وَأْمُرْ اَهْلَكَ بِالصَّلٰوةِ وَاصْطَبِرْ عَلَيْهَاۜ لَا نَسْـَٔلُكَ رِزْقاًۜ نَحْنُ نَرْزُقُكَۜ وَالْعَاقِبَةُ لِلتَّقْوٰى
Türkçe Transcript
Ve/mur ehleke bi-ssalâti vastabir ‘aleyhâ(s) lâ nes-eluke rizkâ(an)(s) nahnu nerzukuk(e)(k) vel’âkibetu littakvâ
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Ehline, namaz kılmalarını emret ve sen de devam et namaza. Senden bir rızık istemiyoruz biz, biziz sana rızık veren ve sonuç, çekinenlerindir.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Ehline (ailene ve ümmetine) namazı emret ve Sen de onda (namaz ve ibadet konusunda) kararlı ve sabırlı davran. Biz Senden rızık istemiyoruz, (aksine) Biz Sana rızık veriyoruz. (En hayırlı ve başarılı) Sonuç da takva (sahibi olanların)dır.
Abdullah Parlıyan Meali
Ümmetine ve yakınlarına namazı emret, kendin de o namaza sımsıkı sarıl veya namazı emretmede dirençli ve dayanıklı ol. Biz senden rızık istemeyiz, senin rızkını da biz veririz. Hayırlı sonuç yolunu Allah'ın kitabıyla bulanların olacaktır.
Ahmet Tekin Meali
Ailene, akrabalarına, halkına, ümmetine namaz kılmayı öğret, namazı muntazam kılabilecekleri bir düzen kur, namaz kılmalarını emret, namazlarını kıldır, onlara rehberlik, imamlık et. Kendin de namaza can ü gönülden sebat ederek devam et. Senden ekmek, aş istemiyoruz. Aksine biz sana rızık, ekmek, aş veriyoruz. Güzel âkibet takvâ esaslarını-Kur'ân esaslarını tavizsiz hayata geçirenlerindir, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minlerindir.
Ahmet Varol Meali
Ailene namazı emret. Kendin de ona sabırla devam et. Biz senden rızık istemiyoruz. Seni biz rızıklandırıyoruz. Sonuç takva (sahipleri)nindir.
Ali Bulaç Meali
Ehline (ümmetine) namazı emret ve onda kararlı davran. Biz senden rızık istemiyoruz, biz sana rızık veriyoruz. (Güzel) Sonuç takvanındır.
Ali Fikri Yavuz Meali
(Ey Rasûlüm), ailene ve ümmetine namazı emret. Kendin de ona devam eyle. Biz senden bir rızık (ailenin geçimini temin için çalışmanı) istemiyoruz. Seni, biz rızıklandırırız. Güzel akıbet takva sahiblerinindir.
Bahaeddin Sağlam Meali
Ve ailene namazı ve dua etmeyi emret. Ve namaza devam et. Biz senden bir rızık istemiyoruz. Seni rızıklandıran Biz’iz. İyi sonuç takvanındır. (Kim kendini korursa, o muvaffak olmuş demektir.)
Bayraktar Bayraklı Meali
Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et! Senden rızık istemiyoruz; biz seni rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, takvâ sahiplerinin olacaktır.
Besim Atalay Meali (1965)
Ümmetini namazla buyrumla, katlan sen ona, senden azık istemeyiz, sana azık veririz, hayırlı son, sakıncadır
Cemal Külünkoğlu Meali
Ailene/ümmetine namazı/duayı özendir ve kendin de ona devam et. Senden rızık istemiyoruz. Sana biz rızık veriyoruz. Güzel sonuç, Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan kimselerin olacaktır.
Cemil Said (1924)
Ehl-i beyt ve ümmetine namâz kılmağı emr it ve dayk-ı ma’îşete sabr it, rızk içün beyhûde çalışma biz sana ve ümmetine rızık viriyoruz. Müttakînin ’âkıbeti hayırlıdır.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Ehline namaz kılmalarını emret, kendin de onda devamlı ol. Biz senden rızık istemiyoruz, sana rızık veren Biziz. Sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanındır.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Ailene namazı emret ve kendin de ona devam et. Senden rızık istemiyoruz. Sana da biz rızık veriyoruz. Güzel sonuç, Allah’a karşı gelmekten sakınmanındır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Aile fertlerine namazı emret, kendin de bunda kararlı ol. Senden rızık istemiyoruz; asıl biz seni rızıklandırıyoruz. Mutlu gelecek, günahlardan sakınanların olacaktır.
Diyanet Vakfı Meali
Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et. Senden rızık istemiyoruz; (aksine) biz seni rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, takvâ iledir.
Edip Yüksel Meali
Ailene namazı emret ve bu konunun üstünde önemle dur. Biz senden herhangi bir rızık beklemiyoruz. Aksine biz seni besliyoruz. Sonuç, erdemlilerindir.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
(Ey Muhammed!) Ehline namaz kılmalarını emret, kendin de ona sabırla devam et. Biz senden bir rızık istemiyoruz. Seni biz rızıklandırırız. Güzel akibet takva sahiplerinindir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
Hem ehline de namaz ile emret hem de kendin ona sabrile devam eyle, biz senden bir rızk istemiyoruz. Biz seni merzuk ederiz ve âkıbet takvânındır
Emrah Demiryent Meali
Ehline (ailene ve ümmetine) namazı emret, (bu tebliğ hususunda sebat et,) kendin de ona (namaza) sabırla devam et. Senden (yaratmış olduğumuz mahlûkata) rızık (vermeni) istemiyoruz. Sana (da onlara da) biz rızık veriyoruz. (En hayırlı güzel) akıbet takva sahiplerinindir.
Erhan Aktaş Meali
Ehline salâtı buyur.¹ Kendin de onun üzerinde sabırlı ol. Senden rızık istemiyoruz. Seni, Biz rızıklandırıyoruz. Sonuç takva² içindir.
Hasan Basri Çantay Meali
Ehline (ve ümmetine) namazı emret. Kendin de ona sebat ile devam eyle. Biz senden bir rızk istemiyoruz. Seni biz rızıklandırırız. (Güzel) aakıbet takvaa (erbabı) nındır.
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Ehline salâtı emret ve onda kararlı davran. Biz senden rızık istemiyoruz, sana biz rızık veriyoruz. Sonuç takvanındır.
Hayrat Neşriyat Meali
(Ey Resûlüm!) Âilene namazı emret, (kendin de) ona sabırla devâm et! Senden rızık istemiyoruz. (Bil'akis) seni biz rızıklandırıyoruz. (Güzel) âkıbet, takvâ (sâhibleri)içindir.
İhsan Aktaş Meali
Ehline (ev halkına ve sana tabi olan müminlere) de namazı emret! Ve (bu tebliğ görevini yaparken) kendin de sabır gösterip buna devam et; biz seni (ne kendin için, ne de diğer yaratıklarımızdan hiçbir kimse için) rızkın yaratılması hususunda sorumlu tutmayız. Tam tersine, (hem onların hem de) senin rızkını biz veriyoruz. İyi sonuç ise, (Allah’tan korkup) fenalıklardan sakınmaya (sakınan kimslere) mahsustur.
İlyas Yorulmaz Meali
Ev halkına namaz kılmayı emret ve sen de namaza devam (sabr) et. Bunun karşılığında senden bir rızık istemiyoruz. Tam tersine seni biz rızıklandırıyoruz. (Şunu unutmayın) Gelecek tamamen Allah’dan sakınıp korunanlarındır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Ulusuna namaz kılmayı buyur. Sen de ona sımsıkı sarıl . bizim senden azık istediğimiz yok, senin azığını Biz veririz. Saknanların sonu iyi gelir.
İsmail Hakkı İzmirli
Ehl-i Beyt ve ümmetine namazı emret, ona katlan [⁷]. Biz senden rızk için sây/i istemiyoruz [⁸]. Biz, sana ve onlara rızk veririz, güzel akıbet takvaya mahsustur.
İsmail Yakıt
Ailene namazı tavsiye/telkin et [ve’mur] ve sen de onda devamlı ol. Biz senden rızık istemiyoruz. Sana da rızkı Biz veriyoruz. Mutlu gelecek [âkibet], Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar içindir.
Kadri Çelik Meali
Ehline (ailene) namazı emret ve sen de onun üzerine sabret. Biz senden rızık istemiyoruz, biz sana rızık vermekteyiz. Sonuç da takva (ehli) içindir.
Mahmut Kısa Meali
Bu arada, ailene, yakın akrabalarına ve emrin altında bulunan kimselere namaz kılmalarını emret, bıkıp usanma, bu görevine dikkat et ve sen de sabırla namaza devam et. Biz senden herhangi bir rızık istiyor değiliz; aksine, senin ve bütün varlıkların rızkını veren Biziz! Biz her türlü ihtiyaçtan uzak olduğumuza göre, bu tür yükümlülükleri yalnızca insanların kendi yararları için emretmekteyiz. O hâlde, sakın Allah’a kulluğu terk etme; çünkü mutlu son, iman edip dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyarak, kötülüklerden titizlikle sakınan kimselerin olacaktır!
Mahmut Özdemir Meali
Ailene Namaz’ı emret! Ona sabırla devam et! Senden rızık sormayız. Seni biz rızıklandırıyoruz. Akıbet Takvâ’nındır (Sakınıp Korunanlar’ındır).
Mehmet Çakır Meali
Ailene namazla dua etmeyi öğret. Kendin de namaza devam et. Senden rızk istemiyoruz. Biz, sana bakarız. Ama mutluluk, sağlamcı anlayıştadır...
Mehmet Çoban Meali
Ailene Rabbinin huzurunda durmayı öğret! Ailen de Rabbinin huzurunda günün bazı vakitlerinde durarak bilgisini, bilincini artırsın! Günlük muhasebesini yapsın! Sen de sabırla Rabbinin huzurunda durmaya devam et! Sakın eksiltme, kaçırma, dünya telaşına kapılıp kendini kaybetme! Biz senden rızık istemiyoruz. Aksine biz seni rızıklandırıyoruz. Onun için rızık peşinde koşarken dünya meşgalelerine dalıp da Rabbinin huzuruna gelmeyi, Rabbinin huzurunda durmayı unutanlardan olma! Bil ki ahiret hayatın için güzel sonuç! Dünyada yaşarken Rabbinin yasalarımıza uyarak yaşamandır.
Mehmet Okuyan Meali
Ailene (destekçilerine) ibadeti (namazı) emret! Kendin de ona sabırla devam et! Senden rızık istemiyoruz; seni de biz rızıklandırıyoruz. (Mutlu) son, [takvâ]lı (duyarlı olanlar) içindir.
Mehmet Türk Meali
Ailene (ve ümmetine) namazı emret ve onda kararlı davran. Biz, senin geçim peşinde koşmanı da istemiyoruz. Zâten senin geçimini, Biz sağlıyoruz. En güzel sonuç, Allah’tan hakkıyla sakınanlarındır.
Muhammed Esed Meali
Yakınlarına da salâtı emret ve sen de bunda devamlı, sebatlı ol. [Fakat unutma ki] Biz senden [Bizim için] rızık sağlamanı istemiyoruz; ¹¹⁷ (tersine,) senin rızkını veren Biziz. Ve gelecek, Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimselerin ¹¹⁸ olacaktır.
Mustafa Çavdar Meali
Ailene namaz kılmayı emret. Sen de onun üzerinde kararlı ol! Zira biz senden rızık istemiyoruz çünkü seni biz rızıklandırıyoruz. Mutlu son sakınan ve korunanlarındır. 6/14, 11/6, 28/83-84, 29/60, 51/57-58, 67/21
Mustafa İslamoğlu Meali
Öyleyse yakınlarına namazı[²⁶⁶⁶] emret ve sen de bunun üzerinde kararlı ol! Biz senden rızık istemiyoruz;[²⁶⁶⁷] seni Biz doyuruyoruz: ve mutlu son takvanındır.
Orhan Kuntman Meali
(Ey Muhammed) Ehline (aile efradına ve sana tabi olan ümmetine) namazı emret, sen de ona devam et. (Maişet derdi ibadetine engel olmasın) Biz senden rızık istemiyoruz. (Aile efradını geçindirmekle seni yükümlü tutmayız) seni biz rızıklandırırız. Güzel sonuç takvaya erenlerindir! (İman edip, Rablerinin emir ve yasaklarına harfiyyen uyan ve daima sâlih ameller işleyenlerindir)
Osman Fırat Meali
Ehline (ev halkına) namazı emret; kendin de onda sebat et. Senden bir rızık istemiyoruz; Biz seni rızıklandırıyoruz. (Güzel) sonuç takva sahiplerindir.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ehline namaz ile emret, ve sen de onun üzerine sabret, Biz senden bir rızk istemiyoruz, seni Biz merzûk ederiz. Akibet ise takvâ içindir.
Suat Yıldırım Meali
Ailene ve ümmetine namaz kılmalarını emret, kendin de namaza devam et! Biz senden rızık istemiyoruz, bilakis senin rızkın Bize aittir. Güzel âkıbet, takvâdadır, yani Allah'ı sayıp haramlardan korunmaktadır.
Süleyman Ateş Meali
Ailene namazı emret, kendin de namaz kılmaya dayan. Biz senden rızık istemiyoruz. Seni biz besliyoruz. Sonuç takva(sahipleri)nindir.
Süleyman Tevfik (1927)
Ehline salât ile emr ve dayk-ı ma'îşete sabır it. Biz senden rızık istemeyiz ve seni biz rızıklandırırız. Hüsn-ü 'âkıbet takvânındır.
Süleymaniye Vakfı Meali
Ailene namazı emret, sen de namaza devam et. (Rızkı bahane etme) Senden rızık istemez, sana rızık veririz. Mutlu son, Allah'tan çekinerek kendini korumanındır (takvanındır).
Şaban Piriş Meali
Ailene namazı emret. Sen de onda devamlı ol. Senden rızık istemiyoruz. Biz seni rızıklandırıyoruz. Akibet takvanındır.
Ümit Şimşek Meali
Ailene namazı emret; sen de onda sebat et. Biz senden rızık istemiyoruz; seni rızıklandıran Biziz. Hayırlı son ise takvâdadır.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Aileni namaza/duaya özendir kendin de ona sabırla devam et! Biz senden rızık istemiyoruz. Seni biz rızıklandırıyoruz. Sonuç takvanındır!
Sardorxon Jahongir
Ahlingizni namoz o‘qishga buyuring va o‘zingiz ham unga bardoshli bo‘ling. Biz sizdan rizq so‘ramaymiz, aksincha, Biz sizga rizq beramiz. Chiroyli oqibat esa taqvo ahli uchundir.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı buyur ķavmuna namāzı daħı śabr eyle anuñ üzere. dilemezüz saña rūzį ya'nį senüñ ıçün daħı ħalķ içün biz rūzį virürüz saña. daħı āķıbat ya'nį uçmaķ taķvā issinüñdür.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı ehlüñe namāz buyur, ṣabr eyle anuñ üstine. Senden rızḳ istemez‐biz,saña rızḳ biz virürüz. Ṣoñ yaḫşılıḳ müttaḳīlerüñdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
Əhlinə (əhli-beytə və ümmətinə) namaz qılmağı əmr et, özün də ona (namaza) səbirlə davam et (yaxud məişət çətinliklərinə döz). Biz səndən ruzi istəmirik, (əksinə) sənə ruzi verən Bizik. (Gözəl) aqibət təqva sahiblərinindir (müttəqilərindir)!
M. Pickthall (English)
And enjoin upon thy people worship, and be constant therein. We ask not of thee a provision: We provide for thee. And the sequel is for righteousness.
Yusuf Ali (English)
Enjoin prayer on thy people, and be constant therein. We ask thee not to provide(2657) sustenance: We provide it for thee. But the (fruit of) the Hereafter is for righteousness.
Designed by ÖFK