19 Nisan 2026 - 1 Zi'l-Ka'de 1447 - Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL

 
سُورَةُ التَّوْبَةِ / Tevbe Suresi
٢٠٢ - 202
11. Cüz / الجزء ١١
وَالسَّابِقُونَ
öne geçenlerden
الْاَوَّلُونَ
ilk olanlar
مِنَ الْمُهَاجِر۪ينَ
Muhacirlerden
وَالْاَنْصَارِ
ve Ensardan
وَالَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُمْ
ve ona tabi olanlar
بِاِحْسَانٍۙ
güzelce
رَضِيَ
razı olmuştur
اللّٰهُ
Allah
عَنْهُمْ
onlardan
وَرَضُوا
onlar da razı olmuşlardır
عَنْهُ
O'ndan
وَاَعَدَّ
hazırlamıştır
لَهُمْ
onlara
جَنَّاتٍ
cennetler
تَجْر۪ي
akan
تَحْتَهَا
altlarından
الْاَنْهَارُ
ırmaklar
خَالِد۪ينَ
kalacakları
ف۪يهَٓا
içinde
اَبَداًۜ
ebedi
ذٰلِكَ
işte budur
الْفَوْزُ
kurtuluş
الْعَظ۪يمُ
büyük
وَمِمَّنْ
ve vardır
حَوْلَكُمْ
çevrenizdeki
مِنَ الْاَعْرَابِ
bedevi Araplardan
مُنَافِقُونَۜ
münafıklar
وَمِنْ
ve
اَهْلِ
halkından
الْمَد۪ينَةِ
Medine
مَرَدُوا
iyice alışmış
عَلَى النِّفَاقِ
iki yüzlülüğe
لَا تَعْلَمُهُمْۜ
sen onları bilmezsin
نَحْنُ
biz
نَعْلَمُهُمْۜ
onları biliriz
سَنُعَذِّبُهُمْ
onlara azabedeceğiz
مَرَّتَيْنِ
iki kere
ثُمَّ
sonra da
يُرَدُّونَ
onlar itileceklerdir
اِلٰى عَذَابٍ
azaba
عَظ۪يمٍۚ
büyük
وَاٰخَرُونَ
başka bir kısmı da
اعْتَرَفُوا
itiraf ettiler
بِذُنُوبِهِمْ
günahlarını
خَلَطُوا
birbirine karıştırdılar
عَمَلاً
ameli
صَالِحاً
iyi
وَاٰخَرَ
diğer
سَيِّئاًۜ
kötüsüyle
عَسَى
belki
اللّٰهُ
Allah
اَنْ يَتُوبَ
tevbesini kabul eder
عَلَيْهِمْۜ
onların
اِنَّ
çünkü
اللّٰهَ
Allah
غَفُورٌ
bağışlayandır
رَح۪يمٌ
esirgeyendir
خُذْ
al
مِنْ اَمْوَالِهِمْ
onların mallarından
صَدَقَةً
bir sadaka
تُطَهِّرُهُمْ
kendilerini temizleyeceğin
وَتُزَكّ۪يهِمْ
yücelteceğin
بِهَا
onunla
وَصَلِّ
ve du'a et
عَلَيْهِمْۜ
onlara
اِنَّ
çünkü
صَلٰوتَكَ
senin du'an
سَكَنٌ
huzur verir
لَهُمْۜ
onlara
وَاللّٰهُ
Allah
سَم۪يعٌ
işitendir
عَل۪يمٌ
bilendir
اَلَمْ يَعْلَمُٓوا
bilmediler mi ki
اَنَّ
şüphesiz
اللّٰهَ
Allah'tır
هُوَ
O
يَقْبَلُ
kabul eden
التَّوْبَةَ
tevbeyi
عَنْ عِبَادِه۪
kullarından
وَيَأْخُذُ
ve alan
الصَّدَقَاتِ
sadakaları
وَاَنَّ
ve şüphesiz
اللّٰهَ
Allah
هُوَ
O
التَّوَّابُ
tevbeyi çok kabul eden
الرَّح۪يمُ
çok esirgeyendir
وَقُلِ
de ki
اعْمَلُوا
yapın (yapacağınızı)
فَسَيَرَى
görecek
اللّٰهُ
Allah
عَمَلَكُمْ
yaptığınız işleri
وَرَسُولُهُ
ve Elçisi de
وَالْمُؤْمِنُونَۜ
ve mü'minler de
وَسَتُرَدُّونَ
sonra döndürüleceksiniz
اِلٰى عَالِمِ
bilene
الْغَيْبِ
görülmeyeni
وَالشَّهَادَةِ
ve görüleni
فَيُنَبِّئُكُمْ
O size haber verecek
بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۚ
yaptıklarınızı
وَاٰخَرُونَ
başkaları da var ki
مُرْجَوْنَ
bırakılmışlardır
لِاَمْرِ
emrine
اللّٰهِ
Allah'ın
اِمَّا يُعَذِّبُهُمْ
ya onlara azabeder
وَاِمَّا يَتُوبُ
ya da affeder
عَلَيْهِمْۜ
onları
وَاللّٰهُ
Allah
عَل۪يمٌ
bilendir
حَك۪يمٌ
hüküm ve hikmet sahibidir


٢٠٢ - 202

Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.