18 Nisan 2026 -
29 Şevval 1447 - Cumartesi
ANA SAYFA
|
SURELER
|
AYET KARŞILAŞTIRMA
|
KUR'AN'DA ARA!
|
FİHRİST
|
DOWNLOAD
|
MOBİL
Kullanıcı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
KAYDOL
Sure Seçiniz
Abese(80/42)
Âdiyât(100/11)
Ahkâf(46/35)
Ahzâb(33/73)
Âl-i İmrân(3/200)
Alak(96/19)
Ankebût(29/69)
Asr(103/3)
A’lâ(87/19)
A’râf(7/206)
Bakara(2/286)
Beled(90/20)
Beyyine(98/8)
Bürûc(85/22)
Câsiye(45/37)
Cin(72/28)
Cum’a(62/11)
Duhâ(93/11)
Duhân(44/59)
Enbiyâ(21/112)
Enfâl(8/75)
En’âm(6/165)
Fâtiha(1/7)
Fâtır(35/45)
Fecr(89/30)
Felâk(113/5)
Fetih(48/29)
Fil(105/5)
Furkân(25/77)
Fussilet(41/54)
Gâşiye(88/26)
Hac(22/78)
Hadîd(57/29)
Hâkka(69/52)
Haşr(59/24)
Hicr(15/99)
Hucurât(49/18)
Hûd(11/123)
Hümeze(104/9)
İbrahim(14/52)
İhlâs(112/4)
İnfitâr(82/19)
İnsan(76/31)
İnşikâk(84/25)
İnşirâh(94/8)
İsrâ(17/111)
Kadr(97/5)
Kâf(50/45)
Kâfirûn(109/6)
Kalem(68/52)
Kamer(54/55)
Kâri’a(101/11)
Kasas(28/88)
Kehf(18/110)
Kevser(108/3)
Kıyâme(75/40)
Kureyş(106/4)
Leyl(92/21)
Lokman(31/34)
Mâide(5/120)
Mâ’ûn(107/7)
Meryem(19/98)
Me’âric(70/44)
Mücâdele(58/22)
Müddessir(74/56)
Muhammed(47/38)
Mülk(67/30)
Mümtehine(60/13)
Münâfikûn(63/11)
Mürselât(77/50)
Mutaffifîn(83/36)
Müzzemmil(73/20)
Mü’min(40/85)
Mü’minûn(23/118)
Nahl(16/128)
Nâs(114/6)
Nasr(110/3)
Nâzi’ât(79/46)
Nebe’(78/40)
Necm(53/62)
Neml(27/93)
Nisâ(4/176)
Nûh(71/28)
Nûr(24/64)
Rahmân(55/78)
Ra’d(13/43)
Rûm(30/60)
Sâd(38/88)
Saff(61/14)
Sâffât(37/182)
Sebe’(34/54)
Secde(32/30)
Şems(91/15)
Şûrâ(42/53)
Şu’arâ(26/227)
Tâ-Hâ(20/135)
Tahrîm(66/12)
Talâk(65/12)
Târık(86/17)
Tebbet(111/5)
Teğâbun(64/18)
Tekâsür(102/8)
Tekvîr(81/29)
Tevbe(9/129)
Tîn(95/8)
Tûr(52/49)
Vâkı’a(56/96)
Yâsîn(36/83)
Yûnus(10/109)
Yûsuf(12/111)
Zâriyât(51/60)
Zilzâl(99/8)
Zuhruf(43/89)
Zümer(39/75)
Cüz Seçiniz
1. Cüz
2. Cüz
3. Cüz
4. Cüz
5. Cüz
6. Cüz
7. Cüz
8. Cüz
9. Cüz
10. Cüz
11. Cüz
12. Cüz
13. Cüz
14. Cüz
15. Cüz
16. Cüz
17. Cüz
18. Cüz
19. Cüz
20. Cüz
21. Cüz
22. Cüz
23. Cüz
24. Cüz
25. Cüz
26. Cüz
27. Cüz
28. Cüz
29. Cüz
30. Cüz
Sayfa Düzeni
سُورَةُ الْوَاقِعَةِ
/ Vâkı’a Suresi
◄
٥٣٤
- 534
►
27. Cüz /
الجزء ٢٧
يَطُوفُ
dolaşır
عَلَيْهِمْ
çevrelerinde
وِلْدَانٌ
gençler
مُخَلَّدُونَۙ
ebedi yaşamağa erdirilmiş
﴿١٧﴾
بِاَكْوَابٍ
testilerle
وَاَبَار۪يقَ
ve ibrikler
وَكَأْسٍ
ve kadehlerle
مِنْ مَع۪ينٍۙ
kaynağından doldurulmuş
﴿١٨﴾
لَا يُصَدَّعُونَ
başları ağrıtmayan
عَنْهَا
ondan
وَلَا يُنْزِفُونَۙ
ve akılları gidermeyen
﴿١٩﴾
وَفَاكِهَةٍ
ve meyva(lar)
مِمَّا
şeylerden
يَتَخَيَّرُونَۙ
beğendikleri
﴿٢٠﴾
وَلَحْمِ
ve eti
طَيْرٍ
kuş
مِمَّا يَشْتَهُونَۜ
canlarının çektiği
﴿٢١﴾
وَحُورٌ
ve huriler
ع۪ينٌۙ
iri gözlü
﴿٢٢﴾
كَاَمْثَالِ
gibi
اللُّؤْلُؤِ۬
inciler
الْمَكْنُونِۚ
saklı
﴿٢٣﴾
جَزَٓاءً
karşılık olarak
بِمَا
nedeniyle
كَانُوا يَعْمَلُونَ
yaptıkları
﴿٢٤﴾
لَا يَسْمَعُونَ
işitmezler
ف۪يهَا
orada
لَغْواً
boş bir söz
وَلَا تَأْث۪يماًۙ
ve ne de günaha sokan bir laf
﴿٢٥﴾
اِلَّا
yalnızca
ق۪يلاً
denilir
سَلَاماً
selam
سَلَاماً
selam
﴿٢٦﴾
وَاَصْحَابُ
adamları
الْيَم۪ينِ
sağın
مَٓا
nedir
اَصْحَابُ
adamları
الْيَم۪ينِۜ
sağın
﴿٢٧﴾
ف۪ي
içindedirler
سِدْرٍ
sedir ağaçları
مَخْضُودٍۙ
dikensiz
﴿٢٨﴾
وَطَلْحٍ
ve muzlar
مَنْضُودٍۙ
meyva dizili
﴿٢٩﴾
وَظِلٍّ
ve gölge(ler)
مَمْدُودٍۙ
uzamış
﴿٣٠﴾
وَمَٓاءٍ
ve sular
مَسْكُوبٍۙ
fışkıran
﴿٣١﴾
وَفَاكِهَةٍ
ve meyvalar
كَث۪يرَةٍۙ
pek çok
﴿٣٢﴾
لَا مَقْطُوعَةٍ
tükenmeyen
وَلَا مَمْنُوعَةٍۙ
ve yasaklanmayan
﴿٣٣﴾
وَفُرُشٍ
ve döşekler (üstündedirler)
مَرْفُوعَةٍۜ
yükseltilmiş
﴿٣٤﴾
اِنَّٓا
biz
اَنْشَأْنَاهُنَّ
kadınları inşa' etmişizdir
اِنْشَٓاءًۙ
(yeni bir) inşa' ile
﴿٣٥﴾
فَجَعَلْنَاهُنَّ
onları yapmışızdır
اَبْكَاراًۙ
bakireler
﴿٣٦﴾
عُـرُباً
sevgililer
اَتْـرَاباًۙ
hep yaşıt
﴿٣٧﴾
لِاَصْحَـابِ
adamları için
الْيَم۪ينِۜ
sağın
﴿٣٨﴾
ثُلَّةٌ
bir bölümü
مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ
öncekilerdendir
﴿٣٩﴾
وَثُلَّةٌ
bir bölümü de
مِنَ الْاٰخِر۪ينَۜ
sonrakilerdendir
﴿٤٠﴾
وَاَصْحَابُ
adamları
الشِّمَالِۙ
solun
مَٓا
nedir
اَصْحَابُ
adamları
الشِّمَالِۜ
solun
﴿٤١﴾
ف۪ي
içindedirler
سَمُومٍ
iliklere işleyen bir ateş
وَحَم۪يمٍۙ
ve kaynar su
﴿٤٢﴾
وَظِلٍّ
ve gölgededirler
مِنْ يَحْمُومٍۙ
kara dumandan
﴿٤٣﴾
لَا بَارِدٍ
serin olmayan
وَلَا كَر۪يمٍ
ve faydası olmayan
﴿٤٤﴾
اِنَّهُمْ
çünkü onlar
كَانُوا
idiler
قَبْلَ
önce
ذٰلِكَ
bundan
مُتْرَف۪ينَۚ
varlık içinde şımartılmış
﴿٤٥﴾
وَكَانُوا
ve ediyorlardı
يُصِرُّونَ
ısrar
عَلَى الْحِنْثِ
günahı işlemekte
الْعَظ۪يمِۚ
büyük
﴿٤٦﴾
وَكَانُوا يَقُولُونَ
ve diyorlardı ki
اَئِذَا
zaman mı?
مِتْنَا
biz öldükten
وَكُنَّا
ve olduğumuz
تُرَاباً
toprak
وَعِظَاماً
ve kemik yığını
ءَاِنَّا
biz mi?
لَمَبْعُوثُونَۙ
bir daha diriltileceğiz
﴿٤٧﴾
اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا
atalarımız da mı?
الْاَوَّلُونَ
önceki
﴿٤٨﴾
قُلْ
de ki
اِنَّ
şüphesiz
الْاَوَّل۪ينَ
öncekiler de
وَالْاٰخِر۪ينَۙ
ve sonrakiler de
﴿٤٩﴾
لَمَجْمُوعُونَ
mutlaka toplanacaklardır
اِلٰى م۪يقَاتِ
buluşma vakti için
يَوْمٍ
bir günün
مَعْلُومٍ
belli
﴿٥٠﴾
◄
٥٣٤
- 534
►
Designed by
ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.