9 Ocak 2026 - 20 Receb 1447
Cuma
ANA SAYFA
|
SURELER
|
AYET KARŞILAŞTIRMA
|
KUR'AN'DA ARA!
|
FİHRİST
|
DOWNLOAD
|
MOBİL
Kullanıcı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
KAYDOL
Sure Seçiniz
Abese(80/42)
Âdiyât(100/11)
Ahkâf(46/35)
Ahzâb(33/73)
Âl-i İmrân(3/200)
Alak(96/19)
Ankebût(29/69)
Asr(103/3)
A’lâ(87/19)
A’râf(7/206)
Bakara(2/286)
Beled(90/20)
Beyyine(98/8)
Bürûc(85/22)
Câsiye(45/37)
Cin(72/28)
Cum’a(62/11)
Duhâ(93/11)
Duhân(44/59)
Enbiyâ(21/112)
Enfâl(8/75)
En’âm(6/165)
Fâtiha(1/7)
Fâtır(35/45)
Fecr(89/30)
Felâk(113/5)
Fetih(48/29)
Fil(105/5)
Furkân(25/77)
Fussilet(41/54)
Gâşiye(88/26)
Hac(22/78)
Hadîd(57/29)
Hâkka(69/52)
Haşr(59/24)
Hicr(15/99)
Hucurât(49/18)
Hûd(11/123)
Hümeze(104/9)
İbrahim(14/52)
İhlâs(112/4)
İnfitâr(82/19)
İnsan(76/31)
İnşikâk(84/25)
İnşirâh(94/8)
İsrâ(17/111)
Kadr(97/5)
Kâf(50/45)
Kâfirûn(109/6)
Kalem(68/52)
Kamer(54/55)
Kâri’a(101/11)
Kasas(28/88)
Kehf(18/110)
Kevser(108/3)
Kıyâme(75/40)
Kureyş(106/4)
Leyl(92/21)
Lokman(31/34)
Mâide(5/120)
Mâ’ûn(107/7)
Meryem(19/98)
Me’âric(70/44)
Mücâdele(58/22)
Müddessir(74/56)
Muhammed(47/38)
Mülk(67/30)
Mümtehine(60/13)
Münâfikûn(63/11)
Mürselât(77/50)
Mutaffifîn(83/36)
Müzzemmil(73/20)
Mü’min(40/85)
Mü’minûn(23/118)
Nahl(16/128)
Nâs(114/6)
Nasr(110/3)
Nâzi’ât(79/46)
Nebe’(78/40)
Necm(53/62)
Neml(27/93)
Nisâ(4/176)
Nûh(71/28)
Nûr(24/64)
Rahmân(55/78)
Ra’d(13/43)
Rûm(30/60)
Sâd(38/88)
Saff(61/14)
Sâffât(37/182)
Sebe’(34/54)
Secde(32/30)
Şems(91/15)
Şûrâ(42/53)
Şu’arâ(26/227)
Tâ-Hâ(20/135)
Tahrîm(66/12)
Talâk(65/12)
Târık(86/17)
Tebbet(111/5)
Teğâbun(64/18)
Tekâsür(102/8)
Tekvîr(81/29)
Tevbe(9/129)
Tîn(95/8)
Tûr(52/49)
Vâkı’a(56/96)
Yâsîn(36/83)
Yûnus(10/109)
Yûsuf(12/111)
Zâriyât(51/60)
Zilzâl(99/8)
Zuhruf(43/89)
Zümer(39/75)
Cüz Seçiniz
1. Cüz
2. Cüz
3. Cüz
4. Cüz
5. Cüz
6. Cüz
7. Cüz
8. Cüz
9. Cüz
10. Cüz
11. Cüz
12. Cüz
13. Cüz
14. Cüz
15. Cüz
16. Cüz
17. Cüz
18. Cüz
19. Cüz
20. Cüz
21. Cüz
22. Cüz
23. Cüz
24. Cüz
25. Cüz
26. Cüz
27. Cüz
28. Cüz
29. Cüz
30. Cüz
Sayfa Düzeni
سُورَةُ مؤمن / غَافر
/ Mü’min Suresi
◄
٤٧١
- 471
►
24. Cüz /
الجزء ٢٤
وَيَا قَوْمِ
ey kavmim
مَا ل۪ٓي
ne oluyor bana?
اَدْعُوكُمْ
ben sizi çağırıyorum
اِلَى النَّجٰوةِ
kurtuluşa
وَتَدْعُونَن۪ٓي
siz beni çağırıyorsunuz
اِلَى النَّارِۜ
ateşe
﴿٤١﴾
تَدْعُونَن۪ي
siz beni çağırıyorsunuz
لِاَكْفُرَ
nankörlük etmeğe
بِاللّٰهِ
Allah'a
وَاُشْرِكَ
ve ortak koşmağa
بِه۪
O'na
مَا
şeyleri
لَيْسَ
olmayan
ل۪ي
benim
بِه۪
onun hakkında
عِلْمٌۘ
bilgim
وَاَنَا۬
ben ise
اَدْعُوكُمْ
sizi çağırıyorum
اِلَى الْعَز۪يزِ
aziz olana
الْغَفَّارِ
çok bağışlayana
﴿٤٢﴾
لَا جَرَمَ
şüphe yok ki
اَنَّمَا
kesinlikle
تَدْعُونَن۪ٓي
siz beni çağırıyorsunuz
اِلَيْهِ
ona
لَيْسَ
(oysa) yoktur
لَهُ
onun
دَعْوَةٌ
du'aya değer tarafı
فِي الدُّنْيَا
dünyada
وَلَا فِي الْاٰخِرَةِ
ne de ahirette
وَاَنَّ
elbette
مَرَدَّنَٓا
bizim dönüşümüz
اِلَى اللّٰهِ
Allah'adır
وَاَنَّ
ve elbette
الْمُسْرِف۪ينَ
aşırı gidenler
هُمْ
işte onlar
اَصْحَابُ
halkıdır
النَّارِ
ateş
﴿٤٣﴾
فَسَتَذْكُرُونَ
yakında hatırlayacaksınız
مَٓا اَقُولُ
benim söylediklerimi
لَكُمْۜ
size
وَاُفَوِّضُ
ve bırakıyorum
اَمْر۪ٓي
işimi
اِلَى اللّٰهِۜ
Allah'a
اِنَّ
şüphesiz
اللّٰهَ
Allah
بَص۪يرٌ
görür
بِالْعِبَادِ
kulları
﴿٤٤﴾
فَوَقٰيهُ
onu korudu
اللّٰهُ
Allah
سَيِّـَٔاتِ
kötülüklerinden
مَا مَكَرُوا
onların kurdukları tuzakların
وَحَاقَ
ve kuşattı
بِاٰلِ
ailesini
فِرْعَوْنَ
Fir'avn
سُٓوءُ
en kötüsü
الْعَذَابِۚ
azabın
﴿٤٥﴾
اَلنَّارُ
ateş
يُعْرَضُونَ
sunulurlar
عَلَيْهَا
ona
غُدُواًّ
sabah
وَعَشِياًّۚ
ve akşam
وَيَوْمَ
günü
تَقُومُ السَّاعَةُ۠
kıyamet koptuğu
اَدْخِلُٓوا
sokun (denilir)
اٰلَ
ailesini
فِرْعَوْنَ
Fir'avn
اَشَدَّ
en çetinine
الْعَذَابِ
azabın
﴿٤٦﴾
وَاِذْ يَتَحَٓاجُّونَ
birbirleriyle tartışırlarken
فِي
içinde
النَّارِ
ateşin
فَيَقُولُ
dediler ki
الضُّعَفٰٓؤُ۬ا
zayıf olanlar
لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْـبَرُٓوا
büyüklük taslayanlara
اِنَّا
biz
كُنَّا
idik
لَكُمْ
size
تَبَعاً
uymuş
فَهَلْ اَنْتُمْ مُغْنُونَ
siz savabilir misiniz?
عَنَّا
bizden
نَص۪يباً
ufak bir parçasını
مِنَ النَّارِ
ateşin
﴿٤٧﴾
قَالَ
dediler ki
الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُٓوا
büyüklük taslayanlar
اِنَّا
biz
كُلٌّ
hepimiz
ف۪يهَٓا
onun içindeyiz
اِنَّ
şüphesiz
اللّٰهَ
Allah
قَدْ
elbette
حَكَمَ
hüküm verdi
بَيْنَ
arasında
الْعِبَادِ
kullar
﴿٤٨﴾
وَقَالَ
dediler ki
الَّذ۪ينَ فِي النَّارِ
ateştekiler
لِخَزَنَةِ
bekçilerine
جَهَنَّمَ
cehennemin
ادْعُوا
du'a edin
رَبَّكُمْ
Rabbinize
يُخَفِّفْ
hafifletsin
عَنَّا
bizden
يَوْماً
bir gün
مِنَ
biraz
الْعَذَابِ
azabı
﴿٤٩﴾
◄
٤٧١
- 471
►
Designed by
ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.