5 Mayıs 2026 -
17 Zi'l-Ka'de 1447 - Salı
ANA SAYFA
|
SURELER
|
AYET KARŞILAŞTIRMA
|
KUR'AN'DA ARA!
|
FİHRİST
|
DOWNLOAD
|
MOBİL
Kullanıcı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
KAYDOL
Sure Seçiniz
Abese(80/42)
Âdiyât(100/11)
Ahkâf(46/35)
Ahzâb(33/73)
Âl-i İmrân(3/200)
Alak(96/19)
Ankebût(29/69)
Asr(103/3)
A’lâ(87/19)
A’râf(7/206)
Bakara(2/286)
Beled(90/20)
Beyyine(98/8)
Bürûc(85/22)
Câsiye(45/37)
Cin(72/28)
Cum’a(62/11)
Duhâ(93/11)
Duhân(44/59)
Enbiyâ(21/112)
Enfâl(8/75)
En’âm(6/165)
Fâtiha(1/7)
Fâtır(35/45)
Fecr(89/30)
Felâk(113/5)
Fetih(48/29)
Fil(105/5)
Furkân(25/77)
Fussilet(41/54)
Gâşiye(88/26)
Hac(22/78)
Hadîd(57/29)
Hâkka(69/52)
Haşr(59/24)
Hicr(15/99)
Hucurât(49/18)
Hûd(11/123)
Hümeze(104/9)
İbrahim(14/52)
İhlâs(112/4)
İnfitâr(82/19)
İnsan(76/31)
İnşikâk(84/25)
İnşirâh(94/8)
İsrâ(17/111)
Kadr(97/5)
Kâf(50/45)
Kâfirûn(109/6)
Kalem(68/52)
Kamer(54/55)
Kâri’a(101/11)
Kasas(28/88)
Kehf(18/110)
Kevser(108/3)
Kıyâme(75/40)
Kureyş(106/4)
Leyl(92/21)
Lokman(31/34)
Mâide(5/120)
Mâ’ûn(107/7)
Meryem(19/98)
Me’âric(70/44)
Mücâdele(58/22)
Müddessir(74/56)
Muhammed(47/38)
Mülk(67/30)
Mümtehine(60/13)
Münâfikûn(63/11)
Mürselât(77/50)
Mutaffifîn(83/36)
Müzzemmil(73/20)
Mü’min(40/85)
Mü’minûn(23/118)
Nahl(16/128)
Nâs(114/6)
Nasr(110/3)
Nâzi’ât(79/46)
Nebe’(78/40)
Necm(53/62)
Neml(27/93)
Nisâ(4/176)
Nûh(71/28)
Nûr(24/64)
Rahmân(55/78)
Ra’d(13/43)
Rûm(30/60)
Sâd(38/88)
Saff(61/14)
Sâffât(37/182)
Sebe’(34/54)
Secde(32/30)
Şems(91/15)
Şûrâ(42/53)
Şu’arâ(26/227)
Tâ-Hâ(20/135)
Tahrîm(66/12)
Talâk(65/12)
Târık(86/17)
Tebbet(111/5)
Teğâbun(64/18)
Tekâsür(102/8)
Tekvîr(81/29)
Tevbe(9/129)
Tîn(95/8)
Tûr(52/49)
Vâkı’a(56/96)
Yâsîn(36/83)
Yûnus(10/109)
Yûsuf(12/111)
Zâriyât(51/60)
Zilzâl(99/8)
Zuhruf(43/89)
Zümer(39/75)
Cüz Seçiniz
1. Cüz
2. Cüz
3. Cüz
4. Cüz
5. Cüz
6. Cüz
7. Cüz
8. Cüz
9. Cüz
10. Cüz
11. Cüz
12. Cüz
13. Cüz
14. Cüz
15. Cüz
16. Cüz
17. Cüz
18. Cüz
19. Cüz
20. Cüz
21. Cüz
22. Cüz
23. Cüz
24. Cüz
25. Cüz
26. Cüz
27. Cüz
28. Cüz
29. Cüz
30. Cüz
Sayfa Düzeni
سُورَةُ الرّعد
/ Ra’d Suresi
◄
٢٥٠
- 250
►
13. Cüz /
الجزء ١٣
لَهُ
ancak O'nadır
دَعْوَةُ
du'a
الْحَقِّۜ
gerçek
وَالَّذ۪ينَ يَدْعُونَ
du'a ettikleri ise
مِنْ دُونِه۪
O'ndan başka
لَا يَسْتَج۪يبُونَ
isteklerini karşılayamazlar
لَهُمْ
kendilerinin
بِشَيْءٍ
hiçbir
اِلَّا
ancak
كَبَاسِطِ
uzatan kimse gibidir
كَفَّيْهِ
avuçlarını
اِلَى الْمَٓاءِ
suya
لِيَبْلُغَ
gelsin diye
فَاهُ
ağzına
وَمَا
oysa
هُوَ
o
بِبَالِغِه۪ۜ
on(un ağzın)a gelmez
وَمَا
işte
دُعَٓاءُ
du'ası
الْكَافِر۪ينَ
kafirlerin
اِلَّا
ancak
ف۪ي ضَلَالٍ
boşa gider
﴿١٤﴾
وَلِلّٰهِ
Allah'a
يَسْجُدُ
secde ederler
مَنْ
olanların hepsi
فِي السَّمٰوَاتِ
göklerde
وَالْاَرْضِ
ve yerde
طَوْعاً
ister
وَكَرْهاً
istemez
وَظِلَالُهُمْ
ve gölgeleri de
بِالْغُدُوِّ
sabah
وَالْاٰصَالِ ۩
akşam
﴿١٥﴾
قُلْ
de ki
مَنْ
kimdir?
رَبُّ
Rabbi
السَّمٰوَاتِ
göklerin
وَالْاَرْضِۜ
ve yerin
قُلِ
de ki
اللّٰهُۜ
Allah!
قُلْ
O halde, de
اَفَاتَّخَذْتُمْ
mi edindiniz?
مِنْ دُونِه۪ٓ
O'ndan başka
اَوْلِيَٓاءَ
veliler
لَا يَمْلِكُونَ
gücü olmayan
لِاَنْفُسِهِمْ
kendilerine
نَفْعاً
bir fayda
وَلَا ضَراًّۜ
ve zarar veremeyen
قُلْ
de ki
هَلْ يَسْتَوِي
bir olur mu?
الْاَعْمٰى
körle
وَالْبَص۪يرُۙ
gören
اَمْ
yahut
هَلْ تَسْتَوِي
bir olur mu?
الظُّلُمَاتُ
karanlıklarla
وَالنُّورُۚ
aydınlık
اَمْ
yoksa
جَعَلُوا
buldular da
لِلّٰهِ
Allah'a
شُرَكَٓاءَ
ortaklar
خَلَقُوا
yaratan
كَخَلْقِه۪
O'nun yarattığı gibi
فَتَشَابَهَ
benzer mi göründü?
الْخَلْقُ
bu yaratma
عَلَيْهِمْۜ
onlara
قُلِ
de ki
اللّٰهُ
Allah'tır
خَالِقُ
yaratıcısı
كُلِّ شَيْءٍ
her şeyin
وَهُوَ
ve O
الْوَاحِدُ
tektir
الْقَهَّارُ
kahredendir
﴿١٦﴾
اَنْزَلَ
indirdi
مِنَ السَّمَٓاءِ
gökten
مَٓاءً
bir su
فَسَالَتْ
çağlayıp aktı
اَوْدِيَةٌ
dereler
بِقَدَرِهَا
kendi ölçüsünce
فَاحْتَمَلَ
taşıdı
السَّيْلُ
sel
زَبَداً
köpüğü
رَابِياًۜ
üste çıkan
وَمِمَّا
vardır
يُوقِدُونَ
yak(ıp erit)tikleri madenlerden de
عَلَيْهِ
onların
فِي النَّارِ
ateşte
ابْتِغَٓاءَ
yapmak için
حِلْيَةٍ
süs
اَوْ
yahut
مَتَاعٍ
eşya
زَبَدٌ
bir köpük
مِثْلُهُۜ
bunun gibi
كَذٰلِكَ
böyle
يَضْرِبُ
benzetme ile anlatır
اللّٰهُ
Allah
الْحَقَّ
hak
وَالْبَاطِلَۜ
ve batılı
فَاَمَّا الزَّبَدُ
köpük
فَيَذْهَبُ
gider
جُفَٓاءًۚ
yok olup
وَاَمَّا مَا يَنْفَعُ
yararlı olan ise
النَّاسَ
insanlara
فَيَمْكُثُ
kalır
فِي الْاَرْضِۜ
yeryüzünde
كَذٰلِكَ
işte böyle
يَضْرِبُ
örnek verir
اللّٰهُ
Allah
الْاَمْثَالَۜ
meseller
﴿١٧﴾
لِلَّذ۪ينَ اسْتَجَابُوا
buyruğuna uyanlara vardır
لِرَبِّهِمُ
Rablerinin
الْحُسْنٰىۜ
en güzel karşılık
وَالَّذ۪ينَ لَمْ يَسْتَج۪يبُوا
uymayanlar ise
لَهُ
Ona
لَوْ
şayet
اَنَّ لَهُمْ
kendilerinin olsa
مَا
bulunaların
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
جَم۪يعاً
hepsi
وَمِثْلَهُ
ve bir misli daha
مَعَهُ
yanında
لَافْتَدَوْا
fidye verirlerdi
بِه۪ۜ
onu
اُو۬لٰٓئِكَ
işte
لَهُمْ
onların
سُٓوءُ
çok kötüdür
الْحِسَابِۙ
hesabı
وَمَأْوٰيهُمْ
varacakları yer de
جَهَنَّمُۜ
cehennemdir
وَبِئْسَ
ne kötü
الْمِهَادُ۟
bir yataktır
﴿١٨﴾
◄
٢٥٠
- 250
►
Designed by
ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.