10 Mayıs 2026 -
22 Zi'l-Ka'de 1447 - Pazar
ANA SAYFA
|
SURELER
|
AYET KARŞILAŞTIRMA
|
KUR'AN'DA ARA!
|
FİHRİST
|
DOWNLOAD
|
MOBİL
Kullanıcı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
KAYDOL
Diğer Mealler...
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Sure Seçiniz
Abese(80/42)
Âdiyât(100/11)
Ahkâf(46/35)
Ahzâb(33/73)
Âl-i İmrân(3/200)
Alak(96/19)
Ankebût(29/69)
Asr(103/3)
A’lâ(87/19)
A’râf(7/206)
Bakara(2/286)
Beled(90/20)
Beyyine(98/8)
Bürûc(85/22)
Câsiye(45/37)
Cin(72/28)
Cum’a(62/11)
Duhâ(93/11)
Duhân(44/59)
Enbiyâ(21/112)
Enfâl(8/75)
En’âm(6/165)
Fâtiha(1/7)
Fâtır(35/45)
Fecr(89/30)
Felâk(113/5)
Fetih(48/29)
Fil(105/5)
Furkân(25/77)
Fussilet(41/54)
Gâşiye(88/26)
Hac(22/78)
Hadîd(57/29)
Hâkka(69/52)
Haşr(59/24)
Hicr(15/99)
Hucurât(49/18)
Hûd(11/123)
Hümeze(104/9)
İbrahim(14/52)
İhlâs(112/4)
İnfitâr(82/19)
İnsan(76/31)
İnşikâk(84/25)
İnşirâh(94/8)
İsrâ(17/111)
Kadr(97/5)
Kâf(50/45)
Kâfirûn(109/6)
Kalem(68/52)
Kamer(54/55)
Kâri’a(101/11)
Kasas(28/88)
Kehf(18/110)
Kevser(108/3)
Kıyâme(75/40)
Kureyş(106/4)
Leyl(92/21)
Lokman(31/34)
Mâide(5/120)
Mâ’ûn(107/7)
Meryem(19/98)
Me’âric(70/44)
Mücâdele(58/22)
Müddessir(74/56)
Muhammed(47/38)
Mülk(67/30)
Mümtehine(60/13)
Münâfikûn(63/11)
Mürselât(77/50)
Mutaffifîn(83/36)
Müzzemmil(73/20)
Mü’min(40/85)
Mü’minûn(23/118)
Nahl(16/128)
Nâs(114/6)
Nasr(110/3)
Nâzi’ât(79/46)
Nebe’(78/40)
Necm(53/62)
Neml(27/93)
Nisâ(4/176)
Nûh(71/28)
Nûr(24/64)
Rahmân(55/78)
Ra’d(13/43)
Rûm(30/60)
Sâd(38/88)
Saff(61/14)
Sâffât(37/182)
Sebe’(34/54)
Secde(32/30)
Şems(91/15)
Şûrâ(42/53)
Şu’arâ(26/227)
Tâ-Hâ(20/135)
Tahrîm(66/12)
Talâk(65/12)
Târık(86/17)
Tebbet(111/5)
Teğâbun(64/18)
Tekâsür(102/8)
Tekvîr(81/29)
Tevbe(9/129)
Tîn(95/8)
Tûr(52/49)
Vâkı’a(56/96)
Yâsîn(36/83)
Yûnus(10/109)
Yûsuf(12/111)
Zâriyât(51/60)
Zilzâl(99/8)
Zuhruf(43/89)
Zümer(39/75)
Satırarası Meal
Nisâ Suresi
◄
101
►
Cüz 6
(Abdullah-Ahmet Akgül Meali)
148.
Allah, zulme
(haksız itham ve iftiralara)
uğrayanlar
(ın hâkim karşısında konuşup hakkını savunması)
dışında, kötü sözün
(ve çirkin işlerin)
açığa vurulup söylenmesini sevmez.
(Fitneyi azdırıcı ve huzur kaçırıcı konuşmalardan ve dedikodulardan sakınmak lazımdır.)
Her şeyi hakkıyla İşiten ve Bilen Allah’tır.
149.
(Siz yaptığınız)
Bir hayrı
(örnek ve teşvik olsun diye)
açıklar ya da
(gösteriş olmasın diye)
gizli tutarsanız veya bir kötülüğü bağışlarsanız
(bu elbette güzel ve faziletli bir davranıştır)
, şüphesiz Allah da ziyadesiyle affedicidir
(ve her şeye)
gücü yeten
(Kâdir olandır)
.
150.
Allah’ı ve elçilerini
(ayet ve hadislerin hükümlerini gereksiz ve geçersiz sayıp)
inkâr eden,
(Kur’an yeterlidir, sünnete ve hadislere lüzum yoktur iddiasıyla)
Allah ile elçilerinin arasını ayırmak isteyen,
(ayet ve hadislerin ve peygamberlerin)
"Bazısına inanırız, bazısını tanımayız" diyen ve bu ikisi arasında
(keyfine göre)
bir yol tutturmak isteyenler yok mu?
(İşte onlar Allah’ın ve Müslümanların düşmanı, Siyonist şeytanların uşaklarıdır.)
151.
Ve işte bunlar,
(Müslüman görünseler de)
gerçekten kâfir olanlardır. Biz ise kâfirlere aşağılatıcı bir azap hazırlamışızdır.
[Not: Bu ayetler: "Evreni Allah yaratmıştır, sonra kendi haline ve her şeyi insanların tercihine bırakmıştır; bir peygambere ve Dine de ihtiyaç kalma
...
Devamı..
152.
Allah’a ve Peygamberlerine inananlar
(ayetlere ve hadislere tâbi olanlar)
ve onlardan hiçbiri arasında
(risalet görevi bakımından)
ayrım yapmayanlar, işte onlara ileride ecirleri verilecektir. Allah, Bağışlayandır, Esirgeyip Koruyandır.
153.
Kitap Ehli Senden, kendilerine gökten
(mucizevi)
bir kitap indirmeni talep etmişlerdi. Halbuki
(Hz.)
Musa’dan
(arsızlık ve azgınlık bakımından)
bundan daha büyüğünü istemişler ve "Bize Allah’ı açıkça göster” demişlerdi. Böylece zulümlerinden dolayı onları yıldırım çarpmış
(ve şaşkına dönmüşlerdi)
. Ardından kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra,
(bu sefer sapıtıp)
buzağıyı
(ilah)
edinmişlerdi. Biz bunu da affedip bağışladık ve Musa’yı apaçık olan ispatlayıcı delil ve yetkiler verip donattık.
(Onu sultana=güç ve iktidara ulaştırdık.)
154.
(Tevbe edip)
Kesin söz vermeleri
(ve ahitlerinden dönmemeleri)
için Tûr’u
(Beni İsrail’in)
üstlerine yükselttik
(dağı başlarına düşürmekle tehdit ettik)
ve onlara:
(Kudüs’e ve kutsal yerlere)
"Bilinen kapıdan
(saygıyla baş eğerek)
secde ederek girin" dedik ve onlara: "
(Yasaklanan)
Cumartesi’nde
(balık avı yapıp)
haddi aşmayın" diye tembihledik. Ve onlardan kesin bir söz de almıştık.
سُورَةُ النِّسَاء
◄
١٠١
►
الجزء٦
لَا
يُحِبُّ
اللّٰهُ
الْجَهْرَ
بِالسُّٓوءِ
مِنَ
الْقَوْلِ
اِلَّا
مَنْ
ظُلِمَۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
سَم۪يعًا
عَل۪يمًا
﴿١٤٨﴾
اِنْ
تُبْدُوا
خَيْرًا
اَوْ
تُخْفُوهُ
اَوْ
تَعْفُوا
عَنْ
سُٓوءٍ
فَاِنَّ
اللّٰهَ
كَانَ
عَفُوًّا
قَد۪يرًا
﴿١٤٩﴾
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
يَكْفُرُونَ
بِاللّٰهِ
وَرُسُلِه۪
وَيُر۪يدُونَ
اَنْ
يُفَرِّقُوا
بَيْنَ
اللّٰهِ
وَرُسُلِه۪
وَيَقُولُونَ
نُؤْمِنُ
بِبَعْضٍ
وَنَكْفُرُ
بِبَعْضٍۙ
وَيُر۪يدُونَ
اَنْ
يَتَّخِذُوا
بَيْنَ
ذٰلِكَ
سَب۪يلًاۙ
﴿١٥٠﴾
اُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْكَافِرُونَ
حَقًّاۚ
وَاَعْتَدْنَا
لِلْكَافِر۪ينَ
عَذَابًا
مُه۪ينًا
﴿١٥١﴾
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
بِاللّٰهِ
وَرُسُلِه۪
وَلَمْ
يُفَرِّقُوا
بَيْنَ
اَحَدٍ
مِنْهُمْ
اُو۬لٰٓئِكَ
سَوْفَ
يُؤْت۪يهِمْ
اُجُورَهُمْۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
غَفُورًا
رَح۪يمًا۟
﴿١٥٢﴾
يَسْـَٔلُكَ
اَهْلُ
الْكِتَابِ
اَنْ
تُنَزِّلَ
عَلَيْهِمْ
كِتَابًا
مِنَ
السَّمَٓاءِ
فَقَدْ
سَاَلُوا
مُوسٰٓى
اَكْبَرَ
مِنْ
ذٰلِكَ
فَقَالُٓوا
اَرِنَا
اللّٰهَ
جَهْرَةً
فَاَخَذَتْهُمُ
الصَّاعِقَةُ
بِظُلْمِهِمْۚ
ثُمَّ
اتَّخَذُوا
الْعِجْلَ
مِنْ
بَعْدِ
مَا
جَٓاءَتْهُمُ
الْبَيِّنَاتُ
فَعَفَوْنَا
عَنْ
ذٰلِكَۚ
وَاٰتَيْنَا
مُوسٰى
سُلْطَانًا
مُب۪ينًا
﴿١٥٣﴾
وَرَفَعْنَا
فَوْقَهُمُ
الطُّورَ
بِم۪يثَاقِهِمْ
وَقُلْنَا
لَهُمُ
ادْخُلُوا
الْبَابَ
سُجَّدًا
وَقُلْنَا
لَهُمْ
لَا
تَعْدُوا
فِي
السَّبْتِ
وَاَخَذْنَا
مِنْهُمْ
م۪يثَاقًا
غَل۪يظًا
﴿١٥٤﴾
◄
١٠١
►
Designed by
ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.