Sâffât/36
Sâffât/51
Sâffât/51
Sâffât/52
يَقُولُ اَئِنَّكَ لَمِنَ الْمُصَدِّق۪ينَ
52, 53. Derdi ki: Sen de (dirilmeye) inananlardan mısın? Biz ölüp kemik, sonra da toprak haline geldiğimiz zaman (diriltilip) cezalanacak mıyız?
Sâffât/54
قَالَ هَلْ اَنْتُمْ مُطَّلِعُونَ
54, 55. (O zât, dünyâda geçmiş olan hâdiseyi bu şekilde anlattıktan sonra Allah Teâlâ orada bulunanlara:) Siz işin gerçeğine vâkıf mısınız? dedi. İşte o zaman konuşan baktı, arkadaşını cehennemin ortasında gördü.
Sâffât/56
قَالَ تَاللّٰهِ اِنْ كِدْتَ لَتُرْد۪ينِۙ
56, 57. «Yemin ederim ki, sen az daha beni de helâk edecektin. Rabbimin nimeti olmasaydı, şimdi ben de (cehenneme) getirilenlerden olurdum» dedi.
Sâffât/85
Sâffât/89
Sâffât/91
Sâffât/95
Sâffât/97
Sâffât/99
Sâffât/102
Sâffât/102
Sâffât/124
اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ٓ اَلَا تَتَّقُونَ
124, 125, 126. (İlyas) milletine: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız? Yaratanların en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, sizden önce gelen atalarınızın da Rabbi olan Allah'ı bırakıp da Ba'l'e mi taparsınız? demişti.
Sâffât/151
Sâffât/167
وَاِنْ كَانُوا لَيَقُولُونَۙ
167, 168, 169. Putperestler: Eğer öncekilere verilenlerden bizde de bir kitap olsaydı, mutlaka Allah'ın ihlâslı kulları olurduk! diyorlardı.
Sâd/4
Sâd/16
Sâd/17
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 TÜMÜ |