5 Haziran 2026 -
18 Zi'l-Hicce 1447 - Cuma
ANA SAYFA
|
SURELER
|
AYET KARŞILAŞTIRMA
|
KUR'AN'DA ARA!
|
FİHRİST
|
DOWNLOAD
|
MOBİL
Kullanıcı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
KAYDOL
Sure Seçiniz
Abese(80/42)
Âdiyât(100/11)
Ahkâf(46/35)
Ahzâb(33/73)
Âl-i İmrân(3/200)
Alak(96/19)
Ankebût(29/69)
Asr(103/3)
A’lâ(87/19)
A’râf(7/206)
Bakara(2/286)
Beled(90/20)
Beyyine(98/8)
Bürûc(85/22)
Câsiye(45/37)
Cin(72/28)
Cum’a(62/11)
Duhâ(93/11)
Duhân(44/59)
Enbiyâ(21/112)
Enfâl(8/75)
En’âm(6/165)
Fâtiha(1/7)
Fâtır(35/45)
Fecr(89/30)
Felâk(113/5)
Fetih(48/29)
Fil(105/5)
Furkân(25/77)
Fussilet(41/54)
Gâşiye(88/26)
Hac(22/78)
Hadîd(57/29)
Hâkka(69/52)
Haşr(59/24)
Hicr(15/99)
Hucurât(49/18)
Hûd(11/123)
Hümeze(104/9)
İbrahim(14/52)
İhlâs(112/4)
İnfitâr(82/19)
İnsan(76/31)
İnşikâk(84/25)
İnşirâh(94/8)
İsrâ(17/111)
Kadr(97/5)
Kâf(50/45)
Kâfirûn(109/6)
Kalem(68/52)
Kamer(54/55)
Kâri’a(101/11)
Kasas(28/88)
Kehf(18/110)
Kevser(108/3)
Kıyâme(75/40)
Kureyş(106/4)
Leyl(92/21)
Lokman(31/34)
Mâide(5/120)
Mâ’ûn(107/7)
Meryem(19/98)
Me’âric(70/44)
Mücâdele(58/22)
Müddessir(74/56)
Muhammed(47/38)
Mülk(67/30)
Mümtehine(60/13)
Münâfikûn(63/11)
Mürselât(77/50)
Mutaffifîn(83/36)
Müzzemmil(73/20)
Mü’min(40/85)
Mü’minûn(23/118)
Nahl(16/128)
Nâs(114/6)
Nasr(110/3)
Nâzi’ât(79/46)
Nebe’(78/40)
Necm(53/62)
Neml(27/93)
Nisâ(4/176)
Nûh(71/28)
Nûr(24/64)
Rahmân(55/78)
Ra’d(13/43)
Rûm(30/60)
Sâd(38/88)
Saff(61/14)
Sâffât(37/182)
Sebe’(34/54)
Secde(32/30)
Şems(91/15)
Şûrâ(42/53)
Şu’arâ(26/227)
Tâ-Hâ(20/135)
Tahrîm(66/12)
Talâk(65/12)
Târık(86/17)
Tebbet(111/5)
Teğâbun(64/18)
Tekâsür(102/8)
Tekvîr(81/29)
Tevbe(9/129)
Tîn(95/8)
Tûr(52/49)
Vâkı’a(56/96)
Yâsîn(36/83)
Yûnus(10/109)
Yûsuf(12/111)
Zâriyât(51/60)
Zilzâl(99/8)
Zuhruf(43/89)
Zümer(39/75)
Cüz Seçiniz
1. Cüz
2. Cüz
3. Cüz
4. Cüz
5. Cüz
6. Cüz
7. Cüz
8. Cüz
9. Cüz
10. Cüz
11. Cüz
12. Cüz
13. Cüz
14. Cüz
15. Cüz
16. Cüz
17. Cüz
18. Cüz
19. Cüz
20. Cüz
21. Cüz
22. Cüz
23. Cüz
24. Cüz
25. Cüz
26. Cüz
27. Cüz
28. Cüz
29. Cüz
30. Cüz
Sayfa Düzeni
سُورَةُ الحِجر
/ Hicr Suresi
◄
٢٦٤
- 264
►
14. Cüz /
الجزء ١٤
اِذْ
hani
دَخَلُوا
girmişler
عَلَيْهِ
onun yanına
فَقَالُوا
demişlerdi
سَلَاماًۜ
Selam
قَالَ
o da dedi ki
اِنَّا
biz
مِنْكُمْ
sizden
وَجِلُونَ
korkuyoruz
﴿٥٢﴾
قَالُوا
dediler
لَا تَوْجَلْ
korkma
اِنَّا
biz
نُبَشِّرُكَ
sana müjdeleriz
بِغُلَامٍ
bir çocuk
عَل۪يمٍ
bilgin
﴿٥٣﴾
قَالَ
dedi ki
اَبَشَّرْتُمُون۪ي
beni mi müjdelediniz?
عَلٰٓى
bana
اَنْ مَسَّنِيَ
dokunduktan sonra
الْكِبَرُ
ihtiyarlık
فَبِمَ
ne tuhaf
تُبَشِّرُونَ
müjdeliyorsunuz
﴿٥٤﴾
قَالُوا
dediler
بَشَّرْنَاكَ
sana müjdeledik
بِالْحَقِّ
gerçeği
فَلَا تَكُنْ
olma
مِنَ الْقَانِط۪ينَ
umut kesenlerden
﴿٥٥﴾
قَالَ
dedi
وَمَنْ
kim
يَقْنَطُ
umut keser
مِنْ رَحْمَةِ
rahmetinden
رَبِّه۪ٓ
Rabbinin
اِلَّا
başka
الضَّٓالُّونَ
sapıklardan
﴿٥٦﴾
قَالَ
dedi
فَمَا خَطْبُكُمْ
işiniz nedir?
اَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ
Ey elçiler
﴿٥٧﴾
قَالُٓوا
dediler
اِنَّٓا
şüphesiz biz
اُرْسِلْـنَٓا
gönderildik
اِلٰى قَوْمٍ
bir kavme
مُجْرِم۪ينَۙ
suç işleyen
﴿٥٨﴾
اِلَّٓا
yalnız hariç
اٰلَ لُوطٍۜ
Lut ailesi
اِنَّا
biz
لَمُنَجُّوهُمْ
onları kurtaracağız
اَجْمَع۪ينَۙ
hepsini
﴿٥٩﴾
اِلَّا
ancak hariç
امْرَاَتَهُ
karısı
قَدَّرْنَٓاۙ
uygun gördük
اِنَّهَا
onun da
لَمِنَ الْغَابِر۪ينَ۟
kalanlardan olmasını
﴿٦٠﴾
فَلَمَّا جَٓاءَ
geldiklerinde
اٰلَ لُوطٍۨ
Lut ailesine
الْمُرْسَلُونَۙ
Elçiler
﴿٦١﴾
قَالَ
dedi
اِنَّكُمْ
siz
قَوْمٌ
kimselersiniz
مُنْكَرُونَ
hiç tanınmamış
﴿٦٢﴾
قَالُوا
dediler ki
بَلْ
doğrusu
جِئْنَاكَ
biz sana getirdik
بِمَا كَانُوا
olduklarını
ف۪يهِ
hakkında
يَمْتَرُونَ
şüphe etmekte
﴿٦٣﴾
وَاَتَيْنَاكَ
sana getirdik
بِالْحَقِّ
gerçeği
وَاِنَّا
biz elbette
لَصَادِقُونَ
doğru söyleyenleriz
﴿٦٤﴾
فَاَسْرِ
hemen yürüt
بِاَهْلِكَ
aileni
بِقِطْعٍ
bir parçasında
مِنَ الَّيْلِ
gecenin
وَاتَّبِـعْ
sen de git
اَدْبَارَهُمْ
arkalarından
وَلَا يَلْتَفِتْ
ardına dönüp bakmasın
مِنْكُمْ
içinizden
اَحَدٌ
hiç kimse
وَامْضُوا
gidin
حَيْثُ
yere
تُؤْمَرُونَ
emredildiğiniz
﴿٦٥﴾
وَقَضَيْنَٓا
bildirdik
اِلَيْهِ
ona
ذٰلِكَ
şu
الْاَمْرَ
buyruğu
اَنَّ
mutlaka
دَابِرَ
arkaları
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
şunların
مَقْطُوعٌ
kesilecektir
مُصْبِح۪ينَ
sabaha girerlerken
﴿٦٦﴾
وَجَٓاءَ
geldiler
اَهْلُ
halkı
الْمَد۪ينَةِ
şehrin
يَسْتَبْشِرُونَ
sevinerek
﴿٦٧﴾
قَالَ
dedi
اِنَّ
şüphesiz
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
bunlar
ضَيْف۪ي
benim konuğumdur
فَلَا تَفْضَحُونِۙ
beni mahcubetmeyin
﴿٦٨﴾
وَاتَّقُوا
korkun
اللّٰهَ
Allah'tan
وَلَا تُخْزُونِ
beni rezil etmeyin
﴿٦٩﴾
قَالُٓوا
dediler
اَوَلَمْ نَنْهَكَ
seni menetmemiş miydik?
عَنِ الْعَالَم۪ينَ
alemlerden
﴿٧٠﴾
◄
٢٦٤
- 264
►
Designed by
ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.