وَدَانِيَةً عَلَيْهِمْ ظِلَالُهَا وَذُلِّلَتْ قُطُوفُهَا تَذْل۪يلاً
Türkçe Transcript
Ve dâniyeten ‘aleyhim zilâluhâ ve żullilet kutûfuhâ teżlîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Ağaçların gölgeleri, yakındır onlara ve meyveleri, adamakıllı ram olmuştur onlara.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Meyvelerin) Gölgeleri onlara pek yakındır ve devşirilmeleri kolaylaştırıldıkça kolaylaştırılmıştır. (Mü’minlerin cennette “ol!” dedikleri olacaktır!)
Abdullah Parlıyan Meali
Cennet ağaçlarının gölgeleri onları kuşatmıştır. O ağaçların meyveleri kolay toplanacak şekilde onlara iyice yaklaştırılmıştır.
Ahmet Tekin Meali
Üzerlerine Cennet gölgeleri sarkmıştır. Meyvelerin dallarından koparılarak yenilmesi oldukça kolaylaştırılmıştır.
Ahmet Varol Meali
Gölgeleri kendilerine yakındır. Devşirilecek meyveleri de eğdirildikçe eğdirilmiştir.
Ali Bulaç Meali
(Meyvelerin) Gölgeleri onlara pek yakın ve devşirilmeleri kolaylaştırıldıkça kolaylaştırılmış.
Ali Fikri Yavuz Meali
(O cennetteki ağaçların) gölgeleri üzerlerine sarkmış, meyvaları da bol bol önlerine konmuştur.
Bahaeddin Sağlam Meali
O Cennetin gölgeleri, onları kuşatmıştır. Meyveleri aşağı sarkıtılmıştır.
Bayraktar Bayraklı Meali
Cennetin gölgeleri üstlerine yaklaşmış, meyveleri de aşağı eğdirildikçe eğdirilmiştir.
Besim Atalay Meali (1965)
Üstlerine cennetin gölgeleri yayılmış, yemişleri iyicene sarkmıştır!
Cemal Külünkoğlu Meali
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri üzerlerine sarkar, kolayca koparılabilen meyveleri onların istifadelerine sunulur.
Cemil Said (1924)
Civârdaki ağaçlar ânları gölgeleriyle ihâta idecek ve meyveleri kolayca toplanabilmek içün (ağaçlar) eğilecekdir.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Meyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkmış ve onların koparılması kolaylaştırılmıştır.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Üzerlerine cennetin gölgeleri sarkmış, cennetin meyveleri (kolayca alınacak şekilde) yakınlaştırılarak hazırlanmıştır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Ağaçların gölgesi hemen üzerlerinde, meyveleri emirlerine âmâde kılınmış.
Diyanet Vakfı Meali
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri, üzerlerine sarkar; kolayca koparılabilen meyveleri istifadelerine sunulur.
Edip Yüksel Meali
Ağaçların gölgesi üzerlerine sarkmış ve meyveler yaklaştırılarak koparılmaları kolaylaştırılmıştır.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Üzerlerine cennet gölgeleri sarkmış, meyveleri bol bol önlerine konmuştur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
Üzerlerine o Cennet gölgeleri sarkmış ve devşirimleri mebzûl mebzûl önlerine konmuştur
Emrah Demiryent Meali
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri, üzerlerine yakındır, meyveleri de (kolayca alınabilecek şekilde) sarkıtılmıştır.
Erhan Aktaş Meali
Meyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkacak, meyveleri yemeye hazır olarak yaklaştırılacak.
Hasan Basri Çantay Meali
Ve gölgeleri onlara yakın, meyveleri de emirlerine (her an ve her suretle) boyun eğdirilmiş olarak.
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Cennet ağaçlarının gölgeleri üzerlerine düşer, meyveleri de aşağı eğdirildikçe eğdirilmiştir.
Hayrat Neşriyat Meali
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri üzerlerine yakındır, meyveleri de (kolayca koparabilecekleri şekilde) iyice sarkıtılmıştır.
İhsan Aktaş Meali
Ve (cennet ağaçlarının kutlu) gölgeleri üzerlerine sarkar, (meyvelerinin) devşirilmesi de son derece kolaylaştırılacaktır.
İlyas Yorulmaz Meali
Orada gölgeleri onların üzerine sarkmış ve meyvelerini kendilerinin kopardığı eğilmiş ağaçlar var.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Ağaçları yakından gölge salacak, alçacık yemişleri kolayca toplanacaktır.
İsmail Hakkı İzmirli
12, 18. Sabırlarına karşı mükâfat olmak üzere onlara Cennet, ipekli elbise verdi. Onlar orada tahtlar üzerinde yan gelecekler, ne güneş ne de sert soğuk görmeyecekler [³]. Onun ağaçları onlara yakından gölge salacak, meyveleri de kolay kolay toplanacaktır. Onlara gümüşten billûr gibi şeffaf kaplar, sürahilerle her nevi içki dolaştırılacak, gümüşten olan o şeffaf kapları onlara, arzu ettikleri [⁴] kadar verecekler. Onlara zencefil [⁵] katılmış şarap içirilecek. Zencefil tadında olan o içki Cennette öyle bir kaynaktır ki kolay içilmekte ona Selsebil adı verilir [⁶].
İsmail Yakıt
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri üzerlerine sarkmış ve meyvelerini devşirmek ise kolaylaşmıştır.
Kadri Çelik Meali
(Meyvelerin) Gölgeleri onlara pek yakın ve onların devşirilmeleri kolaylaştırıldıkça kolaylaştırılmış.
Mahmut Kısa Meali
Çünkü cennet ağaçlarının huzur ve esenlik veren gölgeleri onları bürüyecek, meyveleri —ellerini uzatsalar alacakları şekilde— önlerinde eğildikçe eğilecektir.
Mahmut Özdemir Meali
Oranın gölgeleri onların üzerine düşmüş olarak, meyveleri kolay devşirilsin diye iyice alçaltılmıştır / bodurlaştırılmıştır.
Mehmet Çakır Meali
Sakinlerin başını eğip geçtiği gölgeler, yerlere kadar sarkan meyveler,
Mehmet Çoban Meali
Üzerlerine cennetin gölgeleri sarkmış, cennetin meyveleri kolayca alınacak şekilde yakınlaştırılarak hazırlanmıştır.
Mehmet Okuyan Meali
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri onların (cennetliklerin) üzerlerine sarkacak, meyveleri (kolayca toplanması için) eğdirilecektir.
Mehmet Türk Meali
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri, onlara yaklaştırılacak ve (meyvelerinin) devşirilmesi de son derece kolaylaştırılacaktır.
Muhammed Esed Meali
çünkü o [bahçe]nin [kutlu] gölgeleri başlarını örtecek ¹⁴ ve meyve salkımları kolayca alınacak şekilde ¹⁵ (yere doğru) sarkıtılacaktır.
Mustafa Çavdar Meali
Cennet ağaçları gölgelerini onların üzerine düşürecek, meyveleri de kolayca toplanacak şekilde dallarından sarkmış olacak. 2/25, 47/15, 52/22
Mustafa İslamoğlu Meali
zira cennetin (kutlu) gölgesi[⁵⁴⁷⁸] üzerlerine düşecek, oranın salkımları emre âmâde kılınacak.[⁵⁴⁷⁹]
Orhan Kuntman Meali
Meyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkmıştır ve meyveleri de bol bol önlerine konmuştur.
Osman Fırat Meali
Ve (ağaçların) gölgeleri üzerlerine inmiş; (meyvelerin) devşirilmesi için (ağaçları) eğdirmiştir.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve onların üzerlerine (o cennetin) gölgeleri yakındır, meyveleri de kemal-i itaatle musahhar bulunmuştur.
Suat Yıldırım Meali
Cennet ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkar, meyveleri devşirmeleri pek kolay olur.
Süleyman Ateş Meali
Cennetin gölgeleri, üzerlerine yaklaşmış, meyvaları da aşağı eğdirildikçe eğdirilmiştir.
Süleyman Tevfik (1927)
Cennet ağaçlarının sık gölgelerinde meyveler onlara yaklaşdırılur. (Oturdukları ve yatdıkları yerden ellerini uzadub koparırlar.
Süleymaniye Vakfı Meali
Ağaçların gölgeleri başlarına iner ve meyvelerini toplamak iyice kolaylaştırılır.
Şaban Piriş Meali
Ağaçların gölgeleri üzerlerine düşmüş, meyvelerini toplamak kolaylaştırılmıştır.
Ümit Şimşek Meali
Cennet ağaçlarının gölgesi üzerlerine sarkmış, meyveleri ise hemen koparılacak gibi eğilmiştir.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Bahçenin gölgeleri üzerlerine eğilmiştir. Ve bahçenin meyveleri iyice yaklaştırılmıştır.
Sardorxon Jahongir
Jannat soyalari ularga yaqin va mevalari ham uzishga oson qilib egib qo‘yilgan bo‘ladi.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı yaķın iken anlaruñ üzere gölgeleri daħı muŧį' olındı yimişleri muŧį' eylemek.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı anlar üstine yaḳındur budaḳları, gölgesi, yemişi daḫı yaḳındur. Otu‐ran daḫı, duran daḫı irişür.
Bunyadov-Memmedeliyev
(Cənnət ağaclarının) kölgələri üstlərinə düşəcək, meyvələri də onların ixtiyarında olacaqdır (istədikləri yerdə, istədikləri zaman onları dərib yeyə biləcəklər).
M. Pickthall (English)
The shade thereof is close upon them and the clustered fruits thereof bow down.
Yusuf Ali (English)
And the shades of the (Garden) will come low over them, and the bunches (of fruit), there, will hang low in humility.(5846)
Designed by ÖFK