×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Nâzi’ât / 14

فَاِذَا هُمْ بِالسَّاهِرَةِۜ

Türkçe Transcript

Fe-iżâ hum bi-ssâhira(ti)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Derken onlar dümdüz bir yerde toplanırlar.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Ardından) O vakit bir de bakarsın ki onlar, (hepsi tekrar dirilmiş ve) yerin üstüne çıkarılıvermişlerdir.

Abdullah Parlıyan Meali

Derken onlar uyanmışlar ve hepsi birden bir düzlüktedirler.

Ahmet Tekin Meali

Derhal, hepsi diri olarak meydanda-mahşerde sıradadır.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 16/77; 17/52; 54/50.

Ahmet Varol Meali

Birden onlar (dirilmiş halde) bir düzlük üzeredirler.

Ali Bulaç Meali

Bir de bakarsın ki, onlar yerin üstündedirler.

Ali Fikri Yavuz Meali

Bir de bakarsın onlar hep kabirlerinden uyanmışlar, (bir araya toplanmışlar)...

Bahaeddin Sağlam Meali

Hemen yer üstüne çıkarlar.

Bayraktar Bayraklı Meali

13,14. Bu dönüş sadece bir seslenmeye bakar. Birden bire kendilerini mahşerde buluverirler.

Besim Atalay Meali (1965)

Onlar hemen uyanırlar

Cemal Külünkoğlu Meali

Bir de (bakmışsın onlar) kendilerini mahşer meydanında buluvermişler.

Cemil Said (1924)

13,14. Sadâ işidilecek, hepsi dirilüb dizileceklerdir.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Hepsi hemen bir düzlüğe dökülecektir.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Bir de bakarsın kendilerini mahşerde bulmuşlar!

Diyanet Vakfı Meali

Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.

Edip Yüksel Meali

Onlar uyanıvermişlerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Bir de bakarsın hepsi meydandadır.

Elmalılı Meali (Orijinal)

Bakarsın uyanmışlar hepsi meydandadır

Emrah Demiryent Meali

Bir de bakarsın ki, onlar (emrimiz üzere, İsrâfîl’in Sûr’a ikinci kez üflemesi üzerine, diriltilmiş olarak, mahşer) meydan (ın) dadırlar.

Erhan Aktaş Meali

Bir de bakmışsın meydandalar.¹

1- Mahşer yerindedirler.

Hasan Basri Çantay Meali

Ki o zaman onlar (görürsün ki) hemen (diri olarak) toprağın yüzündedirler.

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Bir de bakarsın ki onlar meydandadırlar.

[77/38]

Hayrat Neşriyat Meali

Bir de bakarsın ki onlar (dirilmiş olarak) meydanda (mahşer yerinde) olan kimselerdir!

İhsan Aktaş Meali

13, 14. Fakat o (diriliş zor değil,) bir tek emirden ibarettir. Bir de görürsün ki onlar (diri olarak) düz bir yerin üzerindedirler.

İlyas Yorulmaz Meali

Birden bire onlar (yattıkları kabirlerden) uyanmışlardır.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Derken onlar hemen toprağın yüzüne çıkıverecekler.

İsmail Hakkı İzmirli

Derhal halk düz bir yerde toplanacaklar [⁷].

[7] Yahut mahşerde bulunacaktır.

İsmail Yakıt

Bir de bakmışsın ki, hepsi de mahşerde [sâhire].

Kadri Çelik Meali

Bir de bakarsın onlar, yerin üstündedirler.

Mahmut Kısa Meali

Bir de bakmışsın ki, hepsi uyanmış, korku ve dehşet içinde Rablerinin huzurunda duruyorlar.

Mahmut Özdemir Meali

O zaman onlar Uyanacaklar’dır.

Mehmet Çakır Meali

sonunda herkes meydanda...

Mehmet Çoban Meali

Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.

Mehmet Okuyan Meali

Bir de bakarsın ki onlar, mahşerdedir.

Mehmet Türk Meali

13,14. Oysa o, korkunç bir çığlıktan ibarettir ve o anda onlar, (kabirlerinden) meydana çıkıverirler.

Muhammed Esed Meali

işte o zaman [hakikati] anlayacaklar!

Mustafa Çavdar Meali

Bir de bakmışsın kendilerini mahşerde buluvermişler. 20/108, 50/41-42

Mustafa İslamoğlu Meali

İşte o zaman onlar, faltaşı gibi açılmış gözlerle mahşer meydanında beliriverecek.[⁵⁵⁴⁸]

[5548] Veya sâhirah kelimesinin kök anlamına istinaden: “ bir meydana atılacak”.

Orhan Kuntman Meali

13,14. Oysa, (tekrar diriltme Allah Teâlâ için çok kolaydır) bir tek korkunç sese (Sûr'un üfürülmesine) bakar!... Ki o zaman hepsi (diri olarak) toprağın üzerindedirler. (Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler)

(Nitekim İbrahim suresinin 48. ayetinde: "O gün yer, başka bir yerle değiştirilir. Gökler de başka göklerle ve onlar Tek ve Kahhâr olan Allah’ın huzur... Devamı..

Osman Fırat Meali

Ve o zaman onlar uyanmışlardır.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Artık onlar, o zaman bir düz yer üzerindedirler.

Suat Yıldırım Meali

13, 14. Fakat olay (zor değil, ) bir tek emirden ibarettir. Bir anda mahşerde toplanıverirler! [17, 52; 54, 50; 16, 77]

Süleyman Ateş Meali

Hemen onlar uyanıklık alanındadırlar.

Süleyman Tevfik (1927)

Vâki' olunca halâik, mahşerin düz meydânına çıkarlar.

Süleymaniye Vakfı Meali

Sonra hepsi birden yeryüzüne çıkar.

Şaban Piriş Meali

İşte o zaman onlar, hemen uyanacaktır.

Ümit Şimşek Meali

Kendilerini bir meydanda bulurlar.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Bir anda hepsi uyanıp ortaya geliverir.

Sardorxon Jahongir

So‘‎ngra ular birdan tirilib yer ustida bo‘‎lib qoladilar.

Eski Anadolu Türkçesi

pes ol vaķt, anlar yir yüzindedür.

Satıraltı Meal (1534)

Pes ol vaḳtda anlar maḥşer yirinde ḥāżır bulunalar.

Bunyadov-Memmedeliyev

Onlar dərhal (qəbirlərindən çıxıb) dümdüz bir yerdə olacaqlar!

M. Pickthall (English)

And lo! they will be awakened.

Yusuf Ali (English)

When, behold, they will be in the (full) awakening (to Judgment).(5926)

5926 They will have been more or less dormant before the Great Judgement, as contrasted with the Lesser Judgement (n. 5914 to 78:40, and n. 5822 to 75... Devamı..


Designed by ÖFK