21 Nisan 2026 -
3 Zi'l-Ka'de 1447 - Salı
ANA SAYFA
|
SURELER
|
AYET KARŞILAŞTIRMA
|
KUR'AN'DA ARA!
|
FİHRİST
|
DOWNLOAD
|
MOBİL
Kullanıcı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
KAYDOL
Sure Seçiniz
Abese(80/42)
Âdiyât(100/11)
Ahkâf(46/35)
Ahzâb(33/73)
Âl-i İmrân(3/200)
Alak(96/19)
Ankebût(29/69)
Asr(103/3)
A’lâ(87/19)
A’râf(7/206)
Bakara(2/286)
Beled(90/20)
Beyyine(98/8)
Bürûc(85/22)
Câsiye(45/37)
Cin(72/28)
Cum’a(62/11)
Duhâ(93/11)
Duhân(44/59)
Enbiyâ(21/112)
Enfâl(8/75)
En’âm(6/165)
Fâtiha(1/7)
Fâtır(35/45)
Fecr(89/30)
Felâk(113/5)
Fetih(48/29)
Fil(105/5)
Furkân(25/77)
Fussilet(41/54)
Gâşiye(88/26)
Hac(22/78)
Hadîd(57/29)
Hâkka(69/52)
Haşr(59/24)
Hicr(15/99)
Hucurât(49/18)
Hûd(11/123)
Hümeze(104/9)
İbrahim(14/52)
İhlâs(112/4)
İnfitâr(82/19)
İnsan(76/31)
İnşikâk(84/25)
İnşirâh(94/8)
İsrâ(17/111)
Kadr(97/5)
Kâf(50/45)
Kâfirûn(109/6)
Kalem(68/52)
Kamer(54/55)
Kâri’a(101/11)
Kasas(28/88)
Kehf(18/110)
Kevser(108/3)
Kıyâme(75/40)
Kureyş(106/4)
Leyl(92/21)
Lokman(31/34)
Mâide(5/120)
Mâ’ûn(107/7)
Meryem(19/98)
Me’âric(70/44)
Mücâdele(58/22)
Müddessir(74/56)
Muhammed(47/38)
Mülk(67/30)
Mümtehine(60/13)
Münâfikûn(63/11)
Mürselât(77/50)
Mutaffifîn(83/36)
Müzzemmil(73/20)
Mü’min(40/85)
Mü’minûn(23/118)
Nahl(16/128)
Nâs(114/6)
Nasr(110/3)
Nâzi’ât(79/46)
Nebe’(78/40)
Necm(53/62)
Neml(27/93)
Nisâ(4/176)
Nûh(71/28)
Nûr(24/64)
Rahmân(55/78)
Ra’d(13/43)
Rûm(30/60)
Sâd(38/88)
Saff(61/14)
Sâffât(37/182)
Sebe’(34/54)
Secde(32/30)
Şems(91/15)
Şûrâ(42/53)
Şu’arâ(26/227)
Tâ-Hâ(20/135)
Tahrîm(66/12)
Talâk(65/12)
Târık(86/17)
Tebbet(111/5)
Teğâbun(64/18)
Tekâsür(102/8)
Tekvîr(81/29)
Tevbe(9/129)
Tîn(95/8)
Tûr(52/49)
Vâkı’a(56/96)
Yâsîn(36/83)
Yûnus(10/109)
Yûsuf(12/111)
Zâriyât(51/60)
Zilzâl(99/8)
Zuhruf(43/89)
Zümer(39/75)
Cüz Seçiniz
1. Cüz
2. Cüz
3. Cüz
4. Cüz
5. Cüz
6. Cüz
7. Cüz
8. Cüz
9. Cüz
10. Cüz
11. Cüz
12. Cüz
13. Cüz
14. Cüz
15. Cüz
16. Cüz
17. Cüz
18. Cüz
19. Cüz
20. Cüz
21. Cüz
22. Cüz
23. Cüz
24. Cüz
25. Cüz
26. Cüz
27. Cüz
28. Cüz
29. Cüz
30. Cüz
Sayfa Düzeni
سُورَةُ الشُّورٰى
/ Şûrâ Suresi
◄
٤٨٤
- 484
►
25. Cüz /
الجزء ٢٥
وَالَّذ۪ينَ يُحَٓاجُّونَ
tartışanların
فِي
hakkında
اللّٰهِ
Allah
مِنْ بَعْدِ
sonra
مَا اسْتُج۪يبَ
kabul ettikten
لَهُ
onu
حُجَّتُهُمْ
delilleri
دَاحِضَةٌ
batıldır
عِنْدَ
yanında
رَبِّهِمْ
Rableri
وَعَلَيْهِمْ
ve üzerlerine
غَضَبٌ
bir gazab
وَلَهُمْ
ve onlara vardır
عَذَابٌ
bir azab
شَد۪يدٌ
şiddetli
﴿١٦﴾
اَللّٰهُ الَّـذ۪ٓي
Allah'tır ki
اَنْزَلَ
indirdi
الْكِتَابَ
Kitabı
بِالْحَقِّ
gerçeği içeren
وَالْم۪يزَانَۜ
ve ölçüyü
وَمَا يُدْر۪يكَ
ne bilirsin?
لَعَلَّ
belki
السَّاعَةَ
o sa'at
قَر۪يبٌ
yakındır
﴿١٧﴾
يَسْتَعْجِلُ
çabuk gelmesini isterler
بِهَا
onun
الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ
inanmayanlar
بِهَاۚ
ona
وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlar ise
مُشْفِقُونَ
korkarlar
مِنْهَاۙ
ondan
وَيَعْلَمُونَ
ve bilirler
اَنَّهَا
onun
الْحَقُّۜ
gerçek olduğunu
اَلَٓا
iyi bil ki
اِنَّ
elbette
الَّذ۪ينَ يُمَارُونَ
tartışanlar
فِي
hakkında
السَّاعَةِ
o sa'at
لَف۪ي
içindedirler
ضَلَالٍ
bir sapıklık
بَع۪يدٍ
uzak
﴿١٨﴾
اَللّٰهُ
Allah
لَط۪يفٌ
lutufkardır
بِعِبَادِه۪
kullarına
يَرْزُقُ
rızıklandırır
مَنْ يَشَٓاءُۚ
dilediğini
وَهُوَ
ve O
الْقَوِيُّ
kuvvetlidir
الْعَز۪يزُ۟
galiptir
﴿١٩﴾
مَنْ
kim
كَانَ يُر۪يدُ
istiyorsa
حَرْثَ
ekinini
الْاٰخِرَةِ
ahiret
نَزِدْ
artırırız
لَهُ
onun için
ف۪ي حَرْثِه۪ۚ
onun ekinini
وَمَنْ
kim
كَانَ يُر۪يدُ
istiyorsa
حَرْثَ
ekinini
الدُّنْيَا
dünya
نُؤْتِه۪
ona veririz
مِنْهَا
ondan bir şey
وَمَا
fakat olmaz
لَهُ
onun
فِي الْاٰخِرَةِ
ahirette
مِنْ نَص۪يبٍ
bir nasibi
﴿٢٠﴾
اَمْ لَهُمْ
yoksa onların -mı var?
شُرَكٰٓؤُ۬ا
ortakları
شَرَعُوا
şeriat kılan
لَهُمْ
kendilerine
مِنَ الدّ۪ينِ
dini
مَا لَمْ يَأْذَنْ
izin vermediği
بِهِ
onu
اللّٰهُۜ
Allah'ın
وَلَوْلَا
eğer olmasaydı
كَلِمَةُ الْفَصْلِ
karar
لَقُضِيَ
derhal hüküm verilirdi
بَيْنَهُمْۜ
aralarında
وَاِنَّ
kuşkusuz
الظَّالِم۪ينَ
zalimler için
لَهُمْ
onlara vardır
عَذَابٌ
bir azab
اَل۪يمٌ
acı
﴿٢١﴾
تَرَى
görürsün
الظَّالِم۪ينَ
zalimlerin
مُشْفِق۪ينَ
korkudan titrediklerini
مِمَّا
yüzünden
كَسَبُوا
yaptıkları işler
وَهُوَ
o
وَاقِـعٌ بِهِمْۜ
başlarına inerken
وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
fakat inananlar
وَعَمِلُوا
ve yapanlar
الصَّالِحَاتِ
iyi işler
ف۪ي رَوْضَاتِ
bahçelerindedirler
الْجَنَّاتِۚ
cennet
لَهُمْ
onlara vardır
مَا
her şey
يَشَٓاؤُ۫نَ
diledikleri
عِنْدَ
yanında
رَبِّهِمْۜ
Rablerinin
ذٰلِكَ
işte
هُوَ
budur
الْفَضْلُ
lutuf
الْكَب۪يرُ
büyük
﴿٢٢﴾
◄
٤٨٤
- 484
►
Designed by
ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.