtab vermiştik

Emrah Demiryent Meali

Biz onun mülkünü kuvvetlendirmiş ve kendisine hikmet, (peygamberlik, ilim) ve faslu’l-hitâb (hakkı bâtıldan ayırarak, isabetli karar verme yeteneği ve muhatabın anlayabileceği seviyede, açık konuşma özelliği) vermiştik.

Erhan Aktaş Meali

Onun gücünü pekiştirdik. Ona hikmeti¹ ve fesle-l hitâbı² verdik.

1- Baskı, zulüm, fitne ve fesadı engellemek için konulan yasa, kural ve ilkeler. Sağlıklı düşünme, gerçeği kavrama, doğru hüküm verme yetisi. Yargı, y... Devamı..

Hasan Basri Çantay Meali

Onun mülkünü de kuvvetlendirdik. Ona hikmet ve fasl-ı Kitâb verdik.

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onun hükümranlığını güçlendirdik. Ona hikmet ve ayırt edici bir hitabet yeteneği verdik.

Hayrat Neşriyat Meali

Ve onun saltanatını kuvvetlendirdik ve ona hikmet ve (hak ile bâtılı) ayırd edici konuşma (kabiliyeti) verdik.

İhsan Aktaş Meali

Onun hükümranlığını da güçlendirmiş, ona hikmet (bilim, sağlıklı düşünme, gerçeği kavrama, doğru hüküm verme) ve etkili (açık, güzel) konuşma yeteneği vermiştik.

İlyas Yorulmaz Meali

Dâvud’un mülkünü çoğaltıp güçlendirdik ve ona hükümler içeren kitabı ve sözün doğrusuyla yanlışını ayırma yeteneği verdik.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz onun hakanlığını berkittik. Ona doğrunun bilgisini, doğruyu eğriden ayırt etme gücünü de verdik.

İsmail Hakkı İzmirli

Onun padişahlığını muhkem kıldık, ona hikmet [⁴], dâvaları ayırdetmeye ait [⁵] ilim verdik.

[4] Peygamberlik, tam ilim ve tam amel.[5] Veya beyyine ve yemin ile hüküm demek olan hitabı fasılı.

İsmail Yakıt

Onun saltanatını [mulkehu] kuvvetlendirdik, ona hikmet ve ikna/hatiplik yeteneği [fasle’l-hıtâb] verdik.

Kadri Çelik Meali

Onun (Davud'un) mülkünü güçlendirmiştik. Ona hikmet ve hakkı batıldan ayırt etme (isabetli karar verme) kabiliyeti vermiştik.

Mahmut Kısa Meali

Biz de buna karşılık onun devlet ve otoritesini güçlendirmiş ve kendisine Peygamberlik, hak ve batılı birbirinden ayırma ve bunu insanlara farkettirme, ayrıca doğru karar verme ve yerli yerince söz söyleme yeteneği bahşetmiştik.

Mahmut Özdemir Meali

Onun mülkünü / iktidarını / yönetimini güçlendirdik. Ona "İkna Ederek Sorun Çözme Yeteneği" ve "Hikmet" verdik.

Mehmet Çakır Meali

Hitabet ve yönetim sanatını öğretmek suretiyle onun iktidarını güçlendirmiştik.

Mehmet Çoban Meali

Davud’un iktidarını güçlendirdik! Ona hakkı hukuku belirleyen, adaletle hüküm veren bir anlayış, bir kavrayış verdik! Böylece bilgisiyle, bilinciyle adaleti sağladı. Toplum arasında hak hukuk tanıyan adil biri olarak ün yaptı. Toplumun sevgisini saygısını kazandı. Toplum onunla hak ve adalet içinde yükseldi.

Mehmet Okuyan Meali

Onun hükümdarlığını güçlendirmiş, ona [hikmet] (doğru hüküm verme yeteneği) ve güzel konuşabilme (özelliği) vermiştik.

Mehmet Türk Meali

Onun hükümranlığını güçlendirmiş, ona hikmet ve davaları çözme kabiliyeti vermiştik.

Muhammed Esed Meali

Biz de (buna karşılık) o’nun otoritesini güçlendirmiş ve kararlarında hikmet ve basîret üzere olmasını sağlamıştık.

Mustafa Çavdar Meali

Ve biz onun iktidarını güçlendirmiş ve ona doğru karar verme ve etkili bir konuşma kabiliyeti vermiştik. 4/163

Mustafa İslamoğlu Meali

Biz de onun iktidarını sağlama aldık; zira ona adâletle hükmedecek muhakeme ve anlaşmazlıkları sona erdirecek ikna yeteneği vermiştik.[⁴⁰⁵⁹]

[4059] Bu âyet meşru iktidarın zorbalık ve güç temerküzüne değil hikmet ve adâlete dayandığını ifade eder. Zira devletin imanı adâlettir. Kaynak dilde... Devamı..

Orhan Kuntman Meali

Onun hükümranlığını güçlendirmiş, kendine hikmet ve hakkı batıldan ayırd etme yeteneğini ihsan etmiştik.

Osman Fırat Meali

Onun mülkünü güçlendirdik ve ona hikmet ve açık hitabeti (güzel konuşma yeteneğini) verdik.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve O'nun mülkünü kuvvetlendirmiştik ve O'na hikmet ve fasl-ı hitap vermiş idik.

Suat Yıldırım Meali

Biz onun hakimiyetini güçlendirdik, ona hikmet, nübüvvet, isabetli karar verme ve meramını güzelce ifade etme kabiliyeti verdik.

Süleyman Ateş Meali

Onun mülkünü güçlendirmiştik, kendisine hikmet (peygamberlik, yüksek bilgi, hakkı batıldan ayırma, davaları çözme) ve açık, güzel konuşma (yeteneği) vermiştik.

Süleyman Tevfik (1927)

Ve onun mülkini kuvvetlendirdik. Ve ona 'ilim ve hikmet ve Dâvûd'a hak ve bâtıl arasını tefrîka kudret virdik.

Süleymaniye Vakfı Meali

İktidarını güçlendirdik. Ona hikmet (doğru karar verme) ve etkili konuşma yeteneği vermiştik.

Şaban Piriş Meali

Onun iktidarını güçlendirmiş, ona hikmet ve açık sözlülük vermiştik.

Ümit Şimşek Meali

Biz onun egemenliğini güçlendirmiş ve kendisine hem hikmet, hem de açık ve güzel konuşma yeteneği vermiştik.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Mülk ve yönetimini güçlendirmiştik. Kendisine hikmet ve hakla bâtılı ayıran söz etme yeteneği vermiştik.

Sardorxon Jahongir

Uning podshohligini quvvatli qilib berdik va unga hikmat hamda haqqoniy hukm chiqarishda hal qiluvchi xitobni berdik.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ķavl eyledük pādişāhlıġın daħı virdük aña peyġamberliġi yā zebūr’ı daħı ayırmaķ sözi ya'nį gey beyān eylemek.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı berkitdük, muḥkem itdük anuñ pādişāhlıġı[nı] daḫı ḥikmet virdük özine. Daḫı söz kesici cevāb virdük özine.

Bunyadov-Memmedeliyev

Biz onun mülkünü (səltənətini) möhkəmləndirmiş, ona hikmət (peyğəmbərlik) və (haqla batili ayırd edib) düzgün hökm vermək qabiliyyəti bəxş etmişdik. (Davud çox müşkül məsələləri asanlıqla həll edər, ədalətli hökm çıxarardı).

M. Pickthall (English)

We made his kingdom strong and gave him wisdom and decisive speech.

Yusuf Ali (English)

We strengthened his kingdom, and gave him wisdom and sound judgment(4170) in speech and decision.

4170 Cf. n. 2732 to 21:79 for David's sound judgement in decisions; he could also express himself aptly, as his Psalms bear witness.


Designed by ÖFK