14 Temmuz 2026 -
27 Muharrem 1448 - Salı
ANA SAYFA
|
SURELER
|
AYET KARŞILAŞTIRMA
|
KUR'AN'DA ARA!
|
FİHRİST
|
DOWNLOAD
|
MOBİL
Kullanıcı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
KAYDOL
Sure Seçiniz
Abese(80/42)
Âdiyât(100/11)
Ahkâf(46/35)
Ahzâb(33/73)
Âl-i İmrân(3/200)
Alak(96/19)
Ankebût(29/69)
Asr(103/3)
A’lâ(87/19)
A’râf(7/206)
Bakara(2/286)
Beled(90/20)
Beyyine(98/8)
Bürûc(85/22)
Câsiye(45/37)
Cin(72/28)
Cum’a(62/11)
Duhâ(93/11)
Duhân(44/59)
Enbiyâ(21/112)
Enfâl(8/75)
En’âm(6/165)
Fâtiha(1/7)
Fâtır(35/45)
Fecr(89/30)
Felâk(113/5)
Fetih(48/29)
Fil(105/5)
Furkân(25/77)
Fussilet(41/54)
Gâşiye(88/26)
Hac(22/78)
Hadîd(57/29)
Hâkka(69/52)
Haşr(59/24)
Hicr(15/99)
Hucurât(49/18)
Hûd(11/123)
Hümeze(104/9)
İbrahim(14/52)
İhlâs(112/4)
İnfitâr(82/19)
İnsan(76/31)
İnşikâk(84/25)
İnşirâh(94/8)
İsrâ(17/111)
Kadr(97/5)
Kâf(50/45)
Kâfirûn(109/6)
Kalem(68/52)
Kamer(54/55)
Kâri’a(101/11)
Kasas(28/88)
Kehf(18/110)
Kevser(108/3)
Kıyâme(75/40)
Kureyş(106/4)
Leyl(92/21)
Lokman(31/34)
Mâide(5/120)
Mâ’ûn(107/7)
Meryem(19/98)
Me’âric(70/44)
Mücâdele(58/22)
Müddessir(74/56)
Muhammed(47/38)
Mülk(67/30)
Mümtehine(60/13)
Münâfikûn(63/11)
Mürselât(77/50)
Mutaffifîn(83/36)
Müzzemmil(73/20)
Mü’min(40/85)
Mü’minûn(23/118)
Nahl(16/128)
Nâs(114/6)
Nasr(110/3)
Nâzi’ât(79/46)
Nebe’(78/40)
Necm(53/62)
Neml(27/93)
Nisâ(4/176)
Nûh(71/28)
Nûr(24/64)
Rahmân(55/78)
Ra’d(13/43)
Rûm(30/60)
Sâd(38/88)
Saff(61/14)
Sâffât(37/182)
Sebe’(34/54)
Secde(32/30)
Şems(91/15)
Şûrâ(42/53)
Şu’arâ(26/227)
Tâ-Hâ(20/135)
Tahrîm(66/12)
Talâk(65/12)
Târık(86/17)
Tebbet(111/5)
Teğâbun(64/18)
Tekâsür(102/8)
Tekvîr(81/29)
Tevbe(9/129)
Tîn(95/8)
Tûr(52/49)
Vâkı’a(56/96)
Yâsîn(36/83)
Yûnus(10/109)
Yûsuf(12/111)
Zâriyât(51/60)
Zilzâl(99/8)
Zuhruf(43/89)
Zümer(39/75)
Cüz Seçiniz
1. Cüz
2. Cüz
3. Cüz
4. Cüz
5. Cüz
6. Cüz
7. Cüz
8. Cüz
9. Cüz
10. Cüz
11. Cüz
12. Cüz
13. Cüz
14. Cüz
15. Cüz
16. Cüz
17. Cüz
18. Cüz
19. Cüz
20. Cüz
21. Cüz
22. Cüz
23. Cüz
24. Cüz
25. Cüz
26. Cüz
27. Cüz
28. Cüz
29. Cüz
30. Cüz
Sayfa Düzeni
سُورَةُ الْاِسْرَاۤءِ
/ İsrâ Suresi
◄
٢٨٥
- 285
►
15. Cüz /
الجزء ١٥
ذٰلِكَ
şunlar
مِمَّٓا اَوْحٰٓى
vahyettiğindendir
اِلَيْكَ
sana
رَبُّكَ
Rabbinin
مِنَ الْحِكْمَةِۜ
Hikmet'ten
وَلَا تَجْعَلْ
edinme
مَعَ
ile bereber
اللّٰهِ
Allah
اِلٰهاً
tanrı
اٰخَرَ
başka
فَتُلْقٰى
sonra atılırsın
ف۪ي جَهَنَّمَ
cehenneme
مَلُوماً
kınanmış olarak
مَدْحُوراً
uzaklaştırılmış olarak
﴿٣٩﴾
اَفَاَصْفٰيكُمْ
size mi seçti?
رَبُّكُمْ
Rabbiniz
بِالْبَن۪ينَ
oğulları
وَاتَّخَذَ
ve edindi (kendisine)
مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ
meleklerden
اِنَاثاًۜ
kadınlar
اِنَّكُمْ
gerçekten siz
لَتَقُولُونَ
söylüyorsunuz
قَوْلاً
bir söz
عَظ۪يماً۟
büyük (çok tehlikeli)
﴿٤٠﴾
وَلَقَدْ
andolsun
صَرَّفْنَا
biz türlü biçimlerde anlattık
ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ
bu Kur'an'da
لِيَذَّكَّرُواۜ
düşünüp anlasınlar diye
وَمَا يَز۪يدُهُمْ
fakat bu artırmıyor
اِلَّا
başkasını
نُفُوراً
nefretlerinden
﴿٤١﴾
قُلْ
de ki
لَوْ
eğer
كَانَ
olsaydı
مَعَهُٓ
O'nunla beraber
اٰلِهَةٌ
tanrılar
كَمَا
gibi
يَقُولُونَ
dedikleri
اِذاً
o zaman
لَابْتَغَوْا
onlar da ararlardı
اِلٰى ذِي
sahibine
الْعَرْشِ
Arşın
سَب۪يلاً
bir yol
﴿٤٢﴾
سُبْحَانَهُ
haşa, O
وَتَعَالٰى
uludur
عَمَّا يَقُولُونَ
onların dediklerinden
عُلُواًّ
yücedir
كَب۪يراً
çok
﴿٤٣﴾
تُسَبِّحُ لَهُ
O'nu tesbih ederler
السَّمٰوَاتُ
gök
السَّبْعُ
yedi
وَالْاَرْضُ
arz
وَمَنْ ف۪يهِنَّۜ
ve bunların içindekiler
وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ
hiçbir şey yoktur
اِلَّا يُسَبِّحُ
tesbih etmeyen
بِحَمْدِه۪
hamd ile
وَلٰكِنْ
ama
لَا تَفْقَهُونَ
siz anlamazsınız
تَسْب۪يحَهُمْۜ
onların tesbihlerini
اِنَّهُ
şüphesiz O
كَانَ حَل۪يماً
halimdir
غَفُوراً
çok bağışlayandır
﴿٤٤﴾
وَاِذَا
zaman
قَرَأْتَ
okuduğun
الْقُرْاٰنَ
Kur'an
جَعَلْنَا
çekeriz
بَيْنَكَ
seninle
وَبَيْنَ
arasına
الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ
inanmayanların
بِالْاٰخِرَةِ
ahirete
حِجَاباً
bir perde
مَسْتُوراًۙ
gizli
﴿٤٥﴾
وَجَعَلْنَا
ve kılarız (koyarız)
عَلٰى قُلُوبِهِمْ
kalblerine
اَكِنَّةً
kabuklar
اَنْ يَفْقَهُوهُ
onu anlamalarına engel olacak
وَف۪ٓي اٰذَانِهِمْ
ve kulaklarına
وَقْراًۜ
bir ağırlık
وَاِذَا
zaman
ذَكَرْتَ
andığın
رَبَّكَ
Rabbini
فِي الْقُرْاٰنِ
Kur'an'da
وَحْدَهُ
birliğini
وَلَّوْا
dönüp
عَلٰٓى اَدْبَارِهِمْ
arkalarına
نُفُوراً
kaçarlar
﴿٤٦﴾
نَحْنُ
biz
اَعْلَمُ
gayet iyi biliyoruz
بِمَا يَسْتَمِعُونَ
ne sebeple dinlediklerini
بِه۪ٓ
onların
اِذْ يَسْتَمِعُونَ
dinlerken
اِلَيْكَ
seni
وَاِذْ هُمْ
kendi aralarında
نَجْوٰٓى
fısıldaşırken
اِذْ يَقُولُ
dedikleri zaman
الظَّالِمُونَ
zalimlerin
اِنْ تَتَّبِعُونَ
siz uymuyorsunuz
اِلَّا
başkasına
رَجُلاً
bir adamdan
مَسْحُوراً
büyülenmiş
﴿٤٧﴾
اُنْظُرْ
bak
كَيْفَ
nasıl
ضَرَبُوا
misaller verdiler
لَكَ
sana
الْاَمْثَالَ
benzetmelerle
فَضَلُّوا
şaştılar
فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ
artık bir daha bulamazlar
سَب۪يلاً
yolu
﴿٤٨﴾
وَقَالُٓوا
dediler ki
ءَاِذَا كُنَّا
biz iken mi?
عِظَاماً
kemikler
وَرُفَاتاً
ve ufalanmış toprak
ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ
biz diriltilecek miyiz?
خَلْقاً
yaratılışla
جَد۪يداً
yeni bir
﴿٤٩﴾
◄
٢٨٥
- 285
►
Designed by
ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.