فَلَمَّٓا اَحَسُّوا بَأْسَنَٓا اِذَا هُمْ مِنْهَا يَرْكُضُونَۜ
Türkçe Transcript
Felemmâ ehassû be/senâ iżâ hum minhâ yerkudûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Azabımızı hissettiler mi hemen kaçmaya başlıyorlardı ondan.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Onlar (zalim olanlar ise) Bizim zorlu azabımızı hissettikleri zaman, oradan büyük bir hızla uzaklaşıp kaçıp kurtulmaya (çalışmışlardı).
Abdullah Parlıyan Meali
Azabımızın başlarına geleceğini hissettikleri zaman, hemen oradan kaçmaya davranırlardı.
Ahmet Tekin Meali
Onlar azâbımızın şiddetini hissettikleri zaman, hemen vasıtalarına binip topuklayarak yılgın bir vaziyette oradan kaçıyorlardı.
Ahmet Varol Meali
Onlar zorlu azabımızı hissettiklerinde hemen oradan kaçıyorlardı.
Ali Bulaç Meali
Bizim zorlu-azabımızı hissettikleri zaman, oradan büyük bir hızla uzaklaşıp kaçıyorlardı.
Ali Fikri Yavuz Meali
Onlar azabımızın şiddetini duydukları zaman memleketlerinden kaçıyorlardı.
Bahaeddin Sağlam Meali
O helak olanlar, Bizim şiddetli azabımızın geldiğini hissettiklerinde, hemen ondan kaçıp koşmaya başladılar.
Bayraktar Bayraklı Meali
Azabımızı hissettiklerinde, oralardan kaçmaya başladılar.
Besim Atalay Meali (1965)
Anlayınca bizim şiddetimizi, hemen ordan savuşurlar
Cemal Külünkoğlu Meali
Onlar, azabımızın gelip çattığını fark ettiklerinde oralardan uzaklaşıp kaçıyorlardı.
Cemil Said (1924)
Darbemizin şiddetini hiss iyledikleri vakit karyelerinden kaçmağa başladılar.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Onlar bizim baskınımızı hissettiklerinde, oradan kaçmağa koyuluyorlardı.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Onlar azabımızı hissedince, hemen oradan süratle kaçıyorlardı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Azabımızı hissettiklerinde bakarsın ki yerlerinden kaçıyorlar.
Diyanet Vakfı Meali
Azabımızı hissettiklerinde bir de bakarsın ki oralardan (azap bölgesinden) kaçıyorlar!
Edip Yüksel Meali
Azabımızı hissettikleri anda ondan kaçmaya çalışıyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Onlar azabımızın şiddetini hissettikleri zaman oradan kaçmaya koyuluyorlardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
Be'simizi hissettikleri vakit, hemen oradan üzengi depiyorlardı,
Emrah Demiryent Meali
Onlar, azabımızın gelip çattığını fark ettiklerinde (bineklerine binerek süratle) oradan kaçıyorlardı.
Erhan Aktaş Meali
Öyle ki onlar azabımızı hissettikleri zaman, ondan kaçmaya çalışıyorlardı.
Hasan Basri Çantay Meali
(Evet), onlar azabımızı his (ve müşahede) etdikleri zaman hemen oralardan harıl harıl kaçıyorlardı.
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Baskınımızı hissettiklerinde oradan hızla kaçıyorlardı.
Hayrat Neşriyat Meali
Artık azâbımızı hissettikleri zaman, onlar oradan hemen hızlıca kaçıyorlardı.
İhsan Aktaş Meali
Onlar (zulümleri sebebiyle hak ettikleri) zorlu azabımızı hissettikleri zaman, (kurtulmak için) oradan büyük bir hızla uzaklaşıp kaçıyorlardı.
İlyas Yorulmaz Meali
Onlar azabımızın geleceğini hissettikleri anda, hemen oradan kaçmaya çalışırlardı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Onlar azabımıza uğrıyacaklarını görünce hemen oradan kaçıyorlardı.
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar satvetimizi anlayınca derhal oradan kaçmaya koyuldular.
İsmail Yakıt
Onlar azabımızı hissettikleri zaman, derhâl oradan kaçmaya çalışıyorlardı/hayvanlarını mahmuzluyorlardı [yerkudûn].
Kadri Çelik Meali
Bizim zorlu azabımızı hissettikleri zaman, oradan büyük bir hızla uzaklaşıp kaçıyorlardı.
Mahmut Kısa Meali
Helaki hak eden toplumlar, azâbımızın tepelerine bineceğini sezdikleri anda, derhal orayı terk edip kaçmaya çalışıyorlardı. Fakat nereye yönelseler, karşılarına azap melekleri dikiliyordu:
Mahmut Özdemir Meali
Bizim azâbımızı hissettikleri anda ondan hızla kaçıyorlardı.
Mehmet Çakır Meali
Bizim güçlü atağımızı hissettiklerinde görsen bir kaçışları vardı ki.
Mehmet Çoban Meali
Geçmişte cezalandırılanlar azabımızı görünce hemen yurtlarından süratle kaçıyorlardı.
Mehmet Okuyan Meali
Azabımızı hissettiklerinde bir de bakarsın ki oralardan (azap bölgesinden) kaçıyorlar!
Mehmet Türk Meali
Onlar Bizim azabımızı hissettikleri an hemen oralardan kaçmaya yelteniyorlardı.
Muhammed Esed Meali
Ve onlar Bizim cezalandırıcı kudretimizi hissetmeye başlar başlamaz, hemen oradan kaçmaya davranırlardı.
Mustafa Çavdar Meali
Onlar bizim şiddetli azabımızı hissettikleri zaman, oradan süratle kaçmaya başladılar. 29/40
Mustafa İslamoğlu Meali
Ve onlar Bizim ezici gücümüzü hissettikleri zaman, derhal oradan kaçmaya yeltendiler.
Orhan Kuntman Meali
(Beldelerinin harap olmaya başladığını görüp te) Bizim azap baskınımızı hissettikleri zaman, oralardan kaçmaya yelteniyorlardı! (O zaman onlara)
Osman Fırat Meali
Çetin azabımızı hissettikleri zaman hemen oradan kaçıyorlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Vaktâ ki, onlar Bizim azabımızı hissettiler. Onlar hemen oralardan süratle kaçınmaya başladılar.
Suat Yıldırım Meali
Onlar bizim baskınımızı hisseder etmez, derhal bineklerine yönelip kaçmaya yeltendiler.
Süleyman Ateş Meali
Azabımızı hissettikleri zaman onlar, derhal oradan (kaçmak için hayvanlarını) mahmuzluyorlardı.
Süleyman Tevfik (1927)
O zâlimler, 'azâbımızın geldiğini his idince derhâl memleketlerinden sür'atle kaçdılar.
Süleymaniye Vakfı Meali
Baskınımızı anlayınca hemen oradan kaçarlardı.
Şaban Piriş Meali
Azabımızı hissettikleri zaman, ondan süratle kaçıyorlardı.
Ümit Şimşek Meali
Onlar, daha azabımızı hisseder etmez kaçışmaya başladılar.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Şiddetimizi hissettiklerinde hiç vakit geçirmeksizin oradan dört nala kaçıyorlardı.
Sardorxon Jahongir
Bas, qachonki, azobimiz kelishini his qilishganda, ular birdaniga u joydan qochib qolmoqchi bo‘lar edilar.
Eski Anadolu Türkçesi
pes ol vaķt kim gördiler 'aźābumuzı anlar ol köyden yügrüşürler ya'nį ķaçarlardı.
Satıraltı Meal (1534)
Ol vaḳt ki bizüm ‘aẕābumuz sizdiler anlar. Andan tizledüp ḳaçdılar.
Bunyadov-Memmedeliyev
Onlar əzabımızı (onları məhv edəcəyimizi) hiss edən kimi dərhal oradan (öz yurdlarından) qaçmağa üz qoydular.
M. Pickthall (English)
And, when they felt Our might, behold them fleeing from it!
Yusuf Ali (English)
Yet, when they felt Our Punishment (coming), behold, they (tried to) flee from it.(2673)
Designed by ÖFK