24 Ekim 2021 - 18 Rebiü'l-Evvel 1443 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Tevbe Suresi 98. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Vemine-l-a’râbi men yetteḣiżu mâ yunfiku maġramen veyeterabbasu bikumu-ddevâ-ir(a)(c) ‘aleyhim dâ-iratu-ssev-/(i)(k) va(A)llâhu semî’un ‘alîm(un)

Bedevilerden öyleleri vardır ki sarfedileni ziyan sayar ve size belalar gelip çatmasını gözetirdurur, bekledikleri kötü belalar, kendi başlarına gelsin ve Allah, her şeyi duyar, bilir.

(Hatta bu) Bedevilerden bazı kimseler vardır ki, infak ettiğini boşa gitmiş bir cereme (zoraki rüşvet gibi) görmekte ve (çeşitli) felaketlerin sizi sarıvermesini beklemektedirler. O kötü devirler (felaket ve akıbetler) onları sarsın. Allah (gizli açık her şeyi) İşitendir, Bilendir.

Bedevîlerden öylesi de vardır ki, Allah yolunda harcayacağını, angarya sayar ve sizin başınıza belaların gelmesini bekler. Bekledikleri o kötü bela, kendi başlarına gelmiştir. Allah onların söylediklerini pek iyi işiten ve belaların kimin başına geleceğini çok iyi bilendir.

Bedevî Araplar içinde, Allah yolunda harcayacağını angarya, ziyan sayanlar, sizin başınıza belâlar gelmesini bekleyenler var. O belâ çemberi onların boyunlarına geçsin. Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir.

Bedevilerden öyleleri var ki, verdiklerini bir angarya saymakta ve sizin başınıza belaların gelmesini beklemektedirler. Kötü belalar onların başlarına gelecektir. Allah duyandır, bilendir.

Bedevilerden öyleleri vardır ki, infak ettiğini bir cereme sayar ve sizi felaketlerin sarıvermesini bekler. Kötü felaket onları sarsın. Allah işitendir, bilendir.

Bedevî'lerden kimi vardır ki, Allah yolunda harcadığını ziyan sayar ve bundan kurtulmak için, size, inkılâp ve devrimlerin gelmesini bekler. O kötü devir kendi başlarına olsun. Allah, onların söylediklerini işitir, kalblerindekini bilir.

O bedevi Araplardan öyleleri var ki; (İslam için) harcadığını zarar ve haraç olarak görüyorlar, başınıza felaketlerin gelmesini bekliyorlar. Kötülük feleği başlarına konsun! Şüphesiz Allah, her şeyi işiten ve bilendir.

Bedevîlerden, verdiğini angarya sayanlar ve başınıza belâlar dolanmasını gözetenler vardır. Kötü belâlar onların başına dolansın. Allah işitir; bilir.

Çöl Araplarından harcadıklarını ziyan sayan kimseler var, başınıza bir belâ gelmesini beklerler, kötülük belâsı başlarına gele, Allah işitici, Allah bilici

Bedevilerden öyleleri de vardır ki; infak edeceğini angarya sayar ve sizin başınıza belalar gelmesini bekler. Fakat (o bekledikleri) belalar kendi başlarına gelecektir! Allah her şeyi hakkıyla işiten, her şeyi hakkıyla bilendir.*

’Arablardan ba’zıları zekâta fenâ nazarla bakıyorlar. İslâm’ın aks-i tâli’inden istifâde gözliyorlar. Halbuki aks-i tâli’ kendilerini bekliyor. Allâh her şeyi işidir, bilür.

Bedevilerden, Allah yolunda sarfettiklerini angarya sayanlar ve sizin başınıza belalar gelmesini bekleyenler vardır. Belalar onlara olsun; Allah işitir ve bilir.

Bedevîlerden öyleleri vardır ki, (Allah yolunda) harcayacakları şeyi bir zarar sayar ve (bundan kurtulmak için) size belâlar gelmesini beklerler. Kötü belâlar kendi başlarına olsun. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Bedevîlerden öylesi vardır ki (Allah yolunda) harcayacağını angarya sayar ve sizin başınıza belâlar gelmesini bekler. (Bekledikleri) o kötü belâ kendi başlarına gelmiştir. Allah pek iyi işiten, çok iyi bilendir.

Bazı Araplar, yardımlarını bir kayıp ve angarya sayar ve sizin için felaketler gözetlerler. En kötü felaketler onlar içindir. ALLAH İşitendir, Bilendir.

Bedevilerden kimi de var ki, verdiğini angarya sayar ve sizin üzerinize belalar gelmesini bekler. O çirkin belalar kendi başlarına olsun! Allah herşeyi işitendir, bilendir.

Ârâbîlerden kimi vardır ki verdiğini cerîme sayar, size zamanın türlü türlü devr-ü inkılâbını gözetir, kötü devir kendi başlarına, Allah semi'dir, alîmdir

Bedevi Araplardan kimisi de yaptığı infakı¹ zarar sayar ve devrin değişmesini ve sizin başınıza kötü devirlerin² gelmesini beklerler. Kötü devirler kendi başlarına gelsin. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.*

Bedevilerden öyle kimse vardır ki (Allah yolunda) harcayacağını bir angarye sayar ve (ondan kurtulmak için) sizin üstünüze belalar gelmesini bekler durur. O belâlar kendi başlarına olsun! Allah hakkıyle işiden, kemâliyle bilendir.

Hem bedevîlerden öylesi vardır ki, (Allah yolunda) harcadığını zarar sayar ve(bundan kurtulmak için) sizin başınıza belâlar gelmesini bekler. (O) kötü belâ kendi başlarına gelsin! Hâlbuki Allah, Semî' (onların sözlerini hakkıyla işiten)dir, Alîm(niyetlerini hakkıyla bilen)dir.

Ve yine bedevi araplardan infak ettikleri her şeyin kendileri için bir yük olduğunu kabul edenler var. Bulunduğunuz durumdan kötü duruma düşmenizi bekliyorlar. Ancak onlar kötü duruma düşecekler. Allah her şeyi işten ve bilendir.

Çöl arapları içinde öyleleri vardır ki yoksullar için harcadıklarını yük sayarlar, üzerinize kırlağanlar çökmesini beklerler. Kırlağanlar onların üzerine çöksün. Allah işiticidir, bilicidir.

Bedevilerden öyleleri vardır ki harcettiğini borç [⁴] sayar, ondan kurtulmak için hakkınızda musibetler [⁵] bekler, durur. Kötü musibetler başlarına gelsin [⁶]. Allah semi/dir, hakkıyle âlimdir.*

Bedevilerden, Allah yolunda infak ettiklerini ziyan sayanlar ve sizin başınıza belalar gelmesini bekleyenler vardır. Belalar onlara olsun! Allah şüphesiz işitendir, bilendir.

Öyle bedeviler vardır ki, İslâm’ı yalnızca siyâsî bir tavır olarak benimsedikleri için, zekât başta olmak üzere, Allah yolunda harcadıkları şeyleri, zoraki ödenmesi gereken bir ceza, boşa gitmiş bir kayıp, bir angarya sayar ve bu yükümlülükten kurtulmak için de, sizin başınıza türlü belâların gelmesini beklerler fakat o bekledikleri kötü belâ, kendi başlarına gelecektir! Çünkü Allah, her şeyi işiten, her şeyi bilendir. Bununla birlikte, aynı konumdaki bütün insanlar böyledir sanmayın:

Bedevî Arablar arasında, harcadığını zarar sayan, sizin için Devranlar gözleyen kimseler de vardır.
Kötülük devranı onların aleyhinedir.
Allah bilen işitendir.

Göçebelerden öylesi vardır ki (Allah yolunda) harcayacağını kayıp sayar ve sizin başınıza belâlar gelmesini bekler. (Müslümanlar için bekledikleri) kötülük çemberi kendi başlarına gelsin! [*] Allah duyandır, bilendir.*

Bedevî Araplardan kimi; (Allah yolunda) yapacağı harcamaya, kayıp gözüyle bakar ve en kötü belâlar kendi başlarına gelesiler, sizin başınıza belâların gelmesini beklerler. Şüphesiz Allah (söylediklerinizi) hakkıyla işitendir, (her şeyi) tam bilendir.

Ve (yine) bedevîler arasında [Allah yolunda] harcadığı her şeye kayıp gözüyle bakan ve [ey inananlar,] sizin darlık ve sıkıntıya düşmenizi bekleyenler var: [fakat] darlığa, sıkıntıya düşecek olan onlardır; çünkü Allah her şeyin özünü, iç yüzünü bilen, olup biten her şeyi işitendir.

Bu Araplardan bazıları Allah yolunda harcamalarını zarar sayarlar ve onlar sizin başınıza belaların gelmesini beklerler. Belaların en kötüsü onların üzerine olsun, Allah her şeyi işiten ve bilendir. 9/53- 54, 73...79, 36/47

Bedevî Araplardan gönlü (Allah yolunda) harcadığı şeyde kalanlar var[1517] ve zamanın aleyhinize dönmesini gözleyenler var; bekledikleri belâ girdabını kendileri boylayacaktır:[1518] zira Allah her şeyi işitmekte, her hesabı tarifsiz bir bilgiyle bilmektedir.*

Ve bedevilerden öyleleri vardır ki, infak ettiği şeyi bir ziyan sayar. Ve sizin hakkınızda hadiselerin gelmesine intizarda bulunur. Kötü bir hadise onların üzerlerine olsun. Ve Allah Teâlâ kemaliyle işiticidir ve bilicidir.

Kimi bedevîler, Allah yolunda harcamasını angarya ve ziyan sayar; bundan kurtulmak için başınıza türlü türlü belalar gelmesini gözler. O belalar kendi başlarına olsun! Allah, her şey gibi, onların söylediklerini de işitir, bütün hallerini bilir. *

Bedevi Araplardan kimi var ki, verdiğini angarya sayar ve sizin başınıza belalar gelmesini gözetler. Kötü bela onların başına gelsin. Allah işitendir, bilendir.

Çölde yaşayan Araplar içinde öyleleri vardır ki savaş için yaptıkları harcamayı kayıp sayar, her şeyin aleyhinize dönmesini beklerler. Bekledikleri kötü günler başlarına gelecektir. Her şeyi dinleyen ve bilen Allah’tır.

Bedevilerden yaptıkları infakı zarar sayanlar ve hezimete uğramanızı bekleyenler vardır. Onlar hezimete uğrayacak olanlardır. Allah işitendir, bilendir.

Bedevîlerden öylesi vardır ki, hayır için harcadığını ziyan olmuş sayar ve başınıza felâketlerin gelmesini bekler. Felâket onların başına insin! Allah herşeyi işitiyor, herşeyi biliyor.

Çöl Araplarından öylesi vardır ki, infak ettiğini bir angarya/bir ceza ödeme sayar ve sizin başınıza belaların gelmesini bekler durur. En kötü bela onların başına olsun! Allah çok iyi işitir, çok iyi bilir.

daħı 'arablardan oldur kim dutar anı kim ḥarc eyler ya'nį ġażada ödüş ya'nį ŝevāb ummaz daħı göz dutar size dönicileri anlaruñ üzere yavuzlıķ dönicisi! daħı Tañrı işidicidür bilici.

Daḫı ‘Arablaruñ nicesi nafaḳa eyledükleri nesneyi ġazālıḳda ġarāmet ṣaya‐lar, daḫı ṣaḳlaşurlar size muṣībet yitişmegi. Anlar üstine olsun zamānuñyaman devr itmegi. Daḫı Tañrı Ta‘ālā her nesneyi bilicidür, işidicidür.

Bədəvilər içərisində elələri vardır ki, (Allah yolunda) xərclədiklərini ziyan sayar və (bundan xilas olmaq üçün) başınıza bəlalar (münasibətlər) gəlməsini gözləyərlər. (Mö’minlərə arzu etdikləri) bəla (müsibət) öz başlarına gəlsin! Allah (hər şeyi) eşidəndir, biləndir!

And of the wandering Arabs there is he who taketh that which he expendeth (for the cause of Allah ), as a loss, and awaiteth (evil) turns of fortune for you (that he may be rid of it) . The evil turn of fortune will be theirs. Allah is Nearer, Knower.

Some of the desert Arabs look upon their payments(1346) as a fine, and watch for disasters for you: on them be the disaster of evil: for Allah is He That heareth and knoweth (all things).*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.