30 Nisan 2026 -
12 Zi'l-Ka'de 1447 - Perşembe
ANA SAYFA
|
SURELER
|
AYET KARŞILAŞTIRMA
|
KUR'AN'DA ARA!
|
FİHRİST
|
DOWNLOAD
|
MOBİL
Kullanıcı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
KAYDOL
Sure Seçiniz
Abese(80/42)
Âdiyât(100/11)
Ahkâf(46/35)
Ahzâb(33/73)
Âl-i İmrân(3/200)
Alak(96/19)
Ankebût(29/69)
Asr(103/3)
A’lâ(87/19)
A’râf(7/206)
Bakara(2/286)
Beled(90/20)
Beyyine(98/8)
Bürûc(85/22)
Câsiye(45/37)
Cin(72/28)
Cum’a(62/11)
Duhâ(93/11)
Duhân(44/59)
Enbiyâ(21/112)
Enfâl(8/75)
En’âm(6/165)
Fâtiha(1/7)
Fâtır(35/45)
Fecr(89/30)
Felâk(113/5)
Fetih(48/29)
Fil(105/5)
Furkân(25/77)
Fussilet(41/54)
Gâşiye(88/26)
Hac(22/78)
Hadîd(57/29)
Hâkka(69/52)
Haşr(59/24)
Hicr(15/99)
Hucurât(49/18)
Hûd(11/123)
Hümeze(104/9)
İbrahim(14/52)
İhlâs(112/4)
İnfitâr(82/19)
İnsan(76/31)
İnşikâk(84/25)
İnşirâh(94/8)
İsrâ(17/111)
Kadr(97/5)
Kâf(50/45)
Kâfirûn(109/6)
Kalem(68/52)
Kamer(54/55)
Kâri’a(101/11)
Kasas(28/88)
Kehf(18/110)
Kevser(108/3)
Kıyâme(75/40)
Kureyş(106/4)
Leyl(92/21)
Lokman(31/34)
Mâide(5/120)
Mâ’ûn(107/7)
Meryem(19/98)
Me’âric(70/44)
Mücâdele(58/22)
Müddessir(74/56)
Muhammed(47/38)
Mülk(67/30)
Mümtehine(60/13)
Münâfikûn(63/11)
Mürselât(77/50)
Mutaffifîn(83/36)
Müzzemmil(73/20)
Mü’min(40/85)
Mü’minûn(23/118)
Nahl(16/128)
Nâs(114/6)
Nasr(110/3)
Nâzi’ât(79/46)
Nebe’(78/40)
Necm(53/62)
Neml(27/93)
Nisâ(4/176)
Nûh(71/28)
Nûr(24/64)
Rahmân(55/78)
Ra’d(13/43)
Rûm(30/60)
Sâd(38/88)
Saff(61/14)
Sâffât(37/182)
Sebe’(34/54)
Secde(32/30)
Şems(91/15)
Şûrâ(42/53)
Şu’arâ(26/227)
Tâ-Hâ(20/135)
Tahrîm(66/12)
Talâk(65/12)
Târık(86/17)
Tebbet(111/5)
Teğâbun(64/18)
Tekâsür(102/8)
Tekvîr(81/29)
Tevbe(9/129)
Tîn(95/8)
Tûr(52/49)
Vâkı’a(56/96)
Yâsîn(36/83)
Yûnus(10/109)
Yûsuf(12/111)
Zâriyât(51/60)
Zilzâl(99/8)
Zuhruf(43/89)
Zümer(39/75)
Cüz Seçiniz
1. Cüz
2. Cüz
3. Cüz
4. Cüz
5. Cüz
6. Cüz
7. Cüz
8. Cüz
9. Cüz
10. Cüz
11. Cüz
12. Cüz
13. Cüz
14. Cüz
15. Cüz
16. Cüz
17. Cüz
18. Cüz
19. Cüz
20. Cüz
21. Cüz
22. Cüz
23. Cüz
24. Cüz
25. Cüz
26. Cüz
27. Cüz
28. Cüz
29. Cüz
30. Cüz
Sayfa Düzeni
سُورَةُ فَاطِر
/ Fâtır Suresi
◄
٤٣٧
- 437
►
22. Cüz /
الجزء ٢٢
وَالَّـذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا
vahyettiğimiz
اِلَيْكَ
sana
مِنَ الْكِتَابِ
Kitaptan
هُوَ
O
الْحَقُّ
gerçektir
مُصَدِّقاً
doğrulayan
لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِۜ
kendinden öncekini
اِنَّ
şüphesiz
اللّٰهَ
Allah
بِعِبَادِه۪
kullarını
لَخَب۪يرٌ
haber alandır
بَص۪يرٌ
görendir
﴿٣١﴾
ثُمَّ
sonra
اَوْرَثْنَا
miras verdik
الْكِتَابَ
Kitabı
الَّذ۪ينَ اصْطَفَيْنَا
seçtiklerimize
مِنْ
arasından
عِبَادِنَاۚ
kullarımız
فَمِنْهُمْ
onlardan kimi
ظَالِمٌ
zulmedendir
لِنَفْسِه۪ۚ
nefsine
وَمِنْهُمْ
ve kimi
مُقْتَصِدٌۚ
orta gidendir
وَمِنْهُمْ
ve kimi de
سَابِقٌ
öne geçendir
بِالْخَيْرَاتِ
hayırlarda
بِاِذْنِ
izniyle
اللّٰهِۜ
Allah'ın
ذٰلِكَ
işte budur
هُوَ
O
الْفَضْلُ
lutuf
الْكَب۪يرُۜ
büyük
﴿٣٢﴾
جَنَّاتُ
cennetleri
عَدْنٍ
Adn
يَدْخُلُونَهَا
oraya girerler
يُحَلَّوْنَ
takınırlar
ف۪يهَا
orada
مِنْ اَسَاوِرَ
bilezikler
مِنْ ذَهَبٍ
altından
وَلُؤْلُؤً۬اۚ
ve inci(ler)
وَلِبَاسُهُمْ
ve giysileri de
ف۪يهَا
orada
حَر۪يرٌ
ipektir
﴿٣٣﴾
وَقَالُوا
dediler ki
الْحَمْدُ
hamdolsun
لِلّٰهِ
Allah'a
الَّـذ۪ٓي اَذْهَبَ
gideren
عَنَّا
bizden
الْحَزَنَۜ
tasayı
اِنَّ
doğrusu
رَبَّـنَا
Rabbimiz
لَغَفُورٌ
çok bağışlayandır
شَكُورٌۙ
çok karşılık verendir
﴿٣٤﴾
الَّـذ۪ٓي
O (Rab) ki
اَحَلَّنَا
bizi kondurdu
دَارَ
yurda
الْمُقَامَةِ
durulacak
مِنْ فَضْلِه۪ۚ
lutfuyla
لَا يَمَسُّنَا
bize dokunmaz
ف۪يهَا
orada
نَصَبٌ
bir yorgunluk
وَلَا يَمَسُّنَا
ve bize dokunmaz
ف۪يهَا
orada
لُغُوبٌ
bir usanç
﴿٣٥﴾
وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا
inkar edenlere
لَهُمْ
onlara vardır
نَارُ
ateşi
جَهَنَّمَۚ
cehennem
لَا يُقْضٰى
hükmedilmez ki
عَلَيْهِمْ
onlara
فَيَمُوتُوا
ölsünler
وَلَا يُخَفَّفُ
ve hafifletilmez
عَنْهُمْ
onlardan
مِنْ عَذَابِهَاۜ
onun azabı
كَذٰلِكَ
işte böyle
نَجْز۪ي
cezalandırırız
كُلَّ
her
كَفُورٍۚ
nankörü
﴿٣٦﴾
وَهُمْ
ve onlar
يَصْطَرِخُونَ
feryadederler
ف۪يهَاۚ
orada
رَبَّنَٓا
Rabbimiz
اَخْرِجْنَا
bizi çıkar
نَعْمَلْ
yapalım
صَالِحاً
iyi
غَيْرَ
başkasını
الَّذ۪ي كُنَّا نَعْمَلُۜ
yaptığımızdan
اَوَلَمْ نُعَمِّرْكُمْ
sizi yaşatmadık mı?
مَا يَتَذَكَّرُ
öğüt alacağı kadar
ف۪يهِ
orada
مَنْ
kimsenin
تَذَكَّرَ
öğüt alacak
وَجَٓاءَكُمُ
ve size geldi
النَّذ۪يرُۜ
uyarıcı
فَذُوقُوا
öyle ise (azabı) tadın
فَمَا
artık yoktur
لِلظَّالِم۪ينَ
zalimlerin
مِنْ نَص۪يرٍ۟
yardımcısı
﴿٣٧﴾
اِنَّ
şüphesiz
اللّٰهَ
Allah
عَالِمُ
bilendir
غَيْبِ
gaybını
السَّمٰوَاتِ
göklerin
وَالْاَرْضِۜ
ve yerin
اِنَّهُ
şüphesiz O
عَل۪يمٌ
bilir
بِذَاتِ
özünü
الصُّدُورِ
göğüslerin
﴿٣٨﴾
◄
٤٣٧
- 437
►
Designed by
ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.