هَمَّازٍ مَشَّٓاءٍ بِنَم۪يمٍۙ
Türkçe Transcript
Hemmâzin meşşâ-in binemîm(in)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Ayıp arayan, kovucu ve söz getirip götürücüyle.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Alabildiğine (herkesi) ayıplayıp kötüleyen, söz getirip götüren(lere de güvenme ve değer verme).
Abdullah Parlıyan Meali
ayıp arayan kovuculukla söz getirip götürenlere,
Ahmet Tekin Meali
Devamlı kusur arayan, laf götürüp getirenlere boyun eğme.
Ahmet Varol Meali
(Herkesi) ayıplayan, söz taşıyan,
Ali Bulaç Meali
Alabildiğine ayıplayıp kötüleyen, söz getirip götüren (gizlilik içinde söz ve haber taşıyan),
Ali Fikri Yavuz Meali
Çok ayıplayanı, koğuculukla gezeni...
Bahaeddin Sağlam Meali
O ki devamlı ayıplar, gıybet eder, dedikodu taşır.
Bayraktar Bayraklı Meali
İğrenç dedikodular yapan iftiracıya da uyma!
Besim Atalay Meali (1965)
Suç arayana, kovucuya
Cemal Külünkoğlu Meali
Ayıp arayıp kınayanlara, dedikodu yapanlara,
Cemil Said (1924)
11,12,13. Ânlar aslı nâ-ma’lûm furûmâye âdemdirler, hayrı men’ iderler, hadden ziyâde günâh işlerler, mücrimdirler.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
10,11,12,13,14. Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
10,11,12,13,14. Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
10-14. Olur olmaz yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp iğneleyen, durmadan laf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günahkâr, huysuz ve kaba, üstelik karakteri bozuk kimselere, serveti ve çocukları var diye sakın boyun eğme.
Diyanet Vakfı Meali
10, 11, 12, 13, 14. (Resûlüm!) Alabildiğine yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan lâf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, mütecâviz, günaha dadanmış, kaba ve haşin, bütün bunlardan sonra bir de soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Edip Yüksel Meali
İftiracı, söz götürüp getiren,
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Daima kusur arayıp kınayan, hep lâf götürüp getiren,
Elmalılı Meali (Orijinal)
gammaz koğuculukla gezer
Emrah Demiryent Meali
O ki, daima (insanların gizli hâllerini araştırıp) kusur arayıp kınar ve koğuculuk yapar.
Erhan Aktaş Meali
Devamlı kusur arayıp laf taşıyan iftiracılara,
Hasan Basri Çantay Meali
10,11,12,13. (Doğruya da, eğriye de) alabildiğine yemîn eden, izzet-i nefsi bulunmayan, (ötekini berikini) dâima ayıblayan, (gammazlıkla) lâf getirib götürmiye koşan, (insanları) hayırdan durmayıb men'eyleyen aşırı zaalim, çok günahkâr, kaba, haşin, bütün bunlardan başka da kulağı kesik (damgalı soysuz) olan her kişiyi tanıma (onlara boyun eğme)!
Hayrat Neşriyat Meali
10,11,12,13,14. (Habîbim, yâ Muhammed!) Çok yemîn eden, aşağılık (kıymetli bir görüşe sâhib olmayan), dâimâ ayıplayan (insanların arkasından dudak büken), hep koğuculuk peşinde gezen, her zaman hayra mâni' olan, haddi aşan (hakkı çiğneyen), alabildiğine günahkâr, zorba; bun(lar)dan sonra (bir de) soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğullar sâhibi oldu diye itâat etme!
İhsan Aktaş Meali
Alabildiğine (insanları) ayıplayıp kötüleyene, (ara bozmak için) söz getirip götürene,
İlyas Yorulmaz Meali
Dedi kodu yapıp onu bunu çekiştirip dolaşana.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
arkadan söz söyler,kovculuk eder, söz getirip götürür,
İsmail Hakkı İzmirli
10, 11. Yemin eden, Tanrı yanında düşkün, ayıp araştıran, kovuculukla söz gezdiren,
Kadri Çelik Meali
Alabildiğine ayıplayıp kötüleyene, söz getirip götürene.
Mahmut Kısa Meali
Kalplere kin ve düşmanlık tohumları ekerek hakkınızda dedikodu yayan iftiracılara!
Mahmut Özdemir Meali
Ayıp arayan laf götürüp getiren’e!
Mehmet Çakır Meali
mıdılcıya, laf taşıyan gezentiye de.
Mehmet Çoban Meali
Bu aşağılıklar; haksız olarak insanları kınar, insanlar arasında ikilik çıkarmak için söz taşırlar.
Mehmet Okuyan Meali
10,11,12,13. Sürekli (yalan yere) yemin edip duranlara, aşağılıklara, (herkesi) kötüleyenlere, söz götürüp getirenlere, iyiliğe engel olanlara, saldırganlara, günaha gömülenlere, kaba olanlara, ardından da kötülükle damgalı olanlara itaat etme! [*]
Mehmet Türk Meali
10,11,12,13. (Ey Muhammed!) Şu boş yere yemin eden, aşağılık, (herkesi) kötüleyip duran, boşboğazlık yapan, iyilik düşmanı, saldırgan, günâhkâr, saygısız, sonra bir de soysuzların¹ hiçbirine itaat etme. ²
Muhammed Esed Meali
[yahut] iğrenç dedikodular yapan iftiracıya,
Mustafa Çavdar Meali
Sürekli onun bunun ayıbını arayan, söz taşıyıp kovuculuk yapanlara. 4/112, 24/4...17, 49/11-12
Mustafa İslamoğlu Meali
Arkadan çekiştirmek için mekik dokuyan arabozucuya (da)!
Orhan Kuntman Meali
Ötekini berikini ayıplayan, durmadan laf götürüp getiren,
Osman Fırat Meali
Kaş göz edip, alay eden, dedikodu için koşuşturan, köğücülük yapıp söz taşıyan,
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Daima kusur arayana. Lâf götürüp getirene.
Suat Yıldırım Meali
10, 11, 12, 13, 14, 15, 16. Sakın uyma: Servet ve hanedan sahibi diye, o bol bol yemin eden, değersiz adama! O gammaz, söz gezdiren, hayrın önünü kesene, o saldırgana, günaha dadanmışa! Şerefsiz, kaba, hem de soysuz olana! Kendisine âyetlerimiz okunduğunda “Bu eski insanların masalları! ” diyene, yakında onun burnunu dağlayıp damga basarız. [74, 11-26; 6, 25; 8, 31; 46, 17]
Süleyman Ateş Meali
Kötüleyip duran, söz götürüp getiren,
Süleyman Tevfik (1927)
Halkın kusurlarını arayanlara, arada söz taşıyanlara
Süleymaniye Vakfı Meali
Arkadan çekiştirenleri, söz getirip götürenleri,
Şaban Piriş Meali
Ayıp arayana ve laf götürüp getirene..
Ümit Şimşek Meali
Başkasını çekiştirene, söz taşıyana,
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Alaycı/gammaz, koğuculuk için dolaşıp duran,
Sardorxon Jahongir
Shuningdek, odamlarni ayblovchi va chaqimchilik qilib yuruvchiga ham itoat qilmang.
Eski Anadolu Türkçesi
10-14. daħı boyun virme her and içiciye çoķ ħor olmışdur ādem ardınca yavuz söyleyici yüri-y-ici ķov-ıla yıġıcı ħayrı ḥaddan geçici çoķ yazuķlu iri aśarmaz şundan śoñra ḥaramza eger oldur-ise mal issi daħı oġlanlar issi.
Satıraltı Meal (1534)
ġıybet söyleyiciye, arañuzda söz gezdüriciye,
Bunyadov-Memmedeliyev
Qeybət edənə, söz gəzdirənə;
M. Pickthall (English)
Detractor, spreader abroad of slanders?
Yusuf Ali (English)
A slanderer, going about with calumnies,
Designed by ÖFK